Tüketici Hakem Heyetinde Bilirkişi Raporuna İtiraz

by Avukat Erdal Ersoy
Tüketici Hakem Heyetinde Bilirkişi Raporuna İtiraz

Tüketici Hakem Heyetinde Bilirkişi Raporunun Tebliği ve İtiraz Süresi

Tüketici hakem heyeti nezdinde yürütülen uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesi tamamlanıp düzenlenen rapor heyete ulaştığında, heyet sekreterliği bu raporu tüketici ile satıcı veya sağlayıcı taraflara bildirir. Raporun taraflara ulaştırılması işlemi fiziki tebligat yoluyla ya da e-Devlet sistemi üzerinden gerçekleştirilir.

Bilirkişi raporuna karşı savunma hakkının kullanılabilmesi ve yasal itiraz süresinin işlemeye başlaması için raporun usulüne uygun tebliğ edilmiş olması şarttır. Taraflara tanınan yasal itiraz süresi, tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği çerçevesinde heyetler, taraflara savunma veya bilirkişi raporuna karşı beyanlarını sunmaları amacıyla tebliğ yazısında belirtilmek kaydıyla ek süreler dahil genellikle 7 günlük bir süre tanır.

Hakem heyetince belirlenen yasal süre içinde bilirkişi raporuna karşı yazılı bir itiraz sunulmadığı takdirde, hakem heyeti raporun taraflarca kabul edildiğini varsayarak dosya hakkında hüküm kurabilmektedir.

Bilirkişi Raporuna İtirazın Hukuki ve Teknik Dayanakları

Bilirkişi raporuna karşı yapılan başvurularda yalnızca raporun kabul edilmediğine dair soyut beyanlar geçersiz sayılır. İtiraz dilekçesinde raporun hangi teknik yönlerden hatalı olduğu, raporda yer verilmeyen ya da göz ardı edilen somut delillerin nelerden ibaret bulunduğu açık ve somut biçimde gösterilmelidir.

Bilirkişinin uyuşmazlık konusu mal veya hizmetteki ayıbın niteliği ile tüketicinin seçimlik hakları hakkında hukuki değerlendirmede bulunarak sınırını aşması durumu, itiraz dilekçesinde yetki aşımı olarak ileri sürülebilir.

Teknik uyuşmazlıklarda bilirkişi raporundaki çelişkileri somutlaştırmak ve iddiaları desteklemek amacıyla, bağımsız bir uzmandan temin edilen teknik mütalaa veya uzman görüşü itiraz dilekçesine eklenerek heyete sunulabilir.

Ek Rapor Talebi ve Dosyanın Yeni Bilirkişiye Tevdii

Bilirkişi raporunda bazı teknik konuların karanlıkta kalmış olması, hesaplama hataları bulunması veya tarafların sunduğu belgelerin rapora yansıtılmaması hâlinde, rapordaki eksik kısımların tamamlanması amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınması talep edilir.

Buna karşılık raporun taraflı hazırlandığı, teknik bir dayanağa dayanmadığı, dosyadaki delillerle açıkça çeliştiği veya bilirkişinin uzmanlık alanı dışındaki bir konuda tanzim edildiği durumlarda, dosyanın farklı ve konunun uzmanı başka bir bilirkişiye veya bilirkişi heyetine tevdii istenir.

Hakem Heyetinin Bilirkişi Raporunu Değerlendirme Yetkisi

Tüketici hakem heyetleri, dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla hukuken bağlı değildir.

Hakem heyeti usulüne uygun hazırlanmış ve kendi içinde çelişki taşımayan bir bilirkişi raporundan ayrılacaksa, kararında rapordan neden saptığını hukuki ve mantıklı gerekçelerle açıklamak zorundadır.

Heyet üyeleri dosyadaki delillerin rapordaki tespitleri çürüttüğü kanaatine vardığında, bilirkişi raporunun tam tersi yönünde karar alarak uyuşmazlığı karara bağlayabilir.

Hakem Heyetlerinde Reddi Hâkim ve Reddi Bilirkişi Usulü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 36 f. 1 uyarınca mahkemelerde hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde taraflar hâkimi reddedebilir veya hâkim bizzat davadan çekilebilir. Tüketici hakem heyetleri idari kurul statüsünde bulunduğundan ve bünyesinde hâkim yer almadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamındaki reddi hâkim müessesesi hakem heyetleri bakımından uygulanamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 36Kaynağı aç
MADDE 36- (1) Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir: a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması. b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması. c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması; uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış bulunması.[5] ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması. d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması. Hâkimin bizzat çekilmemesi hâli

6100 sayılı Kanun m. 269 f. 1 gereğince bilirkişilik görevi mahkemenin davetine uyup yemin etmeyi ve görüş bildirmeyi kapsar. Kanun'un 272. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri mahkemelerde görevlendirilen bilirkişiler için de geçerlidir; ancak bilirkişinin aynı dava veya işte daha önce tanık olarak dinlenmiş olması ret sebebi teşkil etmez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 269Kaynağı aç
MADDE 269- (1) Bilirkişilik görevi, mahkemece yapılan davete uyup tayin edilen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmayı, yemin etmeyi ve bilgisine başvurulan konuda süresinde oy ve görüşünü mahkemeye bildirmeyi kapsar. (2) Geçerli bir özrü olmaksızın mahkemece yapılan davete uyup, tayin edilen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmayan yahut mahkemeye gelip de yemin etmekten veya süresinde oy ve görüş bildirmekten kaçınan bilirkişiler hakkında, tanıklığa ilişkin disiplin hükümleri uygulanır ve durum bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.[30] Bilirkişilik görevini kabulle yükümlü olanlar
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 272Kaynağı aç
MADDE 272- (1) Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanır. Ancak, bilirkişinin, aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması, bir ret sebebi teşkil etmez. (2) Hâkimler hakkındaki yasaklılık sebeplerinden biri, bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse, mahkeme, hüküm verilinceye kadar, her zaman bilirkişiyi resen görevden alabileceği gibi, bilirkişi de mahkemeden, görevden alınma talebinde bulunabilir. (3) Ret sebeplerinden birinin bilirkişinin şahsında gerçekleşmesi hâlinde taraflar, bilirkişinin reddini talep edebileceği gibi, bilirkişi de kendisini reddedebilir. Ret talebi veya bilirkişinin kendisini reddetmesinin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmış olması şarttır. Ret sebeplerinin ispatı için, yemin teklif edilemez. (4) Görevden alınma, ret ve bilirkişinin kendisini reddetmesine yönelik talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenir ve karara bağlanır. Kabule ilişkin kararlar kesindir. Redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir. Bilirkişinin görev alanının belirlenmesi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 272 uyarınca bilirkişide bir yasaklılık sebebi varsa mahkemece resen görevden alınabileceği gibi, taraflar ret sebebini öğrendikleri tarihten itibaren en geç bir hafta içinde ret talebinde bulunabilir ve bu talep dosya üzerinden karara bağlanır. Tüketici hakem heyetleri idari kurul niteliğinde olduğundan mahkemelerdeki resmi reddi bilirkişi usulü doğrudan işletilmez; taraflar raporun taraflı ve yetersiz olduğunu ileri sürerek dosyanın başka bir uzmana tevdi edilmesini itiraz dilekçesiyle talep edebilirler.

Tüketici Mahkemesine İtiraz ve Yargılama Aşamasında Bilirkişi İncelemesi

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 70 f. 1 ve 2 gereğince tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar ve İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 70Kaynağı aç
MADDE 70- (1) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/14 md.) Tüketici hakem heyeti kararları tarafları bağlar. (Ek cümle:10/9/2014-6552/140 md.) Tüketici hakem heyetlerince vekâlet ücreti ödenmesine karar verilemez. (2) (Değişik cümle:24/3/2022-7392/14 md.) Tüketici hakem heyeti tarafından tebliği gereken evrakın taraflara veya vekillerine 213 sayılı Kanunun 107/A maddesi hükümlerine göre elektronik ortamda tebliği yapılır, bu kapsamda elektronik ortamda tebligat yapılamadığı durumlarda 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Tüketici hakem heyetinin kararları, İcra ve İflâs Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. (3) Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, tüketici hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. [17][18] (4) İtiraz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir. Tarafların kimliklerine, ticari unvanlarına ait yanlışlıklarla, yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hüküm uygulanır. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek veya düzeltilerek onanır. (5) Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir. (6) Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir. (Ek cümle:24/3/2022-7392/14 md.) Ancak, mevcut olduğu hâlde tüketici hakem heyetine sunulmayan bir bilgi veya belgenin tüketici mahkemesine sunulması nedeniyle kararın iptali hâlinde tüketici aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilemez. (7) Uyuşmazlıkla ilgili olarak tüketici hakem heyeti tarafından tüketici aleyhine verilen kararlarda tebligat ve bilirkişi ücretleri Bakanlıkça karşılanır. Uyuşmazlığın tüketicinin lehine sonuçlanması durumunda ise, tebligat ve bilirkişi ücretleri 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre karşı taraftan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Huzur hakkı ve ücreti

6502 sayılı Kanun m. 70 f. 3 gereğince, hakem heyeti kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftalık süre zarfında heyetin yahut tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesine başvurularak karara itiraz edilmesi mümkündür. İtiraz yoluna başvurulmuş olması kararın yerine getirilmesini kendiliğinden engellemez; bununla birlikte istemde bulunulması hâlinde mahkeme hâkimi icra işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verebilir.

Tüketici mahkemesi, itiraz olunan kararın esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olması hâlinde veya yeniden yargılamayı gerektirmeyen durumlarda evrak üzerinde kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir; gerekçe doğru değilse gerekçeyi düzelterek onar. 6502 sayılı Kanun m. 70 f. 5 gereğince tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.

Tüketici hakem heyeti kararına karşı tüketici mahkemesinde açılan davada mahkeme, heyet dosyasındaki bilirkişi raporuyla bağlı değildir. Tüketici mahkemesi dosyanın niteliğine göre kendi bağımsız bilirkişi heyetini görevlendirerek inceleme yaptırabilir.

Tüketici mahkemesinde bilirkişi raporuna karşı itiraz süresi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 281 f. 1 uyarınca raporun tebliğinden itibaren 2 haftadır (14 gün). Taraflar bu süre içinde rapordaki eksik hususların tamamlanmasını, belirsizliklerin açıklanmasını veya yeni bir bilirkişi atanmasını talep edebilirler.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 281Kaynağı aç
MADDE 281- (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22/7/2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir. Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi

Bilirkişi raporuna karşı talebin iki haftalık süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde, bu sürede başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 281 f. 2 ve 3 uyarınca mahkeme, eksikliklerin giderilmesi için ek rapor alabileceği gibi duruşmada sözlü açıklama isteyebilir veya yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabilir.

Tüketici hakem heyetinde bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadardır?

Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği uyarınca heyetler, bilirkişi raporuna karşı beyan sunulması için tebliğ yazısında belirtilmek kaydıyla ek süreler dahil genellikle 7 günlük bir süre tanır.

Bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmezse ne olur?

Hakem heyetince tanınan süre içinde bilirkişi raporuna karşı yazılı bir itiraz sunulmadığı takdirde heyet raporu taraflarca kabul edilmiş saymaktadır.

Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde nelere yer verilmelidir?

Soyut kabulsüzlük ifadeleri geçersiz sayıldığından raporun hatalı bulunan teknik yönleri, dikkate alınmayan somut deliller ve bilirkişinin hukuki değerlendirme yaparak sınırını aştığı durumlar somut olarak dilekçede gösterilmelidir.

Hakem heyeti bilirkişi raporuna uymak zorunda mıdır?

Hakem heyeti bilirkişi raporuyla hukuken bağlı değildir; dosyadaki deliller raporu çürütüyorsa heyet rapordan saparak gerekçeli biçimde aksi yönde karar verebilir.

Hakem heyeti kararına karşı tüketici mahkemesine nasıl itiraz edilir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 70 f. 3 uyarınca taraflar, hakem heyeti kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilir; itiraz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu