Finansal Yardım Yasağının Kapsamı ve Amacı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 uyarınca bir anonim şirketin kendi paylarının iktisap edilmesi amacıyla başka bir kişiyle yaptığı ve konusu avans, ödünç veya teminat verilmesi olan hukuki işlemler batıldır. Kanun koyucu bu düzenlemeyle şirket sermayesinin pay iktisabının finansmanında kullanılmasını engellemeyi ve yönetim kurulunun pay sahipliği yapısına müdahale etmesinin önüne geçmeyi amaçlar. Düzenleme kapsamında somut zarar tehlikesi esas alınmış olup şirketin pay iktisabına yönelik avans, ödünç ve teminat işlemleri şirket malvarlığında fiilen bir kayba yol açmasa ve hatta şirket lehine avantajlı koşullar içerse dahi yasak kapsamına girer.
İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2021/1958, K. 2023/1851Kaynağı aç
Finansal yardım yasağı, Türk Ticaret Kanunu m. 379 hükmünde yer alan ivazlı pay iktisabına dair onda birlik sermaye eşiğine tabi değildir. Yüksek malvarlığına sahip şirketlerin kendi paylarının iktisabı amacıyla önemsiz miktarda dahi olsa ödünç veya teminat vermesi yasağın ihlali sonucunu doğurur. Yasakta belirtilen başka kişiler ifadesi pay sahiplerini, şirket çalışanlarını, yönetim kurulu üyelerini ve üçüncü kişileri kapsayacak biçimde uygulanır.
Kaldıraçlı Devralma İşlemlerinin Finansal Yardım Yasağı Karşısındaki Durumu
Kaldıraçlı devralma yönteminde hedef şirketin satın alınmasında kullanılan finansman nihai olarak yine hedef şirketin malvarlığı ve gelirlerinden karşılandığından Türk Ticaret Kanunu m. 380 hükmünde düzenlenen finansal yardım yasağı bu devralma işlemlerini yasaklamaktadır. Yasağın uygulanabilmesi için iktisap edilen payların finansal yardımı sağlayan hedef şirket tarafından ihraç edilmiş olması gerekir; finansmanı gerçekleştiren şirket ile iktisaba konu payları ihraç eden şirket aynı değilse bu yasak uygulanmaz.
Finansman işlemlerinin pay iktisabından önce veya sonra gerçekleştirilmiş olması hükmün tatbiki bakımından önem taşımaz; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmasa dahi amaç birliğinin varlığı yasağın uygulanması için yeterlidir. Hedef şirket tarafından sağlanan teminatın nakdi, ayni veya şahsi nitelikte olması da sonucu değiştirmez. Buna karşılık payları devralan kişinin bizzat edindiği paylar üzerinde kredi kuruluşları lehine rehin tesis etmesi finansal yardım yasağının kapsamında değerlendirilmez.
Türk Ticaret Kanunu m. 380 düzenlenirken Avrupa Birliği İkinci Yönergesi'nin 2006 öncesi katı metni dikkate alınmıştır. Avrupa Birliği hukukunda 2006/68/AT sayılı Direktif ile adil piyasa koşulları, yönetim kurulu raporu ve genel kurul onayı gibi koşullar altında finansal yardımı mümkün kılan esneklikler benimsenmişken bu mekanizmalar Türk Ticaret Kanunu düzenlemesine aktarılmamıştır.
Yasağa Aykırılığın Hukuki Sonuçları ve Geçersizlik
Finansal yardım yasağına aykırılık halinde kanun gereği yalnızca avans, ödünç veya teminattan ibaret olan finansman işlemi batıldır. Bu kapsamda borçlandırıcı işlemin geçersiz, tasarruf işleminin ise geçerli kabul edildiği yaklaşımda dahi ifa edilen edimlerin geri verilmesi gerekir. Örneğin şirketin, paylarının üçüncü kişi tarafından iktisap edilmesi amacıyla bankadan temin edilen krediye kefil olması halinde kefalet sözleşmesi geçersiz sayılır ve şirketin sorumluluğuna başvurulamaz.
Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 uyarınca, ortağın şirketteki paylarını üçüncü kişilere devretmesi karşılığında devir bedelinin bizzat şirket tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığı protokoller finansal yardım yasağına aykırı olup batıldır. Yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gereken bu butlan sebebiyle, şirket aleyhine hisse devir bedelinin tahsili amacıyla açılan alacak davalarının reddi gerekir.
Finansman işleminin geçersiz olması gerçekleşen pay devrinin geçerliliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; pay iktisabı kendi şartlarına bağlı olarak geçerliliğini korur. Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu m. 385 uyarınca, 379 ilâ 381. maddelere aykırı biçimde iktisap edilen veya rehin olarak alınan payların iktisap veya kabul tarihinden itibaren en geç altı ay içinde elden çıkarılması veya üzerlerindeki rehnin kaldırılması zorunludur. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu m. 380/2 gereğince, şirket ile üçüncü kişi arasında yapılan ve bu kişiye şirketin kendi paylarını şirket, bağlı şirket veya paylarının çoğunluğuna sahip olduğu şirket hesabına alma hakkı ya da yükümlülüğü tanıyan düzenlemeler, bizzat şirket alsaydı 379. maddeye aykırı sayılacak idiyse batıldır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 380Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 385Kaynağı aç
Kanuni İstisnalar ve Yedek Akçe Sınırları
Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 iki alanda finansal yardım yasağına istisna getirmiştir. Kredi ve finans kurumlarının işletme konuları içine giren işlemler yasaktan muaf tutulmuştur; ancak bu istisna sağlanan finansmanın yalnızca kuruluşun kendi paylarının iktisabında kullanılması haliyle sınırlıdır. İkinci istisna ise şirketin, kendi veya bağlı şirketinin çalışanlarına şirket paylarını iktisap edebilmeleri amacıyla avans, ödünç veya teminat vermesidir. Şirket yönetiminin ele geçirilmesini önlemek amacıyla üst düzey yöneticiler bu istisnadan yararlanamaz.
İstisnaların geçerli olabilmesi için yapılan işlemlerin şirketin kanuna ve esas sözleşmeye göre ayırmak zorunda olduğu yedek akçeleri azaltmaması, Türk Ticaret Kanunu m. 519'daki genel kanuni yedek akçelerin harcanmasına ilişkin kuralları ihlal etmemesi ve şirketin 520. maddede öngörülen yedek akçeyi ayırmasına imkân tanıması gerekir. Genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı takdirde sadece zararların kapatılması, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam ettirme veya işsizliğin önüne geçmeye elverişli önlemler için kullanılabilir; ancak bu sınırlama, başlıca amacı başka işletmelere katılmaktan ibaret olan holding şirketler hakkında uygulanmaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 519Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 520Kaynağı aç
Pay iktisabına ilişkin genel çerçeveyi oluşturan Türk Ticaret Kanunu m. 379 uyarınca bir şirket, kendi paylarını esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşacak miktarda ivazlı olarak iktisap edemez ve rehin olarak kabul edemez. Bu tür işlemler için genel kurulun yönetim kurulunu en çok beş yıl için yetkilendirmesi, pay bedellerinin tümünün ödenmiş olması ve işlem sonrası net aktifin sermaye ile dağıtılamaz yedek akçelerin toplamını karşılaması gerekir. Ana şirketin paylarının yavru şirket tarafından iktisabında da bu şartlar uygulanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 379Kaynağı aç
Hedef şirketin paylarını devralan kişi bu payları kredi kuruluşuna rehnedebilir mi?
Devralan kişinin iktisap ettiği payları kredi kuruluşlarına teminat olarak göstermesi veya bu paylar üzerinde rehin tesis etmesi Türk Ticaret Kanunu m. 380 kapsamındaki finansal yardım yasağına girmez.
Finansal yardım yasağına aykırı bir hisse devir protokolü mahkemece kendiliğinden dikkate alınır mı?
Türk Ticaret Kanunu m. 380/1 gereğince finansal yardım yasağına aykırı sözleşmeler batıl olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.
Şirket üst düzey yöneticileri çalışanlara tanınan finansal yardım istisnasından yararlanabilir mi?
Şirket yönetiminin ele geçirilmesini önlemek amacıyla üst düzey yöneticiler çalışanlara sağlanan pay iktisabına yönelik finansal yardım istisnası kapsamı dışında bırakılmıştır.
Finansal yardım yasağına aykırılık halinde pay iktisabı kendiliğinden geçersiz olur mu?
Finansal yardım yasağına aykırılık yalnızca avans, ödünç veya teminat niteliğindeki finansman işlemini batıl kılar; gerçekleşen pay iktisabı kendi koşullarına göre geçerliliğini korumakla birlikte Türk Ticaret Kanunu m. 385 uyarınca bu payların altı ay içinde elden çıkarılması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

