Yeni Türk Ticaret Kanununda Finansal Yardım Yasağı

by Avukat Erdal Ersoy
Yeni Türk Ticaret Kanununda Finansal Yardım Yasağı

Finansal yardım yasağı, bir şirketin kendi paylarının üçüncü bir kişi tarafından iktisap edilmesi amacıyla söz konusu kişiye avans, ödünç veya teminat sağlamasını sınırlandıran bir sermaye koruma kuralıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 uyarınca, şirket paylarının iktisap edilmesi amacıyla şirketin başka bir kişiyle yaptığı ve konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan hukuki işlemler batıldır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 380Kaynağı aç
MADDE 380- (1) Paylarının iktisap edilmesi amacıyla, şirketin başka bir kişiyle yaptığı, konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan hukuki işlemler batıldır. Bu butlan hükmü, kredi ve finans kurumlarının işletme konuları içine giren işlemlere ve şirketin veya onun bağlı şirketlerinin çalışanlarına, şirketin paylarını iktisap edebilmeleri için, avans, ödünç ve teminat verilmesine ilişkin hukuki işlemlere uygulanmaz. Ancak, bu istisnai işlemler, şirketin, kanuna ve esas sözleşmesine göre ayırmak zorunda bulunduğu yedek akçeleri azaltıyor veya 519 uncu maddede düzenlenen yedek akçelerin harcanmalarına ilişkin kuralları ihlal ediyor ve şirketin 520 nci maddede öngörülen yedek akçeyi ayırmasına imkân bırakmıyorsa, geçersizdir. (2) Ayrıca, şirket ile üçüncü kişi arasında yapılmış bulunan ve bu kişiye, şirketin kendi paylarını; şirketin, şirkete bağlı bir şirketin veya şirketin paylarının çoğunluğuna sahip olduğu şirketin hesabına alma hakkı tanıyan ya da böyle bir yükümlülük öngören bir düzenleme, eğer bu payları şirket alsaydı işlem 379 uncu maddeye aykırı kabul edilecek idiyse batıldır. c) Yakın ve ciddi bir kaybın önlenmesi

Kendi Paylarını İktisap Düzenlemesi ve Yasağın Amacı

6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu anonim şirketin kendi paylarını iktisabını belirli istisnai durumlar saklı kalmak kaydıyla yasaklamışken, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 379 ve devamı hükümleriyle anonim şirketlerin kendi paylarını iktisap etmesini ve rehin almasını belirli şartlara bağlayarak mümkün kılmıştır.

6102 sayılı Kanunun 379/1. maddesi gereğince, bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem neticesinde aşacak olan miktarda ivazlı olarak iktisap edemez ve rehin olarak kabul edemez. Bu sınırlama, payların üçüncü bir kişi tarafından kendi adına fakat şirket hesabına iktisap edildiği veya rehin olarak alındığı durumlar için de geçerlidir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 379Kaynağı aç
MADDE 379- (1) Bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez. Bu hüküm, bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya da rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir. (2) Payların birinci fıkra hükmüne göre iktisap veya rehin olarak kabul edilebilmesi için, genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirmesi şarttır. En çok beş yıl için geçerli olacak bu yetkide, iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer sayıları belirtilerek toplam itibarî değerleriyle söz konusu edilecek paylara ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı gösterilir. Her izin talebinde yönetim kurulu kanuni şartların gerçekleştiğini belirtir. (3) Birinci ve ikinci fıkralardaki şartlara ek olarak, iktisap edilecek payların bedelleri düşüldükten sonra, kalan şirket net aktifi, en az esas veya çıkarılmış sermaye ile kanun ve esas sözleşme uyarınca dağıtılmasına izin verilmeyen yedek akçelerin toplamı kadar olmalıdır. (4) Yukarıdaki hükümler uyarınca, sadece, bedellerinin tümü ödenmiş bulunan paylar iktisap edilebilir. (5) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hükümler, ana şirketin paylarının yavru şirket tarafından iktisabı hâlinde de uygulanır. Pay senetleri borsada işlem gören şirketler hakkında, Sermaye Piyasası Kurulu şeffaflık ilkeleri ile fiyata ilişkin kurallar yönünden gerekli düzenlemeleri yapar. b) Kanuna karşı hile

Finansal yardım yasağı, şirketin kendi paylarını iktisap etmesine ilişkin kanuni sınırların dolanılmasını önlemek amacıyla kabul edilmiştir. Düzenlemenin gerekçesinde, üçüncü kişilerin şirket paylarını satın almasına yönelik finansman desteği sağlanmasının, iktisadi açıdan şirketin dolaylı olarak kendi paylarını alması olarak kabul edildiği açıklanmaktadır.

6102 sayılı Kanunun 380. maddesi hazırlanırken Avrupa Birliğinin 77/91 sayılı İkinci Yönergesi esas alınmıştır. Bununla birlikte yönergede 2006/68/AT sayılı düzenleme ile kabul edilen ve belirli şartlarla finansal yardıma izin veren esnek sistem benimsenmemiş, katı yasak rejiminin sürdürülmesi tercih edilmiştir.

Yasağın Kapsamı ve Kaldıraçlı Devralmalar

Finansal yardım yasağı; şirket paylarının iktisap edilmesi amacıyla gerçekleştirilen ve konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan her türlü hukuki işlemi kapsar. Şirketin payı satın alan üçüncü kişiye menfaati doğrudan sağlaması ile dolaylı yollarla finansal yardımda bulunması arasında yasak kapsamı açısından bir fark bulunmamaktadır.

Şirket malvarlığının pay alım satımında teminat veya finansman olarak kullanılmasına getirilen bu engel, hisse devirlerinde şirket kaynaklarından yararlanılarak gerçekleştirilen kaldıraçlı devralma (leveraged buy-out) yönteminin akıbeti ve geçerliliği bakımından önem taşımaktadır.

Yasağa Aykırılığın Hukuki Sonuçları ve Geçersizlik Hali

Finansal yardım yasağına aykırı olarak gerçekleştirilen işlemler batıldır. Bu geçersizliğin doğması bakımından şirket aleyhine bir zararın gerçekleşmiş olması şartı aranmaz.

6102 sayılı Kanunun 380. maddesi yalnızca finansman işleminin batıl olacağını düzenlemiş, pay devrinin geçerliliğine dair bir geçersizlik bağlamamıştır. Bu doğrultuda finansman yardımı geçersiz sayılsa dahi yapılan pay devrinin geçerliliğini koruduğu yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu m. 385/1 uyarınca, 379 ila 381. maddelere aykırı şekilde iktisap edilen veya rehin olarak alınan payların iktisap veya rehin kabul tarihinden itibaren en geç altı ay içinde elden çıkarılması veya üzerlerindeki rehnin kaldırılması gerekmektedir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 385Kaynağı aç
MADDE 385- (1) 379 ilâ 381 inci maddelere aykırı bir şekilde iktisap edilen veya rehin olarak alınan paylar, iktisapları veya rehin olarak kabulleri tarihinden itibaren en geç altı ay içinde elden çıkarılır ya da üzerlerindeki rehin kaldırılır. h) Sermayenin azaltılması

6102 sayılı Kanunun 380/2. maddesinde ek bir butlan hali daha yer almaktadır. Şirket ile üçüncü kişi arasında yapılan ve bu kişiye şirketin kendi paylarını şirket, şirkete bağlı bir şirket veya şirketin paylarının çoğunluğuna sahip olduğu şirket hesabına alma hakkı tanıyan ya da böyle bir yükümlülük öngören sözleşmeler, payları şirket alsaydı işlem m. 379 hükmüne aykırı kabul edilecek idiyse batıldır.

Finansal Yardım Yasağının İstisnaları ve Mali Sınırları

Finansal yardım yasağına bağlanan butlan yaptırımı mutlak olmayıp Türk Ticaret Kanunu m. 380/1'de iki istisna düzenlenmiştir. Kredi ve finans kurumlarının işletme konuları içine giren işlemler ile şirketin veya bağlı şirketlerinin çalışanlarına şirketin paylarını iktisap edebilmeleri amacıyla avans, ödünç ve teminat verilmesine yönelik işlemler yasağın istisnasını oluşturur.

Kredi ve finans kuruluşlarına tanınan istisnanın kapsamı konusunda, bir şirketin göstereceği teminat karşılığında bankaların pay alımı için kredi verebileceği görüşü bulunmakla birlikte, kanunun amacı doğrultusunda bu istisnanın sadece bankaların kendi paylarının üçüncü kişilerce iktisabı için finansman sağlamasına yönelik olduğu yönündeki yaklaşım ağırlık kazanmaktadır.

Kredi kurumları ve şirket çalışanları lehine tanınan istisnalar serbest malvarlığı sınırlarıyla kayıtlıdır. Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 uyarınca bu istisnai işlemler; şirketin kanuna ve esas sözleşmesine göre ayırmak zorunda olduğu yedek akçeleri azaltıyor, genel kanuni yedek akçelerin harcanmasına ilişkin 519. madde kurallarını ihlal ediyor veya şirketin 520. maddede öngörülen yedek akçeyi ayırmasına imkân bırakmıyorsa geçersiz hale gelir.

Yedek akçe kuralları çerçevesinde, Türk Ticaret Kanunu m. 520/1 uyarınca şirket, iktisap ettiği kendi payları için iktisap değerlerini karşılayan tutarda yedek akçe ayırmak zorundadır ve bu yedek akçeler paylar devredildiği veya yok edildiği takdirde iktisap değerini karşılayan oranda çözülebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 519/3 hükmüne göre ise genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı sürece sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmenin devamına veya işsizliğin önlenip sonuçlarının hafifletilmesine yarayan önlemler için harcanabilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 520Kaynağı aç
MADDE 520- (1) Şirket, iktisap ettiği kendi payları için iktisap değerlerini karşılayan tutarda yedek akçe ayırır. Bu yedek akçeler, anılan paylar devredildikleri veya yok edildikleri takdirde iktisap değerlerini karşılayan tutarda çözülebilirler. (2) Yeniden değerleme fonu ile ilgili mevzuat uyarınca pasifte yer alan diğer fonlar, sermayeye dönüştürüldükleri ve yeniden değerlendirilen aktifler amorti edildikleri veya devredildikleri takdirde çözülebilirler. II – Şirketin isteği ile ayırdığı yedek akçe 1. Genel olarak
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 519Kaynağı aç
MADDE 519- (1) Yıllık kârın yüzde beşi, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılır. (2) Birinci fıkradaki sınıra ulaşıldıktan sonra da; a) Yeni payların çıkarılması dolayısıyla sağlanan primin, çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmı, b) Iskat sebebiyle iptal edilen pay senetlerinin bedeli için ödenmiş olan tutardan, bunların yerine verilecek yeni senetlerin çıkarılma giderlerinin düşülmesinden sonra kalan kısmı, c) Pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ödendikten sonra, kârdan pay alacak kişilere dağıtılacak toplam tutarın yüzde onu, genel kanuni yedek akçeye eklenir. (3) Genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı takdirde, sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam ettirmeye veya işsizliğin önüne geçmeye ve sonuçlarını hafifletmeye elverişli önlemler alınması için kullanılabilir. (4) İkinci fıkranın (c) bendi ve üçüncü fıkra hükümleri, başlıca amacı başka işletmelere katılmaktan ibaret olan holding şirketler hakkında uygulanmaz. (5) Özel kanunlara tabi olan anonim şirketlerin yedek akçelerine ilişkin hükümler saklıdır. 2. Şirketin iktisap ettiği kendi pay senetleri için ayrılan yedek akçe ve yeniden değerleme fonları
Finansal yardım yasağının ihlalinde şirketin zarara uğraması şart mıdır?

Hayır, şirketin zarara uğramış olması şart değildir. Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 uyarınca yasağa aykırı hukuki işlemler batıldır ve geçersizliğin tespiti için ayrıca bir zararın doğmuş olması aranmaz.

Finansal yardım ile alınan şirket paylarının devri batıl mıdır?

Finansman ve teminat sağlama işlemi batıl olmakla birlikte pay devri geçerliliğini sürdürür. Türk Ticaret Kanunu m. 385/1 gereğince kanuna aykırı iktisap edilen payların en geç altı ay içinde elden çıkarılması kanuni bir zorunluluktur.

Şirket çalışanlarına pay iktisabı için finansal destek verilebilir mi?

Evet, şirketin veya bağlı şirket çalışanlarının şirket paylarını iktisap edebilmeleri amacıyla avans, ödünç ve teminat verilmesi istisna kapsamındadır. Ancak bu desteğin kanuni yedek akçeleri azaltmaması ve şirketin serbest malvarlığından karşılanması şarttır.

Üçüncü kişiyle şirket hesabına pay alma sözleşmesi yapılması geçerli midir?

Üçüncü kişiye şirket veya bağlı şirket hesabına şirketin kendi paylarını alma hakkı ya da borcu getiren sözleşmeler, payları şirket devralmış olsaydı Türk Ticaret Kanunu m. 379'daki onda birlik sermaye sınırını aşacak idiyse m. 380/2 uyarınca batıldır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu