Finansal yardım yasağı, bir şirketin kendi paylarının üçüncü bir kişi tarafından iktisap edilmesi amacıyla söz konusu kişiye avans, ödünç veya teminat sağlamasını sınırlandıran bir sermaye koruma kuralıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 uyarınca, şirket paylarının iktisap edilmesi amacıyla şirketin başka bir kişiyle yaptığı ve konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan hukuki işlemler batıldır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 380Kaynağı aç
Kendi Paylarını İktisap Düzenlemesi ve Yasağın Amacı
6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu anonim şirketin kendi paylarını iktisabını belirli istisnai durumlar saklı kalmak kaydıyla yasaklamışken, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 379 ve devamı hükümleriyle anonim şirketlerin kendi paylarını iktisap etmesini ve rehin almasını belirli şartlara bağlayarak mümkün kılmıştır.
6102 sayılı Kanunun 379/1. maddesi gereğince, bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem neticesinde aşacak olan miktarda ivazlı olarak iktisap edemez ve rehin olarak kabul edemez. Bu sınırlama, payların üçüncü bir kişi tarafından kendi adına fakat şirket hesabına iktisap edildiği veya rehin olarak alındığı durumlar için de geçerlidir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 379Kaynağı aç
Finansal yardım yasağı, şirketin kendi paylarını iktisap etmesine ilişkin kanuni sınırların dolanılmasını önlemek amacıyla kabul edilmiştir. Düzenlemenin gerekçesinde, üçüncü kişilerin şirket paylarını satın almasına yönelik finansman desteği sağlanmasının, iktisadi açıdan şirketin dolaylı olarak kendi paylarını alması olarak kabul edildiği açıklanmaktadır.
6102 sayılı Kanunun 380. maddesi hazırlanırken Avrupa Birliğinin 77/91 sayılı İkinci Yönergesi esas alınmıştır. Bununla birlikte yönergede 2006/68/AT sayılı düzenleme ile kabul edilen ve belirli şartlarla finansal yardıma izin veren esnek sistem benimsenmemiş, katı yasak rejiminin sürdürülmesi tercih edilmiştir.
Yasağın Kapsamı ve Kaldıraçlı Devralmalar
Finansal yardım yasağı; şirket paylarının iktisap edilmesi amacıyla gerçekleştirilen ve konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan her türlü hukuki işlemi kapsar. Şirketin payı satın alan üçüncü kişiye menfaati doğrudan sağlaması ile dolaylı yollarla finansal yardımda bulunması arasında yasak kapsamı açısından bir fark bulunmamaktadır.
Şirket malvarlığının pay alım satımında teminat veya finansman olarak kullanılmasına getirilen bu engel, hisse devirlerinde şirket kaynaklarından yararlanılarak gerçekleştirilen kaldıraçlı devralma (leveraged buy-out) yönteminin akıbeti ve geçerliliği bakımından önem taşımaktadır.
Yasağa Aykırılığın Hukuki Sonuçları ve Geçersizlik Hali
Finansal yardım yasağına aykırı olarak gerçekleştirilen işlemler batıldır. Bu geçersizliğin doğması bakımından şirket aleyhine bir zararın gerçekleşmiş olması şartı aranmaz.
6102 sayılı Kanunun 380. maddesi yalnızca finansman işleminin batıl olacağını düzenlemiş, pay devrinin geçerliliğine dair bir geçersizlik bağlamamıştır. Bu doğrultuda finansman yardımı geçersiz sayılsa dahi yapılan pay devrinin geçerliliğini koruduğu yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu m. 385/1 uyarınca, 379 ila 381. maddelere aykırı şekilde iktisap edilen veya rehin olarak alınan payların iktisap veya rehin kabul tarihinden itibaren en geç altı ay içinde elden çıkarılması veya üzerlerindeki rehnin kaldırılması gerekmektedir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 385Kaynağı aç
6102 sayılı Kanunun 380/2. maddesinde ek bir butlan hali daha yer almaktadır. Şirket ile üçüncü kişi arasında yapılan ve bu kişiye şirketin kendi paylarını şirket, şirkete bağlı bir şirket veya şirketin paylarının çoğunluğuna sahip olduğu şirket hesabına alma hakkı tanıyan ya da böyle bir yükümlülük öngören sözleşmeler, payları şirket alsaydı işlem m. 379 hükmüne aykırı kabul edilecek idiyse batıldır.
Finansal Yardım Yasağının İstisnaları ve Mali Sınırları
Finansal yardım yasağına bağlanan butlan yaptırımı mutlak olmayıp Türk Ticaret Kanunu m. 380/1'de iki istisna düzenlenmiştir. Kredi ve finans kurumlarının işletme konuları içine giren işlemler ile şirketin veya bağlı şirketlerinin çalışanlarına şirketin paylarını iktisap edebilmeleri amacıyla avans, ödünç ve teminat verilmesine yönelik işlemler yasağın istisnasını oluşturur.
Kredi ve finans kuruluşlarına tanınan istisnanın kapsamı konusunda, bir şirketin göstereceği teminat karşılığında bankaların pay alımı için kredi verebileceği görüşü bulunmakla birlikte, kanunun amacı doğrultusunda bu istisnanın sadece bankaların kendi paylarının üçüncü kişilerce iktisabı için finansman sağlamasına yönelik olduğu yönündeki yaklaşım ağırlık kazanmaktadır.
Kredi kurumları ve şirket çalışanları lehine tanınan istisnalar serbest malvarlığı sınırlarıyla kayıtlıdır. Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 uyarınca bu istisnai işlemler; şirketin kanuna ve esas sözleşmesine göre ayırmak zorunda olduğu yedek akçeleri azaltıyor, genel kanuni yedek akçelerin harcanmasına ilişkin 519. madde kurallarını ihlal ediyor veya şirketin 520. maddede öngörülen yedek akçeyi ayırmasına imkân bırakmıyorsa geçersiz hale gelir.
Yedek akçe kuralları çerçevesinde, Türk Ticaret Kanunu m. 520/1 uyarınca şirket, iktisap ettiği kendi payları için iktisap değerlerini karşılayan tutarda yedek akçe ayırmak zorundadır ve bu yedek akçeler paylar devredildiği veya yok edildiği takdirde iktisap değerini karşılayan oranda çözülebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 519/3 hükmüne göre ise genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı sürece sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmenin devamına veya işsizliğin önlenip sonuçlarının hafifletilmesine yarayan önlemler için harcanabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 520Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 519Kaynağı aç
Finansal yardım yasağının ihlalinde şirketin zarara uğraması şart mıdır?
Hayır, şirketin zarara uğramış olması şart değildir. Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 uyarınca yasağa aykırı hukuki işlemler batıldır ve geçersizliğin tespiti için ayrıca bir zararın doğmuş olması aranmaz.
Finansal yardım ile alınan şirket paylarının devri batıl mıdır?
Finansman ve teminat sağlama işlemi batıl olmakla birlikte pay devri geçerliliğini sürdürür. Türk Ticaret Kanunu m. 385/1 gereğince kanuna aykırı iktisap edilen payların en geç altı ay içinde elden çıkarılması kanuni bir zorunluluktur.
Şirket çalışanlarına pay iktisabı için finansal destek verilebilir mi?
Evet, şirketin veya bağlı şirket çalışanlarının şirket paylarını iktisap edebilmeleri amacıyla avans, ödünç ve teminat verilmesi istisna kapsamındadır. Ancak bu desteğin kanuni yedek akçeleri azaltmaması ve şirketin serbest malvarlığından karşılanması şarttır.
Üçüncü kişiyle şirket hesabına pay alma sözleşmesi yapılması geçerli midir?
Üçüncü kişiye şirket veya bağlı şirket hesabına şirketin kendi paylarını alma hakkı ya da borcu getiren sözleşmeler, payları şirket devralmış olsaydı Türk Ticaret Kanunu m. 379'daki onda birlik sermaye sınırını aşacak idiyse m. 380/2 uyarınca batıldır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

