Güzellik ve Epilasyon Merkezlerinde Hukuki Haklar

by Avukat Erdal Ersoy
Güzellik ve Epilasyon Merkezlerinde Hukuki Haklar

Ayıplı Güzellik ve Epilasyon Hizmetinde Tüketici Talepleri

Güzellik ve estetik merkezlerinden alınan hizmetin kusurlu veya ayıplı olması halinde tüketici, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca ödediği bedelin iadesini ya da hizmet bedelinden indirim yapılmasını talep edebilir.

Güzellik merkezleriyle kurulan paket sözleşmelerde tüketici, henüz başlanmamış olan seanslar için sözleşmenin feshini isteyebilir. Hizmetin ifasına başlanmış olması durumunda ise yalnızca fiilen yerine getirilen seanslara isabet eden kısım mahsup edilir ve kalan bakiye bedelin tüketiciye iadesi gerekir.

Hizmet kusursuz biçimde yerine getirilmiş olsa dahi, hizmet sağlayıcının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında eser sözleşmesi mahiyetinde somut bir netice taahhüdünde bulunması uyuşmazlığın çerçevesini değiştirir. Vadedilen sonucun gerçekleşmemesi halinde müşteri, sağlayıcıdan bedel iadesi veya uğradığı zararların tazminini talep edebilir.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Başvuru Usulü ve Arabuluculuk

6502 sayılı Kanun kapsamında güzellik merkezlerine karşı ayıplı hizmet veya sözleşmeye aykırılık iddialarıyla açılacak davalarda zamanaşımı süresi kural olarak 2 yıldır. Taleplerin ileri sürülmesinde uyuşmazlığın parasal değerine göre Tüketici Hakem Heyetine veya Tüketici Mahkemesine başvurulur; sağlayıcının iade talebini reddetmesi halinde arabuluculuk ve yargı yolları devreye girer.

6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması kural olarak dava şartıdır. Buna karşılık tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itirazlar, 6502 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin altıncı fıkrası ile 74 üncü maddesinde düzenlenen davalar ve tüketici işlemi niteliğindeki taşınmazın aynından doğan davalarda arabuluculuk dava şartı aranmaz.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
MADDE 73/A- (Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması

Tüketici mahkemelerinin görevindeki uyuşmazlıklara ilişkin yürütülen arabuluculuk sürecinde tüketiciyi koruyucu özel bir usul kuralı mevcuttur. 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 6325 sayılı Kanun'un mazeretsiz ilk oturuma katılmayan tarafın kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasını öngören 18/A maddesinin on birinci fıkrası hükmü tüketici aleyhine uygulanamaz.

Uygulama Hatalarında Taksirle Yaralama ve Cezai Yaptırımlar

Epilasyon ve estetik müdahalelerinde taksirle başkasının vücuduna acı veren ya da sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan kişi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Fiilin mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yahut yüzünde sabit ize yol açması durumunda ceza Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yarısı oranında artırılır. Eylemin mağdurun yüzünün sürekli değişikliğine veya iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olması halinde ise aynı Kanun'un 89. maddesinin 3. fıkrası gereğince verilecek temel ceza bir kat artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.[45] (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b) Vücudunda kemik kırılmasına, c) Konuşmasında sürekli zorluğa, d) Yüzünde sabit ize, e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır. (3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. (4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[46] (5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz. İnsan üzerinde deney

Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin 5. fıkrası gereğince taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak 89. maddenin 1. fıkrası kapsamındaki basit yaralama hali hariç olmak üzere eylemin bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet koşulu aranmaz. Suçun taksirle yaralama niteliğindeki görünümlerinde genel dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Bununla birlikte soruşturulması şikâyete bağlı hallerde Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin 1 ve 2. fıkraları uyarınca yetkili kişinin zamanaşımı süresini aşmamak şartıyla fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması zorunludur; bu sürenin hak düşürücü niteliği gereği süresinde şikâyet yapılmazsa soruşturma yürütülemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. (3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez. (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. (5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. (7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz. (8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.) Dava veya cezanın düşmesinin etkisi

Taksirle yaralamada birden fazla şikâyet hakkı sahibinden birinin altı aylık süreyi geçirmesi Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin 3. fıkrası gereğince diğer hak sahiplerinin başvuru hakkını düşürmez. Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; ancak hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel teşkil etmez. İştirak halinde işlenen suçlarda faillerden biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar; ne var ki vazgeçme bunu kabul etmeyen sanık yönünden sonuç doğurmaz. Suçtan zarar gören kişi şikâyetten vazgeçerken şahsi haklarından da feragat ettiğini açıkça bildirmişse sonradan hukuk mahkemesinde tazminat davası açma hakkını kaybeder.

İdari Denetim Mercileri ve Uyuşmazlıklarda Delil Tespiti

Güzellik ve estetik merkezlerinin idari yönden denetlenmesi amacıyla ruhsat, hijyen kuralları, aldatıcı reklamlar ve yetkisiz tıbbi işlemler il veya ilçe sağlık müdürlüklerine, belediye zabıtasına, Ticaret Bakanlığına ve CİMER mercilerine şikâyet edilebilir. Yapılacak şikâyetin türü, merkezdeki aykırılığın hijyen noksanlığı, mevzuata aykırı tanıtım ya da yetkisiz sağlık faaliyeti olup olmadığına göre tayin edilir.

Hukuki ve cezai süreçlerde hak kaybı yaşamamak adına ispat araçlarının eksiksiz toplanması önem taşır. Merkezle yapılan yazılı sözleşme, fatura, banka ödeme dekontları, seans katılım çizelgeleri, merkez personeliyle yapılan mesajlaşmalar ve tanıtım görselleri dosyaya eklenmelidir. Yanık, leke veya doku hasarı içeren durumlarda ise işlem öncesi ve sonrası fotoğraflar ile birlikte dermatoloji raporları, acil servis giriş kayıtları ve reçeteler delil olarak sunulmalıdır.

Güzellik merkezinde gidilmeyen paket seansların ücreti iade alınabilir mi?

Tüketici henüz başlanmamış seanslar için sözleşmeyi feshedip tam iade isteyebilir; başlanmış paketlerde ise yalnızca uygulanan seans bedelleri mahsup edilerek kalan bakiyenin iadesi talep edilir.

Lazer veya estetik işleminde kalıcı yanık izi oluşursa ceza artırılır mı?

Taksirle yaralama neticesinde yüzde sabit iz kalması halinde temel ceza yarı oranında artırılır; eylemin yüzün sürekli değişikliğine yol açması halinde ise kanuni artırım bir kat olarak uygulanır.

Tüketici mahkemesinde güzellik merkezine dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mudur?

Tüketici mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk kanuni dava şartıdır; ancak tüketici hakem heyetinin görev sınırındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı aranmaz.

Kusurlu güzellik ve estetik işlemlerinde tüketici davası açma süresi ne kadardır?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki ayıplı hizmet ve sözleşmeye aykırılık iddialarında zamanaşımı süresi kural olarak 2 yıldır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu