6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 202/2 uyarınca, bir şirketler topluluğunda hâkimiyetin uygulanmasıyla gerçekleştirilen ve bağlı şirket açısından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan yapısal işlemlere karşı bağlı şirketin pay sahiplerine özel bir koruma sağlanmıştır. Bu kapsamda pay sahipleri, hâkim teşebbüsten uğradıkları zararların tazminini veya paylarının borsa değeriyle, borsa değeri yoksa ya da hakkaniyete uygun düşmüyorsa gerçek değerle yahut genel kabul gören bir yöntemle belirlenecek değerle satın alınmasını talep edebilirler. Düzenleme, çoğunluk gücünün azınlık veya münferit pay sahiplerini zarara uğratacak biçimde kötüye kullanılmasını engelleme amacını taşır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 202Kaynağı aç
Davanın Maddi ve Hukuki Şartları
Davanın açılabilmesi için Türk Ticaret Kanunu m. 202/2 kapsamında bir genel kurul veya kanunun dolanılmasını önlemek amacıyla yönetim kurulu tarafından alınmış bir kararın bulunması gerekir. Kanunda birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemler örnek mahiyetinde sayılmış olup uygulama bu işlemlerle sınırlı değildir. Söz konusu kararın alınmasında hâkim teşebbüsün doğrudan veya dolaylı oy gücünü içeren hâkimiyetinin kullanılmış olması zorunludur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2132, K. 2023/6542Kaynağı aç
Hukuka aykırılığın varlığı için işlemin bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebinin bulunmaması ve pay sahibine zarar verecek nitelik taşıması gerekir. Buna karşılık alınan kararın bağlı ortaklığın büyümesini ve ilerlemesini sağlaması veya ortaklığın menfaati açısından gerekli görülmesi durumunda haklı bir sebebin bulunduğu kabul edilebilir. Ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/4719 Esas ve 2022/9173 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Türk Ticaret Kanunu m. 202 ve devamı maddelerine dayalı davalarda hâkim pay sahibinin bir şirket olması şarttır; pay sahibinin gerçek kişi olması hâlinde bu maddeye dayalı dava açma şartı gerçekleşmez. Dava, genel kurulda oy gücüyle kararın alınmasını sağlayan ya da yönetim kurulunun temsil ettiği yahut seçtirdiği hâkim teşebbüse karşı açılır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4719, K. 2022/9173Kaynağı aç
Davacı Sıfatı ve Usulünce Muhalefet Koşulu
Davayı açacak pay sahibinin, kararın alındığı tarihte bu sıfatı haiz olması zorunludur. Pay sahibinin genel kurul kararına karşı dava açabilmesi için toplantıda ret oyu vererek muhalefetini tutanağa geçirtmiş olması; yönetim kurulu kararı söz konusu ise kararı öğrenmesinden itibaren yazılı olarak itirazda bulunması gerekir. Genel kurul toplantısına katılmayan veya toplantıda çekimser oy kullanan pay sahiplerinin dava hakkı kural olarak bulunmamaktadır; ancak genel kurula katılımı engellenen pay sahiplerine menfaatlerinin korunması amacıyla somut olayın özelliklerine göre dava hakkı tanınabilmektedir.
Taleplerin Kapsamı: Tazminat ve Payların Satın Alınması
Türk Ticaret Kanunu m. 202/2 kapsamında açılan tazminat davasında yalnızca davacı pay sahibinin hâkimiyetin hukuka aykırı kullanımından doğan gerçekleşmiş zararlarının giderilmesi talep edilebilir; bağlı şirketin uğradığı zararlar bu davanın konusunu oluşturmaz. Öğretide tazminat davası ile payların satın alınması davasının bağımsız ve birbiriyle alternatif davalar olduğu, davacının iki davayı birlikte açamayacağı yönünde yaklaşım bulunduğu gibi, her iki istemin tek bir davada terditli veya alternatif talepler olarak ileri sürülebileceğini savunan değerlendirmeler de yer almaktadır.
Öte yandan Türk Ticaret Kanunu m. 202/1 uyarınca hâkimiyetin bağlı şirketi zarara uğratacak şekilde kullanılması ve bu zararın faaliyet yılı içinde denkleştirilmemesi hâlinde açılan davada mahkeme, istem üzerine veya re'sen hakkaniyete uygun düşmesi durumunda şirket zararının tazmini yerine m. 202/2 hükümlerine göre davacı pay sahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun başka bir çözüme karar verebilir.
Pay Bedelinin Belirlenmesi ve Teminat Usulü
Payların satın alınması talebinde paylar; varsa en az borsa değeriyle, borsa değeri bulunmuyorsa veya bu değer hakkaniyete uygun düşmüyorsa gerçek değeriyle yahut genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek bedelle satın alınır. Satın alma değeri tespit edilirken Türk Ticaret Kanunu m. 202/2 gereğince mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınır ve pay üzerindeki rehin ile haciz gibi hukuki kısıtlamalar da göz önünde bulundurulur. Ayrıca birleşme, bölünme ve tür değiştirmede pay sahiplerine mevzuatla tanınmış diğer haklar saklı tutulmuştur.
Türk Ticaret Kanunu m. 202/3 hükmü gereğince, dava açıldığında mahkemece davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutardaki paranın teminat olarak mahkeme adına belirlenecek bir bankaya yatırılmasına karar verilir. Bu teminat yatırılmadığı sürece ilgili genel kurul veya yönetim kurulu kararına yönelik hiçbir işlem yapılamaz. Maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki davaların kötüniyetle açılması durumunda ise davalı taraf, uğradığı zararın müteselsilen tazminini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan talep edebilir.
Yetkili Mahkeme ve Zamanaşımı Süresi
Türk Ticaret Kanunu m. 202/2 uyarınca açılacak tazminat veya payların satın alınması davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yıllık zamanaşımına tabidir. Yetkili mahkeme bakımından anılan maddede özel bir düzenleme yer almadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6 uyarınca genel yetki kuralı geçerlidir ve dava davalının ikametgâhı mahkemesinde açılır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/551 Esas ve 2016/1281 Karar sayılı ilamına göre, bu yetki kesin yetki niteliğinde olmadığından davalının usulüne uygun yetki itirazı bulunmadan mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilemez; ayrıca Türk Ticaret Kanunu m. 561'deki şirket merkezinin bulunduğu yer yetkisi yalnızca m. 202/1 davalarına ilişkin olup m. 202/2 davalarında uygulanamaz.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/551, K. 2016/1281Kaynağı aç
Şirketler Topluluğunda Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/149 Esas ve 2022/894 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi istisnai ve sınırlı durumlarda dar yorumlanarak uygulanmalıdır. Bu ilkeye ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, hakkın kötüye kullanılmasıyla üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı ve sorumluluğa hükmetmek için başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı hâllerde başvurulabilir. Kardeş şirketler arasında perdenin aralanabilmesi için tek bir iktisadi işletmenin bağımsız tüzel kişilikler altında yürütülmesi, hukuken farklı görünen yapıların özdeş olması ve alacaklılardan mal kaçırmak veya sorumluluktan kurtulmak gayesiyle kötü niyetli hareket edilmesi aranır. Ortakların akraba olması veya şirketlerin aynı sektörde faaliyet göstermesi organik bağın veya perdenin kaldırılmasının tek başına kanıtı sayılamaz. Ayrıca perdenin aralanmasına yalnızca zarara uğrayan üçüncü kişiler dayanabilir; bizzat yönetim kurulu üyesi ve ortak sıfatını taşıyan kişiler üçüncü kişi sayılamayacağından bu hukuki çareye başvuramazlar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/149, K. 2022/894Kaynağı aç
TTK m. 202/2 davasında hangi işlemler dava konusu edilebilir?
Birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemler başta olmak üzere, hâkimiyetin uygulanmasıyla gerçekleştirilen ve bağlı şirket açısından açıkça haklı sebebi bulunmayan genel kurul veya yönetim kurulu kararları dava konusu edilebilir.
Genel kurul toplantısında çekimser oy kullanan pay sahibi bu davayı açabilir mi?
Toplantıda çekimser oy kullanan veya toplantıya katılmayan pay sahiplerinin dava hakkı bulunmamaktadır; dava açabilmek için ret oyu verilip muhalefetin tutanağa geçirtilmesi zorunludur.
Payların satın alınmasında bedel hangi tarihteki verilere göre hesaplanır?
Payların satın alma değeri belirlenirken Türk Ticaret Kanunu m. 202/2 açık hükmü uyarınca mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınır.
TTK m. 202/2 kapsamındaki davada zamanaşımı süresi ne kadardır?
Dava, genel kurul kararının alındığı veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

