Tüketici Hakları: Cayma, Garanti ve Uyuşmazlık Çözümü

by Avukat Erdal Ersoy
Tüketici Hakları: Cayma, Garanti ve Uyuşmazlık Çözümü

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişilere kapsamlı bir koruma sağlar. Bu koruma; sözleşmeden cayma, ayıplı mala karşı seçimlik haklar, garanti yükümlülükleri ve uyuşmazlık hâlinde başvurulacak yolları kapsar. Mesleki faaliyet amacıyla mal veya hizmet satın alan kişiler tüketici sayılmaz; bu ayrım, başvurulabilecek uyuşmazlık çözüm yolunu doğrudan etkiler.

Cayma Hakkı: Süre ve Bildirim Koşulu

Taksitle satış sözleşmelerinde tüketici, herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin yedi gün içinde cayma hakkını kullanabilir. Bu hak 6502 sayılı Kanun m. 18/1 ile düzenlenmiştir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Tüketicinin cayma hakkı konusunda bilgilendirildiğini ispat etme yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 18Kaynağı aç
MADDE 18- (1) Tüketici, yedi gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin taksitle satış sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir. (2) Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. (3) Satıcı cayma süresi içinde malı tüketiciye teslim etmişse tüketici, malı ancak olağan bir gözden geçirmenin gerektirdiği ölçüde kullanabilir; aksi takdirde tüketici cayma hakkını kullanamaz. Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile hizmetin ifasına başlanan hizmet sözleşmelerinde de tüketici cayma hakkını kullanamaz. (4) Tüketicinin satıcıyı bulduğu finansal kiralama işlemlerinde cayma hakkı kullanılamaz. Temerrüt

Kredi sözleşmeleri, ön ödemeli konut satış sözleşmeleri, iş yeri dışında kurulan sözleşmeler, mesafeli satış sözleşmeleri, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler ile devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmelerinde cayma süresi on dört gündür; bu sözleşme türlerinde de tüketici herhangi bir gerekçe göstermek ya da cezai şart ödemek zorunda değildir. Bu sözleşme türlerine ilişkin cayma koşullarının birincil mevzuat dayanağı ayrıca doğrulanmalıdır.

Cayma Hakkının Kullanılamadığı Durumlar

Cayma süresi dolmadan satıcı malı tüketiciye teslim etmişse tüketici, malı ancak olağan bir gözden geçirmenin gerektirdiği ölçüde kullanabilir. Bu sınırı aşan bir kullanım hâlinde cayma hakkı ortadan kalkar. Aynı şekilde, cayma süresi sona ermeden önce tüketicinin onayıyla ifasına başlanan hizmet sözleşmelerinde de cayma hakkı kullanılamaz. Her iki durum da 6502 sayılı Kanun m. 18/3 kapsamındadır.

Tüketicinin satıcıyı bizzat bulduğu finansal kiralama işlemlerinde ise cayma hakkı kullanılamaz; bu istisna 6502 sayılı Kanun m. 18/4'te açıkça düzenlenmiştir.

Garanti Belgesi ve Garanti Süresi

6502 sayılı Kanun m. 56/1 uyarınca üretici ve ithalatçılar, tüketiciye yönelik üretilen veya ithal edilen mallar için içeriği yönetmelikle belirlenen bir garanti belgesi düzenlemek zorundadır. Bu belgeyi eksiksiz biçimde tüketiciye teslim etme sorumluluğu satıcıya aittir. Hangi malların garanti belgesiyle satılmak zorunda olduğu ayrıca çıkarılan yönetmelikte belirlenmektedir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- (1) Üretici ve ithalatçılar, tüketiciye yönelik üretilen veya ithal edilen mallar için içeriği yönetmelikle belirlenen bir garanti belgesi düzenlemek zorundadır. Bu belgenin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu satıcıya aittir. (2) Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlamak üzere asgari iki yıldır. Ancak, özelliği nedeniyle bazı malların garanti şartları Bakanlıkça başka bir ölçü birimi ile belirlenebilir. (3) Tüketici bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmışsa, malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hâllerinde 11 inci maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı tüketicinin talebini reddedemez. Bu talebin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. (4) Hangi malların garanti belgesi ile satılmak zorunda olduğu ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir. İhtiyari garanti

Garanti süresi, malın teslim tarihinden itibaren başlamak üzere en az iki yıldır. Kanun asgari sınırı iki yıl olarak koymuş; özelliği nedeniyle bazı mallarda garanti şartlarının Bakanlıkça başka bir ölçü birimiyle belirlenebileceğini de hükme bağlamıştır. Bu kural 6502 sayılı Kanun m. 56/2'den kaynaklanmaktadır.

Ayıplı Malda Seçimlik Haklar

Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, 6502 sayılı Kanun m. 11/1 uyarınca sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım ve imkân varsa ayıpsız misliyle değiştirme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 11Kaynağı aç
MADDE 11- (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. (2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz. (3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır. (4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 inci maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer alan mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir. (5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir. (6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir. Zamanaşımı

Ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme hakları yalnızca satıcıya karşı değil, üretici ya da ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu hakların yerine getirilmesi bakımından satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Ancak üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ederse bu sorumluluktan kurtulur. Bu düzenleme 6502 sayılı Kanun m. 11/2'de yer almaktadır.

Ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirmenin satıcı için orantısız güçlükler doğuracağı hâllerde tüketici, bu iki hak yerine yalnızca sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın değerlendirilmesinde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi ölçütler dikkate alınır. Tüketicinin bu iki hakkı seçtiği durumlarda ödediği bedelin tamamı veya indirim tutarı derhal iade edilir. Bu kurallar 6502 sayılı Kanun m. 11/3 ve m. 11/5'te düzenlenmektedir.

Seçimlik hakların kullanılmasından doğan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklardan biriyle birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.

Ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme talebi, satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü; konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Yönetmelik ekindeki bazı mallar için ayrıca azami tamir süresi belirlenebilmektedir.

Garanti Süresi İçinde Tekrar Arızalanan Mallar

Tüketici onarım hakkını kullanmışsa ve garanti süresi içinde mal yeniden arızalanırsa, tamir için gereken azami süre aşılırsa ya da tamirin mümkün olmadığı anlaşılırsa, tüketici 6502 sayılı Kanun m. 11'deki diğer seçimlik haklardan birini kullanabilir. Satıcı, bu talebi reddedemez; reddetmesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı tüketiciye karşı müteselsilen sorumlu olur. Bu yükümlülük 6502 sayılı Kanun m. 56/3'te ayrıca düzenlenmiştir.

Ayıp Karinesi ve Satın Alınan Malın Niteliği

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir; bu karinenin aksini ispat yükü satıcıya aittir. Karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyor ise uygulanmaz. Tüketicinin sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde ise sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz; bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır. Bu kurallar 6502 sayılı Kanun m. 10/1 ve m. 10/2'de yer almaktadır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir. Bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyor ise uygulanmaz. (2) Tüketicinin, sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hâllerde, sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bunların dışındaki ayıplara karşı tüketicinin seçimlik hakları saklıdır. (3) Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği şekilde malın ayıbına ilişkin açıklayıcı bilgiyi içeren bir etiket konulur. Bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi zorunludur. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler ise hiçbir şekilde piyasaya arz edilemez. Bu ürünlere, Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır. Tüketicinin seçimlik hakları

Satışa sunulacak ayıplı mal üzerine ya da ambalajına, üretici, ithalatçı veya satıcı tarafından tüketicinin kolaylıkla okuyabileceği biçimde ayıba ilişkin açıklayıcı bilgiyi içeren bir etiket konulması zorunludur. Bu etiketin tüketiciye verilmesi ya da ayıba ilişkin bilginin fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi de gereklidir. Teknik düzenlemesine uygun olmayan ürünler ise hiçbir şekilde piyasaya arz edilemez.

Ayıplı Malda Zamanaşımı Süreleri

Ayıplı maldan sorumluluk, sözleşmede veya kanunda daha uzun süre belirlenmediği takdirde, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile bu süre işlemeye başlar. Konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise zamanaşımı süresi taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır. Her iki süre de 6502 sayılı Kanun m. 12/1'de düzenlenmektedir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda taşınmazın teslim tarihinden itibaren beş yıldır. (2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası saklı olmak üzere ikinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz. (3) Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. İKİNCİ BÖLÜM Ayıplı Hizmetler Ayıplı hizmet

İkinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise üç yıldan az olamaz; bu alt sınırlar 6502 sayılı Kanun m. 12/2'de belirlenmekte olup aynı madde m. 10/3 hükmünü saklı tutmaktadır. Ayıbın ağır kusur ya da hile ile gizlendiği hâllerde ise zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz; bu istisna m. 12/3'te açıkça düzenlenmiştir.

Tüketici Hakem Heyeti: Başvuru Koşulları ve Parasal Sınırlar

6502 sayılı Kanun m. 68/1 uyarınca belirlenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için heyete başvuru yapılamaz. Söz konusu parasal sınır sabit değildir; m. 68/4 gereğince her takvim yılı başından itibaren 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve hesaplamada bin Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 68Kaynağı aç
MADDE 68- (1) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı kalmak kaydıyla; değeri otuz bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. (2) Tüketici hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır. (3) Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. (Değişik cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvurular o ilçe kaymakamlığına yapılabilir. (Ek cümle:24/3/2022-7392/13 md.) Yapılan bu başvurular, kaymakamlıklarca gereği yapılmak üzere Bakanlıkça belirlenen yetkili tüketici hakem heyetine iletilir. (4) Bu maddede belirtilen parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu artışların hesabında bin Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. [16] (5) Bu madde tüketicilerin ilgili mevzuatına göre alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasına engel değildir. İnceleme

Tüketici hakem heyetine başvurabilmek için öncelikle arabuluculuğa gitme zorunluluğu bulunmamaktadır. Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki heyete yapılabilir. Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvurular o ilçe kaymakamlığına da yapılabilir. Heyet, kendisine iletilen başvuruları gereğini yapmak üzere kabul etmek zorundadır. Bu Kanun'daki hakem heyeti başvuru zorunluluğu, tüketicilerin ilgili mevzuat çerçevesinde alternatif uyuşmazlık çözüm mercilerine başvurmasının önünde bir engel oluşturmaz.

Tüketici Hakem Heyeti Kararları ve İtiraz

Tüketici hakem heyeti kararları, İcra ve İflâs Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine göre icra edilir. Bu niteliği nedeniyle karar, icraya konulabilir bağlayıcı bir belge işlevi görür.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 70Kaynağı aç
MADDE 70- (1) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/14 md.) Tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar. (Ek cümle:10/9/2014-6552/140 md.) Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez. (2) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/14 md.) Tüketici hakem heyeti tarafından tebliği gereken evrakın taraflara veya vekillerine 213 sayılı Kanunun 107/A maddesi hükümlerine göre elektronik ortamda tebliği yapılır, bu kapsamda elektronik ortamda tebligat yapılamadığı durumlarda 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Tüketici hakem heyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. (3) Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. [17][18] (4) İtiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimliklerine, ticari unvanlarına ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır. (5) Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir. (6) Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir. (Ek cümle:24/3/2022-7392/14 md.) Ancak, mevcut olduğu hâlde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin tüketici mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali hâlinde tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilemez. (7) Uyuşmazlıkla ilgili olarak tüketici hakem heyeti tarafından tüketici aleyhine verilen kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır. Uyuşmazlığın tüketicinin lehine sonuçlanması durumunda ise, tebligat ve bilirkişi ücretleri 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre karşı taraftan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Huzur hakkı ve ücreti

Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde heyetin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, icrayı tedbir yoluyla durdurabilir. Bu kurallar 6502 sayılı Kanun m. 70/3'te yer almaktadır.

Tüketici Mahkemesi: Görev, Yetki ve Usul

Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Bu mahkemelerde görülecek davalar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Bu düzenlemeler 6502 sayılı Kanun m. 73/1, m. 73/4 ve m. 73/5'te yer almaktadır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. (2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk

Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından tüketici mahkemelerinde açılan davalar 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamındaki harçlardan muaftır.

Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında kalmak üzere, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve Kanun'a aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde ihtiyati tedbir kararı alınması, hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. Bu tür davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir; talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhal ilan edilir. Bu kurallar 6502 sayılı Kanun m. 73/6 ve m. 73/7'de düzenlenmektedir.

Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyeti kararlarına itiraz üzerine verilen kararlar ise kararı veren mahkeme tarafından ilgili heyete gönderilir.

Sık Sorulan Sorular

İnternetten aldığım ürünü kaç günde iade edebilirim?

Mesafeli satış sözleşmeleri kapsamında yapılan alışverişlerde cayma süresi on dört gündür. Bu süre içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayabilirsiniz. Bildirimin süre dolmadan satıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Bu sözleşme türüne ilişkin cayma koşullarının birincil mevzuat dayanağı ayrıca doğrulanmalıdır.

Garanti kapsamındaki ürünüm defalarca arızalandı; ne yapabilirim?

Onarım hakkını kullandıktan sonra garanti süresi içinde malın yeniden arızalanması, tamir için gereken azami sürenin aşılması ya da tamirin mümkün olmadığının anlaşılması hâlinde 6502 sayılı Kanun m. 11'deki diğer seçimlik haklardan birini kullanabilirsiniz. Bu haklar sözleşmeden dönme, ayıpsız misliyle değiştirme ve bedelden indirim olarak sıralanabilir. Satıcı bu talebi reddedemez; reddetmesi durumunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur.

Tüketici hakem heyetine mi yoksa mahkemeye mi başvurmalıyım?

Uyuşmazlığınızın parasal değeri 6502 sayılı Kanun m. 68/1'de belirlenen sınırın altında kalıyorsa hakem heyetine başvuru zorunludur; bu sınırın üzerindeyse heyete başvuru yapılamaz. Parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Hakem heyetine başvurmadan önce arabuluculuğa gitme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Satın aldığım ikinci el üründe ortaya çıkan ayıptan satıcı sorumlu mudur?

İkinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu taşınır mallarda en az bir yıl, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda ise en az üç yıldır; bu alt sınırlar 6502 sayılı Kanun m. 12/2'de belirlenmekte olup aynı madde m. 10/3 hükmünü saklı tutmaktadır. Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Tüketici hakem heyeti kararını satıcı uygulamazsa ne olur?

Tüketici hakem heyeti kararları İcra ve İflâs Kanunu'nun ilamlara ilişkin hükümleri çerçevesinde icra edilir. Karara itiraz edilmesi icrayı kendiliğinden durdurmaz; ancak itiraz eden taraf talep ederse hâkim, icrayı tedbir yoluyla durdurabilir.

Altı aylık ayıp karinesi ne anlama gelir?

Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilir; bu karinenin aksini, yani malın teslimde ayıpsız olduğunu ispat etmek satıcıya düşer. Karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu