Finansal destek yasağı, bir anonim şirketin kendi paylarının devralınmasını kolaylaştırmak amacıyla üçüncü kişilere mali imkan sağlamasını engelleyen kanuni bir sınırlamadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesinin birinci fıkrasına göre, payların iktisabı gayesiyle şirketin başka bir şahısla gerçekleştirdiği ve konusu avans, ödünç ya da teminat niteliği taşıyan hukuki muameleler batıl kabul edilir. Bu düzenleme, şirketin kendi paylarını edinmesine yönelik kanuni sınırlamaların dolaylı yollardan aşılmasını önleme amacına hizmet eder. Kanun koyucu bu yolla şirket malvarlığının pay ediniminde kullanılmasını engelleyerek, devir işlemine katılmayan diğer ortakların haklarını ve şirket alacaklılarının menfaatlerini korumayı hedefler.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 380Kaynağı aç
Yasağın Unsurları ve Kapsama Giren İşlemler
Hukuk öğretisinde finansal yardım yasağının doğabilmesi için üç unsurun bir arada gerçekleşmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu unsurlar; bir pay iktisabının bulunması, şirketin sağladığı bir mali yardım işleminin varlığı ve bu yardımın alıcının pay iktisabı amacıyla yapılmış olmasıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesinde bu işlemler arasında belirli bir kronolojik sıra veya ek bir unsur öngörülmemiş olup, mali destek ile iktisap arasında amaçsal bir bağın bulunması yeterli görülmüştür.
Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesinin gerekçesinde, yasağın amacına uygun olarak avans, ödünç veya teminat verilmesi ifadesinin geniş yorumlanması gerektiği ve bu tür işlemlerin bütün biçimlerini kapsadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla kanundaki işlem türleri sınırlı sayıda sayılmamış, örnekleyici nitelikte kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/3545 Esas ve 2023/7435 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta, şirket çeklerinin ortaklık paylarının iktisabı amacıyla kullanılması da Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesindeki yasağın kapsamında değerlendirilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3545, K. 2023/7435Kaynağı aç
Şirketin Kendi Paylarını İktisap Şartları ve Dolaylı İktisap Yasağı
Finansal destek yasağının temel dayanağını oluşturan Türk Ticaret Kanunu'nun 379. maddesi, şirketin kendi paylarını ivazlı iktisap veya rehin olarak kabul etmesini belirli sınırlar içinde tutmuştur. Bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya aşacak miktarda ivazlı edinemez ve rehin alamaz. Bu kural, üçüncü bir kişinin kendi adına fakat şirket hesabına hareket ederek iktisap veya rehin kabul ettiği durumları da kapsar. Aynı sınırlama, ana şirketin paylarının yavru şirket tarafından iktisap edilmesi halinde de uygulanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 379Kaynağı aç
Payların iktisap veya rehin alınabilmesi için genel kurulun yönetim kurulunu en çok beş yıl için yetkilendirmesi zorunludur. Yetki kararında alınacak payların itibari değerleri, sayıları ile alt ve üst bedel sınırları yer almalıdır. Ayrıca iktisap bedelleri indirildikten sonra kalan şirket net aktifinin, sermaye ile dağıtımı yasak yedek akçelerin toplamı kadar olması ve iktisap edilecek payların bedelinin tamamen ödenmiş bulunması gerekir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şirket ile üçüncü kişi arasında yapılan ve bu kişiye şirketin kendi paylarını şirket, bağlı şirket veya çoğunluk payına sahip olunan şirket hesabına alma hakkı ya da borcu getiren düzenlemeler de denetime tabidir. Şayet bu payları şirketin bizzat kendisi iktisap etseydi işlem Türk Ticaret Kanunu'nun 379. maddesine aykırı sayılacak idiyse, yapılan sözleşme batıldır.
Finansal Destek Yasağının İstisnaları ve Sınırları
Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesinin birinci fıkrasında butlan yaptırımının uygulanmayacağı iki istisnai durum öngörülmüştür. Kredi ve finans kurumlarının mutat işletme konularına dahil işlemler ile şirket veya bağlı şirket çalışanlarının pay iktisap edebilmesi amacıyla sağlanan avans, ödünç ve teminatlar yasağın haricinde tutulmuştur.
Kanunda tanınan bu istisnalar da mutlak bir serbesti getirmez. Kredi kurumlarının işlemleri veya çalışanlara yönelik finansman kolaylıkları şirketin ayırmak zorunda olduğu kanuni ve sözleşmesel yedek akçeleri azaltıyorsa, Türk Ticaret Kanunu'nun 519. maddesindeki harcama esaslarına aykırılık oluşturuyorsa ya da 520. maddede düzenlenen yedek akçenin ayrılmasını imkansız kılıyorsa geçersizlik yaptırımıyla karşılaşır.
Yeniden Yapılanma ve Şirket Birleşmesi Senaryoları
Aşağı yönlü şirket birleşmelerinde, alıcı ile hedef şirket pay devrinin ardından hedef şirket bünyesinde birleşebilmektedir. Birleşme sonucunda pay edinim finansmanına ait borçlar külli halefiyet gereği hedef şirkete intikal etmekte ve hedef şirketin malvarlığı dolaylı olarak kendi ediniminin karşılanmasında yer almaktadır. Bu yöntemin Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesi kapsamında yasaklanıp yasaklanmadığı ve birleşme kararının sıhhati öğretide farklı görüşlere konu olmaktadır.
Yukarı yönlü birleşmelerde ise hedef şirketin tüzel kişiliği sona erdiğinden ve hiçbir aşamada finansman borçlusu haline gelmediğinden hareketle bu işlemlerin yasak kapsamına girmediğini savunan görüşler mevcuttur. Bunun karşısında, finansman yükümlülüklerinin fiilen hedef şirketin malvarlığı ile karşılandığı gerekçesiyle söz konusu birleşmenin geçersiz sayılması gerektiğini ileri süren görüşler de öğretide yer bulmaktadır.
Payların iktisabının ardından hedef şirketin mutat şirket faaliyetleri çerçevesinde kâr dağıtması ve alıcının finansman borçlarını bu temettü geliriyle kapatması durumunda ise doktrinde ağırlıklı kabul gören yaklaşım, anılan işlemin finansal destek yasağı çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğidir.
Finansal destek yasağına aykırılığın hukuki yaptırımı nedir?
Pay iktisabı amacıyla üçüncü kişilerle yapılan avans, ödünç veya teminat sağlama niteliğindeki işlemler Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesi gereğince batıldır.
Çalışanlara sağlanan pay iktisabı destekleri her durumda geçerli midir?
Çalışanlara yönelik finansal destekler istisna kapsamında olsa da şirketin yedek akçelerini azaltması veya kanuni yedek akçe kurallarını ihlal etmesi halinde geçersiz sayılır.
Finansal destek yasağında işlemler arası zaman sıralaması aranır mı?
Kanun işlemler arasında kronolojik bir sıra aramamış, finansal destek ile pay iktisabı arasında amaçsal bağ bulunmasını yeterli saymıştır.
Hedef şirketin kâr dağıtımı ile borç ödenmesi yasak mıdır?
Hedef şirketin usulüne uygun kâr dağıtımı yapması ve borçların bu kâr payından ödenmesi, hukuk öğretisindeki ağırlıklı kabule göre finansal destek yasağı kapsamında sayılmamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

