Faktoring işlemleri, temelinde alacağın temliki hükümlerini barındıran, Borçlar Kanunu'nda düzenlenen tipik sözleşmeler arasında yer almayan ve birden fazla sözleşme tipini bünyesinde birleştiren atipik, karma nitelikli ve üç köşeli hukuki ilişkilerdir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından hazırlanan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, 04.02.2015 tarihli ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve 01.01.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik'in 19. maddesi gereğince, faaliyet izni verilen faktoring şirketlerinin müşterileri ile gerçekleştirecekleri işlemler için yazılı sözleşme düzenlemeleri zorunludur.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/1159, K. 2015/12752Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/900, K. 2019/591Kaynağı aç
Finansman Sağlama Şartları ve Gelir Sınırları
Yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca faktoring finansmanı yalnızca müşterilere mal veya hizmet satışları karşılığında sağlanabilir. Sağlanan finansman ile bu finansmandan elde edilen komisyon ve faiz gibi gelirlerin toplamı, faturada gösterilen meblağı aşamaz. Bununla birlikte, ödeme oranının fatura tutarının yüzde yüzü olduğu hallerde komisyon ve faiz gibi gelirlerin müşteriden ayrıca tahsil edilmesi mümkündür. Ayrıca müşteriler, faturada belirtilen meblağ ile kambiyo senedi veya benzeri araçlarda yer alan tutar arasındaki rakamların yukarı yuvarlanmasından doğan ufak farklardan sorumlu tutulamazlar.
Yönetmelik kapsamında Türkiye'de kurulmuş olan faktoring şirketleri ve bankalar, yabancı para cinsinden ödeme araçlarının ödeme gününde ortaya çıkan kur farkları sebebiyle müşterilerine ilave fatura düzenleyemezler. Diğer taraftan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca faktoring şirketleri, müşterileriyle yapacakları sözleşmeler çerçevesinde ve işlemin bir parçası olarak ilave finansman sağlamak gayesiyle toplamı ödenmiş sermayelerinin yüzde birini geçmeyecek şekilde kullandırılan nakdi krediler haricinde nakdi kredi veremezler.
6361 sayılı FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG, FİNANSMAN VE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU m. 9Kaynağı aç
Faturayla Tevsik Zorunluluğu ve Mükerrerliğin Önlenmesi
6361 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasına göre faktoring şirketleri, Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa dahi, mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile yine tevsik edilemeyen doğacak alacakları devralamaz ve bunların tahsilini üstlenemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/900 Esas ve 2019/591 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, faturayla tevsik yasağı kamu düzenine ilişkin emredici bir kural niteliğinde olup yargı mercilerince resen dikkate alınır. Kanun uyarınca aynı faturaya dayanılarak birden çok faktoring şirketine yapılacak kısmi temliklerin toplam bedeli de fatura tutarını aşamaz.
Mükerrer fatura kullanımının engellenmesi amacıyla faktoring şirketleri ve bankalar, müşteri veya yetkililerince imzalanmış alacak bildirim formunu ve fatura bilgilerini temin ederek Merkezi Fatura Kaydı Sistemi üzerinden bu faturaların mükerrer olup olmadığını kontrol etmekle yükümlüdür. Kuruluşlar, denetimlerde tevsik edilmek üzere fatura aslı imajlarını saklamak zorundadır. Ayrıca Yönetmeliğin 7. maddesi gereğince, fatura iptallerinin bildirilmesi ve iptal edilen fatura yerine yenisi düzenlendiğinde ibraz edilmesi hususunda müşteriden Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından hazırlanacak standart bildirim formu şeklinde taahhüt alınması gerekmektedir.
İstihbarat Sistemi ve Araştırma Yükümlülüğü
Yönetmeliğin 5. maddesi doğrultusunda faktoring şirketleri ve bankalar, müşterilerin yalnızca sözlü beyanlarıyla bağlı kalmaksızın hem müşteriler hem de devralınan faturalar hakkında kapsamlı istihbarat çalışması yürütmekle yükümlüdür. Kurulacak istihbarat sistemi asgari olarak; ilgili mevzuatta faturanın şekil ve düzenine ilişkin hükümler gözetilerek fatura bilgilerinin kontrol edilmesini, iç kontrol sistemi ile Merkezi Fatura Kaydı Sistemi üzerinden mükerrerlik taraması yapılmasını ve müşterilerin mali durumları ile işlem geçmişleri değerlendirilerek gerektiğinde fatura borçlusu ile senet keşidecisine başvurulup borcun teyit edilmesini içermelidir. Kuruluşlar bu asgari unsurlarla sınırlı kalmayıp, yetersizlik halinde başka istihbarat yöntemlerine de başvurabilirler.
Kambiyo Senetlerinin Devri ve Alacağın Temliki Hükümleri
Faturalı alacaklara istinaden kambiyo senedi veya diğer senetler devralındığında, ciro silsilesinde senedi ciro edip verenin faturada alacaklı gözüken kişi olduğu ve bir önceki cirantanın veya keşidecinin faturadaki borçlu ile aynı kişi olduğu teyit edilmelidir. Müşterilerden ek teminat olarak alınan ve fatura veya muadili belgelerle ilişkili bulunmayan senetlerin tahsili ise Yönetmeliğin 8. maddesinde yer alan özel şartlara tabidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/900 Esas ve 2019/591 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, faktoring işlemlerinde kambiyo senedine bağlı alacağın mal veya hizmet satışından doğduğunun fatura ile tevsik zorunluluğu, kambiyo senetlerinin illetten mücerretlik yani soyutluk ilkesini faktoring şirketi yönünden ortadan kaldırır. Senedin faktoring şirketine devri için gerçekleştirilen ciro ve teslim işlemi, esasen alacağın temliki hükümlerini doğurur. Türk Borçlar Kanunu'nun 188. maddesinin 1. fıkrası uyarınca borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir. Ancak 6361 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 3. fıkrası gereğince, ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları, faktoring şirketi senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmedikçe düzenleyen veya önceki hamillerle aralarındaki şahsi defileri faktoring şirketine karşı ileri süremezler.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 188Kaynağı aç
Doğacak Alacakların Faktoringe Konu Edilmesi
Doğacak alacakların faktoring işlemine konu edilebilmesi için söz konusu alacakların fatura veya fatura yerine geçen belgelerle tevsik edilebilir nitelikte olması ve alacağın doğduğu anda bu durumun tevsik edildiğinin faktoring şirketi veya banka tarafından takip edilmesi zorunludur. İşlemin kurulabilmesi için müşteri ile kuruluş arasında doğacak alacağın devrine yönelik bir sözleşme akdedilmeli; bu sözleşmede işin tanımı, alacağın niteliği, azami faktoring limiti ve ödeme şartları açıkça gösterilmelidir.
Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sözleşmedeki hususların; müşteri ile borçlu arasındaki sözleşme, sipariş formu, proforma fatura veya akreditif gibi belgelerle tevsik edilmesi gerekir. Ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını ve alacakların bu kapsamda doğacağını ispat eden belgelerin doğruluğu ve tutarlılığı kuruluşça değerlendirilip belgelendirilmeli, alacağın doğmasını müteakip düzenlenen fatura veya fatura yerine geçen belgeler temin edilerek işlem dosyasına intikal ettirilmelidir.
İstirdat Taleplerinde İspat Yükü ve Belge Saklama Süreleri
Faktoring şirketine ciro edilen kambiyo senedine karşı açılan davalarda özel usul kuralları geçerlidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/900 Esas ve 2019/591 Karar sayılı kararına göre, aleyhine dava açılan faktoring şirketi senedi yasal tevsik koşullarına uygun devraldığını ispatladıktan sonra, davacı taraf Türk Ticaret Kanunu'nun 792. maddesi kapsamında faktoring şirketinin senedi kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini ispatlamak zorundadır. Bununla birlikte Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/3805 Esas ve 2020/215 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, çek bedelinin istirdadına karar verilebilmesi için ödemenin bizzat davacı tarafından yapılmış olması şarttır; ödeme dava dışı üçüncü bir kişi tarafından gerçekleştirilmişse davacı istirdat talebinde bulunamaz.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2018/3805, K. 2020/215Kaynağı aç
Faktoring şirketleri ve bankalar, yürüttükleri işlemler ve istihbarat çalışmaları neticesinde elde ettikleri bilgi ve belgeleri, tabi oldukları mevzuatta öngörülen sürelerden az olmamak üzere en az beş yıl süreyle saklamak zorundadırlar. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 42. maddesi gereğince bankalar işlemlerine ilişkin belgeleri on yıl saklamakla yükümlü kılındığından, faktoring işlemi gerçekleştiren bankalar açısından bu saklama süresi on yıl olarak tatbik edilir.
Faktoring finansman tutarı fatura bedelini aşabilir mi?
Finansman ile bu finansmandan elde edilen faiz ve komisyon gelirlerinin toplamı fatura tutarını geçemez; yalnızca ödeme oranının fatura tutarının yüzde yüzü olduğu hallerde bu gelirler müşteriden ayrıca tahsil edilebilir.
Kambiyo senedi devrinde ciranta ile fatura tarafları nasıl uyuşmalıdır?
Senedi ciro edip devreden kişinin faturadaki alacaklı, senedi devredenden bir önceki cirantanın veya keşidecinin ise faturadaki borçlu ile aynı kişi olduğunun teyit edilmesi zorunludur.
Doğacak alacaklar faktoring sözleşmesine devredilebilir mi?
Doğacak alacaklar fatura veya muadili belgelerle tevsik edilebilir nitelikte bulunması, sözleşmede azami limit ve şartların belirlenmesi ve alacak doğduğunda faturaların dosyaya eklenmesi koşuluyla devredilebilir.
Faktoring işlemlerine dair belgelerin saklama süresi nedir?
İşlem ve istihbarat belgelerinin en az beş yıl saklanması zorunlu olup, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca bankalar için bu saklama süresi on yıldır.
Faktoring şirketine ciro edilen senet için borçlu şahsi defilerini ileri sürebilir mi?
Faktoring şirketinin senedi borçlunun zararına bile bile iktisap ettiği durumlar saklı kalmak üzere, asıl ilişki dışındaki kambiyo borçluları düzenleyen veya önceki hamillerle aralarındaki şahsi defileri faktoring şirketine karşı ileri süremezler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

