Tüketici Senedinin İptali ve Geçersizlik Halleri

by Avukat Erdal Ersoy
Tüketici Senedinin İptali ve Geçersizlik Halleri

Bir tarafın profesyonel satıcı, diğer tarafın ise kişisel ihtiyacı için mal alan tüketici olduğu hukuki ilişkilerde düzenlenen senetler tüketici senedi niteliğindedir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4 uyarınca tüketici işlemleri kapsamında kıymetli evrak düzenlenecekse bunun mutlaka nama yazılı olması zorunludur. Bu şekil şartına aykırı tanzim edilen senetler tüketici yönünden geçersiz kabul edilir. Senedin iptali ve geçersizliğinin tespiti taleplerinde yapılan inceleme sonucunda mahkeme senedin tümden iptaline karar verebileceği gibi senedin geçerli olduğuna da hükmedebilir. Yalnızca sözleşmeden veya işlemden duyulan pişmanlık ise imzalanan senedin iptali için tek başına yeterli bir gerekçe oluşturmaz.

Tüketici Senetlerinde Şekil Şartları ve Geçersizlik

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4/5 gereğince, tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir. Dolayısıyla taksitli tüketici işlemlerinde her taksit için ayrı bir senet tanzim edilmesi yasal bir gerekliliktir; bu kurala uyulmaması durumunda senetler tüketici yönünden geçersiz sayılır. Ayrıca senedin üzerinde açıkça tüketici senedi ibaresinin yer alması zorunlu değildir; senedin bir tüketici işleminden kaynaklandığının ispatlanması halinde, nama yazılı düzenlenmemiş senetler tüketici yönünden geçersiz kabul edilir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Bu Kanunda yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen sözleşmeler ile bilgilendirmeler en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenir ve bunların bir nüshası kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilir. Sözleşmede bulunması gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda, eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Bu eksiklik sözleşmeyi düzenleyen tarafından derhâl giderilir. (2) Sözleşmede öngörülen koşullar, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez. (3) Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilemez. Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde ise tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak bu Kanunun ruhuna uygun olarak ve tüketiciyi koruyacak şekilde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.[1] (4) Bu Kanunda düzenlenen sözleşmelere istinaden tüketiciden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak kâğıt üzerinde yazılı şekilde tüketiciye verilmesi zorunludur. Uzaktan iletişim aracıyla kurulan sözleşmelerde ise, bu bilgiler kullanılan uzaktan iletişim aracına uygun şekilde verilir. Bu bilgilerin tüketiciye verildiğinin ispatı sözleşmeyi düzenleyene aittir. (5) Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir. (6) Tüketici işlemlerinde, tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlar, her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır. Tüketicinin alacaklarına ilişkin karşı tarafça verilen şahsi teminatlar diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça müteselsil kefalet sayılır. (7) Temerrüt hâli de dâhil olmak üzere, tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanmaz. (8) Bu Kanun tüm düzenlemeleri yönünden katılım bankalarını da kapsar. Uygulama, kâr payı dikkate alınarak yapılır. Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlar

Nama Yazılı Senedin Devri ve İyiniyet İddiası

Tüketici işlemlerinde düzenlenen nama yazılı senetler alacağın temliki hükümlerine göre devredilebilir. Bu devir çerçevesinde tüketici, asıl satıcıya karşı ileri sürebileceği itirazları senedi devralan yeni kişiye karşı da ileri sürebilme hakkına sahiptir. Senedin tüketici senedi olduğunun anlaşılması halinde ise senedi devralan kişinin iyiniyetli olduğunu ileri süremeyeceği kabul edilmektedir. Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihatları, senedi devralan kurumların profesyonel olduğunu ve devraldıkları senedin tüketici senedi olup olmadığını kontrol etmeleri gerektiğini vurgulamaktadır.

Senedin İptali Davasında İleri Sürülebilecek Gerekçeler

Senedin ziyaa uğraması yani kaybolması ya da çalınması, sahtecilik, imza itirazı ve senedin tehdit veya cebir gibi zorlayıcı sebeplerle imzalatılması senedin iptali talebinde başlıca dayanakları oluşturur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 776/1 uyarınca bono ya da emre yazılı senette bulunması zorunlu unsurlar; senet kelimesi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, kime ödeneceğinin adı, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzasıdır. Bu zorunlu unsurlardan birinin eksik olması ya da senet üzerinde tahrifat yapılması senedin geçerliliğini etkileyebilir. Boş senede sonradan yüksek miktarlar yazılması açığa imzanın kötüye kullanılması durumunu doğurur; bu halde hem ceza hem de hukuk davası yolu işletilebilir, ancak boş senede imza atan tarafın bu durumu yazılı delille ispat etmesi aranır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 776Kaynağı aç
MADDE 776- (1) Bono veya emre yazılı senet; a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c) Vadeyi, d) Ödeme yerini, e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f) Düzenlenme tarihini ve yerini, g) Düzenleyenin imzasını, içerir. B) Unsurların bulunmaması

Borcun Ödenmesi ve Temel İlişkiden Doğan İtirazlar

Tüketici senedine konu borç tamamen sona erdiğinde alacaklı senedi iade etmekle yükümlüdür. Borcun sona ermesine rağmen alacaklı tarafından geri verilmeyen senetlerin yeniden takibe konulmasını önlemek amacıyla menfi tespit, alacaklılık ilişkisinin sona erdiğinin tespiti veya senedin iptali davası açılabilir. Tüketici işlemlerinde senet asıl satış ilişkisinden bağımsız görünse de aradaki temel ilişki dikkate alınır. Bu çerçevede malın teslim edilmemesi, ağır ayıp barındırması veya üstlenilen hizmetin hiç verilmemesi durumlarında tüketici bedel ödeme borcuna karşı itiraz ileri sürebilir.

İcra Takibine İtiraz, Menfi Tespit ve İhtiyati Tedbir

Kanuni şekil şartlarını taşımayan veya geçersiz senetler üzerinden icra takibi başlatılması durumunda borçlu menfi tespit davası açabilir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda borçluya gönderilen ödeme emrinde, borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödenmesi ihtarının yanı sıra; takibe dayanak senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının beş gün içinde icra mahkemesine şikayet edilebileceği, imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının da beş gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmesi gerektiği, aksi halde imzanın bu fasıl gereğince borçludan sadır sayılacağı ve haksız inkar halinde alacağın yüzde onu oranında para cezasına hükmedilebileceği ihtarları yer alır. Borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazı gibi iddiaları da sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirme hakkı mevcuttur. Tüketici açısından telafisi güç zarar ihtimali bulunan ve uyuşmazlığın ciddi göründüğü hallerde, devam eden icra baskısını geçici olarak durdurmak amacıyla menfi tespit davasıyla birlikte veya ayrı olarak mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 18/2/1965-538/81 md.) İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır: 1. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, 3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu, 4. (Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı. 5. (Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı. 6. (Değişik: 17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı. 60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur. a) Borca itiraz:

Yargılama Usulü, Görevli Mahkeme ve Dava Hakkı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/1 uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür; tüketiciler tarafından açılan davalar ise Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. Bu dava genellikle borçlu tarafından ikame edilir; ancak senedin ziyaa uğraması halinde hakkını korumak isteyen alacaklı veya vefat eden borçlunun imzaladığı şüpheli ya da hileli senetlere karşı mirasçıları da dava açma hakkına sahiptir. Mahkemeye başvurulurken senedin aslı ile iptal sebebini tevsik eden belgelerin sunulması gerekir. Mahkemece iptal edilen bir senet hukuki sonuç doğurmaz ve alacaklı bu belgeye dayanarak talepte bulunamaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. (2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk
Tüketici Hakem Heyeti senedin iptaline karar verebilir mi?

Belirlenen yasal parasal sınırların altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetleri senedin geçersizliğine ve iadesine karar verebilir; senedin icra takibine konu edilmesi halinde ise tüketici mahkemesinde dava açılması en sağlıklı yol olarak değerlendirilir.

Senedin üzerinde tüketici senedi yazması zorunlu mudur?

Senedin üzerinde tüketici senedidir yazılması zorunlu olmayıp senedin tüketici işleminden kaynaklandığı ispatlandığı sürece nama yazılı düzenlenmeyen senet tüketici yönünden geçersiz kabul edilir.

Taksitli alışverişte tek bir senet düzenlenmesi geçerli midir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4/5 uyarınca her taksit ödemesi için ayrı ayrı senet düzenlenmesi şart olup bu kurala aykırı şekilde tek senet düzenlenmesi halinde senet tüketici yönünden geçersiz sayılır.

Kambiyo takibinde imzaya itiraz süresi ne kadardır?

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda takibe dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmek isteyen borçlu, bu iddiasını beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmek zorundadır. Bu süre kaçırılırsa imza, o takip bakımından borçludan sadır sayılır; ayrıca imzayı haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasıyla karşılaşabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu