Özel üniversitelerin uyguladığı fahiş eğitim ücreti artışlarına karşı veliler ve öğrenciler; ödemeleri ihtirazi kayıtla gerçekleştirerek Yükseköğretim Kuruluna idari başvuruda bulunabilir, sözleşmedeki tek taraflı zam kayıtlarının hükümsüzlüğünü ileri sürebilir ve tüketici mahkemesinde ihtiyati tedbir talepli uyarlama davası açabilir. Vakıf üniversitesi ile öğrenci veya veli arasındaki hukuki bağ tam iki tarafa borç yükleyen bir eğitim hizmeti sözleşmesi olup tüketici mevzuatının koruması altındadır.
Eğitim Hizmeti Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Tüketici Koruması
Özel üniversite ile öğrenci veya veli arasında kurulan ilişki, tam iki tarafa borç yükleyen bir hizmet sözleşmesi niteliğindedir. Aldıkları eğitim hizmeti karşılığında mali edim üstlenen öğrenciler ve veliler tüketici konumundadır ve bu ilişkiye 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri doğrudan tatbik edilir. 6502 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca haklı bir sebep olmaksızın hizmet sağlamaktan kaçınılamayacağı gibi, hizmet satışı haklı gerekçe bulunmadıkça başka bir koşula veya mal ve hizmetin alımına bağlanamaz.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Anayasa'nın 130. maddesi gereğince vakıf üniversitelerinin kamu tüzel kişiliğine sahip olması, bu kuruluşlara tek yanlı ve sınırsız bir fiyatlandırma serbestisi tanımaz. Yükseköğretim hizmeti sunan bu kurumların faaliyetlerini hakkaniyet, dürüstlük ve kamu yararı ölçütlerine uygun yürütmesi yasal zorunluluktur. Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kuralına uymak zorundadır; hukuk düzeni hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Tek Taraflı Fiyat Artışı Şartları ve Kesin Hükümsüzlük
Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ile yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan hükümler, 6502 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında haksız şart teşkil eder ve kesin olarak hükümsüzdür. Üniversitelerin sözleşmelere koyduğu dilediği oran ve zamanda zam yapma hakkına sahip olduğuna ilişkin tek taraflı kayıtlar haksız şart niteliğindedir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı sözleşmeler kesin hükümsüzdür. Bir sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması kural olarak diğerlerinin geçerliliğini etkilemez; ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin kurulamayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin hükümsüz hale gelir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği uyarınca vakıf üniversiteleri her eğitim-öğretim yılı için tahsil edecekleri ücretleri önceden belirlemek ve aday öğrencilere duyurmakla yükümlüdür. Üniversite senatolarınca belirlenen ücret artış oranlarının hakkaniyete ve eğitim kalitesine uygun olması aranır. Kurumun ana sözleşmesinde veya kayıt kılavuzunda yer alan TÜFE, Yİ-ÜFE ya da üst sınır gibi artış taahhütlerine uyulmaması sözleşmeye aykırılık oluşturur.
Ayıplı Hizmet Kapsamında Tüketici Hakları
Fahiş zamlar sebebiyle öğrencilerin eğitim hayatının aksaması, ekonomik baskı altına girmesi veya sunulan eğitim kalitesinin gerilemesi, 6502 sayılı Kanun'un 15. maddesi bağlamında ayıplı hizmet değerlendirmesine zemin hazırlayabilir.
Hizmetin ayıplı ifa edildiği hallerde tüketici; hizmetin yeniden görülmesi, sonucun ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme seçimlik haklarından birini sağlayıcıya karşı serbestçe ileri sürebilir. Tüketici bu seçimlik haklarla birlikte Türk Borçlar Kanunu uyarınca tazminat isteminde de bulunabilir. Sözleşmeden dönme veya bedelden indirim tercih edildiğinde ödenen bedelin tamamı veya indirim tutarı derhal iade edilir. Hizmetin yeniden görülmesi seçildiğinde sağlayıcı bu talebi bildirimden itibaren azami otuz iş günü içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak yeniden ifanın sağlayıcı için orantısız güçlük yaratacağı hallerde tüketici bu hakkı kullanamaz.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
Aşırı İfa Güçlüğü ve Tüketici Mahkemesinde Uyarlama Davası
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesi gereğince sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durum borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve ifanın istenmesini dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirirse aşırı ifa güçlüğü doğar. Borcunu henüz ifa etmemiş veya haklarını saklı tutarak ifa etmiş borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını talep edebilir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu kural olarak dönme hakkı yerine fesih hakkını kullanır. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuş ancak ikinci derecedeki noktalarda anlaşamamışlarsa uyuşmazlığı hâkim işin özelliğine göre karara bağlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 2Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
Tüketici mahkemesinde açılan uyarlama davalarında mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılır. Bilirkişi marifetiyle kurumun gerçek maliyet artışları, TÜFE ve Yİ-ÜFE oranları, piyasa koşulları ve hakkaniyet ilkeleri dikkate alınarak fahiş zamma konu eğitim ücreti makul bir seviyeye uyarlanabilir.
Eğitim Hakkının Korunması İçin İhtiyati Tedbir ve İhtirazi Kayıt
Dava sürecinde üniversite tarafından öğrencinin kaydının silinmesi, ders seçiminin engellenmesi veya belge verilmemesi gibi risklerin bertaraf edilmesi amacıyla dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep edilmelidir. Mahkeme, belirli bir teminat karşılığında veya teminatsız olarak öğrencinin eğitime devamı ve hak kaybı yaşamaması adına tedbir kararı tesis edebilir.
Fahiş zamma rağmen kaydın sürdürülmesi amacıyla ödeme yapmak zorunda kalan ilgililer, banka dekontuna veya kuruma sundukları yazılı başvuruya 'İhtiyati kayıtla ödenmiştir, fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklıdır' şerhini düşmelidir. Bu şerh, zammın kabullenildiği ve rıza gösterildiği anlamına gelmesini engeller.
Vakıf üniversitelerinin idari, mali ve akademik denetim mercii Yükseköğretim Kuruludur. Fahiş artışlarla karşılaşan öğrenciler ve veliler durumu gerekçeleriyle birlikte YÖK Başkanlığına şikayet dilekçesiyle sunabilir. Denetim neticesinde mevzuata aykırılık tespit edildiğinde ilgili kuruma karşı uyarı ve idari yaptırım süreçleri işletilebilir.
Özel üniversite harcı ödenirken dekonta ne yazılmalıdır?
Ödeme yapılırken dekont açıklamasına veya kuruma verilecek dilekçeye 'İhtiyati kayıtla ödenmiştir, fazlaya dair dava ve talep haklarımız saklıdır' ifadesi yazılmalıdır. Bu kayıt zammın kabul edildiği iddiasını bertaraf eder.
Üniversitenin tek taraflı zam yetkisi içeren sözleşme maddesi geçerli midir?
Tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulan tek taraflı zam hükümleri haksız şart teşkil eder ve Türk Borçlar Kanunu ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca kesin olarak hükümsüzdür.
Dava sürecinde ders kaydının engellenmesi nasıl önlenir?
Mahkemeden dava dilekçesiyle ihtiyati tedbir talep edilebilir; mahkeme teminatlı veya teminatsız olarak öğrencinin eğitime devamı yönünde geçici tedbir kararı verebilir.
Fahiş zam yapan vakıf üniversitesi nereye şikayet edilir?
Vakıf üniversitelerinin mali ve akademik denetim mercii Yükseköğretim Kuruludur; fahiş zam uygulamaları gerekçeli bir dilekçeyle kuruma bildirilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

