Kanunun Amacı, Kapsamı ve Temel Kavramlar
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, tüketiciyi korumayı, tüketici haklarını güvence altına almayı, haksız ticari uygulamalar ile yanıltıcı reklamlara karşı tüketicinin ekonomik çıkarlarını savunmayı ve bilinçli kararlar verilebilmesi için gerekli bilgilendirmenin sağlanmasını amaçlar. Kanun hükümleri, Türkiye'deki tüm tüketici işlemlerini kapsamakta olup mal ve hizmet piyasalarında üreticiler, satıcılar ve hizmet sağlayıcılar tarafından yürütülen işlemler kanunun uygulama alanına girer. Kanunda tüketici, kişisel ihtiyaçlarını karşılamak gayesiyle mal ve hizmet alan kişi şeklinde tanımlanmıştır.
Sözleşmelerde Haksız Şartlar ve Geçersizlik Hükümleri
6502 sayılı Kanun m. 5 uyarınca haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tarafların hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan hükümlerdir. Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve standart sözleşmede yer alması sebebiyle tüketici içeriğe etki edememişse, o şartın tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir; standart bir şartın münferiden müzakere edildiğini ispat yükü sözleşmeyi düzenleyene aittir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Tüketici sözleşmelerinde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur ve sözleşmeyi düzenleyen taraf, hükümsüz sayılan şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi kurmayacağını ileri süremez. Yazılı sözleşme şartlarının açık ve anlaşılır bir dille düzenlenmesi zorunludur; bir hükmün açık olmaması veya birden çok anlama gelmesi halinde söz konusu hüküm tüketici lehine yorumlanır. Bununla birlikte şartlar açık ve anlaşılır yazılmak kaydıyla, asli edim yükümlülükleri arasındaki denge veya mal ya da hizmetin piyasa değeri ile sözleşme fiyatı arasındaki dengeye yönelik haksızlık değerlendirmesi yapılamaz.
Ayıplı Mal Tanımı ve İspat Külfeti
6502 sayılı Kanun m. 8 uyarınca ayıplı mal; tüketiciye teslimi anında taraflarca kararlaştırılan örnek veya modele uygun olmaması yahut objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Sözleşmeye konu malın kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajın satıcı tarafından ya da onun sorumluluğu altında yapıldığı durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa sayılır. Ayrıca satışa sunulacak ayıplı mal üzerine veya ambalajına ayıba ilişkin açıklayıcı bilgi içeren bir etiket konulması ya da bu bilginin fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi kanunen zorunludur.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
Satıcı malı sözleşmeye uygun teslim etmekle yükümlüdür. Kendisinden kaynaklanmayan reklam açıklamalarından haberdar olmadığını ve haberdar olmasının kendisinden beklenemeyeceğini, satış anında açıklamanın düzeltildiğini veya sözleşme kurma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatlayan satıcı söz konusu açıklamayla bağlı tutulmaz. Kanunun 10. maddesi uyarınca, teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilir ve malın ayıplı olmadığının ispatı satıcıya aittir; ancak bu karine malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyorsa uygulanmaz. Tüketicinin sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hallerde ise sözleşmeye aykırılık oluşmaz.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
Tüketicinin Seçimlik Hakları ve Zamanaşımı
Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme veya imkan varsa satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etme haklarından birini kullanabilir. Ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirilmenin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması halinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini seçebilir; bu orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği dikkate alınır. Tüketici ayrıca ayıplı mal nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmin edilmesini satıcıdan talep edebilir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 11Kaynağı aç
Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üreticiye veya ithalatçıya karşı da ileri sürülebilir; bu hakların yerine getirilmesinde satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Bu taleplerin yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur.
Ayıplı maldan sorumluluk, daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; bu süre konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır. İkinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise üç yıldan az olamaz. Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
Tüketici Sözleşmeleri Türleri ve Cayma Hakkı
Taksitle satışlarda tüketici borçlarını erken ödeme hakkına sahiptir ve satıcı taksitlerin ödeme koşullarını açıkça belirtmek zorundadır. Tüketici kredisi sözleşmeleri faiz oranı, ödeme süresi ve toplam maliyet unsurları açıkça belirtilerek sunulmalıdır. Konut finansmanı sözleşmelerinde de faiz oranı, ödeme şartları ve toplam maliyet tüketiciye bildirilir; tüketici bu sözleşmelerde cayma hakkına sahiptir. Devre tatil veya uzun süreli tatil sözleşmelerinde tüketiciye cayma hakkı tanınmış olup ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur.
İş yeri dışında kurulan sözleşmeler, Bakanlıkça yetkilendirilmiş satıcı veya sağlayıcı tarafından kurulur ve yazılı şekilde kurulmadıkça geçerli olmaz; geçerli sözleşme kurmayan taraf geçersizliği tüketici aleyhine ileri süremez. Bu sözleşmelerde tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkına sahiptir. Cayma süresi içinde tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapması veya borç altına sokan belge vermesi istenemez. Yükümlülüklere aykırı davranılması veya cayma hakkı konusunda usulünce bilgilendirme yapılmaması halinde tüketici on dört günlük süreyle bağlı değildir; bu süre cayma süresinin bitiminden itibaren bir yıl sonra sona erer.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 47Kaynağı aç
Mesafeli mal satışlarında satıcının edimini ifa süresi, tüketici isteklerine göre hazırlanan mallar hariç otuz günü geçemez; süresinde ifa edilmezse tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkını kullanabilir; bildirimin bu süre içinde yöneltilmesi yeterlidir. Cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmeyen tüketici on dört günlük süreyle bağlı olmayıp bu hak cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer. Cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 48Kaynağı aç
Abonelik Sözleşmeleri, Garanti ve Satış Sonrası Hizmetler
6502 sayılı Kanun m. 52 kapsamında tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmelerini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshedebilir. Satıcı veya sağlayıcı, fesih bildiriminin hüküm ifade etmesinden itibaren on beş gün içinde ödenmiş ücretin kalan kısmını kesintisiz iade etmekle yükümlüdür. Aboneliğin belirlenen süreler içinde sonlandırılmadığı hallerde, bu sürelerin bitiminden itibaren mal veya hizmetten yararlanılmış olsa dahi tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemez.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 52Kaynağı aç
Üretici ve ithalatçılar tüketiciye yönelik mallar için garanti belgesi düzenlemek zorundadır; bu belgenin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu satıcıya aittir. Garanti süresi malın teslim tarihinden başlamak üzere asgari iki yıldır. Tüketicinin onarım hakkını seçtiği durumlarda, malın garanti süresi içinde tekrar arızalanması, azami tamir süresinin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde diğer seçimlik haklar kullanılabilir ve bu talebin yerine getirilmesinden satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Satıcılar ayrıca ürünün bakım ve onarım ihtiyaçlarını kapsayan satış sonrası hizmetleri sağlamak, perakende satışa sunulan mal ve hizmetlerin fiyatını açık ve görünür etiketle belirtmekle yükümlüdür.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 56Kaynağı aç
Ticari reklamların dürüst, kamu düzenine ve Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere uygun olması zorunludur; aldatıcı, tecrübe noksanlıklarını istismar edici veya güvenliği tehlikeye düşürücü reklam yapılamaz. Reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin sunulan örtülü reklamlar yasaktır ve reklamlardaki iddiaların doğruluğunu ispatlama yükümlülüğü reklam verenlere aittir. Ayrıca üretici ve satıcılar tüketici sağlığı ve güvenliğini gözetmekle, yabancı üretici ve ithalatçılar da Türkiye'deki tüketici haklarına uygun hareket etmekle yükümlüdür.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 61Kaynağı aç
Uyuşmazlıkların Çözümü: Hakem Heyeti ve Mahkeme Yolu
6502 sayılı Kanun m. 68 gereğince, kanunda belirlenen parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Tüketici hakem heyeti kararları taraflar açısından bağlayıcı niteliktedir. Taraflar, tüketici hakem heyetinin kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde tüketici hakem heyetinin veya tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz tüketici hakem heyeti kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz; ancak talep edilmesi şartıyla hakim kararın icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 68Kaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 70Kaynağı aç
Yürürlük ve İntikal Hükümleri
6502 sayılı Kanun m. 86 uyarınca 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış olup diğer mevzuatta anılan Kanuna yapılan atıflar 6502 sayılı Kanuna yapılmış sayılır. Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren altı ay sonra 28 Mayıs 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 86Kaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 87Kaynağı aç
Mesafeli sözleşmelerde cayma süresi ne kadardır?
Tüketici, mesafeli sözleşmelerde on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmeyen tüketici ise on dört günlük süreyle bağlı olmayıp bu hak cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer.
Ayıplı mal tesliminde hangi seçimlik haklar kullanılabilir?
Tüketici; sözleşmeden dönme, ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, ücretsiz onarım talep etme veya imkan varsa ayıpsız misli ile değişim isteme haklarından birini seçebilir. Ayrıca ayıplı mal nedeniyle uğranılan maddi zarar için tazminat talep edilebilir.
Tüketici hakem heyeti kararına itiraz icrayı durdurur mu?
Tüketici mahkemesine iki hafta içinde yapılan itiraz kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Ancak taraflarca talep edilmesi halinde hakim, hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir.
Abonelik sözleşmesi cezai şartsız nasıl feshedilir?
Belirsiz süreli veya süresi bir yıldan uzun belirli süreli abonelik sözleşmelerini tüketici herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin dilediği zaman feshedebilir. Fesih bildiriminden sonra kalan peşin ücret on beş gün içinde kesintisiz iade edilmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

