Sicile kayıtlı gemilerde mülkiyetin devri amacıyla akdedilen sözleşmenin yazılı yapılması, imzaların noterce onaylanması ve gemi zilyetliğinin devralana geçmesi gerekir; bu kazanımda sicile tescil kurucu bir unsur taşımamakla birlikte tescil ve sicilden silinme süreçleri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre yürütülür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 996Kaynağı aç
Gemilerin Hukuki Niteliği ve Malik Olmanın Kapsamı
Türk Ticaret Kanunu m. 936 uyarınca, sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler mezkûr Kanun ve diğer kanunların uygulamasında taşınır eşya niteliğindedir. Malik, hukuka uygun olmak koşuluyla gemisi üzerinde dilediği tasarrufta bulunma serbestisine sahiptir. Bu tasarruf yetkisinin yanı sıra malik, gemisine haksız olarak el koyan kişilere karşı istihkak davası açabilir ve her türlü haksız müdahalenin men edilmesini talep edebilir.
Türk Medeni Kanunu'nda yer alan zilyetlik hükümleri tescilli veya tescilsiz ayrımı yapılmaksızın tüm gemilere tatbik edilir. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu m. 996 f. 1 gereğince, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça gemilerin hukuki mahiyetini düzenleyen hükümler yalnızca Türk Gemi Siciline kayıtlı bulunan gemiler hakkında uygulanır.
Gemi Siciline Tescil Zorunluluğu ve Tescil Edilemeyen Gemiler
Türk Ticaret Kanunu m. 957 f. 1 uyarınca, on sekiz gros tonilatoda ve daha büyük her ticaret gemisinin maliki, tescil isteminde bulunmak zorundadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 957Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu m. 958 f. 1 uyarınca; Türk gemisi olmayan gemiler, yabancı bir gemi siciline kayıtlı bulunan Türk gemileri, donanmaya bağlı harp gemileri, yardımcı gemiler ile Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerine ait münhasıran bir kamu hizmetinin görülmesine özgülenmiş gemiler Türk Gemi Siciline tescil olunamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 958Kaynağı aç
Gemi Tasdiknamesi ve Onaylı Tasdikname Özeti
Tescilin tamamlanması üzerine sicil müdürlüğü, geminin tescil edildiğini tevsik eden bir gemi tasdiknamesi tanzim eder. Türk Ticaret Kanunu m. 968 f. 1 gereğince sicil kayıtları tasdiknameye aynen ve tam olarak aktarılır. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu m. 968 f. 2 doğrultusunda, tescil için mevzuatça aranan belgelerin ibraz edildiği ve geminin Türk Bayrağını çekme hakkına sahip bulunduğu gemi tasdiknamesinde açıkça gösterilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 968Kaynağı aç
Gemi malikinin talebi üzerine sicil müdürlüğü tarafından gemi tasdiknamesinin onaylı bir özeti de verilebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 968 f. 3 gereğince onaylı özete sadece kanunda sınırlı olarak sayılan tanıtıcı tescil kayıtları ile geminin Türk Bayrağını çekme hakkına sahip olduğu hususu işlenir.
Sözleşmeyle Gemi ve Pay Mülkiyetinin Devri
Sicile kayıtlı gemilerin mülkiyetinin hukuki işlem yoluyla devri özel şekil şartlarına ve tasarruf işlemlerine tabidir. Türk Ticaret Kanunu m. 1001 uyarınca mülkiyetin devri amacıyla akdedilen sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması gerekir. Mülkiyetin alıcı tarafından kazanılması için sözleşmenin imzalanması sonrasında gemi zilyetliğinin devredilmesi zorunludur; gemi siciline tescil işlemi ise mülkiyetin kazanılmasında kurucu bir unsur teşkil etmez.
Sicile kayıtlı bir gemi payının mülkiyeti, Türk Ticaret Kanunu m. 1007 f. 1 gereğince malik ile devralanın bu konuda anlaşması ile devralana geçer. Bu anlaşmanın yazılı şekilde akdedilmesi ve imzaların noterce onaylanması şarttır; söz konusu anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir.
Donatma iştirakinde paydaş donatanlar bakımından pay devri kolaylaştırılmıştır. Türk Ticaret Kanunu m. 1007 f. 2 hükmüne göre paydaş donatanların her biri, iştirak payını diğer paydaşların onayını aramaksızın tamamen veya kısmen başkasına devredebilir. Bununla birlikte donatma iştirakine konu gemi sicile kayıtlı ise, iştirak payının devri gemi payının devri ve bunun sicile tescili ile tamamlanır.
İhraz ve Terk Yoluyla Mülkiyetin Kazanılması
Gemi mülkiyetinden vazgeçilmesi halinde uygulanacak hukuki rejim, geminin sicile tescilli olup olmamasına göre farklılaşır. Gemi siciline kaydı bulunmayan bir gemiden vazgeçilmesi durumunda gemi sahipsiz taşınır niteliğine bürünür. Türk Medeni Kanunu m. 767 hükmü dairesinde, sahipsiz bir taşınırı malik olma iradesiyle zilyetliğine geçiren kimse onun mülkiyetini kazanacağından, sicilsiz sahipsiz gemi herkes tarafından ihraz yoluyla iktisap edilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 767Kaynağı aç
Sicile kayıtlı gemilerde ise mülkiyetten vazgeçme usulü özel bir şekle bağlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu m. 1004 f. 1 uyarınca sicile kayıtlı bir geminin maliki, mülkiyet hakkından vazgeçtiğini sicil müdürlüğüne bildirerek ve bu iradeyi gemi siciline tescil ettirerek mülkiyeti terk edebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 998 f. 1 gereğince sicil kayıtlarından malikinin kim olduğu anlaşılamayan veya mülkiyeti usulüne uygun olarak terk edilen gemiler sahipsiz gemi sayılır. Ancak bu tür sahipsiz bir gemiyi sahiplenme hakkı münhasıran Devlete aittir; Türk Ticaret Kanunu m. 998 f. 2 uyarınca Devlet, kendisini gemi siciline malik olarak tescil ettirmek suretiyle mülkiyeti iktisap eder.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 1004Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 998Kaynağı aç
Zamanaşımı ile Gemi Mülkiyetinin Kazanılması
Sicile kayıtlı bir gemide malik olmadığı halde sicile malik yazılan kişi, kaydın en az beş yıl devam etmesi ve bu müddette gemiyi çekişmesiz, fasılasız asli zilyet sıfatıyla tasarrufunda tutması durumunda mülkiyeti iktisap eder; Türk Ticaret Kanunu m. 999 uyarınca bu kazanımda iyiniyet koşulu aranmaz. Malik sıfatı taşımayan kimsenin tesciliyle başlayan söz konusu beş yıllık müddetin hesaplanması, durması ve kesintiye uğraması borçlar hukukunun alacak zamanaşımı kurallarına göre belirlenir; sicildeki kaydın yolsuz olduğuna dair itiraz tescil edilmişse, bu itiraz varlığını koruduğu müddetçe süre işlemez. Tescilsiz gemilerde ise Türk Medeni Kanunu m. 777 uyarınca başkasına ait bir taşınırı beş yıl boyunca davasız, kesintisiz, iyiniyetle ve malik sıfatıyla elinde bulunduran kişi zamanaşımı yoluyla malik olur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 777Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 999Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu m. 1000 f. 2 hükmü uyarınca, en az on yıl önce vefat etmiş veya hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı olan ve sicilinde on yıldan beri malikin onayına bağlı bir işlem kaydedilmemiş bulunan gemiyi davasız ve aralıksız asli zilyet sıfatıyla elinde bulunduran kişi, mahkemeden o geminin maliki olarak tescilini talep edebilir. Zilyetlik süresinin hesabı, kesilmesi ve durması Türk Borçlar Kanununun alacak zamanaşımı kurallarına tabidir.
Gemi Mülkiyetinin Sona Ermesi ve Sicilden Terkin
Gemi mülkiyeti, geminin kurtarılamayacak şekilde batması, tamir kabul etmez derecede harap olması veya enkaz bırakmaksızın yok olması hallerinde maddi varlığın yitirilmesiyle kendiliğinden sona erer.
Tescili caiz olmayan bir geminin kütüğe kaydedilmiş olması ya da mevzuattaki bildirim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde genel sicil kuralları tatbik edilir ve durum sicilde kayıtlı bulunan diğer hak sahiplerine tebliğ edilir. Malik ve öteki hak sahiplerinin kimliklerinin veya yerleşim yerlerinin belirlenememesi durumunda, silinmeye çağrı ve belirlenen mühlet Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile uygun görülecek diğer bir gazetede ve varsa şirketin internet sayfasında ilan olunur; ayrıca söz konusu ilan sicil müdürlüğü ile mahkemenin divanhanesine asılır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 966Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu m. 966 f. 2 gereğince geminin kaydı, ilgililerin kaçınma ve itiraz sebeplerini süresi içinde bildirmemesi veya bildirilen itirazların mahkemece yerinde görülmediğine dair kararın kesinleşmesi halinde sicilden silinebilir. Buna karşın, Türk Bayrağını çekme hakkını kaybeden bir geminin sicilden silinmesi talep edildiğinde, ipotekli alacaklı rehin hakkının sürdüğünü ileri sürerek itirazda bulunursa kayıt silinmez; sicile yalnızca geminin Türk Bayrağını çekme hakkını kaybettiği tescil edilir.
Kayıtları sicilde atıl kalmış gemiler için Türk Ticaret Kanunu m. 967 f. 1 uyarınca özel bir terkin usulü tatbik edilir. Tescilli bir gemi hakkında yirmi yıldan beri hiçbir kayıt işlemi yapılmamış ve ilgili Bakanlıktan alınan bilgiye göre geminin artık var olmadığına veya denizcilikte kullanılamayacak hale geldiğine kanaat getirilmiş olursa, üzerinde ipotek yahut intifa hakkı tescil edilmemiş bulunması şartıyla, sicil memurunun önerisi üzerine mahkemece genel silinme usulüne gerek kalmaksızın gemi kaydının silinmesine karar verilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 967Kaynağı aç
Sicile kayıtlı bir ticaret gemisinin devrinde mülkiyet sicile tescille mi geçer?
Hayır, Türk Ticaret Kanunu m. 1001 uyarınca tarafların yazılı ve imzaları noterce onaylanmış devir sözleşmesi akdetmesi ve gemi zilyetliğini devretmesi yeterlidir; mülkiyetin intikali için gemi siciline tescil zorunlu bir unsur değildir.
Terk edilmiş sahipsiz bir gemiyi herkes sahiplenebilir mi?
Yalnızca sicile kaydı olmayan gemiler terk edildiğinde sahipsiz taşınır sayıldığından Türk Medeni Kanunu m. 767 uyarınca herkes tarafından ihrazla kazanılabilir; sicile kayıtlı terk edilmiş gemileri sahiplenme hakkı ise Türk Ticaret Kanunu m. 998 uyarınca münhasıran Devlete aittir.
Sicilde haksız malik görünen kişi zamanaşımıyla ne zaman mülkiyeti iktisap eder?
Türk Ticaret Kanunu m. 999 uyarınca sicilde haksız malik görünen kişi, tescilin en az beş yıl sürmesi ve bu süre boyunca davasız ve aralıksız asli zilyet bulunması halinde iyiniyet şartı aranmaksızın mülkiyeti iktisap eder. Bu sürenin hesabı, durması ve kesilmesi borçlar hukukundaki alacak zamanaşımı hükümlerine tabidir; sicilde yolsuz tescile ilişkin bir itiraz kayıtlı bulunduğu müddetçe zamanaşımı işlemez.
Türk Bayrağını çekme hakkını yitiren ipotekli gemi sicilden doğrudan silinir mi?
Hayır, Türk Ticaret Kanunu m. 966 f. 2 uyarınca ipotekli alacaklı rehnin varlığını ileri sürerek silinmeye itiraz ederse kayıt silinmez; sicile yalnızca Türk Bayrağını çekme hakkının kaybedildiği tescil olunur.
Donatma iştirakinde pay devri için diğer paydaşların onayı gerekir mi?
Kural olarak gerekmez; Türk Ticaret Kanunu m. 1007 f. 2 uyarınca paydaş donatanlar diğer paydaşların onayı olmaksızın paylarını devredebilir. Sicile kayıtlı gemide iştirak payının devri ise gemi payının devri ve bunun sicile tescili ile tamamlanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

