Özel Üniversitelerin Fahiş Zamlarına Karşı Hukuki Yollar

by Avukat Erdal Ersoy
Özel Üniversitelerin Fahiş Zamlarına Karşı Hukuki Yollar

Özel üniversitelerin uyguladığı fahiş eğitim ücreti artışlarına karşı veliler ve öğrenciler; ödemeleri ihtirazi kayıtla gerçekleştirerek Yükseköğretim Kuruluna idari başvuruda bulunabilir, sözleşmedeki tek taraflı zam kayıtlarının hükümsüzlüğünü ileri sürebilir ve tüketici mahkemesinde ihtiyati tedbir talepli uyarlama davası açabilir. Vakıf üniversitesi ile öğrenci veya veli arasındaki hukuki bağ tam iki tarafa borç yükleyen bir eğitim hizmeti sözleşmesi olup tüketici mevzuatının koruması altındadır.

Eğitim Hizmeti Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Tüketici Koruması

Özel üniversite ile öğrenci veya veli arasında kurulan ilişki, tam iki tarafa borç yükleyen bir hizmet sözleşmesi niteliğindedir. Aldıkları eğitim hizmeti karşılığında mali edim üstlenen öğrenciler ve veliler tüketici konumundadır ve bu ilişkiye 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri doğrudan tatbik edilir. 6502 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca haklı bir sebep olmaksızın hizmet sağlamaktan kaçınılamayacağı gibi, hizmet satışı haklı gerekçe bulunmadıkça başka bir koşula veya mal ve hizmetin alımına bağlanamaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Vitrinde, rafta, elektronik ortamda veya açıkça görülebilir herhangi bir yerde teşhir edilen malın, satılık olmadığı belirtilen bir ibareye yer verilmedikçe satışından kaçınılamaz. (2) Hizmet sağlamaktan haklı bir sebep olmaksızın kaçınılamaz. (3) Ticari veya mesleki amaçlarla hareket edenler; aksine bir teamül, ticari örf veya adet ya da haklı bir sebep yoksa; bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin, kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı, ebat gibi koşullara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlayamaz. (4) Bakanlık ve belediyeler, bu madde hükümlerinin uygulanması ve izlenmesine ilişkin işleri yürütmekle görevlidir. Sipariş edilmeyen mal veya hizmetler

Anayasa'nın 130. maddesi gereğince vakıf üniversitelerinin kamu tüzel kişiliğine sahip olması, bu kuruluşlara tek yanlı ve sınırsız bir fiyatlandırma serbestisi tanımaz. Yükseköğretim hizmeti sunan bu kurumların faaliyetlerini hakkaniyet, dürüstlük ve kamu yararı ölçütlerine uygun yürütmesi yasal zorunluluktur. Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kuralına uymak zorundadır; hukuk düzeni hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet

Tek Taraflı Fiyat Artışı Şartları ve Kesin Hükümsüzlük

Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ile yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan hükümler, 6502 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında haksız şart teşkil eder ve kesin olarak hükümsüzdür. Üniversitelerin sözleşmelere koyduğu dilediği oran ve zamanda zam yapma hakkına sahip olduğuna ilişkin tek taraflı kayıtlar haksız şart niteliğindedir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır. (2) Tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda sözleşmeyi düzenleyen, kesin olarak hükümsüz sayılan şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez. (3) Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmeyi düzenleyen, bir standart şartın münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. (4) Sözleşme şartlarının yazılı olması hâlinde, tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir dilin kullanılmış olması gerekir. Sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi hâlinde; bu hüküm, tüketicinin lehine yorumlanır. (5) Faaliyetlerini, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi veya kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın bu madde hükümleri uygulanır. (6) Bir sözleşme şartının haksızlığı; sözleşme konusu olan mal veya hizmetin niteliği, sözleşmenin kuruluşunda var olan şartlar ve sözleşmenin diğer hükümleri veya haksız şartın ilgili olduğu diğer bir sözleşmenin hükümleri dikkate alınmak suretiyle sözleşmenin kuruluş anına göre belirlenir. (7) Sözleşme şartlarının haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır bir dille yazılmış olmak koşuluyla, hem sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri arasındaki hem de mal veya hizmetin piyasa değeri ile sözleşmede belirlenen fiyat arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz. (8) Bakanlık, genel olarak kullanılmak üzere hazırlanmış sözleşmelerde yer alan haksız şartların, sözleşme metinlerinden çıkarılması veya kullanılmasının önlenmesi için gerekli tedbirleri alır. (9) Haksız şartların tespit edilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile sınırlayıcı olmamak üzere haksız şart olduğu kabul edilen sözleşme şartları yönetmelikle belirlenir. Satıştan kaçınma

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı sözleşmeler kesin hükümsüzdür. Bir sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması kural olarak diğerlerinin geçerliliğini etkilemez; ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin kurulamayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin hükümsüz hale gelir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. III. Aşırı yararlanma

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği uyarınca vakıf üniversiteleri her eğitim-öğretim yılı için tahsil edecekleri ücretleri önceden belirlemek ve aday öğrencilere duyurmakla yükümlüdür. Üniversite senatolarınca belirlenen ücret artış oranlarının hakkaniyete ve eğitim kalitesine uygun olması aranır. Kurumun ana sözleşmesinde veya kayıt kılavuzunda yer alan TÜFE, Yİ-ÜFE ya da üst sınır gibi artış taahhütlerine uyulmaması sözleşmeye aykırılık oluşturur.

Ayıplı Hizmet Kapsamında Tüketici Hakları

Fahiş zamlar sebebiyle öğrencilerin eğitim hayatının aksaması, ekonomik baskı altına girmesi veya sunulan eğitim kalitesinin gerilemesi, 6502 sayılı Kanun'un 15. maddesi bağlamında ayıplı hizmet değerlendirmesine zemin hazırlayabilir.

Hizmetin ayıplı ifa edildiği hallerde tüketici; hizmetin yeniden görülmesi, sonucun ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme seçimlik haklarından birini sağlayıcıya karşı serbestçe ileri sürebilir. Tüketici bu seçimlik haklarla birlikte Türk Borçlar Kanunu uyarınca tazminat isteminde de bulunabilir. Sözleşmeden dönme veya bedelden indirim tercih edildiğinde ödenen bedelin tamamı veya indirim tutarı derhal iade edilir. Hizmetin yeniden görülmesi seçildiğinde sağlayıcı bu talebi bildirimden itibaren azami otuz iş günü içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak yeniden ifanın sağlayıcı için orantısız güçlük yaratacağı hallerde tüketici bu hakkı kullanamaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
MADDE 15- (1) Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır. Tüketici, bu seçimlik haklarından biri ile birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir. (2) Ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesinin sağlayıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici bu hakları kullanamaz. Orantısızlığın tayininde hizmetin ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. (3) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden indirim yapılan tutar derhâl tüketiciye iade edilir. (4) Ücretsiz onarım veya hizmetin yeniden görülmesinin seçildiği hâllerde, hizmetin niteliği ve tüketicinin bu hizmetten yararlanma amacı dikkate alındığında, makul sayılabilecek bir süre içinde ve tüketici için ciddi sorunlar doğurmayacak şekilde bu talep sağlayıcı tarafından yerine getirilir. Her hâlükârda bu süre talebin sağlayıcıya yöneltilmesinden itibaren otuz iş gününü geçemez. Aksi takdirde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir. Zamanaşımı

Aşırı İfa Güçlüğü ve Tüketici Mahkemesinde Uyarlama Davası

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesi gereğince sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve ifanın istenmesini dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirirse aşırı ifa güçlüğü doğar. Borcunu henüz ifa etmemiş veya haklarını saklı tutarak ifa etmiş borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını talep edebilir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu kural olarak dönme hakkı yerine fesih hakkını kullanır. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuş ancak ikinci derecedeki noktalarda anlaşamamışlarsa uyuşmazlığı hâkim işin özelliğine göre karara bağlar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 2Kaynağı aç
MADDE 2- Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır. İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar. Sözleşmelerin şekline ilişkin hükümler saklıdır. II. Öneri ve kabul 1. Süreli öneri
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
MADDE 138- Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır. F. Takas I. Koşulları 1. Genel olarak

Tüketici mahkemesinde açılan uyarlama davalarında mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılır. Bilirkişi marifetiyle kurumun gerçek maliyet artışları, TÜFE ve Yİ-ÜFE oranları, piyasa koşulları ve hakkaniyet ilkeleri dikkate alınarak fahiş zamma konu eğitim ücreti makul bir seviyeye uyarlanabilir.

Eğitim Hakkının Korunması İçin İhtiyati Tedbir ve İhtirazi Kayıt

Dava sürecinde üniversite tarafından öğrencinin kaydının silinmesi, ders seçiminin engellenmesi veya belge verilmemesi gibi risklerin bertaraf edilmesi amacıyla dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep edilmelidir. Mahkeme, belirli bir teminat karşılığında veya teminatsız olarak öğrencinin eğitime devamı ve hak kaybı yaşamaması adına tedbir kararı tesis edebilir.

Fahiş zamma rağmen kaydın sürdürülmesi amacıyla ödeme yapmak zorunda kalan ilgililer, banka dekontuna veya kuruma sundukları yazılı başvuruya 'İhtiyati kayıtla ödenmiştir, fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklıdır' şerhini düşmelidir. Bu şerh, zammın kabullenildiği ve rıza gösterildiği anlamına gelmesini engeller.

Vakıf üniversitelerinin idari, mali ve akademik denetim mercii Yükseköğretim Kuruludur. Fahiş artışlarla karşılaşan öğrenciler ve veliler durumu gerekçeleriyle birlikte YÖK Başkanlığına şikayet dilekçesiyle sunabilir. Denetim neticesinde mevzuata aykırılık tespit edildiğinde ilgili kuruma karşı uyarı ve idari yaptırım süreçleri işletilebilir.

Özel üniversite harcı ödenirken dekonta ne yazılmalıdır?

Ödeme yapılırken dekont açıklamasına veya kuruma verilecek dilekçeye 'İhtiyati kayıtla ödenmiştir, fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklıdır' ifadesi yazılmalıdır. Bu kayıt zammın kabul edildiği iddiasını bertaraf eder.

Üniversitenin tek taraflı zam yetkisi içeren sözleşme maddesi geçerli midir?

Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan tek taraflı zam hükümleri haksız şart teşkil eder ve Türk Borçlar Kanunu ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca kesin olarak hükümsüzdür.

Dava sürecinde ders kaydının engellenmesi nasıl önlenir?

Mahkemeden dava dilekçesiyle ihtiyati tedbir talep edilebilir; mahkeme teminatlı veya teminatsız olarak öğrencinin eğitime devamı yönünde geçici tedbir kararı verebilir.

Fahiş zam yapan vakıf üniversitesi nereye şikayet edilir?

Vakıf üniversitelerinin mali ve akademik denetim mercii Yükseköğretim Kuruludur; fahiş zam uygulamaları gerekçeli bir dilekçeyle kuruma bildirilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu