Trafik kazalarının ardından kazazedelerin iletişim ve kaza bilgileri gibi kişisel verileri hukuka aykırı yollarla ele geçirilebilmektedir. Bu bilgileri kullanan kötü niyetli kişiler, kazazedelere ulaşarak kaza sonrası hakları kullanma gerekçesiyle notere yönlendirme yapmakta ve ilgililerin tanımadığı üçüncü kişileri yetkilendirecek vekâletnameler düzenleterek hak edilen tazminatın ele geçirilmesine sebebiyet verebilmektedir.
Sigorta Şirketlerinin İletişim Usulü ve Vekâletname Talepleri
Gerçek sigorta şirketleri kaza geçiren şahısları telefonla arayarak doğrudan notere yönlendirmez. İlgili kurumlar nezdinde gerçek bir hak talebi bulunduğunda telefonla yönlendirme yerine yazılı bildirim yapılmaktadır. Kendisini sigorta yetkilisi veya temsilcisi gibi tanıtıp vekâletname talep edenler ise çoğunlukla kazanılabilecek tazminatı başka kişilere yönlendirerek sahte vekâletname ile işlem yapmayı hedeflemektedir.
Sahte Sağlık Raporları ve Adli Soruşturma Riski
Trafik kazaları sonrasında hastane raporlarının taklit edilmesi veya sahte raporlar düzenlenmesi suretiyle sigorta şirketlerinden haksız ödeme temin edilebilmektedir. Bu usulsüz işlemler kazazedenin haberi olmaksızın bazen kendi adına da yürütülebilmektedir.
Tanzim edilen sahte sağlık raporlarının altında kazazedenin bizzat imzası yer almasa dahi belgede isminin geçmesi halinde adli makamlarca ifadeye çağırma işlemi yapılabilmekte ve açılan adli soruşturmalar ilgililer açısından hak ve itibar kaybına yol açabilmektedir.
Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezai Yaptırımı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/1 uyarınca fiilin sigorta bedelinin temini amacıyla gerçekleştirilmesi ya da failin kendisini kamu görevlisi yahut banka, kredi veya sigorta kuruluşlarının personeli gibi gösterip bu yapılarla bağlantılı olduğunu ileri sürmesi suçun nitelikli halini oluşturur. Bahse konu düzenlemeler kapsamında öngörülen hapis yaptırımının asgari sınırı dört yıl olarak belirlenmiş olup hükmedilecek adli para cezasının tutarı da haksız sağlanan yararın iki katından aşağı olamamaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/3 gereğince eylemin en az üç şahsın iştirakiyle icra edilmesi yaptırımın yarı nispetinde yükseltilmesini, suç amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyetleri doğrultusunda gerçekleştirilmesi ise cezanın bir kat artırılmasını gerektirmektedir.
Kişisel Kayıtların Denetimi ve Başvuru Yolları
Kazazedelerin adlarına düzenlenmiş sahte sağlık raporlarını tespit edebilmeleri için e-Devlet ve e-Nabız sistemleri üzerinden sağlık kayıtlarını düzenli denetlemeleri gerekir. Şüpheli bir durumla karşılaşıldığında vakit kaybetmeksizin ilgili idari kuruma bildirimde bulunulmalı ve adli bir dosyaya adın karışması halinde hukuki destek için ceza avukatına başvurulmalıdır.
Sigorta şirketi hak talebi için telefonla arayıp notere yönlendirir mi?
Gerçek sigorta şirketleri hak talepleri için telefonla arayarak doğrudan notere yönlendirmez; hak talebine ilişkin süreçlerde ilgililere yazılı bildirim yapılır.
İmza bulunmayan sahte sağlık raporu nedeniyle adli soruşturma açılır mı?
Sahte sağlık raporunun altında kazazedenin imzası bulunmasa dahi belgede adının geçmesi durumunda adli soruşturma başlatılarak kişi ifadeye çağrılabilmektedir.
Kendisini sigorta çalışanı gibi tanıtarak menfaat sağlayanların cezası nedir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/1-l uyarınca kendisini sigorta kurumu çalışanı veya kurumla ilişkili olarak tanıtan kişiler için hapis cezasının alt sınırı dört yıl olup adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Sigorta dolandırıcılığının birden fazla kişi veya örgütle işlenmesi cezayı nasıl etkiler?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158/3 uyarınca dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

