Tüketici Mahkemelerinin Görevi ve Yargılama Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Tüketici Mahkemelerinin Görevi ve Yargılama Usulü

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde dava konusu edilebilmesi, kanuni dava şartı arabuluculuk kurallarına ve aynı Kanunun 68 inci maddesinde düzenlenen tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğunun bulunup bulunmadığına bağlıdır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. (2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
MADDE 73/A- (Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 68Kaynağı aç
MADDE 68- (1) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla; değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. (2) Tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır. (3) Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. (Değişik cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir. (Ek cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Yapılan bu başvurular, kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine iletilir. (4) Bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu artışların hesabında bin Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. [16] (5) Bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir. İnceleme

Tüketici mahkemesinin görev kapsamı

6502 sayılı Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamına alır ve bu uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerini görevlendirir. Tüketici mahkemelerinin görevi, kanundan kaynaklanan ihtilafları kapsamakta olup uyuşmazlığın tüketici işlemi veya tüketiciye yönelik uygulama niteliğinde bulunması aranır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
MADDE 2- (1) Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. Tanımlar

Kanun uyarınca tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ya da tüzel kişidir. Tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden ya da onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Kanunda sözleşme türleri arasında sayılan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet ve bankacılık gibi işlemler sınırlayıcı olmayıp örnek mahiyetindedir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Bakan: Gümrük ve Ticaret Bakanını, b) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını, c) Genel Müdür: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürünü, ç) Genel Müdürlük: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünü, d) Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu, e) İthalatçı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere mal veya hizmetleri ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını ticari veya mesleki amaçlarla ithal ederek satım, kira, finansal kiralama veya benzeri bir yolla piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiyi, f) Kalıcı veri saklayıcısı: Tüketicinin gönderdiği veya kendisine gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaşılmasına imkân veren kısa mesaj, elektronik posta, internet, disk, CD, DVD, hafıza kartı ve benzeri her türlü araç veya ortamı, g) Konut finansmanı kuruluşu: Konut finansmanı kapsamında doğrudan tüketiciye kredi kullandıran ya da finansal kiralama yapan bankalar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından konut finansmanı faaliyetinde bulunması uygun görülen finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketlerini, ğ) Kredi veren: Mevzuatı gereği tüketicilere kredi vermeye yetkili olan gerçek veya tüzel kişiyi, h) Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, i) Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, j) Teknik düzenleme: 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunda yer alan tanımı, k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, m) Tüketici örgütleri: Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek, vakıf veya bunların üst kuruluşlarını, n) Üretici: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını üretenler ile mal üzerine markasını, unvanını veya herhangi bir ayırt edici işaretini koyarak kendisini üretici olarak gösteren gerçek veya tüzel kişiyi, ifade eder. İKİNCİ KISIM Genel Esaslar Temel ilkeler

Her iki tarafın tacir olduğu ve tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bir eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, taraflardan biri tüketici sıfatı taşımadığı için tüketici mahkemesi görevli sayılmaz. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlere ilişkin olarak diğer kanunlarda düzenleme bulunması da bu hukuki ilişkinin tüketici işlemi sayılmasını ve Kanun'un görev ile yetkiye ilişkin hükümlerinin tatbik edilmesini engellemez. Kanunda açık hüküm bulunmayan hâllerde ise genel hükümler uygulanır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 83Kaynağı aç
MADDE 83- (1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır. (2) Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. Yönetmelikler ve diğer düzenleyici işlemler

Davanın açılabileceği yer ve uygulanacak usul

6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Söz konusu düzenleme, tüketicinin yerleşim yerini davanın açılabileceği mahkemeler arasında saymakta olup burayı davanın açılabileceği tek yetkili yer olarak sınırlandırmaz.

Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine ve basit yargılama usulüne göre yürütülür. Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından tüketici mahkemelerinde açılan davalar, 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır; bu yasal muafiyet Kanunda sayılan davacı taraflarla sınırlandırılmıştır.

Tüketici hakem heyetine başvuru ve parasal sınırlar

İcra ve İflas Kanunundaki haklar saklı kalmak kaydıyla, değeri otuz bin Türk lirasının altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Belirtilen değerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetine başvuru yapılamaz. Kanuni parasal sınır, her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve bu artış hesabında bin Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz.

Tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yerine getirmek üzere kabul etmekle yükümlüdür. Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yöneltilebilir. Hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvuruların o ilçe kaymakamlığına yapılması mümkündür; bu başvurular kaymakamlıklarca yetkili hakem heyetine iletilir. Hakem heyeti başvuru kuralları, tüketicilerin mevzuata göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine müracaat etmesine engel teşkil etmez.

Tüketici hakem heyetleri yargı mahkemesi niteliği taşımamakla birlikte, heyet tarafından verilen kararlar tarafları bağlar ve ilam mahiyetindedir. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların icrasına ilişkin hükümleri çerçevesinde yerine getirilir. Hakem heyetince tebliği gereken evrak, Vergi Usul Kanununun elektronik tebligat hükümlerine göre iletilir; bu usulle tebligat yapılamayan durumlarda Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 70Kaynağı aç
MADDE 70- (1) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/14 md.) Tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar. (Ek cümle:10/9/2014-6552/140 md.) Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez. (2) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/14 md.) Tüketici hakem heyeti tarafından tebliği gereken evrakın taraflara veya vekillerine 213 sayılı Kanunun 107/A maddesi hükümlerine göre elektronik ortamda tebliği yapılır, bu kapsamda elektronik ortamda tebligat yapılamadığı durumlarda 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Tüketici hakem heyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. (3) Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. [17][18] (4) İtiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimliklerine, ticari unvanlarına ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır. (5) Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir. (6) Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir. (Ek cümle:24/3/2022-7392/14 md.) Ancak, mevcut olduğu hâlde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin tüketici mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali hâlinde tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilemez. (7) Uyuşmazlıkla ilgili olarak tüketici hakem heyeti tarafından tüketici aleyhine verilen kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır. Uyuşmazlığın tüketicinin lehine sonuçlanması durumunda ise, tebligat ve bilirkişi ücretleri 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre karşı taraftan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Huzur hakkı ve ücreti

Hakem heyeti kararına itiraz usulü

Hakem heyetince verilen karara karşı, bildirimin tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde itiraz başvurusunda bulunulabilir. Görevli tüketici mahkemesi belirlenirken heyetin ya da tüketicinin yerleşim yeri esas alınır. Başvuruda bulunulması heyet kararının yerine getirilmesini kendiliğinden engellemez; ancak ilgilinin talep etmesi kaydıyla mahkeme hâkimi icranın tedbir mahiyetinde durdurulmasına hükmedebilir.

İtiraz olunan kararın esas yönünden kanuna uygun bulunmasına karşın kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olması veya kanuna uymayan hususun yeniden yargılamayı gerektirmemesi hâlinde tüketici mahkemesi evrak üzerinde kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimlik ve unvan yanlışlıkları ile yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarında da bu kural uygulanır. Kararın esası ve usulü kanuna uygun olup yalnızca gösterilen gerekçe isabetli bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır. Tüketici hakem heyeti kararlarına itiraz üzerine mahkemece verilen karar kesindir.

Tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar ile hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazlar, dava şartı olarak öngörülen arabuluculuğun istisnaları arasında yer alır. İtiraz başvurusu sonucunda mahkemenin tesis ettiği karar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir.

Arabuluculuk dava şartı ve istisnaları

Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan evvel arabuluculuk sürecinin işletilmiş olması genel bir dava şartıdır. Kanun koyucu bu şartı; tüketici hakem heyetinin görev alanı içindeki işler, tüketici hakem heyeti kararlarına yönelik itirazlar, 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasındaki davalar, 74 üncü maddesinde düzenlenen davalar ve tüketici işlemi mahiyetinde olup taşınmazın aynından kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından aramamıştır.

6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin on birinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz.

Genel tüketici yararını ilgilendiren davalar

Genel tüketici kitlesini ilgilendiren ve mevzuata aykırı bir halin doğma tehlikesi bulunan durumlarda; tüketici örgütleri, yetkili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık yargı yoluna başvurabilir. Bu merciler; hukuka aykırılığın önlenmesi, durdurulması veya tespit edilmesi amacıyla tedbir istemli olarak veya doğrudan tüketici mahkemesinde dava ikame edebilir. Haksız ticari uygulamalar ile ticari reklam alanına giren hususlar ise bu özel dava açma yetkisinin kapsamı dışında bırakılmıştır.

Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı tarafça hükmün yayımlanması istenebilir. Bu talebin mahkemece kabul edilmesi durumunda verilecek karar, masrafı davalı tarafa ait olmak üzere ülke düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerin en az üçünde derhal ilan olunur. Ayrıca tüketici mahkemelerince kesinleşen kararlar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla Bakanlığa iletilir.

İcra takibine itirazın iptali ve tazminat şartları

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler çerçevesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Kanunda öngörülen bir senelik itirazın iptali süresini geçiren alacaklının, genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.[27] İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:[28]

İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığı tespit edilirse borçlu aleyhine, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir. Bu tazminat, karşı tarafın talebine bağlı olarak tarafların durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre belirlenir ve reddedilen veya hüküm altına alınan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. İtiraz eden tarafın veli, vasi veya mirasçı olması hâlinde borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi kötü niyetin sübut bulmasına bağlıdır. İcra inkâr ve kötü niyet tazminatlarının hesabında ise takip talebi veya davadaki talep esas kabul edilir.

Tüketici davasında hangi mahkeme görevlidir?

6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir.

Tüketici davası nerede açılabilir?

Dava, 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir; yerleşim yeri tek yetkili yer olarak sınırlandırılmamıştır.

Hakem heyetine başvuru zorunluluğu hangi uyuşmazlıkları kapsar?

İcra ve İflas Kanunundaki haklar saklı kalmak kaydıyla, değeri kanunda belirtilen ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılan otuz bin Türk lirasının altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu değerin üzerindeki uyuşmazlıklar hakem heyetine götürülemez.

Tüketici hakem heyeti kararına kaç gün içinde itiraz edilir?

Tüketici hakem heyeti kararına karşı, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir.

Tüketici mahkemesinde hangi hâllerde arabuluculuk zorunlu değildir?

Tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar, heyet kararlarına yapılan itirazlar, 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 74 üncü maddesindeki davalar ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu