Yaralanmalı trafik kazasında manevi tazminat, Türk Borçlar Kanunu m. 56 uyarınca hâkimin olayın özelliklerini gözeterek zarar görene uygun bir miktar para ödenmesine karar verebileceği bir kalemdir. Hüküm belirli bir tutarı veya hesap yöntemini zorunlu kılmaz. Maddi tazminat değerlendirilirken kazazedenin yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı, bakıcı ihtiyacı ve tedavi süreci dikkate alınabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
Bedensel zarar ve manevi tazminat
Türk Borçlar Kanunu m. 56, bedensel bütünlüğü zedelenen kişiye manevi tazminat ödenmesine hâkimin karar verebileceğini düzenler. Takdir, olayın özelliklerine göre uygun görülen miktara ilişkindir. Bu düzenleme her yaralanma için önceden belirlenmiş bir ödeme sonucunu kurmaz.
Aynı maddede ağır bedensel zarar veya ölüm hâli ayrıca düzenlenir. Bu hâllerde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Yakınlar bakımından hüküm, her yaralanmayı değil ağır bedensel zararı veya ölümü ve hâkimin kararını esas alır.
Yaralanmaya bağlı tazminat yalnız ölüm hâline özgü biçimde ele alınmaz. Kırık, çıkık, ameliyat, kalıcı iz, sakatlık ve uzuv kaybı da tazminatın talep edilebileceği hâller arasında sayılır. Bu sayım, Türk Borçlar Kanunu m. 56'daki takdir şartının veya ağır bedensel zarar ölçütünün yerine geçmez.
Maddi tazminatta dikkate alınan etkenler
Tazminat miktarı hesaplanırken kişinin yaşı, gelir durumu, maluliyet oranı, bakıcı ihtiyacı ve tedavi süreci gibi etkenler dikkate alınır. Bu etkenlerin birlikte değerlendirilmesi, bütün dosyalarda aynı sonuca ulaştıran bir hesap formülü bulunduğu anlamına gelmez.
Kazazedenin sabit bir geliri varsa, örneğin maaşı varsa, bu gelir esas alınabilir. Geliri yoksa asgari ücret veya emsal meslek gelirleri üzerinden değerlendirme yapılabilir. Bu yaklaşım bağlayıcı bir cetvel olarak gösterilmiş değildir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2016/1828, K. 2018/11457 sayılı kararında ilköğretim okulunda öğretmen olan ve çalışamadığı dönemde maaşını almaya devam edecek davacı yönünden, bilirkişi raporuna dayanılarak geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmesi hatalı görülmüştür. Bu dosyada zarar, çalışılamayan dönemde alınıyorsa fazla çalışma ücreti gibi yan ödemelerle sınırlı değerlendirilmiş ve mahrum kalınan kazancın araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Karar, bu sınırı bütün yaralılar için genel bir kurala dönüştürmez.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/1828, K. 2018/11457Kaynağı aç
Maluliyet oranının belirlenmesi
Sürekli sakatlık tazminatı hesabı, sağlık kurulu veya adli tıp raporuyla belirlenen maluliyet oranına dayandırılır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2016/1828, K. 2018/11457 sayılı kararında işgöremezlik oranı, çalışma gücü kaybı ileri sürülen kişinin şikâyetleri esas alınarak kurulan uzman hekim heyetiyle belirlenir. Heyet, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinde veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dallarında oluşturulabilir. Ölçü, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü ya da Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleridir.
Aynı dosyada devlet hastanesinden alınan özürlü sağlık kurulu raporu ile mahkemece benimsenen üniversite raporu arasında çelişki bulunmuştur. Raporlardaki oranlar yüzde 4 ve yüzde 24'dür. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu oranlar yalnız o dosyadaki raporlara aittir.
Daire, sair temyiz itirazlarını reddetmiş; maluliyet araştırması ve geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin temyiz itirazlarını kabul ederek hükmün bozulmasına 28/11/2018 gününde oybirliğiyle karar vermiştir. Bozma, yeniden hesaplanmış bir tazminat tutarı belirlemez.
Kusurun tazminata etkisi
Kazazedenin kazadaki kusur oranı hesaplamada etkili olabilir. Yüzde 30 kusurlu bulunan bir kişiye ödenecek tazminatın bu oran kadar azaltılması bir örnek olarak anlatılır. Örnek, her olayda aynı oranın uygulanacağı yönünde kanuni bir kural oluşturmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin E. 2025/390, K. 2025/9590 sayılı karar metninde, önceki daire incelemesinde davacının alkollü sürücünün aracında seyahat etmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozma yapıldığı anlatılır. Bu anlatım indirim oranını göstermez ve başka kusur olaylarına kendiliğinden uygulanacak genel bir ölçü kurmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/390, K. 2025/9590Kaynağı aç
Bozmadan sonraki ilk derece kararı, yüzde 20 müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne ilişkindir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu kararı 18/06/2025 tarihinde oy çokluğuyla onamıştır. Yüzde 20 oranı bu dosyaya özgüdür; karşı oy bağlayıcı sonuç değildir.
Sigortanın karşılayabileceği zarar
Zorunlu trafik sigortası, kaza sırasında karşı tarafın kusurlu olması hâlinde zararı belirli teminatlar dâhilinde karşılamakla yükümlü tutulur.
Kusurlu sürücünün poliçesinde ihtiyari mali mesuliyet sigortası biçiminde ek teminat varsa, zorunlu sigorta limitlerinin üstündeki zararlar da karşılanabilir. Bu imkân poliçenin varlığına bağlıdır.
Trafik kazası tazminatı belirlenirken sigorta poliçesi dikkate alınır. Poliçeyi aşan miktar karşı taraftan talep edilebilir. Sigorta şirketinin ödeme yapmaması veya ödenmesi gereken miktardan daha az ödeme yapması hâlinde ilgili kişi sigorta şirketine dava açabilir.
Sigorta şirketinin teklif ettiği tazminat yetersizse ve uyuşmazlık mahkemeye gidilmeden çözülmek isteniyorsa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru değerlendirilebilir.
Zamanaşımı
Türk Borçlar Kanunu m. 72, haksız fiilden doğan tazminat istemini iki süreye bağlar. Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl geçmesi zamanaşımı sonucunu doğurur. Fiilin işlendiği tarihten itibaren on yılın geçmesi de her hâlde aynı sonucu doğurur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı uygulanır. Hangi ceza zamanaşımının uygulanacağı hükmün bu kesitinde belirtilmemiştir.
Haksız fiil nedeniyle zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile zarar gören bu borcu ifadan kaçınabilir.
Davanın görüleceği mahkeme
Anlaşma sağlanamazsa kazazedenin maddi ve manevi tazminat davasını asliye ticaret mahkemesinde açabileceği belirtilir. Başka bir anlatımda trafik kazası tazminat davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olarak gösterilir; kazaya karışan araçta yük veya yolcu varsa ticaret mahkemesinin devreye girdiği söylenir. Bu anlatımlar aynı konuda farklı görev sonucu doğurduğundan biri diğerinin yerine kesin görev kuralı olarak alınamaz.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/1308, K. 2022/3079 sayılı kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21 ve 22. maddeleri uyarınca Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesini o uyuşmazlıkta yargı yeri olarak belirlemiştir. Sonuç, incelenen yargı yeri uyuşmazlığına ilişkindir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/1308, K. 2022/3079Kaynağı aç
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin E. 2022/3118, K. 2022/3099 sayılı kararında dava 8 Şubat 2016'da açılmıştır. Sonradan kurulan ticaret mahkemesine derdest dosyaların devrine dair bir ibare görülmediğinden dosyanın Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde sonuçlandırılması gerektiği kabul edilmiştir. Daire, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21 ve 22. maddeleri uyarınca bu mahkemeyi yargı yeri olarak belirlemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/3118, K. 2022/3099Kaynağı aç
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/9175, K. 2015/10562 sayılı kararında Güvence Hesabının sorumluluğunun Türk Ticaret Kanunu'nun 1483/1. maddesinden kaynaklandığını ve aynı kanunun 4. maddesi uyarınca bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların ticari dava sayıldığını kabul etmiştir. Bu gerekçeyle uyuşmazlığın ilgili asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21 ve 22. maddeleri gereğince bu mahkemenin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermiştir. Karar, Güvence Hesabına yöneltilen zorunlu mali mesuliyet sigortası uyuşmazlığına ilişkindir; diğer dosyalardaki taraf, tarih ve devir koşullarıyla aynı görev kuralı sayılmaz.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/9175, K. 2015/10562Kaynağı aç
Ölüm hâlinin yaralanmadan ayrılan yönü
Ölümlü trafik kazasında maddi ve manevi tazminatı ölenin yakınları ya da ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler isteyebilir. Yaralanmada yakınlara manevi tazminat ise Türk Borçlar Kanunu m. 56'da ağır bedensel zarar veya ölüm hâli ve hâkimin kararıyla sınırlıdır. Destekten yoksunluk tazminatının hesap şartları bu çerçevede gösterilmemiştir.
Sık sorulan sorular
Manevi tazminat her yaralanmada belirli tutarda ödenir mi?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu m. 56, hâkimin olayın özelliklerini gözeterek uygun bir miktara karar verebileceğini düzenler; zorunlu tutar veya hesap yöntemi öngörmez.
Yaralananın yakınları manevi tazminat isteyebilir mi?
Yakınlara ödeme, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ve hâkimin kararıyla mümkün olabilir. Her yaralanma bu kapsamda sayılmaz.
Sürekli sakatlık tazminatı neye dayanır?
Sürekli sakatlık tazminatı, sağlık kurulu veya adli tıp raporuyla belirlenen maluliyet oranına dayandırılır.
Maluliyet raporları çelişirse ne yapılır?
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin E. 2016/1828, K. 2018/11457 sayılı kararında çelişen raporlar karşısında, kaza tarihinde yürürlükteki Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması gerektiği kabul edilmiştir.
Kazazedenin kusuru tazminatı etkiler mi?
Kusur oranı hesaplamada etkili olabilir ve örnekte tazminat bu oran kadar azaltılır. Örnekteki yüzde 30 oranı genel bir zorunlu ölçü değildir.
Zorunlu sigorta bütün zararı karşılar mı?
Zorunlu trafik sigortası, karşı taraf kusurluysa zararı belirli teminatlar dâhilinde karşılar. Poliçeyi aşan miktar karşı taraftan istenebilir; poliçede ek teminat varsa limit üstü zararlar da karşılanabilir.
Tazminat istemi ne zaman zamanaşımına uğrar?
Türk Borçlar Kanunu m. 72'ye göre istem, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yılın ve her hâlde fiilin işlenmesinden itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Daha uzun ceza zamanaşımı öngörülen suçtan doğan tazminatta o süre uygulanır.
Trafik kazası tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Bir anlatım davayı asliye ticaret mahkemesine, diğeri asliye hukuk mahkemesine ve araçta yük veya yolcu varsa ticaret mahkemesine bağlar. Dosyanın açılış tarihi, derdest dosyaların devri ve Güvence Hesabına yöneltilmiş olması gibi koşullar yargı yerini ayrıca değiştirebildiğinden bu sonuçlar tek görev kuralında birleştirilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

