Tüketici Mahkemelerinde Dava Şartı Arabuluculuk ve İstisnaları
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması kural olarak bir dava şartıdır. 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Ancak her tüketici davası zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmamıştır; kanun koyucu belirli uyuşmazlık türlerini dava şartı arabuluculuk zorunluluğunun dışında tutmuştur.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen istisnalar kapsamında tüketici hakem heyetinin görevi alanına giren uyuşmazlıklar ile tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazlarda dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz. Benzer şekilde Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasında düzenlenen genel olarak tüketicileri ilgilendiren hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması davaları ile 74 üncü maddesinde düzenlenen ayıplı seri malların tespiti, toplatılması veya satışının durdurulmasına ilişkin davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmaz. Tüketici işlemi mahiyetinde olsa dahi taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar da bu istisna kapsamındadır. Ayrıca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca, özel kanunlarda tahkime ya da başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru zorunluluğunun bulunduğu veya geçerli bir tahkim sözleşmesinin var olduğu hallerde de dava şartı arabuluculuk uygulanmaz.
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 74Kaynağı aç
Toplu Tüketici Davaları ve Seri Ayıplı Mallara İlişkin Özel Düzenlemeler
6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. Bu davalarda davacı, mahkemece verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir ve talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. Kanun'un 73 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir; tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar ise kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir.
Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması halinde Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri tarafından 6502 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca ayıbın tespiti, üretimin veya satışın durdurulması, ayıbın giderilmesi ve malların toplatılması talebiyle dava açılabilir. Mahkemece seri malın ayıplı olduğunun tespiti halinde satışın geçici durdurulması veya ayıbın giderilmesi yönünde karar verilebilir; üretici veya ithalatçı tebliğden itibaren en geç üç ay içinde ayıbı ortadan kaldırmakla yükümlüdür. Ayıbın giderilmesi imkansızsa mal toplatılır ve riskine göre imha edilir; imha halinde tüketicilerin dava ve tazminat hakları saklı tutulur. Seri malın tüketicinin güvenliğini tehlikeye sokması durumunda ise ürün güvenliğine ilişkin teknik mevzuat hükümleri saklı kalır.
Arabuluculuk Başvurusu ve Arabulucunun Görevlendirilmesi
Dava şartı arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır. 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabildiğinden, başvuru bu yerdeki büroya da yöneltilebilir. Adliyede arabuluculuk bürosu kurulmamışsa başvuru, büro sıfatıyla görevlendirilen Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğüne verilir. Başvuru işlemi fiziki olarak adliyede tamamlanabileceği gibi UYAP Vatandaş Portal üzerinden elektronik ortamda da yapılabilir.
Dava şartı arabuluculukta görev yapacak arabulucu, kural olarak komisyon başkanlıklarına bildirilen sicil listesinden arabuluculuk bürosu tarafından atanır. Ancak tarafların arabuluculuk sicilinde yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşma sağlamaları halinde, görevlendirme üzerinde uzlaşılan bu arabulucuya verilir.
Yetki İtirazı ve Mahkemenin İnceleme Usulü
Arabulucu, kendisini görevlendiren arabuluculuk bürosunun yetkili olup olmadığını kendiliğinden inceleyemez. Karşı taraf yetkisizlik iddiasını, yetkiye ilişkin belgelerini sunmak suretiyle en geç ilk arabuluculuk toplantısında ileri sürmek zorundadır. Yetki itirazında bulunulması halinde arabulucu, dosyayı derhal sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere arabuluculuk bürosuna tevdi eder.
Sulh hukuk mahkemesi, harç almaksızın dosya üzerinden yapacağı incelemeyle en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar. Mahkemenin itirazı reddetmesi halinde dosya mevcut arabulucuya iade edilerek sürece devam edilir. Yetki itirazının mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir; bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir.
Müzakere Süreci, Bilgilendirme ve Yasal Süreler
Arabulucu, görevlendirilmesinin ardından elindeki iletişim vasıtaları üzerinden tarafları süreç hakkında bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Tarafların vekili bulunsa dahi asıl tarafın da bilgilendirilmesi ve davet işlemlerinin belgelendirilmesi zorunludur. Tüketici davalarında görülecek uyuşmazlıklara ilişkin arabuluculuk faaliyeti kural olarak görevlendirmeden itibaren üç hafta içinde tamamlanır; zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta daha uzatılabilir ve süreç en geç dört hafta içinde sonuçlandırılır.
Arabuluculuk müzakerelerinde gizlilik ilkesi geçerlidir. Arabulucu ve taraflar bu süreçte ileri sürülen bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Uyuşmazlığın çözümü amacıyla arabuluculuk faaliyeti esnasında taraflarca yapılan öneriler, sunulan teklifler veya beyan edilen hususlar sonradan açılacak davalarda delil olarak ileri sürülemez. Ayrıca arabuluculuk sürecini başlatan tarafa ilişkin bilgilerin gizli tutulması esastır.
Zamanaşımı, Hak Düşürücü Süreler ve İhtiyati Tedbirlerin Durumu
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihe kadar geçen süre boyunca uyuşmazlığa ilişkin dava zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Sürecin son tutanakla neticelenmesinin ardından süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmişse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 397 nci maddesinde öngörülen dava açma süresi; ihtiyati haciz kararı verilmişse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 264 üncü maddesindeki dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlenmesine kadar işlemez. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasının ardından başvuran aleyhine uyuşmazlıkla ilgili icra takibi yapılması halinde, başvuran tarafın son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde menfi tespit davası açması ve talep etmesi durumunda İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü tatbik edilir.
Sürecin Sona Ermesi ve Toplantıya Katılmamanın Tüketici Lehine İstisnası
Arabuluculuk süreci; tarafların uzlaşmaya varması, arabuluculuk süresi içinde uzlaşılamaması, taraflara ulaşılamaması, toplantıya katılınmaması veya taraflardan birinin vefatı hallerinde sona erer. Arabulucu bu durumlardan birinin varlığı halinde son tutanağı düzenleyerek büroya bildirir; ilk toplantıya katılmayan tarafça sunulan mazeretler arabulucu tarafından değerlendirilir.
6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin onbirinci fıkrası gereğince mazeretsiz ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulmakta ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmektedir. Ancak 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası açık bir istisna getirmiştir: 6325 sayılı Kanun'un mazeretsiz katılmama halinde öngördüğü aleyhe yargılama gideri ve vekâlet ücreti yaptırımı tüketici aleyhine uygulanamaz.
Son Tutanağın Dava Açılışındaki Yeri ve Anlaşma Belgesinin Niteliği
Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamaması halinde davacı, son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı suretini dava dilekçesine eklemekle yükümlüdür. Tutanağın eklenmemesi halinde mahkeme bir haftalık kesin süre vererek eksikliğin giderilmesini ihtar eder; ihtar yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeksizin dava usulden reddedilir. Açılan tüketici davasında yargılama 6100 sayılı Kanun'un Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür.
Tarafların arabuluculukta uzlaşması halinde, son tutanakta yer alan ve üzerinde anlaşılan konular hakkında yeniden dava açılamaz. Müzakere neticesinde düzenlenen anlaşma belgesinin cebri icra kabiliyeti kazanması için arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekir.
Tüketici arabuluculuk görüşmelerine avukatla katılmak zorunda mıdır?
Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk toplantılarına avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır; taraflar görüşmelere bizzat katılarak süreci yürütebilirler.
Arabuluculuk anlaşma belgesi doğrudan icraya konulabilir mi?
Anlaşma belgesinin icra edilebilmesi için sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınması yasal bir zorunluluktur.
Tüketici hakem heyeti kapsamındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu mudur?
6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi gereğince tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar ile heyet kararlarına itiraz davalarında arabuluculuk zorunlu dava şartı değildir.
Arabuluculukta konuşulan hususlar mahkemede delil olarak sunulabilir mi?
Arabuluculuk faaliyeti sırasında ileri sürülen teklifler, uzlaşma önerileri veya beyan edilen hususlar gizlilik altında olup sonradan açılacak davada delil olarak kullanılamaz.
Tüketici mazeretsiz olarak ilk toplantıya katılmazsa aleyhine yargılama yaptırımı uygulanır mı?
6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 6325 sayılı Kanun'un mazeretsiz ilk toplantıya katılmama halinde öngördüğü mali ve usuli yaptırımlar tüketici aleyhine uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

