Rakip Firma Hakkinda Olumsuz Yorum ve Haksiz Rekabet

by Avukat Erdal Ersoy
Rakip Firma Hakkinda Olumsuz Yorum ve Haksiz Rekabet

Ticari yasamda isletmeler, sunulan urunler veya mesleki faaliyetler hakkinda gerceklestirilen dürüstlük kuralina aykiri olumsuz aciklamalar haksiz rekabet kapsaminda degerlendirilir. 6102 sayili Turk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesinin birinci fikrasina gore bu alandaki hukumlerin amaci, piyasadaki butun katilanlarin menfaatine durust ve bozulmamis rekabet duzeninin saglanmasidir. Kanunun 54. maddesinin ikinci fikrasi dogrultusunda rakipler arasindaki veya saglayicilar ile musteriler arasindaki iliskileri zedeleyen aldatici veya durustluk ilkeleriyle bagdasmayan eylemler ile ticari uygulamalar hukuka aykiri nitelik tasir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. II – Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/519, K. 2022/83Kaynağı aç
Hukuk Genel Kurulu         2019/519 E.  ,  2022/83 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “haksız rekabetin tespit ve men’i” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalıya ait "www…..biz" isimli internet sitesinde “Enerjini doğru kullan %71’e varan enerji tasarrufu” şeklinde bir reklam metninin bulunduğunu, bu metni okuyan tüketicinin davalının reklamını yaptığı soğuk oda kontrol makinesini kullandığında %71 enerji tasarrufu elde edeceğini ve ödemenin de bu oranda azalacağını düşüneceğini, böyle bir enerji tasarrufunun ise mümkün olmadığını, soğutma/klima sektöründe %3-4 enerji verimliliği için dâhi milyonlarca USD harcama ile Ar-Ge çalışması yapılırken %71 enerji verimliliği sağlandığı ifadesinin tüketiciyi yanıltmaya yönelik haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile söz konusu reklamın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; müvekkili şirketin de içerisinde yer aldığı … Group kapsamında yer alan … Soğutma Makineleri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından geliştirilen ve Octosense modeli olarak adlandırılan soğuk oda kontrol makinesinin enerji verimlilik testlerinin … Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, anılan şirket tarafından düzenlenen raporda söz konusu makinenin muadillerine göre %71 enerji tasarrufu sağladığının tespit edildiğini, dolayısıyla dava konusu reklam metninin yanıltıcı olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2014/918 E., 2016/335 K. sayılı kararı ile; Octosense modeli olarak adlandırılan soğuk oda kontrol makinesinin enerji verimliliği için ihbar olunan … Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Tic. Ltd. Şti tarafından hazırlanan raporun gerçeği yansıtmadığının tespit edildiği, bu itibarla davalının internet sitesinde yer alan reklam metninin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 55/a maddesi gereğince haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.05.2018 tarihli ve 2016/11490 E., 2018/3698 K. sayılı kararı ile; “…Dava, haksız rekabetin tespiti ve haksız rekabet oluşturan eylemin men’ine ilişkin olup uyuşmazlık TTK'nın 55/a-2 ve 5. maddeleri ile ilgilidir. Haksız rekabete ilişkin hemen tüm davalarda olduğu gibi, işbu davada da ispat yükü kural olarak davacıdadır. Bu anlamda, davacı, davalının ürünü ile ilgili olarak kendi internet sitesinde yapmış olduğu tanıtımın, kendisi ve malları hakkında gerçekdışı ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle vaki bulunduğunu ispatlamak ile yükümlüdür. Davalı, tanıtımının dava dışı uzman kuruluş tarafından yapılan test sonuçlarına dayalı olduğunu savunmuştur. Gerçekten de, TÜV SUD Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan test sonucu düzenlenen raporda, davalının ürününün piyasadaki standart modellere oranla %71'e varan düzeyde enerji tasarruflu bulunduğu belirtilmektedir. Davacı, üzerine düşen ispat yükü çerçevesinde mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, söz konusu rapor ile varılan sonucun teknik olarak mümkün olamayacağı rapor edilmiştir. Söz konusu rapor, o raporda sözü edilen teknik analizlere ilişkin değerlendirmeler üzerinde ve dosyadaki belgelerle sınırlı olarak yapılan çalışma sonucunda ortaya konulmuş bir rapor niteliğinde olup kimi varsayımsal yaklaşımlarda bulunularak raporla ortaya konulan sonucun doğru olmadığı değerlendirmesini içermektedir. Davalının, söz konusu raporu düzenleyen şirket ile aldatıcı bir rapor hazırlanmasını temin ettiği iddia ve ispat edilmiş değildir. Şu halde, dava dışı şirket tarafından yapılan test sonuçlarına ilişkin laboratuar ortamı oluşturulmaksızın, raporun teknik detayları konusunda açık bir aldatıcılık, bilimsel olmayan bir yaklaşım saptanmaksızın, dava dışı şirket tarafından gerçekleştirilen testin ve bunun neticesinde düzenlenen raporun doğru olmadığı sonucuna varılması mümkün değildir. Mahkemece, bu açıdan yetersiz bilirkişi raporuna itibar olunup eksik araştırmaya dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle karar oy çokluğuyla bozulmuştur. Direnme Kararı: 9. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/853 E., 2019/235 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeye ek olarak, davacı tarafından davalıya ait reklamın yanıltıcı olması nedeniyle haksız rekabetin varlığının tespiti ve önlenmesinin talep edildiği, davalının ise kendisine ait ürünün ihbar olunan şirket tarafından yapılan test ve denetim sonucu belirlenen oranda enerji tasarrufu sağladığını savunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda teknik yönden %71'e varan enerji tasarrufunun mümkün olmadığının ve reklamın yanıltıcı olduğunun tespit edildiği, bu durumda farklı bir cihaz geliştirdiğini ve fazladan tasarruf sağladığını iddia eden davalının savunmasını kanıtlaması gerektiği, yapılan yargılamada davacının ispat yükünü yerine getirdiği ve cihazın %71'e varan oranda enerji tasarrufu sağlamadığının sabit olduğu, o hâlde davalının yapılan reklamın doğruluğunun kanıtlaması gerektiği, ispat yükü kendisinde olan davalının ise iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalının internet sitesinde yer alan “Enerjini doğru kullan %71’e varan enerji tasarrufu” şeklindeki reklam metninin yanıltıcı olduğuna dair ispat yükünün hangi taraf üzerinde olduğu ve buradan varılacak sonuca göre dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, teknik yönden %71'e varan enerji tasarrufunun mümkün olmadığının ve reklamın yanıltıcı olduğunun tespit edilmesi karşısında davalının eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktalarında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 12. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle haksız rekabet kuralları hakkında açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır. 13. Serbest piyasa ekonomilerinin temel prensibi olan serbest ticaret hakkı ve rekabet özgürlüğü Anayasa’nın 48/1 maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” denilmek suretiyle vurgulanmıştır. Ancak ticaret serbestisi ve rekabet özgürlüğü, sınırsız rekabet hakkının bulunduğu anlamına da gelmemektedir. Bu nedenle haksız rekabeti düzenleyen kuralların amacı ve içeriği de rekabet özgürlüğünün sınırlarını göstermek ve bu sınırların aşılması durumunda başvurulabilecek hukukî yolları tespit etmektir. 14. Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Arkan, Sabih: Ticari İşletme Hukuku, Ankara 2018, s. 350). 15. Olay ve dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’da haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 54/(1) maddesinde haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının “bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması” olduğu belirtildikten sonra; 6102 sayılı TTK’nın 54/(2) maddesinde ise haksız rekabete ilişkin genel ilke “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması aranmamıştır. Bununla birlikte failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. 16. 6102 sayılı TTK’nın 54. maddesinde haksız rekabetin amacı ve genel ilkesi belirtildikten sonra, aynı Kanun’un 55. maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350). Bu çerçevede bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet teşkil edip etmediği belirlenirken öncelikle özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı TTK’nın 55. maddesinde sayılan hâllerden birinin var olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Bu maddede sayılan hâllerden birisi söz konusu ise haksız rekabetin varlığı kabul edilecek, somut davranış veya uygulama bu maddede sayılan haksız rekabet hâllerine tam olarak uymuyorsa veya bu hâllerin kapsamına örnekseme yoluyla dolaylı olarak da dahil edilemiyorsa, ancak bu takdirde genel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı TTK’nın 54/2 maddesinin uygulanması mümkün olacaktır. 17. Bu aşamada uyuşmazlığın kapsamı itibariyle 6102 sayılı TTK’nın 55/(1)-a-2 ve 55/(1)-a-5 maddelerinin incelenmesinde yarar bulunmaktadır. 18. 6102 sayılı TTK’nın 55/(1)-a-2 maddesi gereğince; “Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Buna göre gerçek dışı (yanlış) veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle kendisini veya üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek haksız rekabettir. Burada haksız rekabet teşkil eden husus; müşterilerin satın alıp almama konusundaki kararlarını etkileyebilecek şekilde “kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri” gibi hususlarda yanlış veya yanıltıcı açıklamalardır. 19. Yanlış açıklama, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay veyahut durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Açıklamanın “yanlış” olup olmadığını tespit bakımından yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığıdır. Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır. Olaylar/olgular hakkındaki her türlü yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecek; açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemeyecektir. Yanıltıcı açıklama ise mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Başka bir deyişle yanıltıcı açıklamadan; açıklamanın takdim ediliş tarzının, seçilen sözcüklerin, resimlerin veya yapılan karşılaştırmanın hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenim neticesinde açıklama konusunun olduğundan değişik ve olumsuz algılanması kastedilmektedir. 20. Hemen belirtilmelidir ki, bir açıklamanın “yanlış” olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, “yanıltıcı” olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Başka bir deyişle açıklama hangi kişi grubuna yapılıyor ise o kişi grubuna mensup orta yetenekteki bir kişinin açıklamayı algılama biçimi esas alınacaktır. Dolayısıyla bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir (Ülgen, Hüseyin/Helvacı, Mehmet/Kendigelen, Abuzer/Kaya, Aslan/Nomer Ertan, Füsun: Ticari İşletme Hukuku, İstanbul, 2015, s. 540). 21. 6102 sayılı TTK’nın 55/(1)-a-2 maddesi gereğince yanlış veya yanıltıcı açıklamalarla gerçekleştirilen haksız rekabetin çoğunlukla “aldatıcı reklamlar” şeklinde ortaya çıktığı görülmektedir. Öte yandan kural olarak karşılaştırmalı reklam yapmak tek başına aldatıcı reklam olarak nitelendirilemez. Gerçekten rekabetin en önemli işlevlerinden biri de rakiplerin piyasaya sundukları mal ve hizmetlerin alıcılar tarafından objektif olarak değerlendirilmesinin sağlanmasıdır. Dolayısıyla mal ve hizmetlerin birbiriyle karşılaştırılması aynı zamanda tüketicinin korunmasına ve bilgilendirilmesine hizmet eder. Bu nedenle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 61/5 maddesinde; “Aynı ihtiyaçları karşılayan ya da aynı amaca yönelik rakip mal veya hizmetlerin karşılaştırmalı reklamı yapılabilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Aynı Kanun’un 61/6 maddesi ise “Reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlüdür.” hükmünü haizdir. Görüldüğü üzere 6502 sayılı Kanun ile karşılaştırmalı reklama izin verilmiş ve ek olarak somut iddialar bakımından reklam verenlerin ispat ile yükümlü oldukları ifade edilmiştir. Anılan Kanun’a dayanılarak çıkarılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 9/1 maddesinde de reklam verenlerin, ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlü oldukları belirtilmiştir. 22. Bununla birlikte karşılaştırmalı reklam, belirli şartların gerçekleşmesi durumunda aldatıcı reklam olarak haksız rekabet teşkil edebilmektedir. 6102 sayılı TTK’nın 55/(1)-a-5 maddesi gereğince “Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Buna göre karşılaştırmalı reklamın haksız rekabet teşkil edebilmesi için öncelikle bir karşılaştırmanın mevcut olması; bu karşılaştırmanın konusunun kişinin kendisi, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları ile ilgili olması ve nihayet bu karşılaştırmanın yanlış, yanıltıcı, rakibini kötüleyici veya tanınmışlığından yaralanacak nitelikte olması gerekmektedir. 23. Görüldüğü üzere karşılaştırmalı reklamın aldatıcılığı, karşılaştırmanın yanlış veya yanıltıcı olmasına göre iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Yanlış karşılaştırmalı reklam; dayandığı olgular yanlış olan, gerçeğe uymayan, gerçeği saptıran, gerçek ortaya konduğunda (ispatlandığında) doğru olmadığı ortaya çıkan reklamı ifade etmektedir. Buna karşılık yanıltıcı karşılaştırmalı reklam ise; reklam konusu mal veya hizmetin hedefi (muhatabı) olan ortalama tüketicide yanlış anlamalara, zanlara, algılamalara, düşüncelere yol açan (sebep olan) açıklamalar, değerlendirmeler, yargılar vs. içeren reklamlardır. Genel olarak yanıltıcı karşılaştırmalı reklamlarda yanıltma, istatistikî bilgiler, temelleri farklı fiyatlar, önemli ve etkili olanın atlanılması, karşılaştırmanın ilgisiz ve önemsiz konular arasında yapılması ve yapılış şekli ve yöntemi belirtilmeden bilimsel olmayan yöntemle ulaşılmış test sonuçlarına göre karşılaştırma yapılması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte karşılaştırmalı reklam, özellikle eleştirisel karşılaştırmalı reklamlar, çoğunlukla karşılaştırılan ürünün kötülenmesini de ihtiva etmektedir. Bundan dolayı kötüleme içeren karşılaştırmalı reklamların ayrıca 6102 sayılı TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesi gereğince de haksız rekabet teşkil edeceği belirtilmelidir. 24. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalıya ait internet sitesinde “Enerjini doğru kullan %71’e varan enerji tasarrufu” şeklinde … Group tarafından üretilen soğuk oda kontrol makinesinin reklamının yapıldığı, davalının üretilen soğuk oda kontrol makinesinin %71’e varan enerji tasarrufu sağladığı hususunu ihbar olunan … Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Tic. Ltd. Şti. tarafından hazırlanan 08.01.2013 tarihli rapora dayandırdığı anlaşılmaktadır. 25. İhbar olunan … Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Tic. Ltd. Şti. tarafından dosyaya sunulan 06.10.2015 tarihli beyan dilekçesinde; davalı tarafından geliştirildiği iddia edilen Octosense modeli olarak adlandırılan soğuk oda kontrol cihazının, yine soğuk oda kontrolü sağlayan standart 974 tip cihaz ile karşılaştırmalı olarak verimlilik ölçümünün yapılmasının talep edildiği, talep edilen ölçümün yalnızca davalı tarafından ileri sürülen ve yine davalının hakimiyet alanı içerisinde gerçekleştirilen ölçüm sonuçlarının objektif bir şekilde kayıt altına alınmasından ibaret olduğu, hiçbir şekilde denetim amacı içermediği, başka bir deyişle davalının kendi bünyesinde hazırladığı düzeneklerde gerekli ölçümlerin yapılarak testlere nezaret edildiği ve sonuçlarının gözetim raporu adı altında raporlandığı belirtilmektedir. 26. Öte yandan dosya kapsamında aldırılan teknik bilirkişi raporunda; davalının dayandığı gözetim raporunda belirtilen enerji tüketimleri arasındaki farkın kesinlikle defrost stratejileri ve senaryolarının farklı olmasından kaynaklandığı, teknik elemana sahip bir soğuk depo işletmesinde defrost aralığı ve süresinin deponun kullanım özellikleri ve mevsime göre değişiklik gösterdiği, odalar 4 C0 sıcaklığa ulaştıktan sonra soğutma sisteminin durduğu, çevre ile oda havası arasındaki sıcaklık farkından dolayı oda dış yüzeylerinden gelen içeriye ısı geçişi nedeniyle oda sıcaklığının yükselmeye başladığı ve soğutma sisteminin tekrar devreye girdiği, dolayısıyla özdeş ortamlarda gözlem yapılmadığı, standart 974 tip kontrol cihazı aleyhine elektrik tüketiminde ortaya çıkan yaklaşık 3,5 kat farkın teknik olarak mümkün olmadığı, standart 974 tip kontrol cihazının gözlem esnasında olabilecek en olumsuz koşullarda ayarlanmış olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davalının itirazı üzerine alınan ek raporda da aynı sonuçlara ulaşılmıştır. 27. İhbar olunan … Teknik Güvenlik ve Kalite Denetim Tic. Ltd. Şti. tarafından gözlem ortamının davalı tarafından hazırlandığının kabul edilmesi ve bu hususun gözlem raporundan da anlaşılması karşısında bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere gözlem yapılan ortamların aynı olmadığı, bu itibarla davalı tarafından yapılan reklamın yanıltıcı karşılaştırma reklam niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Zira diğer haksız rekabet hâllerinin aksine karşılaştırmalı reklam durumunda olayın özelliği ve yukarıda belirtilen mevzuat gereğince ispat yükü davalı üzerinde olup davalı tarafından ticarî reklamda yer alan iddianın doğruluğu ispatlanamamıştır. Bu itibarla davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğine ve reklamın internet sitesinden kaldırılmasına dair direnme kararı yerindedir. 28. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının bilirkişi raporuna heyette enerji tasarrufu konusunda uzman bilirkişi bulunmadığından bahisle itiraz ettiği, gerçekten bilirkişi heyetinin üniversitenin makine mühendisliği bölümünde profesör olan bir makine mühendisi ve hukukçu bilirkişiden oluştuğu, davalının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirebilmesi için içerisinde enerji tasarrufu konusunda uzman olan bilirkişinin de yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi ve direnme kararının bu değişik gerekçeyle bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de; bu görüş, yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 29. O hâlde mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve yasaya uygun direnme kararının onanması gerekmiştir. IV. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.02.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

Olumsuz Aciklamalarin ve Kotulemenin Haksiz Rekabet Sayilmasi

Bir ticari fiilin haksiz rekabet teskil edip etmedigi incelenirken oncelikle ozel hukum niteligindeki 6102 sayili Turk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesindeki durumlar esas alinir. Fiilin bu maddede sayilan ozel hallere uymamasi ya da kiyas yoluyla bu kapsama sokulamamasi halinde genel ilke niteligindeki 54. maddenin ikinci fikrasi uygulanir. Haksiz rekabet eyleminin tespiti ve onlenmesi bakimindan taraflar arasinda fiili rekabet iliskisinin bulunmasi, failin menfaat saglamasi, kusurlu olmasi ya da magdurun zarara ugramasi zorunlu sart degildir; kusur ve zararin varligi yalnizca acilacak maddi ve manevi tazminat davalarinda rol oynar.

6102 sayili Turk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesinin birinci fikrasinin (a) bendinin 1 numarali alt bendi uyarinca baska kisilerin kendilerini, mallarini, urunlerini, fiyatlarini veya ticari faaliyetlerini gercege aykiri, yaniltici veya luzumsuz bicimde incitici beyanlarla kotulemek durustluk kuralina aykiri sayilmistir. Anilan fikranin 2 numarali alt bendinde ise kisinin kendi isletmesi, mallari, fiyatlari, is urunleri ve ticari iliskileri hakkinda gercek disi ya da yaniltici beyanlarda bulunarak kendisini veya bir baskasini rekabet duzeninde haksiz sekilde one gecirmesi yasaklanmistir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. B) Hukuki sorumluluk I – Çeşitli davalar

Ticari beyanlarin hukuka uygunlugu degerlendirilirken yapilan aciklamanin yanlis olup olmadiginin belirlenmesinde esas olcut beyanin nesnel gercekle bagdasip bagdasmadigidir. Buna karsilik aciklamanin yaniltici nitelik tasiyip tasimadigi incelenirken, muhatap alinan kisi grubuna mensup orta yetenekteki olagan muhatabin algilama bicimi olcu olarak dikkate alinir.

Karsilastirmali Reklamlar ve Elestiri Sinirlari

6502 sayili Tuketecinin Korunmasi Hakkinda Kanun'un 61. maddesinin besinci fikrasi geregince ayni ihtiyaclari karsilayan ya da ayni amaca yonelik rakip mal veya hizmetlerin karsilastirmali reklami yapilabilir. Ancak anilan maddenin altinci fikrasi uyarinca reklam verenler ticari reklamlarinda yer verdikleri iddialarin dogrulugunu ispatla yukumludur. Genel haksiz rekabet uyusmazliklarinda ispat yuku kural olarak davaci uzerinde bulunurken, karsilastirmali reklamlarda reklamda yer alan olgularin dogrulugunu ispat yukumlulugu davali tarafa aittir.

6102 sayili Turk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesinin birinci fikrasinin (a) bendinin 5 numarali alt bendi uyarinca kisinin kendisini, mallarini, is urunlerini, faaliyetlerini veya fiyatlarini gercege aykiri, yaniltici, rakibini gereksiz yere kotuleyici yahut gereksiz yere onun taninmisligindan yararlanacak sekilde baskalariyla, mallariyla, is urunleriyle veya fiyatlariyla karsilastirmasi haksiz rekabettir. Ozellikle elestirisel karsilastirmali tanitimlarda karsilastirilan urunun haksiz bicimde kotulenmesi durumunda fiil ayrica kanunun 55. maddesinin birinci fikrasinin (a) bendinin 1 numarali alt bendi kapsaminda da ihlal teskil eder.

Yargitay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/519 Esas ve 2022/83 Karar sayili kararinda ele alindigi uzere, somut olayda urun karsilastirmasina dayanak yapilan gozlem ve test ortamlarinin ayni kosullari tasimamasi yaniltici karsilastirmali reklam olarak degerlendirilmis ve reklam yayininin kaldirilmasi hukuka uygun bulunmustur. Ote yandan aciklamalarda gercege uygunluk, bilgilendirme amaci ve olculu usluptan uzaklasilmasi halinde tuketiciyi aydinlatma amaci haksiz rekabet sorumlulugunu engellemez.

Sorumlu Kisiler, Anonim Paylasimlar ve Internet Ortami

Haksiz rekabet olusturan olumsuz bir yorum veya ilanin yayimlanmasi halinde, fiili isleyen failin yani sira aralarindaki iliskinin turune gore isleten veya isverenin de hukuki sorumlulugu gundeme gelebilir. Yorum ve ilanlarin yayimlandigi platformlar kural olarak haksiz rekabet eyleminin tarafi degildir. Bununla birlikte acikca hukuka aykiri iceriklere karsi hareketsiz kalinmasi ya da yapilan bildirimlere ragmen icerigin yayindan cekilmemesi halinde platformlar yonunden farkli hukuki sorumluluklar dogabilir.

Anonim veya sahte profiller uzerinden yurutulen olumsuz paylasimlarda, mahkeme araciligiyla ilgili internet platformlarindan IP bilgileri ve kullanici verileri talep edilerek haksiz rekabet fiilini gerceklestiren gercek kisilerin belirlenmesi imkâni bulunmaktadir. Bu yondaki tespit ve veri temini islemlerinde 5651 sayili Kanun ile kisisel verilerin korunmasina iliskin yasal duzenlemelerin getirdigi sinirlar ve usuller dikkate alinir.

Acilabilecek Hukuk Davalari ve Talepler

6102 sayili Turk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesinin birinci fikrasi uyarinca haksiz rekabet sebebiyle musterileri, kredisi, mesleki itibari, ticari faaliyetleri veya diger ekonomik menfaatleri zarar goren ya da boyle bir tehlikeyle karsilasabilecek olan kimseler cesitli hukuk davalari acabilir. Bu kapsamda mahkemeden fiilin haksiz olup olmadiginin tespit edilmesi istenebilir. Suregelen veya tekrarlanma tehlikesi bulunan haksiz rekabet eylemlerine karsi ise haksiz rekabetin men'i davasi ikame edilerek tedbir yoluyla olumsuz paylasimlarin durdurulmasi ve engellenmesi talep edilebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. (2) Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler. (3) Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler. (4) Bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur. II – Çalıştıranın sorumluluğu

Davaci taraf 6102 sayili Turk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesinin birinci fikrasinin (c) bendi uyarinca haksiz rekabetin yol actigi maddi durumun ortadan kaldirilmasini, yanlis veya yaniltici beyanlarin duzeltilmesini ve tecavuzun onlenmesi icin kacinilmazsa eylemde kullanilan mallarin ve araclarin imhasini talep edebilir. Kanunun 56. maddesinin dorduncu fikrasina gore men ve maddi durumun ortadan kaldirilmasina iliskin kararlar, haksiz rekabete konu mallari ticari amacla dogrudan veya dolayli elde eden kisiler hakkinda da icra olunur.

Haksiz rekabet olusturan eylemler sebebiyle ciro dususu, musteri kaybi veya sozlesme iptalleri gibi somut zararlar dogdugunda, failin kusurlu olmasi kosuluyla Turk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesinin birinci fikrasinin (d) bendi uyarinca maddi tazminat istenebilir. Hâkim, davaci lehine tazminat olarak haksiz rekabet sonucunda davalinin elde etmesi muhtemel gorulen menfaatin karsiligina da hukmedebilir. Ticari itibarin ve kisilik haklarinin zedelenmesi hâlinde ise ayni fikranin (e) bendi yollamasiyla 6098 sayili Turk Borclar Kanunu'nun 58. maddesi uyarinca manevi tazminat talep edilebilir. Hâkim manevi tazminat olarak bir miktar paraya karar verebilecegi gibi bu tazminat yerine ya da buna ek olarak saldiriyi kinayan bir karar verebilir ve bu kararin yayimlanmasina da hukmedebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. 4. Ayırt etme gücünün geçici kaybı

Turk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesinin ikinci fikrasi geregince ekonomik cikarlari zarar goren veya boyle bir tehlikeyle karsilasabilecek musteriler tespit, men, maddi durumun ortadan kaldirilmasi ve tazminat davalarini acabilir; ancak arac ve mallarin imhasini isteyemezler. Kanunun 56. maddesinin ucuncu fikrasi kapsaminda ticaret ve sanayi odalari, esnaf odalari, borsalar, yetkili mesleki birlikler ile tuketici menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluslari ve kamusal kurumlar tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldirilmasi davalarini acmaya yetkilidir.

Dava Zamanasimi ve Cezai Yaptirimlar

6102 sayili Turk Ticaret Kanunu'nun 60. maddesinin birinci fikrasi uyarinca haksiz rekabete dayali hukuk davalari, davaya hakki olan tarafin bu haklarin dogumunu ogrendigi gunden itibaren bir yil ve her hâlde haklarin dogumundan itibaren uc yil gecmesiyle zamanasimina ugrar. Bununla birlikte gerceklestirilen haksiz rekabet fiili ayni zamanda 5237 sayili Turk Ceza Kanunu geregince daha uzun bir dava zamanasimi suresine tabi bir suca vucut veriyorsa, ceza zamanasimi suresi hukuk davalari bakimindan da uygulanir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 60Kaynağı aç
MADDE 60- (1) 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur. VI – İhtiyati tedbirler

6102 sayili Turk Ticaret Kanunu'nun 62. maddesi uyarnca kanunun 55. maddesindeki haksiz rekabet eylemlerini kasten isleyenler, kendi tekliflerinin secilmesi amaciyla durumlari ve urunleri hakkinda kasten yaniltici bilgi verenler, calisanlari uretim veya ticaret sirlarini ele gecirmeye azmettirenler ile calisanlarinin haksiz fiilini ogrenip onlemeyen calistiranlar cezai sorumluluk tasir. Bu fiilleri isleyenler hakkinda daha agir bir cezayi gerektiren suc olusmadigi takdirde sikayet uzerine iki yila kadar hapis veya adli para cezasina hukmedilebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 62Kaynağı aç
MADDE 62- (1) a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler, b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler, c) Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar, d) Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar. II – Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu
Rakip firma hakkindaki her olumsuz yorum haksiz rekabet sayilir mi?

Hayir, Turk Ticaret Kanunu m. 55/1-a-1 uyarinca yalnizca yanlis, yaniltici veya luzumsuz sekilde incitici beyanlarla yapilan kotulemeler haksiz rekabet olusturur.

Karsilastirmali reklamlarda iddialarin dogrulugunu kim ispat etmek zorundadir?

Karsilastirmali reklamlarda yer verilen ticari iddialarin dogrulugunu ispat yukumlulugu genel kuralin aksine reklami yayimlayan davali tarafa aittir.

Anonim hesaplardan yapilan paylasimlarda failler belirlenebilir mi?

Mahkeme kanaliyla internet platformlarindan IP ve kullanici verilerinin istenmesi bir imkândir; bu surec 5651 sayili Kanun ve kisisel veri mevzuati cercevesinde yurutulur.

Haksiz rekabet davalarinda zamanasimi suresi ne kadadir?

Dava hakkinin ogrenildigi tarihten itibaren bir yil ve her hâlde hakkin dogumundan itibaren uc yil gecmekle dava zamanasimina ugrar; fiil daha uzun ceza zamanasimina tabi bir suc niteligindeyse bu sure gecerli olur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu