Trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın tazmin edilebilmesi için maluliyet oranının usulüne uygun biçimde saptanması gerekir. Yargıtay içtihadına göre maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik esas alınarak hazırlanması zorunludur; aksi takdirde rapor hükme esas alınamaz ve bu durum bozma sebebi oluşturur. Hangi yönetmeliğin uygulanacağı tamamen kazanın gerçekleştiği tarihe göre belirlenmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/4121, K. 2018/8559Kaynağı aç
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14700, K. 2023/6277Kaynağı aç
Kaza Tarihine Göre Uygulanacak Yönetmelik
Türk hukukunda maluliyet tespitine esas alınacak düzenleme, birbirini izleyen dönemler boyunca değişmiştir. 11.10.2008 tarihinden önce meydana gelen kazalarda Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü geçerliydi. 11.10.2008 ile 01.09.2013 tarihleri arasındaki kazalarda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanır. 01.09.2013 ile 01.06.2015 tarihleri arasındaki kazalarda ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği devreye girer. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/4121, K. 2018/8559 sayılı kararı bu üç dönemi ve uygulanacak düzenlemeleri açıkça ortaya koymaktadır.
01.06.2015 ile 20.02.2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalarda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/14700, K. 2023/6277 sayılı kararında 02.03.2016 tarihli kazaya ilişkin rapor, o tarihte yürürlükte olan bu yönetmeliğe uygun olmadığı gerekçesiyle bozma sebebi sayılmıştır. 20.02.2019 ve sonrasında meydana gelen kazalar bakımından ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik geçerlidir.
Dönem Mevzuatına Aykırı Raporun Sonuçları
Yargıtay, dönem mevzuatı uyumsuzluğunu ciddi bir hata olarak değerlendirmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/14700, K. 2023/6277 sayılı kararında, kaza tarihi 02.03.2016 olan bir davada Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporun önceki dönem yönetmeliği çerçevesinde düzenlendiği tespit edilmiş ve bu gerekçeyle bozma kararı verilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/1767, K. 2023/7355 sayılı kararında ise hangi yönetmeliğe göre düzenlendiği anlaşılamayan bir rapor karar vermeye elverişli bulunmamış; dayanağı net biçimde ortaya koyan yeni bir raporun alınması gerektiği hükmüne varılmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1767, K. 2023/7355Kaynağı aç
Raporun yalnızca doğru yönetmeliği kullanması yetmez; raporda uygulanan yönetmeliğin açıkça belirtilmesi de zorunludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/1767, K. 2023/7355 sayılı kararında, 20.06.2018 tarihli kazaya ilişkin davada alınan raporda hangi yönetmelik hükümlerine göre düzenleme yapıldığının anlaşılamadığı saptanmış ve bu nedenle rapor yetersiz sayılmıştır.
Yetkili Kurum ve Uzman Heyet Zorunluluğu
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/14700, K. 2023/6277 sayılı kararına göre sürekli iş göremezlik oranının tespiti, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ile benzeri kuruluşlarca gerçekleştirilmelidir. Bu belirlemenin; çalışma gücü kaybı iddia edilen kişinin şikayetleri dikkate alınarak oluşturulan uzman doktor heyeti tarafından ve kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat gözetilerek yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2240, K. 2023/7157Kaynağı aç
Raporun Zorunlu İçeriği: Muayene, Tedavi Evrakı ve İlliyet Bağı
Raporun içeriği bakımından iki temel şart öne çıkmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/14700, K. 2023/6277 sayılı kararında, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakının eklenmesi ve bizzat muayene edilmesi gerektiği bozma gerekçesi olarak belirtilmiştir. Bunun yanı sıra, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/1767, K. 2023/7355 sayılı kararında maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının tüm tedavi evrakı incelenerek irdelenmesi ve kurulması gerektiği vurgulanmış; bu bağın anlaşılamadığı raporun yetersiz sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Tedavi Süreci ve Maluliyet Tespitinin Zamanlaması
Bedensel zararlarda uğranılan kaybın doğru biçimde saptanabilmesi için yaralanmanın niteliği de gözetilerek tedavi sürecinin tamamlanmış olması gerekir. Tedavi devam ederken sürekli ve geçici iş göremezlik durumu tam olarak belirlenemez. Bu gereklilik, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin işleyişini de doğrudan etkiler.
Gelişen Maluliyet Durumunda Zamanaşımının Başlangıcı
Maluliyet durumunun zamanla ağırlaşması ya da gelişmesi söz konusu olduğunda zamanaşımının işleyişi farklılaşır. Bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağından zamanaşımı süresi, gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlar. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/2240, K. 2023/7157 sayılı kararında ayrıca, maluliyetin doğduğu tarihin uzman kişilerce bilirkişi raporu aracılığıyla tespit edilmesi gerektiği; bu konuda uzman olmayan kişilerin subjektif değerlendirme yapamayacağı da vurgulanmıştır.
Zamanaşımı Süreleri
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlükârda kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğuyor ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, bu uzun süre maddi tazminat talepleri bakımından da geçerli olur. Tazminat yükümlüsüne karşı zamanaşımının kesilmesi sigortacı bakımından da kesme sonucu doğurur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları ise kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
Sigorta Şirketine Başvuru Zorunluluğu
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi (14.04.2016 tarihli değişiklikle mevcut halini almıştır), zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava açılabilmesi için zarar görenin önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasını zorunlu kılmaktadır. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde dava açılabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir. Bu tarihten önce gerçekleşen kazalara farklı bir düzenlemenin uygulandığı göz önünde bulundurulmalıdır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Sigorta Tahkim Komisyonu'na Başvuru Usulü
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasına göre sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden yararlanabilir. Zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ise ilgili kuruluş sisteme üye olmasa dahi hak sahipleri bu usulden faydalanabilir.
5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU m. 30Kaynağı aç
Komisyona başvurabilmek için, sigortacılık kuruluşuna gerekli başvuruların yapılmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir. Sigortacılık kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterli sayılmaktadır. Öte yandan mahkemeye veya Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne intikal etmiş uyuşmazlıklar için aynı anda Komisyona başvuru yapılamaz.
Komisyona başvurular önce raportörler tarafından incelenir; raportörler bu incelemeyi en geç on beş gün içinde tamamlamak zorundadır. Uyuşmazlık konusu miktarın kanunda belirlenen eşiğin üzerinde olduğu durumlarda sigorta hakemlerinden oluşan heyet teşekkülü zorunludur. Kanunda yer alan bu parasal eşikler ÜFE artış oranını aşmamak kaydıyla artırılabildiğinden güncel tutarın ayrıca doğrulanması gerekir. Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre tarafların açık ve yazılı onayıyla uzatılabilir.
Tahkim Kararlarına İtiraz ve Temyiz Yolu
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin on ikinci fıkrasına göre kanunda belirlenen alt eşiğin altında kalan uyuşmazlıklara ilişkin hakem kararları kesindir. Bu eşiğin üzerindeki ancak üst eşiği aşmayan uyuşmazlıklarda hakem kararına karşı, kararın bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz yoluna gidilebilir; bu itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kanunda belirlenen üst eşiği aşan uyuşmazlıklarda ise itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolu açıktır. Söz konusu parasal eşikler ÜFE artış oranıyla artırılabilir olduğundan güncel değerler için ayrıca doğrulama yapılması gerekmektedir.
Tahkim yargılamasında talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmedilecek vekalet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.
Hatır Taşıması ve Tazminattan İndirim
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/1767, K. 2023/7355 sayılı kararında hatır taşıması savunmasının somut olayda ciddi biçimde araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Karara göre kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve tüm ifadeler getirtilerek hatır taşıması bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli; davacı ile sürücü arasında yakın akrabalık ilişkisi bulunmaması durumunda tazminattan Daire içtihadına uygun biçimde indirim yapılmalıdır. Bu değerlendirmenin eksik bırakılması bozma sebebi sayılmaktadır. Söz konusu indirimin somut oranı kararda Daire içtihadına atıfla belirtilmiş olmakla birlikte kaynakta oran açıklanmamıştır.
Sık Sorulan Sorular
Maluliyet raporu hangi yönetmeliğe göre düzenlenmeli?
Uygulanacak yönetmelik kaza tarihine göre belirlenir. 11.10.2008 öncesi için Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008–01.09.2013 arası için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013–01.06.2015 arası için Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015–20.02.2019 arası için Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 ve sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik geçerlidir.
Yanlış yönetmeliğe göre hazırlanan rapor geçerli mi?
Hayır. Kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik esas alınarak düzenlenen rapor hükme esas alınamaz ve bozma sebebi oluşturur. Bunun yanı sıra raporda hangi yönetmeliğin uygulandığının açıkça belirtilmemesi de raporu karar vermeye elverişsiz kılmaktadır.
Maluliyet raporu ne zaman alınmalı?
Tedavi süreci tamamlanmadan sürekli iş göremezlik durumu tam olarak belirlenemez. Bu nedenle raporun tedavi bittikten sonra alınması gerekmektedir. Maluliyet durumunun ilerleyip ilerlemediği de gözetilmelidir; gelişen bir tablo söz konusuysa bu durumun sona ermesi beklenmelidir.
Trafik kazasında tazminat davası için zamanaşımı süresi nedir?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre maddi tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl; kaza gününden itibaren ise her hâlükârda on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve Ceza Kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa bu uzun süre uygulanır.
Sigortaya başvurmadan dava açılabilir mi?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki uyuşmazlıklarda önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması zorunludur. Sigorta şirketi belirlenen süre içinde cevap vermezse ya da verilen cevap talebi karşılamazsa dava yoluna gidilebilir veya tahkime başvurulabilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmak için ne gerekli?
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine göre Komisyona başvurabilmek için sigortacılık kuruluşuna gerekli başvuruların yapılmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir. Kuruluşun on beş iş günü içinde cevap vermemesi de başvuru için yeterlidir. Aynı uyuşmazlık daha önce mahkemeye taşınmışsa Komisyona ayrıca başvurulamaz.
Gelişen maluliyet durumunda zamanaşımı nasıl işler?
Maluliyet durumu zamanla ağırlaşıyorsa zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılmaz. Bu nedenle zamanaşımı, gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenildiği andan itibaren işlemeye başlar. Maluliyetin doğduğu tarihin bilirkişi raporu aracılığıyla tespit edilmesi gerekir; bu belirleme uzman olmayan kişilerce yapılamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

