Ticari İşletme Kavramı ve Devir Sözleşmesinin Hukuki Niteliği
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 11 uyarınca ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedefleyen, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü ekonomik birimdir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki ayrım çizgisi Cumhurbaşkanı kararıyla tayin edilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 11Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu m. 11/3 hükmü uyarınca ticari işletme, bünyesindeki malvarlığı unsurlarının devri için öngörülen zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına lüzum kalmaksızın tek bir devir sözleşmesiyle bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Bu kural uyarınca işletme malvarlığında yer alan taşınmazların tapuda ferağı veya taşınırların zilyetlik devri gibi işlemlerin münferiden gerçekleştirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Devir Sözleşmesinin Şekli, Tescil ve İlan Şartı
Ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan devir sözleşmeleri ile benzeri sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi kanuni zorunluluktur. Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 133/3 gereğince devir işlemi, devir sözleşmesinin tümünün tescil edilmesiyle hüküm ifade eder; buna göre tescil kurucu, Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilan ise açıklayıcı nitelik taşır.
Ticaret siciline tescil başvurusunda bulunma yetkisi Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 22/2 doğrultusunda ticari işletme sahibine aittir. Bununla beraber Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 133/4 hükmü uyarınca ticari işletme devir vaadi, belirli bir sürenin geçmesiyle hüküm doğuracak devirler ve şarta bağlanmış devirler ticaret siciline tescil edilemez.
Devredilen işletmenin aktifinde tapu, gemi veya fikrî mülkiyet sicilleri ile benzeri resmi sicillere kayıtlı mal ve haklar yer alıyorsa, bunların devralan adına tescilinin gecikmeksizin yapılması amacıyla ticaret sicil müdürlüğü, ticari işletme devrinin tescili ile eş zamanlı olarak ilgili sicillere derhal bildirimde bulunur.
Devir Sözleşmesinin Kapsamı ve Malvarlığı Unsurları
Aksi kararlaştırılmadıkça işletme devir sözleşmesi duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve işletmeye sürekli şekilde tahsis edilmiş malvarlığı unsurlarını kapsar. Taraflar sözleşmede belirterek bazı unsurları devir dışında tutabilir; ancak Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 133/2(c) uyarınca kapsam dışı bırakılan unsurlar ticari işletmenin bütünlüğünü bozmamalı ve devamlılığına zarar vermemelidir.
6102 sayılı Kanun m. 49/1 uyarınca ticaret unvanı ticari işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemez. Bununla birlikte m. 49/2 ve m. 11/3 hükümleri gereğince işletmenin devri kural olarak unvanın da devri sonucunu doğurur ve devralan unvanı aynen kullanma hakkına sahip olur; ancak taraflar sözleşmede aksini kararlaştırarak unvanı devir kapsamı dışında tutabilirler. Devir sözleşmesinde açık bir rekabet yasağı kararlaştırılmamış olsa dahi devredilen işletme değeri sebebiyle devredenin devralanla rekabet etmeme borcu altında olduğu kabul edilmektedir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 49Kaynağı aç
Rekabet Hukuku İzinleri ve İşletme Kimliğinin Tespiti
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 7/2 ve 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında belirlenen ciro eşiklerini aşan işletme devirlerinde Rekabet Kurulundan izin alınması mecburidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/5490 Esas, 2017/11210 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, işletme devrinin varlığının tespitinde temel ölçüt ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Maddi ve maddi olmayan unsurlar, taşınırlar, marka, müşteri çevresi ve çalışanların devralınarak faaliyetin sürdürülmesi hâlinde işletme devrinin gerçekleştiği kabul edilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/8047 Esas, 2018/13207 Karar sayılı kararında da tapuda yapılan taşınmaz satışının ötesinde taşınır malların, işçilerin, marka ve müşteri çevresinin devralınarak faaliyetin aynı şekilde sürdürülmesi durumunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 202 kapsamında devir ve muvazaa incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/5490, K. 2017/11210Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/8047, K. 2018/13207Kaynağı aç
İşletme Borçlarından Sorumluluk ve İki Yıllık Süre
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 202/1 uyarınca bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleriyle devralan kimse, durumu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler bakımından Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak işletme borçlarından alacaklılara karşı sorumlu olur. Borçların bu yolla üstlenilmesinin doğurduğu sonuçlar Kanunun 202/3 maddesi gereğince dış üstlenme sözleşmesi hükümlerine tabidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 202Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu m. 202/2 uyarınca işletmeyi devreden önceki borçlu, devralanla birlikte alacaklılara karşı iki yıl süreyle müteselsil borçlu kalır. Bu iki yıllık süre muaccel borçlar için bildirim veya ilan tarihinden, müeccel borçlar için ise borcun muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar. Kanunun 202/4 maddesi uyarınca alacaklılara bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe devredenin iki yıllık müteselsil sorumluluk süresi işlemeye başlamaz.
İş İlişkilerinin Akıbeti ve İşçilik Alacaklarından Sorumluluk
4857 sayılı İş Kanunu m. 6/1 uyarınca işyerinin veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak devredilmesi hâlinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/8047 Esas, 2018/13207 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere maddedeki hukuki işlem ifadesi geniş yorumlanmalı; devir ilişkisinin kurulması bakımından yazılı, sözlü veya zımni anlaşmalar yeterli kabul edilmelidir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 6Kaynağı aç
4857 sayılı Kanun m. 6/5 uyarınca devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin devrinden ötürü feshedemez ve işyerinin devri işçi açısından da haklı fesih sebebi oluşturmaz. İşçinin kıdeme bağlı haklarında devralan işveren m. 6/2 gereğince işçinin devreden işveren nezdinde işe başladığı tarihi esas almak zorundadır. Ancak tüzel kişiliğin birleşme, katılma veya tür değiştirmeyle sona ermesi hâlinde m. 6/4 uyarınca birlikte sorumluluk hükümleri tatbik edilmez; iflas sebebiyle tasfiye sonucu gerçekleşen devirlerde ise m. 6/6 uyarınca İş Kanunu m. 6 hükümleri uygulanmaz.
İş Kanunu m. 6/3 uyarınca devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumlu olup devredenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/8047 Esas, 2018/13207 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, devir tarihine kadar tahakkuk etmiş olan ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretlerinden her iki işveren iki yıl süreyle müteselsilen sorumludur; devir tarihinden sonraki çalışmalardan doğan alacaklardan ise münhasıran devralan işveren sorumluluk taşır.
Kıdem tazminatı bakımından 1475 sayılı Kanun m. 14 uyarınca işçinin kıdem süresi önceki ve sonraki çalışma dönemlerinin toplamı üzerinden hesaplanır; devreden işverenin bu alacaktan sorumluluğu ise işçiyi fiilen çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret düzeyiyle sınırlıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/8047 Esas, 2018/13207 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 1475 sayılı Kanun m. 14 hükmünde devreden işveren için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden kıdem tazminatında iki yıllık sorumluluk kısıtlaması uygulanmaz. Buna karşılık feshe bağlı haklar niteliğindeki ihbar tazminatı ile kullanılmayan yıllık izin ücretinden münhasıran akdi fesheden son işveren sorumlu olup devreden işverenin bu kalemlerden sorumluluğu doğmaz.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Ticari işletme devir sözleşmesi nasıl yapılmalıdır?
Sözleşmenin yazılı şekilde yapılması, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi zorunludur; devir işlemi ticaret siciline tescil ile hüküm doğurur.
İşletme borçlarından önceki işletme sahibinin sorumluluğu ne kadar sürer?
Devreden önceki borçlu alacaklılara karşı devralanla birlikte iki yıl süreyle müteselsil borçlu kalır; devralan bildirim veya ilan yükümlülüğünü yerine getirmedikçe bu süre işlemeye başlamaz.
Devredilen işyerinde kıdem tazminatından devreden işveren sorumlu tutulabilir mi?
Devreden işveren işçiyi çalıştırdığı süre ve devir anındaki ücret seviyesiyle sınırlı olarak sorumludur ve bu sorumlulukta iki yıllık süre sınırlaması uygulanmaz.
İhbar tazminatı ve yıllık izin ücretinden hangi işveren sorumludur?
İş sözleşmesinin feshine bağlı haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücretinden yalnızca sözleşmeyi fesheden son işveren sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu doğmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

