Tüketici hakem heyetinin ret kararına karşı başvurulabilecek yol, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 70. maddesiyle düzenlenmiştir: taraflar, kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilir. Vakıf üniversitesi ile öğrenci arasındaki uyuşmazlıklarda ise hangi yargı kolunun — adli ya da idari — görevli olduğu, Yargıtay kararlarında uyuşmazlığın somut niteliğine bağlı olarak farklı sonuçlar doğurmuş bir sorudur. Bu durum, itiraz yoluna başvurmadan önce uyuşmazlığın hukuki niteliğinin değerlendirilmesi gerekliliğini ön plana çıkarmaktadır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 70Kaynağı aç
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/25541, K. 2013/10064Kaynağı aç
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/22133, K. 2016/3717Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/88, K. 2025/1452Kaynağı aç
Hakem Heyeti Kararlarının Bağlayıcılığı ve İcrası
6502 sayılı Kanun'un 70. maddesinin birinci fıkrası, tüketici hakem heyeti kararlarının tarafları bağladığını açıkça hükme bağlamaktadır. İkinci fıkraya göre bu kararlar, İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde icra edilir.
İki Haftalık İtiraz Süresi ve Yetkili Mahkeme
Kanunun 70. maddesinin üçüncü fıkrası, itiraz için iki farklı mahkeme seçeneği tanımaktadır: tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesi ya da tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesi. İtiraz süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Madde, bu süreyi hak düşürücü süre olarak nitelendirmemekle birlikte itiraz hakkının kullanılabilmesi için tebliğden sonra zamanında başvurulması gerektiği hükmün doğal sonucudur. İtiraz hakkı yalnız ret kararlarına değil, hakem heyetinin tüm kararlarına karşı kullanılabilir.
İtirazın önemli bir sonucu, kararın icrasını kendiliğinden durdurmamasıdır. Kanunun 70. maddesinin üçüncü fıkrası bu konuda açıktır: itiraz üzerine icranın durması için tarafın ayrıca tedbir talebinde bulunması ve hâkimin bu talebi kabul etmesi gerekir. Dolayısıyla itiraz aşamasında icra tehdidini önlemek isteyen tarafın, itiraz başvurusuyla birlikte veya ayrıca icraya tedbir yoluyla durdurma talebini mahkemeye iletmesi gerekmektedir.
Tüketici Mahkemesinin İtiraz İnceleme Yetkisi
6502 sayılı Kanun'un 70. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, itiraz olunan karar esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı itirazın kabul edilmesi gerektiği veya kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılamayı gerektirmediği takdirde tüketici mahkemesi evrak üzerinde, kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir.
6502 sayılı Kanun'un 70. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.
Tüketici Mahkemelerinin Görev Kapsamı ve Harç Muafiyeti
6502 sayılı Kanun'un 73. maddesinin birinci fıkrası, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerini görevli saymaktadır. Bu mahkemelerde görülecek davalar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Altıncı Kısmı'ndaki usul hükümlerine göre yürütülür; madde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tamamının değil yalnızca bu kısmının uygulanacağını belirtmektedir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
Tüketiciler tarafından tüketici mahkemelerinde açılan davalar, 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesinin ikinci fıkrası gereğince 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamındaki harçlardan muaftır. Bu muafiyet, harçlara özgüdür; maddede harç dışındaki yargılama giderleri muafiyet kapsamında ayrıca düzenlenmemiştir.
Hakem Heyetine Başvuru Zorunluluğu ve Parasal Sınır
6502 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca, İcra ve İflas Kanunu'ndaki haklar saklı kalmak kaydıyla, değeri otuz bin Türk lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz. Maddede belirtilen parasal sınırlar, her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 68Kaynağı aç
Başvuru yetkisi bakımından tüketicinin yerleşim yerindeki veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki hakem heyeti yetkilidir. Hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde başvuru o ilçe kaymakamlığına yapılabilir; Bakanlıkça belirlenen yetkili heyete iletim bu yolla sağlanır. Hakem heyetleri kendilerine yapılan başvuruları kabul etmek zorundadır.
Vakıf Üniversitesi Uyuşmazlıklarında Yargı Yolu Sorunu
6502 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak; sağlayıcı ise kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusudur. Tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Vakıf üniversitesi ile öğrenci arasındaki uyuşmazlıkların hangi yargı kolunda görüleceği konusunda Yargıtay kararları arasında uyuşmazlığın niteliğine bağlı farklı sonuçlar bulunmaktadır. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, vakıf üniversitesinden alınan yaz okulu ücreti iadesine ilişkin uyuşmazlıkta eğitim hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan bir özel hukuk ilişkisinin söz konusu olduğunu ve davada idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlem veya hizmetin bulunmadığını saptamış; idari yargıyı görevli kabul eden ilk derece kararını bozmuştur (E. 2015/22133, K. 2016/3717). Buna karşılık Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, farklı bir vakıf üniversitesi uyuşmazlığında hizmet kusuruna dayalı değerlendirmeyle idari yargının görevli olduğuna hükmetmiş ve esasa giren ilk derece kararını bu gerekçeyle bozmuştur (E. 2012/25541, K. 2013/10064). Her iki kararda da bağımsız birer farklı yaklaşım bulunduğundan, bu içtihat çelişkisi tek bir kural olarak kesinleştirilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise bir devlet üniversitesine ilişkin uyuşmazlıkta Bakanlar Kurulu kararına dayalı katkı payı iadesinin idari nitelikte olduğunu ve taraflar arasında sözleşmesel özel hukuk ilişkisi bulunmadığını tespit ederek, ilk derece kararını usul ve yasaya uygun bulmuştur (E. 2025/88, K. 2025/1452). Bu karar vakıf üniversitesine değil devlet üniversitesine ilişkindir ve katkı payının idari karardan kaynaklandığı özel bir olaya dayanmaktadır; vakıf üniversitesi uyuşmazlıklarına genellenemez.
Bu kararlardan çıkan tablo şudur: vakıf üniversitesi ile öğrenci arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden mi yoksa idari bir işlemden mi kaynaklandığı, olayın somut koşullarına göre farklı yargı yollarını gündeme getirebilmektedir. Sözleşme ilişkisine dayanan ücret iadesi gibi taleplerde adli yargı ve tüketici mahkemesinin görevli kabul edildiği kararlar bulunmakla birlikte, uyuşmazlığın nitelendirilmesi belirleyici olmaktadır. Yargı yolunun yanlış belirlenmesi, davanın esası incelenmeksizin görevsizlik kararıyla sonuçlanmasına yol açabileceğinden başvuru yapılmadan önce uyuşmazlığın hukuki niteliğinin değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Hakem heyeti ret kararına itiraz için süre ne kadardır?
6502 sayılı Kanun'un 70. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca itiraz süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Bu süre içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki veya tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesine başvurulması gerekir.
İtiraz etmek hakem heyeti kararının icrasını durdurur mu?
Hayır. Kanunun 70. maddesinin üçüncü fıkrası, itirazın kararın icrasını kendiliğinden durdurmayacağını açıkça belirtmektedir. Kararın icrasının durdurulabilmesi için mahkemeye ayrıca tedbir talebinde bulunulması ve hâkimin bu talebi kabul etmesi gerekir.
Tüketici mahkemesinin itiraz kararına karşı temyize gidilebilir mi?
Gidilemez. 6502 sayılı Kanun'un 70. maddesinin beşinci fıkrası, hakem heyeti kararına itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği kararın kesin olduğunu hükme bağlamıştır.
Tüketici mahkemesinde harç ödenmesi gerekir mi?
Tüketiciler tarafından tüketici mahkemelerinde açılan davalar, 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesinin ikinci fıkrası gereğince 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamındaki harçlardan muaftır. Bu muafiyet, harçlara özgüdür; maddede harç dışındaki yargılama giderleri muafiyet kapsamında ayrıca düzenlenmemiştir.
Hakem heyetine başvuru zorunlu mudur?
6502 sayılı Kanun'un 68. maddesi, uyuşmazlık değerinin belirlenen parasal sınırın altında kalması durumunda — İcra ve İflas Kanunu'ndaki haklar saklı kalmak kaydıyla — hakem heyetine başvuruyu zorunlu kılmaktadır. Bu sınır maddede otuz bin Türk lirası olarak belirlenmiş olup her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırıldığından uyuşmazlık tarihinde geçerli güncel tutarın denetlenmesi gerekmektedir. Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise hakem heyetine başvuru yapılamaz.
Vakıf üniversitesiyle öğrenim ücretine ilişkin uyuşmazlıkta hangi mahkeme görevlidir?
Görevli yargı kolu uyuşmazlığın somut niteliğine göre farklılık gösterebilmektedir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, vakıf üniversitesi ile öğrenci arasındaki eğitim hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan ücret istirdadı uyuşmazlığında adli yargıyı görevli kabul etmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi ise hizmet kusuru gerekçesiyle idari yargının görevli olduğuna hükmetmiştir. Taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmayan idari nitelikteki uyuşmazlıklarda da idari yargı görevli sayılmaktadır.
Tüketici mahkemesi itiraz incelemesinde kararı değiştirebilir mi?
Evet. 6502 sayılı Kanun'un 70. maddesinin dördüncü fıkrası bu yetkiyi düzenlemektedir: itiraz olunan karar esas yönünden kanuna uygun olmakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmışsa ya da kanuna uymayan husus yeniden yargılamayı gerektirmiyorsa, tüketici mahkemesi evrak üzerinde kararı değiştirerek veya düzelterek onama kararı verebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

