Tüketici Davalarında Dava Şartı Arabuluculuk Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Tüketici Davalarında Dava Şartı Arabuluculuk Usulü

Tüketici Mahkemelerinde Dava Şartı Arabuluculuk ve İstisnaları

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması kural olarak bir dava şartıdır. 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Ancak her tüketici davası zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmamıştır; kanun koyucu belirli uyuşmazlık türlerini dava şartı arabuluculuk zorunluluğunun dışında tutmuştur.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
MADDE 73/A- (Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. (2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk

6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen istisnalar kapsamında tüketici hakem heyetinin görevi alanına giren uyuşmazlıklar ile tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazlarda dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. Benzer şekilde Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen genel olarak tüketicileri ilgilendiren hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması davaları ile 74 üncü maddesinde düzenlenen ayıplı seri malların tespiti, toplatılması veya satışının durdurulmasına ilişkin davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmaz. Tüketici işlemi mahiyetinde olsa dahi taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar da bu istisna kapsamındadır. Ayrıca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca, özel kanunlarda tahkime ya da başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru zorunluluğunun bulunduğu veya geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olduğu hallerde de dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.

6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
MADDE 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (3) Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir. (4) Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (5) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (6) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmî kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. (7) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (8) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve dokuzuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, beşinci fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir. (9) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (10) Arabulucu; taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.[8] (12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. (13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. (16) Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez. (Ek cümle:28/3/2023-7445/36 md.) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır. (17) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür. (18) Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz. (19) İlgili kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin kabul edilen özel hükümler saklıdır. (20) Bu bölümde hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun diğer hükümleri uygulanır. Bazı uyuşmazlıklarda dava şartı olarak arabuluculuk
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 74Kaynağı aç
MADDE 74- (1) Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun tespiti, üretiminin veya satışının durdurulması, ayıbın ortadan kaldırılması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplatılması için Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri dava açabilir. (2) Satışa sunulan seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi hâlinde, mahkeme ayıbın niteliğine göre malın satışını geçici olarak durdurma veya ayıbı giderme kararları verebilir. Üretici veya ithalatçı mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren en geç üç ay içinde malın ayıbını ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Malın ayıbının ortadan kalkmasının imkânsız olması hâlinde mal, üretici veya ithalatçı tarafından toplanır veya toplattırılır. Toplatılan mallar taşıdıkları risklere göre kısmen veya tamamen imha edilir veya ettirilir. İmha edilen malla ilgili tüketicinin dava ve tazminat hakları saklıdır. (3) Satışa sunulan bir seri malın, tüketicinin güvenliğini tehlikeye sokan bir ayıp taşıması durumunda Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun hükümleri saklıdır. Denetim

Toplu Tüketici Davaları ve Seri Ayıplı Mallara İlişkin Özel Düzenlemeler

6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. Bu davalarda davacı, mahkemece verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir ve talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. Kanun'un 73 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir; tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar ise kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir.

Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması halinde Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri tarafından 6502 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca ayıbın tespiti, üretimin veya satışın durdurulması, ayıbın giderilmesi ve malların toplatılması talebiyle dava açılabilir. Mahkemece seri malın ayıplı olduğunun tespiti halinde satışın geçici durdurulması veya ayıbın giderilmesi yönünde karar verilebilir; üretici veya ithalatçı tebliğden itibaren en geç üç ay içinde ayıbı ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Ayıbın giderilmesi imkansızsa mal toplatılır ve riskine göre imha edilir; imha halinde tüketicilerin dava ve tazminat hakları saklı tutulur. Seri malın tüketicinin güvenliğini tehlikeye sokması durumunda ise ürün güvenliğine ilişkin teknik mevzuat hükümleri saklı kalır.

Arabuluculuk Başvurusu ve Arabulucunun Görevlendirilmesi

Dava şartı arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır. 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabildiğinden, başvuru bu yerdeki büroya da yöneltilebilir. Adliyede arabuluculuk bürosu kurulmamışsa başvuru, büro sıfatıyla görevlendirilen Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğüne verilir. Başvuru işlemi fiziki olarak adliyede tamamlanabileceği gibi UYAP Vatandaş Portal üzerinden elektronik ortamda da yapılabilir.

Dava şartı arabuluculukta görev yapacak arabulucu, kural olarak komisyon başkanlıklarına bildirilen sicil listesinden arabuluculuk bürosu tarafından atanır. Ancak tarafların arabuluculuk sicilinde yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşma sağlamaları halinde, görevlendirme üzerinde uzlaşılan bu arabulucuya verilir.

Yetki İtirazı ve Mahkemenin İnceleme Usulü

Arabulucu, kendisini görevlendiren arabuluculuk bürosunun yetkili olup olmadığını kendiliğinden inceleyemez. Karşı taraf yetkisizlik iddiasını, yetkiye ilişkin belgelerini sunmak suretiyle en geç ilk arabuluculuk toplantısında ileri sürmek zorundadır. Yetki itirazında bulunulması halinde arabulucu, dosyayı derhal sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere arabuluculuk bürosuna tevdi eder.

Sulh hukuk mahkemesi, harç almaksızın dosya üzerinden yapacağı incelemeyle en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar. Mahkemenin itirazı reddetmesi halinde dosya mevcut arabulucuya iade edilerek sürece devam edilir. Yetki itirazının mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir; bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir.

Müzakere Süreci, Bilgilendirme ve Yasal Süreler

Arabulucu, görevlendirilmesinin ardından elindeki iletişim vasıtaları üzerinden tarafları süreç hakkında bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Tarafların vekili bulunsa dahi asıl tarafın da bilgilendirilmesi ve davet işlemlerinin belgelendirilmesi zorunludur. Tüketici davalarında görülecek uyuşmazlıklara ilişkin arabuluculuk faaliyeti kural olarak görevlendirmeden itibaren üç hafta içinde tamamlanır; zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta daha uzatılabilir ve süreç en geç dört hafta içinde sonuçlandırılır.

Arabuluculuk müzakerelerinde gizlilik ilkesi geçerlidir. Arabulucu ve taraflar bu süreçte ileri sürülen bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Uyuşmazlığın çözümü amacıyla arabuluculuk faaliyeti esnasında taraflarca yapılan öneriler, sunulan teklifler veya beyan edilen hususlar sonradan açılacak davalarda delil olarak ileri sürülemez. Ayrıca arabuluculuk sürecini başlatan tarafa ilişkin bilgilerin gizli tutulması esastır.

Zamanaşımı, Hak Düşürücü Süreler ve İhtiyati Tedbirlerin Durumu

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihe kadar geçen süre boyunca uyuşmazlığa ilişkin dava zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Sürecin son tutanakla neticelenmesinin ardından süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmişse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 397 nci maddesinde öngörülen dava açma süresi; ihtiyati haciz kararı verilmişse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 264 üncü maddesindeki dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlenmesine kadar işlemez. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasının ardından başvuran aleyhine uyuşmazlıkla ilgili icra takibi yapılması halinde, başvuran tarafın son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde menfi tespit davası açması ve talep etmesi durumunda İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü tatbik edilir.

Sürecin Sona Ermesi ve Toplantıya Katılmamanın Tüketici Lehine İstisnası

Arabuluculuk süreci; tarafların uzlaşmaya varması, arabuluculuk süresi içinde uzlaşılamaması, taraflara ulaşılamaması, toplantıya katılınmaması veya taraflardan birinin vefatı hallerinde sona erer. Arabulucu bu durumlardan birinin varlığı halinde son tutanağı düzenleyerek büroya bildirir; ilk toplantıya katılmayan tarafça sunulan mazeretler arabulucu tarafından değerlendirilir.

6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin onbirinci fıkrası gereğince mazeretsiz ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulmakta ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmektedir. Ancak 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası açık bir istisna getirmiştir: 6325 sayılı Kanun'un mazeretsiz katılmama halinde öngördüğü aleyhe yargılama gideri ve vekâlet ücreti yaptırımı tüketici aleyhine uygulanamaz.

Son Tutanağın Dava Açılışındaki Yeri ve Anlaşma Belgesinin Niteliği

Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamaması halinde davacı, son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı suretini dava dilekçesine eklemekle yükümlüdür. Tutanağın eklenmemesi halinde mahkeme bir haftalık kesin süre vererek eksikliğin giderilmesini ihtar eder; ihtar yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeksizin dava usulden reddedilir. Açılan tüketici davasında yargılama 6100 sayılı Kanun'un Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür.

Tarafların arabuluculukta uzlaşması halinde, son tutanakta yer alan ve üzerinde anlaşılan konular hakkında yeniden dava açılamaz. Müzakere neticesinde düzenlenen anlaşma belgesinin cebri icra kabiliyeti kazanması için arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.

Tüketici arabuluculuk görüşmelerine avukatla katılmak zorunda mıdır?

Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk toplantılarına avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır; taraflar görüşmelere bizzat katılarak süreci yürütebilirler.

Arabuluculuk anlaşma belgesi doğrudan icraya konulabilir mi?

Anlaşma belgesinin icra edilebilmesi için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması yasal bir zorunluluktur.

Tüketici hakem heyeti kapsamındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu mudur?

6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi gereğince tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar ile heyet kararlarına itiraz davalarında arabuluculuk zorunlu dava şartı değildir.

Arabuluculukta konuşulan hususlar mahkemede delil olarak sunulabilir mi?

Arabuluculuk faaliyeti sırasında ileri sürülen teklifler, uzlaşma önerileri veya beyan edilen hususlar gizlilik altında olup sonradan açılacak davada delil olarak kullanılamaz.

Tüketici mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmazsa aleyhine yargılama yaptırımı uygulanır mı?

6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 6325 sayılı Kanun'un mazeretsiz ilk toplantıya katılmama halinde öngördüğü mali ve usuli yaptırımlar tüketici aleyhine uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu