6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde dava konusu edilebilmesi, kanuni dava şartı arabuluculuk kurallarına ve aynı Kanunun 68 inci maddesinde düzenlenen tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğunun bulunup bulunmadığına bağlıdır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 68Kaynağı aç
Tüketici mahkemesinin görev kapsamı
6502 sayılı Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamına alır ve bu uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerini görevlendirir. Tüketici mahkemelerinin görevi, kanundan kaynaklanan ihtilafları kapsamakta olup uyuşmazlığın tüketici işlemi veya tüketiciye yönelik uygulama niteliğinde bulunması aranır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
Kanun uyarınca tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ya da tüzel kişidir. Tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden ya da onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Kanunda sözleşme türleri arasında sayılan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet ve bankacılık gibi işlemler sınırlayıcı olmayıp örnek mahiyetindedir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Her iki tarafın tacir olduğu ve tarafların ticari işletmeleriyle ilgili bir eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, taraflardan biri tüketici sıfatı taşımadığı için tüketici mahkemesi görevli sayılmaz. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlere ilişkin olarak diğer kanunlarda düzenleme bulunması da bu hukuki ilişkinin tüketici işlemi sayılmasını ve Kanun'un görev ile yetkiye ilişkin hükümlerinin tatbik edilmesini engellemez. Kanunda açık hüküm bulunmayan hâllerde ise genel hükümler uygulanır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 83Kaynağı aç
Davanın açılabileceği yer ve uygulanacak usul
6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Söz konusu düzenleme, tüketicinin yerleşim yerini davanın açılabileceği mahkemeler arasında saymakta olup burayı davanın açılabileceği tek yetkili yer olarak sınırlandırmaz.
Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine ve basit yargılama usulüne göre yürütülür. Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından tüketici mahkemelerinde açılan davalar, 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır; bu yasal muafiyet Kanunda sayılan davacı taraflarla sınırlandırılmıştır.
Tüketici hakem heyetine başvuru ve parasal sınırlar
İcra ve İflas Kanunundaki haklar saklı kalmak kaydıyla, değeri otuz bin Türk lirasının altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Belirtilen değerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetine başvuru yapılamaz. Kanuni parasal sınır, her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve bu artış hesabında bin Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz.
Tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yerine getirmek üzere kabul etmekle yükümlüdür. Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yöneltilebilir. Hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvuruların o ilçe kaymakamlığına yapılması mümkündür; bu başvurular kaymakamlıklarca yetkili hakem heyetine iletilir. Hakem heyeti başvuru kuralları, tüketicilerin mevzuata göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine müracaat etmesine engel teşkil etmez.
Tüketici hakem heyetleri yargı mahkemesi niteliği taşımamakla birlikte, heyet tarafından verilen kararlar tarafları bağlar ve ilam mahiyetindedir. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların icrasına ilişkin hükümleri çerçevesinde yerine getirilir. Hakem heyetince tebliği gereken evrak, Vergi Usul Kanununun elektronik tebligat hükümlerine göre iletilir; bu usulle tebligat yapılamayan durumlarda Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 70Kaynağı aç
Hakem heyeti kararına itiraz usulü
Hakem heyetince verilen karara karşı, bildirimin tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde itiraz başvurusunda bulunulabilir. Görevli tüketici mahkemesi belirlenirken heyetin ya da tüketicinin yerleşim yeri esas alınır. Başvuruda bulunulması heyet kararının yerine getirilmesini kendiliğinden engellemez; ancak ilgilinin talep etmesi kaydıyla mahkeme hâkimi icranın tedbir mahiyetinde durdurulmasına hükmedebilir.
İtiraz olunan kararın esas yönünden kanuna uygun bulunmasına karşın kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olması veya kanuna uymayan hususun yeniden yargılamayı gerektirmemesi hâlinde tüketici mahkemesi evrak üzerinde kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimlik ve unvan yanlışlıkları ile yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarında da bu kural uygulanır. Kararın esası ve usulü kanuna uygun olup yalnızca gösterilen gerekçe isabetli bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır. Tüketici hakem heyeti kararlarına itiraz üzerine mahkemece verilen karar kesindir.
Tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar ile hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazlar, dava şartı olarak öngörülen arabuluculuğun istisnaları arasında yer alır. İtiraz başvurusu sonucunda mahkemenin tesis ettiği karar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir.
Arabuluculuk dava şartı ve istisnaları
Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan evvel arabuluculuk sürecinin işletilmiş olması genel bir dava şartıdır. Kanun koyucu bu şartı; tüketici hakem heyetinin görev alanı içindeki işler, tüketici hakem heyeti kararlarına yönelik itirazlar, 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrasındaki davalar, 74 üncü maddesinde düzenlenen davalar ve tüketici işlemi mahiyetinde olup taşınmazın aynından kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından aramamıştır.
6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin on birinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz.
Genel tüketici yararını ilgilendiren davalar
Genel tüketici kitlesini ilgilendiren ve mevzuata aykırı bir halin doğma tehlikesi bulunan durumlarda; tüketici örgütleri, yetkili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık yargı yoluna başvurabilir. Bu merciler; hukuka aykırılığın önlenmesi, durdurulması veya tespit edilmesi amacıyla tedbir istemli olarak veya doğrudan tüketici mahkemesinde dava ikame edebilir. Haksız ticari uygulamalar ile ticari reklam alanına giren hususlar ise bu özel dava açma yetkisinin kapsamı dışında bırakılmıştır.
Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı tarafça hükmün yayımlanması istenebilir. Bu talebin mahkemece kabul edilmesi durumunda verilecek karar, masrafı davalı tarafa ait olmak üzere ülke düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerin en az üçünde derhal ilan olunur. Ayrıca tüketici mahkemelerince kesinleşen kararlar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla Bakanlığa iletilir.
İcra takibine itirazın iptali ve tazminat şartları
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler çerçevesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Kanunda öngörülen bir senelik itirazın iptali süresini geçiren alacaklının, genel hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığı tespit edilirse borçlu aleyhine, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir. Bu tazminat, karşı tarafın talebine bağlı olarak tarafların durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre belirlenir ve reddedilen veya hüküm altına alınan miktarın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. İtiraz eden tarafın veli, vasi veya mirasçı olması hâlinde borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi kötü niyetin sübut bulmasına bağlıdır. İcra inkâr ve kötü niyet tazminatlarının hesabında ise takip talebi veya davadaki talep esas kabul edilir.
Tüketici davasında hangi mahkeme görevlidir?
6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri görevlidir.
Tüketici davası nerede açılabilir?
Dava, 6502 sayılı Kanun uyarınca tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir; yerleşim yeri tek yetkili yer olarak sınırlandırılmamıştır.
Hakem heyetine başvuru zorunluluğu hangi uyuşmazlıkları kapsar?
İcra ve İflas Kanunundaki haklar saklı kalmak kaydıyla, değeri kanunda belirtilen ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılan otuz bin Türk lirasının altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu değerin üzerindeki uyuşmazlıklar hakem heyetine götürülemez.
Tüketici hakem heyeti kararına kaç gün içinde itiraz edilir?
Tüketici hakem heyeti kararına karşı, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir.
Tüketici mahkemesinde hangi hâllerde arabuluculuk zorunlu değildir?
Tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar, heyet kararlarına yapılan itirazlar, 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 74 üncü maddesindeki davalar ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

