Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Kurumu
Tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulaması 2020 yılı itibarıyla yürürlüğe girmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 73/A uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu düzenleme ile tüketici ile satıcı veya hizmet sağlayıcı arasındaki uyuşmazlıkların mahkemeye gidilmeden önce arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulması amaçlanmaktadır. 6502 sayılı Kanun m. 73/1 gereğince tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir ve bu davalar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. Ayrıca tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar ise Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A(2) uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Öte yandan arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılması durumunda da mahkemece dava reddedilir.
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
Arabuluculuk Başvurusu ve Yetki İtirazı Usulü
6325 sayılı Kanun m. 18/A(4) uyarınca dava şartı arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise başvuru bu amaçla görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gerçekleştirilir. Yapılan başvurunun ardından arabulucu görevlendirmesi yapılır. Görevlendirilen arabulucu, tarafın avukatı bulunsa bile asıl tarafı da görevlendirme ve ilk toplantı daveti konusunda bilgilendirir; bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.
Yetki itirazı ileri sürüldüğünde arabulucu, evrakı sulh hukuk mahkemesine iletilmesi için derhâl büroya sunar. Mahkeme dosya üzerinden harç almadan inceleme gerçekleştirerek yetkili büroyu en geç bir hafta içinde kesin biçimde belirler ve dosyayı büroya iade eder. Yetki itirazının kabulü hâlinde tebliğden itibaren bir haftalık süre içinde yetkili büroya müracaat edilebilir ve bu durumda yetkisiz büroya yapılan ilk başvuru tarihi geçerliliğini korur.
Başvurunun Sonuçlandırılma Süresi ve Zamanaşımının Durması
6325 sayılı Kanun m. 18/A(9) kapsamında arabulucu, kendisine tevdi edilen başvuruyu görevlendirme gününden başlayarak üç haftada neticelendirir. Zorunluluk bulunan hâllerde bu zaman dilimi arabulucu kararıyla en çok bir hafta daha uzatılabilmektedir.
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Dava açılmadan önce mahkemeden ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmiş olması durumunda, 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrası ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süreleri, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın tanzim edildiği tarihe kadar işlemez.
Arabuluculuğun Kapsamı ve Kanuni İstisnalar
Tüketici uyuşmazlıklarında ayıplı mal ve hizmetler, garanti problemleri, tüketici kredisi uyuşmazlıkları, abonelik sözleşmeleri ile ayıplı konut meseleleri arabuluculuğa konu olabilmektedir. Bununla birlikte 6502 sayılı Kanun m. 73/A(1) uyarınca dava şartı arabuluculuk kurallarının işletilmeyeceği istisnalar öngörülmüştür. Buna göre tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar ile bu heyet kararlarına yöneltilen itiraz davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Ayrıca tüketici örgütleri, Bakanlık yahut ilgili kamu kurumlarınca haksız ticari uygulamalar ile ticari reklam hükümleri saklı kalmak üzere, genel tüketici kitlesini ilgilendiren tehlikelerin önlenmesi, durdurulması ve hukuka aykırılığın tespiti maksadıyla açılan m. 73/6 kapsamındaki davalar, seri mal ayıplarına ilişkin m. 74 davaları ve tüketici işlemi vasfı taşısa bile taşınmazın aynından kaynaklanan davalar dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. Heyet kararlarına vaki itiraz incelemesinde verilen mahkeme hükümleri ise mahkemece doğrudan tüketici hakem heyetine ulaştırılır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 74Kaynağı aç
Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararıyla tespit edilmesi durumunda, mahkemece satışın geçici durdurulmasına veya ayıbın giderilmesine hükmedilebilir. Bu tespit üzerine üretici ya da ithalatçı kararın tebliğinden itibaren azami üç ay içinde ayıbı gidermekle yükümlü tutulmuştur. Ayıbın giderilmesinin imkânsız bulunması halinde mal üretici veya ithalatçı eliyle toplatılır; toplatılan ürünler barındırdıkları tehlikelere göre kısmen yahut tamamen imha edilir veya ettirilir; tüketicinin dava ile tazminat istemleri saklı kalır. Seri malın tüketici güvenliğini tehdit etmesi hâlinde ilgili teknik mevzuat kuralları uygulanır. Ayrıca mevzuatta tahkime ya da başka bir alternatif çözüm zeminine başvurma zorunluluğunun getirilmesi veya geçerli tahkim sözleşmesi bulunması hâlinde de dava şartı arabuluculuk tatbik edilmez.
Gizlilik, Vekille Temsil ve İlk Toplantıya Katılmama Kuralı
Arabuluculuk sürecinde açık yargılama yerine taraflar arasında gizli ve kapalı bir müzakere süreci yürütülür ve görüşmeler gizlilik esasına dayanır. Süreçte avukat tutmak zorunlu olmayıp taraflar sürece bizzat katılabilecekleri gibi dilerlerse vekilleri aracılığıyla da sürece dâhil olabilirler.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin on birinci fıkrasında düzenlenen ilk toplantıya mazeretsiz katılmamaya bağlanan usuli yaptırım kuralı, 6502 sayılı Kanun m. 73/A(2) gereğince tüketici aleyhine tatbik edilmez.
Sürecin Tamamlanması ve Son Tutanağın Hukuki Niteliği
Tarafların arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlaması halinde tanzim edilen anlaşma belgesi, mahkeme kararı niteliğinde olup bağlayıcıdır ve uygulanması zorunludur; bu şekilde uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan çözüme kavuşturulur.
Tarafların arabuluculuk müzakerelerinde uzlaşamaması durumunda ise bu hal tutanakla belgelenir ve süreç sona erer. Anlaşma sağlanamayan durumlarda taraflar bu tutanak ile mahkemeye başvurarak dava açma yoluna gidebilirler.
Tüketici arabuluculuk süreci en fazla ne kadar sürer?
Görevlendirilen arabulucu, başvuru sürecini görevlendirme tarihinden itibaren üç haftalık sürede neticelendirmek durumundadır; zorunlu görülen hâllerde bu zaman sınırı arabulucu tarafından en çok bir hafta daha uzatılarak azami dört haftada tamamlanır.
Arabulucuya başvurulmadan doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılırsa ne olur?
6325 sayılı Kanun m. 18/A(2) uyarınca dava şartı arabuluculuğa gidilmeden tüketici mahkemesinde dava ikame edilmesi hâlinde mahkemece hiçbir işlem yapılmaksızın dava, dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddedilir.
Tüketici hakem heyeti kararına karşı dava açarken arabulucuya başvurulmalı mıdır?
Hayır. 6502 sayılı Kanun m. 73/A(1) hükmü uyarınca tüketici hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz davalarında arabuluculuk dava şartı değildir.
İlk arabuluculuk toplantısına katılmayan tüketici aleyhine yargılama gideri verilir mi?
Hayır. 6325 sayılı Kanunun ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf aleyhine yaptırım öngören düzenlemesi, 6502 sayılı Kanun m. 73/A(2) gereğince tüketici aleyhine uygulanmaz.
Yetkisiz arabuluculuk bürosuna başvurulmuşsa hak kaybı yaşanır mı?
Yetki itirazının sulh hukuk mahkemesince kabul edilmesi durumunda kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulursa, yetkisiz büroya başvuru tarihi yetkili büroya başvurma tarihi sayılır ve hak kaybı oluşmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

