TÜBİTAK Proje Reddi İtirazı: Süre, Usul ve İdari Yargı Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
TÜBİTAK Proje Reddi İtirazı: Süre, Usul ve İdari Yargı Yolu

TÜBİTAK proje reddi kararına itiraz, ret işleminin ilgiliye yazılı veya elektronik yolla tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan kaçırılması, başvuruyu geçersiz kılar. İtiraz, TÜBİMER Online Sistemi üzerinden yapılır ve iki aşamalı bir inceleme sürecinden geçer.

Hangi İtirazlar Bu Yönetmelik Kapsamına Girer?

İtiraz Yönetmeliği üç grup itirazı kapsar: başvuru değerlendirme süreçlerinde gerçekleştirilen faaliyet ve işlemlere ilişkin itirazlar; süreçte görev alan hakem, danışman, uzman, editör, panelist, moderatör, raportör, komite veya kurul üyesi gibi kişilerin etik ihlal dışındaki görevlerine ilişkin itirazlar; ve Başkanlık tarafından uygun görülen diğer itirazlar. Etik ihlal iddiaları bu yönetmelik kapsamı dışında kalmaktadır.

Öte yandan bazı başvuru ve süreç türleri bu yönetmelik kapsamı dışındadır. Başvuru değerlendirme süreci TÜBİTAK tarafından gerçekleştirilmeyen destekler, süreci henüz sonuçlanmamış başvurular, süreci olumlu sonuçlanmış başvurular, kamunun ihtiyaçları doğrultusunda yürütülen destek ve teşvik faaliyetleri ile AYEK ve ENDEK kararları bu yönetmelik çerçevesinde itiraz konusu yapılamaz; bu kararlar için ayrı mevzuat geçerlidir. Dolayısıyla itiraz yoluna başvurmadan önce başvurunun kapsam içinde olup olmadığının değerlendirilmesi önem taşır.

15 Günlük İtiraz Süresi ve Tatil Günleri

İtiraz Yönetmeliği'nin 11. maddesinin birinci fıkrası uyarınca itiraz başvurusu, ret işleminin yazılı veya elektronik yolla tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır. Sürenin son günü resmi tatile denk gelirse tatil gününü izleyen ilk iş gününe uzar. Bu 15 günlük süre hak düşürücüdür; süre geçtikten sonra yapılan başvuru kapsam dışında kalır.

Mücbir Sebep Hâlinde Süre

15 günlük süre içinde mücbir sebep nedeniyle başvuruda bulunamayan kişiler, mücbir sebebin ortadan kalktığı günden itibaren yine 15 gün içinde itirazda bulunabilir. Bunun için mücbir sebebe ilişkin kanıtlayıcı belgelerin İtiraz İnceleme Komisyonu'na sunulması ve Komisyon tarafından kabul edilmesi gereklidir.

Başvurunun Yapılış Şekli ve Zorunlu Belgeler

İtiraz başvurusu, TÜBİMER Online Sistemi üzerinden İtiraz Başvuru Formu kullanılarak yazılı ya da elektronik yolla yapılır. Yönetmelik'in 12. maddesinin ikinci fıkrası gereğince başvuru süresinin uygunluğuna ilişkin belge forma eklenmelidir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası ise itiraz yoluyla eksik bilgi veya belge tamamlanarak proje başvurusunun genişletilmesini ya da uygun hâle getirilmesini açıkça yasaklamaktadır.

İki Aşamalı İnceleme Süreci

İtiraz süreci iki aşamalıdır. Birinci aşamada İtiraz İnceleme Komisyonu devreye girer; Komisyon, itirazın kendisine ulaşmasından itibaren en geç 15 gün içinde kabul ya da ret kararı vermek zorundadır. Ret kararı gerekçesiyle birlikte başvuru sahibine yazılı veya elektronik yolla bildirilir. Komisyon itirazı kabul ederse dosya, ayrıntılı değerlendirme yapılmak üzere İtiraz Değerlendirme Kurulu'na iletilir.

İkinci aşamada İtiraz Değerlendirme Kurulu, dosyanın kendisine ulaşmasından itibaren en geç 45 gün içinde kabul ya da ret kararı verir. Kurulun görevi değerlendirme sürecinin yeniden yapılıp yapılmayacağını denetlemektir; proje önerisinin bilimsel içeriğini doğrudan incelemez. Kurul itirazı kabul ederse ilgili Birim 30 gün içinde yeniden değerlendirme sürecini başlatmak zorundadır.

Yeniden Değerlendirme Sonrası İtiraz Yasağı

Yönetmelik'in 14. maddesinin beşinci fıkrasının (d) bendi, ilgili Birimin yeniden değerlendirme sonucunda verdiği karara karşı yeni bir itiraz başvurusu yapılmasına izin vermemektedir. Bu aşamada idari itiraz mekanizması sona erer; ancak idari yargı yolu açık kalmaya devam eder.

Gizlilik Kuralları

Komisyon ve Kurul kararları ile dosya belgeleri gizlidir; her iki organın üyeleri gizlilik sözleşmesi imzalamaktadır. Raportör ve uzman isimleri de gizli tutulur. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde yapılan bilgi talebi karşılanabilir; ancak bu durumda raportör ve uzman isimleri verilmez.

İdare Mahkemesi'nde İptal Davası

İtirazın reddedilmesi hâlinde idari yargı yoluna gidilebilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. TÜBİTAK'ın merkezi Ankara'da bulunduğundan yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemesi'dir. İptal davasında sürenin tam olarak hangi tebliğ tarihinden işlemeye başlayacağı, özellikle yeniden değerlendirme kararına karşı açılacak davalarda, somut durumun koşullarına göre farklılık gösterebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Olağanüstü Hal Döneminde KHK ile İhraç Edilen Kişilerin Durumu

Olağanüstü hal döneminde kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılan kişiler bakımından TÜBİTAK Bilim Kurulu ayrı bir karar almıştır. Bu karara göre söz konusu kişilerin herhangi bir TÜBİTAK desteğine, proje, etkinlik, yayın veya burs başvuruları kabul edilmez; ayrıca bu kişilere görev de verilemez. Danıştay 8. Dairesi, E. 2022/7183, K. 2023/6661 sayılı kararında bu düzenleyici işlemin hukuka aykırı olmadığına oybirliğiyle hükmetmiştir. Söz konusu kararda Tetkik Hâkimi farklı bir değerlendirme yaparak, kamu görevinden çıkarılmadan önce tamamlanan projelerde araştırmacı sıfatıyla görev yapan ve bu nedenle ödeme hakkını daha o tarihte kazanmış olan kişi açısından bireysel işlemin iptali gerektiğini düşünmüştür; Danıştay Savcısı ise davanın reddi gerektiği görüşündedir. Mahkeme çoğunluğu davanın reddine karar vermiştir. Her iki yardımcı görüş de bağlayıcı nitelik taşımamaktadır.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/7183, K. 2023/6661Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/7183 E.  ,  2023/6661 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/7183 Karar No : 2023/6661 DAVACI : … VEKİLLERİ : Av. … – Av. … Av. … DAVALI : … Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. … – Av. … DAVANIN KONUSU : 1- Davacı tarafından, akademisyen olarak görev yaptığı dönemde; Araştırmacı olarak yer aldığı …numaralı "Türkiye'de faaliyet gösteren Havayolları Şirketlerine ait Ticari Uçak Emisyonlarının Turbofan Test-Cell Emisyon Ölçümlerine ve Gerçek Uçuş Verilerine Dayalı Analizi" ve … sayılı "Kütahya'da Hava Kalitesi Belirleme Çalışmaları; Kaynakların Tespiti, Ölçümler ve Sağlık Riski Analizi" başlıklı projeler kapsamında 'Proje Performans Ödülü'nün; 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verildiğinden bahisle ödenmemesine ilişkin işlem ile; 2- Anılan İşleme dayanak olarak gösterilen …tarih, … sayılı TUBİTAK Bilim Kurulu kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin iki projenin tamamında da araştırmacı olarak katıldığı, her türlü verilen işleri, sunumları yerine getirdiği, kamu görevinden çıkarılmadan önce söz konusu projelerin tamamlandığı, dolayısıyla ödemenin yapılmamasına gerekçe olarak kamu görevinden çıkarılmasının gösterilemeyeceği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı dava açtığı, henüz kesinleşmediği ileri sürülerek tamamlanan projelerde görev alması sebebiyle projenin tüm üyelerine ödenen ödemelerin kendisine de ödenmesi gerektiği ileri sürülerek müvekkiline ödememe yapılmamasına ilişkin işlem ile dayanağı olan düzenleyici işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; Usul yönünden davanın süresinde açılmadığı; esas yönünden ise davacının kamu görevinden KHK ile ihraç edilmesi sebebiyle sayılı …tarih ve … sayılı BİDEB Yürütme Kurulu Bilim Kurulu kararı doğrultusunda ödeme yapılmadığı, kamu görevinden terör örgütlerine iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle ihraç edilen kişilere herhangi bir ödemenin yapılmasının mümkün olamayacağı, ayrıca davacı tarafından imzalanan taahhüt beyanının 3. maddesinde de proje yürütücüsü ve araştırmacılarına verilmesi uygun bulunan PPÖ miktarına itiraz edilemeyeceğinin belirtildiği, dolayısıyla taahhüt sözleşmesi uyarınca davacının itiraz edemeyeceği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, davacının kamu görevinden çıkarılmadan önce tamamlanan projelerde Araştırmacı olarak görev yaptığı, dolayısıyla kamu görevinden çıkarılmadan önce Proje Performans Ödülü'nü almaya hak kazandığı görüldüğünden, hak etmiş olduğu tutarın tarafına ödenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine ilişkin bireysel işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …. DÜŞÜNCESİ : Dava; akademisyen olan davacının araştırmacı olarak yer aldığı …numaralı "Türkiye'de faaliyet gösteren Havayolları Şirketlerine ait Ticari Uçak Emisyonlarının Turbofan Test-Cell Emisyon Ölçümlerine ve Gerçek Uçuş Verilerine Dayalı Analizi" ve … sayılı "Kütahya'da Hava Kalitesi Belirleme Çalışmaları; Kaynakların Tespiti, Ölçümler ve Sağlık Riski Analizi" başlıklı projeler kapsamında 'Proje Performans Ödülü'nün; 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile görevine son verildiğinden bahisle ödenmemesi işleminin ve dayanağı …tarih, … sayılı TUBİTAK Bilim Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule yönelik savları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi Davacının araştırmacı olarak katıldığı projelerin TUBİTAK tarafından desteklendiği tarih (2012-2016) itibariyle yürürlükte olduğu şekliyle 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunun (2/7/2018 tarihli 703 sayılı KHK’nin 98 inci maddesiyle, bu Kanunun adı “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun olarak değiştirilmiştir.) Kanunun mülga 1. maddesinde; "Türkiye'nin rekabet gücünü ve refahını artırmak ve sürekli kılmak için; toplumun her kesimi ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde, ulusal öncelikler doğrultusunda bilim ve teknoloji politikaları geliştirmek, bunları gerçekleştirecek alt yapının ve araçların oluşturulmasına katkı sağlamak, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini özendirmek, desteklemek, koordine etmek, yürütmek; bilim ve teknoloji kültürünün geliştirilmesinde öncülük yapmak amacıyla, tüzel kişiliğe, idarî ve malî özerkliğe sahip, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla ilgili 'Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu' kurulmuştur." hükmü, 2/j maddesinde ise; "Bilim adamlarının, araştırıcıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmeleri için olanaklar sağlamak; bu amaçla ödüller vermek, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek ve bu amaçla burslar vermek, yarışmalar düzenlemek ve yayınlar yapmak" hükmüne yer verilmiştir. 278 sayılı Kanun ile verilen yetki çerçevesinde TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Burs ve Destek Programlarının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar düzenlenmiş ve 1. maddesinde; söz konusu esasların amacının, kurum tarafından düzenlenen ve TÜBİTAK'ın ilgili birimi olan Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen programların başlatılıp yürütülmesini belirlemek olduğu ifade edilmiş, "Değerlendirme ve destek kararı" başlıklı 6. maddesinde ise, başvuruların ( BİDEB) tarafından ön incelemeye alınacağı, ön incelemeyi geçen destek başvurularının programın niteliğine uygun olarak değerlendirmeye alınacağı, değerlendirme sonuçlarının GYK tarafından Başkanlığa sunulacağı, Başkanlığa sunulacak destekleme önerisinde, değerlendirme sonuçlarının yanında TÜBİTAK'ın olanakları ile belirlenen ülke ihtiyaç ve önceliklerinin gözetilebileceği düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Anadolu Üniversitesinde akademisyen olan davacının, imzacısı olduğu, basında "Bu suça ortak olmayacağız'' başlığıyla yer alan, 11 Ocak 2016 tarihinde bir grup akademisyen tarafından internet ortamında yayınlanan bildirinin Devleti katliam yapmakla itham eden ve Devletin varlığı ve bağımsızlığı aleyhine ifadelere yer veren bir bildiri olduğu gerekçesiyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E maddesinin (a) ve (b) fıkrası uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasının teklif edilmesi sonrasında, 07/02/2017 tarih ve 29972 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 686 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. Maddesinde bahsi geçen ekli 1 sayılı listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı ve hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı esasında açılan ceza davasında; hakkında terör örgütü propagandası suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılarak … tarih ve K:… sayılı kararıyla "beraat" kararı verilerek kararın istinaf edilmeden kesinleştiği; 23/12/2020 tarihinde CİMER aracılığıyla bahsi geçen iki projeyle ilgili olarak 'Performans Ödülü'nün ödenmesi isteminin 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığından bahisle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; öte yandan kamu görevinden çıkarılmasına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurusu reddedilen davacının anılan Komisyonun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açmış olduğu davanın ise … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile "reddedildiği", bahse konu "ret" kararına karşı istinaf başvurusu üzerine … İdari Dava Dairesinin E:… sayılı esasına kaydedilen davanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. …tarih, … sayılı TUBİTAK Bilim Kururlu kararı incelendiğinde; "KHK'lar ile doğrudan veya anılan KHK'larda öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılan gerçek kişilerin veya aynı Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatılan tüzel kişilerin; TÜBİTAK desteklerini değerlendirme, izleme ve sonuçlandırma süreçlerindeki heyet, kurul, komite, panel, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, danışma kurulu ile bu mekanizmalarda oluşturulan her türlü üyelikleri ve sair görevlerinin, kısmen ya da tamamen TÜBİTAK tarafından desteklenen her türlü proje, burs, etkinlik, yayın ve sair desteklere ilişkin tüm hakları ve görevleri ile bursiyerlik haklarının, kendileri açısından destek sözleşmelerinin, yayınlanmamış makalelere ilişkin yayına kabul kararının sona erdirileceği, Yukarıda belirtilen gerçek veya tüzel kişilere, bu görevlerinden, projelerinden veya desteklerinden dolayı ücret, ikramiye, burs, ödül veya her ne ad altında olursa olsun yapılmamış ödemelerin gerçekleştirilmeyeceği, Yukarıda belirtilen gerçek veya tüzel kişilerin, görev veya desteklerinin sona ermesi nedeni ile, devam ettirilmeleri mümkün olmayan projeler veya desteklerin, Bilim Kurulu kararı ile sona erdirileceği, Yukarıda belirtilen gerçek veya tüzel kişilere, doğrudan veya dolaylı olarak TÜBİTAK desteklerinin değerlendirme, izleme ve sonuçlandırma gibi herhangi bir sürecinde görev verilmeyeceği, herhangi bir TÜBİTAK desteğine ve herhangi bir proje, etkinlik, yayın, burs ve sair desteklere başvurularının kabul edilmeyeceği ve bu kişilere görev verilmeyeceği, Yukarıda belirtilen görevleri yürütmekle birlikte, kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu karar uygulanır" şeklinde karar alındığı anlaşılmakta olup; davalı idarenin, ilgili dönemde yürürlükte olan 278 Sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun Kurulması Hakkında Kanunla ve bu kanuna dayanılarak hazırlanmış TÜBİTAK Bilim Kurulunun Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik ile kendisine tanınan düzenleyici işlem yapma yetkisini kullanmak suretiyle; en üst karar organı olan Bilim Kurulunca ülkemizde yaşanan Olağanüstü Hal sürecinin dikkate alınması sureti ile Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin durumları ile ilgili olarak; bu kişilere, bu görevlerinden, projelerinden veya desteklerinden dolayı ücret, ikramiye, burs, ödül veya her ne ad altında olursa olsun yapılmamış ödemelerin gerçekleştirilmeyeceği yolunda aldığı kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Birel işleme gelince; 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, bu işleme yaptığı itirazın reddi üzerine açmış olduğu davanın henüz kesinleşmemiş olsa da "ret" ile sonuçlanmış olması nedeniyle, dayanağı olan genel işleme uygun olduğu açık olup hukuka aykırılık görülmemiştir. Kaldı ki; kamu görevinden çıkarılma işlemine itirazın reddi kararına karşı açılan davada devam eden yargılama süreci sonunda "iptal" kararı çıkması halinde; davacının, durumunun yeniden değerlendirmesi istemiyle davalı idareye başvurabileceği de açıktır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Anadolu Üniversitesinde akademisyen olarak görev yapan davacının, 11 Ocak 2016 tarihinde bir grup akademisyen tarafından internet ortamında yayınlanan bildirinin Devleti katliam yapmakla itham eden ve Devletin varlığı ve bağımsızlığı aleyhine ifadelere yer veren bir bildiri olduğu gerekçesiyle 07/02/2017 tarih ve 29972 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 686 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesinde bahsi geçen ekli 1 sayılı listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılması sonrasında, 23/12/2020 tarihinde CİMER aracılığıyla yürütücüsü olduğu tamamlanan iki projeyle ilgili olarak 'Performans Ödülü'nün ödenmesi isteminin 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığından bahisle reddedilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, tarafına ödeme yapılmamasına ilişkin işlem ile işleme dayanak olarak gösterilen düzenleyici işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esasına geçilmiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: Davacının araştırmacı olarak katıldığı projelerin TUBİTAK tarafından desteklendiği tarih (2012-2016) itibariyle yürürlükte olduğu şekliyle 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunun (2/7/2018 tarihli 703 sayılı KHK’nin 98 inci maddesiyle, bu Kanunun adı “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun olarak değiştirilmiştir.) Kanunun mülga 1. maddesinde; "Türkiye'nin rekabet gücünü ve refahını artırmak ve sürekli kılmak için; toplumun her kesimi ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde, ulusal öncelikler doğrultusunda bilim ve teknoloji politikaları geliştirmek, bunları gerçekleştirecek alt yapının ve araçların oluşturulmasına katkı sağlamak, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini özendirmek, desteklemek, koordine etmek, yürütmek; bilim ve teknoloji kültürünün geliştirilmesinde öncülük yapmak amacıyla, tüzel kişiliğe, idarî ve malî özerkliğe sahip, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla ilgili 'Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu' kurulmuştur." hükmü, 2/j maddesinde ise; "Bilim adamlarının, araştırıcıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmeleri için olanaklar sağlamak; bu amaçla ödüller vermek, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek ve bu amaçla burslar vermek, yarışmalar düzenlemek ve yayınlar yapmak" hükmüne yer verilmiştir. 278 sayılı Kanun ile verilen yetki çerçevesinde TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Burs ve Destek Programlarının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar düzenlenmiş ve 1. maddesinde; söz konusu esasların amacının, kurum tarafından düzenlenen ve TÜBİTAK'ın ilgili birimi olan Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen programların başlatılıp yürütülmesini belirlemek olduğu ifade edilmiş, "Değerlendirme ve destek kararı" başlıklı 6. maddesinde ise, başvuruların (BİDEB) tarafından ön incelemeye alınacağı, ön incelemeyi geçen destek başvurularının programın niteliğine uygun olarak değerlendirmeye alınacağı, değerlendirme sonuçlarının GYK tarafından Başkanlığa sunulacağı, Başkanlığa sunulacak destekleme önerisinde, değerlendirme sonuçlarının yanında TÜBİTAK'ın olanakları ile belirlenen ülke ihtiyaç ve önceliklerinin gözetilebileceği düzenlenmiştir. Hukuki Değerlendirme Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini özendirmek, desteklemek, koordine etmek, yürütmek; bilim ve teknoloji kültürünün geliştirilmesinde öncülük yapmak amacıyla kurulan bir kamu kurumu olduğu yönünde tartışma bulunmamaktadır. Dolayısıyla kamu kurumu olan ve kısaltılmış adı ile TUBİTAK olarak adlandırılan kurumunun, kamu kaynağından aktarılacak olan burs ve desteklerin yine kamu menfaati amacıyla kullanılmasını sağlamak temel görevlerinden biridir. … tarih ve … sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim Kurulu kararı ile Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzeni ve temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik menfur 15 Temmuz 2016 silahlı darbe teşebbüsünün ardından Anayasa'nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile yapılan düzenlemeler çerçevesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen gerçek ve tüzel kişiler ile Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler ile doğrudan veya anılan Kanun Hükmünde Kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılan gerçek kişilerin, herhangi bir proje, etkinlik, yayın, burs ve sair desteklere başvurularının kabul edilemeyeceği, proje veya desteklerden dolayı ücret, ikramiye, burs, ödül veya her ne ad altında olursa olsun yapılmamış ödemelerin gerçekleştirilmeyeceğine ilişkin karar alındığı görülmektedir. Davalı tarafından verilen savunma dilekçelerinde, TÜBİTAK Bilim Kurulu'nun kurumun en üst karar organı olduğu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası alınan Olağanüstü Hal kararı sonrasında, bu sürece ilişkin olarak kendilerinin de kurum olarak bir takım önlemler almalarının zaruri olması sebebiyle, çıkarılan Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararnamelerinin de amacına uygun olarak TUBİTAK Bilim Kurulu'nun Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik ile tanınan düzenleyici işlem yapma yetkisi kapsamında, terör örgütleriyle irtibatı veya iltisakı olduğu gerekçesiyle Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan kişilere her ne ad altında olursa olsun yapılmayan ödemelerin yapılmayacağına ilişkin karar alındığı, böyle bir karar alınmaması durumunda Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen önlemlerin içerik ve amacına aykırı olarak bu kişilere ödeme yapılmasının, kamu kaynaklarının doğru bir şekilde kullanılması gerekliliğine ilişkin ilkeye aykırı olacağından, bu yönde karar alındığının belirtilmiştir. Ülkemizde yaşanan 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamında çıkarılan Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararnameler ile darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu kapsamda, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen gerçek kişilerin kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Davalı idarenin bir kamu kurumu olduğu ve vermiş olduğu desteklerin de kamu yararına uygun olarak vermesi gerektiği kuşkusuzdur. Davalı kurum tarafından yapılan; burs veya ödül olarak adlandırılan ödemelerin tek amacının, bilimsel çalışma yapan kişileri maddi yönden desteklemek olmayıp, yapılan bu bilimsel araştırmaların sonrasında yine kamunun menfaatine uygun bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Dolayısıyla tamamlanmış projelere verilen proje performans ödülü başvurularının da bu kapsamda değerlendirilmesi amacıyla davalı idarece Olağanüstü Hal kapsamında alınan Kanun Hükmünde Kararnamelerinin amacı da göz önüne bulundurularak söz konusu kararın alındığı ve alınan kararın da amacının kamu kaynaklarının doğru ve verimli bir şekilde uygun kişilere aktarılarak kullanılması olduğu görülmektedir. Bu durumda, üst hukuk normları ile idareye verilen takdir yetkisi kapsamında alınan karara dayanılarak, Olağanüstü Hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin olarak kamu görevinden çıkarılan davacının, tarafına proje performans ödülü ödenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurusunun kabul edilmemesine ilişkin dava konusu işlem ile dayanağı olarak gösterilen düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Diğer yandan, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleme karşı idari yargıda açtığı dava sonucunda, davacının terör örgütlerine üyeliği, iltisakı veya irtibatı bulunmadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmesi halinde davacının davalı idareye yeni bir başvuru yapabileceği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aynı kararın gerekçesinde, kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin işlemin idari yargıda iptal edilmesi hâlinde ilgili kişinin durumunun yeniden değerlendirilebilmesi için davalı idareye yeni bir başvuru yapabileceği belirtilmektedir. Bu tespiti içeren karar, söz konusu değerlendirmenin bağlayıcı bir hüküm niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda yoruma açık olmaya devam etmektedir. TÜBİTAK Bilim Kurulu'nun bu kararının olağanüstü hal koşullarına özgü olduğu, olağan dönem proje red ve itiraz prosedürüyle doğrudan bağlantısının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği göz ardı edilmemelidir.

Sık Sorulan Sorular

TÜBİTAK proje ret kararına itiraz için süre ne kadardır?

Ret kararının yazılı veya elektronik olarak tebliğinden itibaren 15 gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan geçirilmesi, itiraz hakkını ortadan kaldırır. Sürenin son günü resmi tatile denk gelirse bir sonraki iş gününe uzar.

İtiraz başvurusu nereye ve nasıl yapılır?

TÜBİMER Online Sistemi üzerinden İtiraz Başvuru Formu doldurularak yazılı veya elektronik yolla yapılır. Başvuruya, sürenin uygunluğuna ilişkin belgenin eklenmesi zorunludur.

İtirazla eksik belgemi tamamlayabilir miyim?

Hayır. İtiraz yoluyla eksik bilgi veya belge tamamlanarak proje başvurusu genişletilemez ya da uygun hâle getirilemez.

İtiraz Değerlendirme Kurulu projeyi içerik olarak değerlendirir mi?

Hayır. Kurul, proje önerisinin bilimsel içeriğini incelemez; değerlendirme sürecinin yeniden yürütülüp yürütülmeyeceğini denetler.

İtirazım reddedilirse mahkemeye başvurabilir miyim?

Evet. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. TÜBİTAK'ın merkezi Ankara'da olduğundan yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemesi'dir. Dava süresinin tam olarak hangi tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı somut koşullara göre değişebildiğinden bireysel hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.

Mücbir sebep nedeniyle 15 günlük süreyi kaçırdıysam ne yapabilirim?

Mücbir sebebi kanıtlayan belgeleri İtiraz İnceleme Komisyonu'na sunarak kabul ettirmeniz gerekir. Komisyon kabul ederse mücbir sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren yine 15 gün içinde itiraz başvurusu yapılabilir.

Yeniden değerlendirme kararına tekrar itiraz edilebilir mi?

Hayır. İlgili Birimin yeniden değerlendirme sonucunda oluşan kararına karşı yeni bir itiraz başvurusu yapılamaz. İdari itiraz mekanizması bu aşamada sona erer; ancak idari yargı yolu açık kalmaya devam eder.

Her TÜBİTAK başvurusu bu itiraz yönetmeliği kapsamında mıdır?

Hayır. Başvuru değerlendirme süreci TÜBİTAK tarafından gerçekleştirilmeyen destekler, süreci henüz sonuçlanmamış veya olumlu sonuçlanmış başvurular, kamunun ihtiyaçları doğrultusunda yürütülen destek ve teşvik faaliyetleri ile AYEK ve ENDEK kararları bu yönetmelik kapsamı dışındadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu