Park halindeki bir araca çarpıldıktan sonra iki günde para çıkacağı ya da işin on ila yirmi günde biteceği yönündeki sözler, hukuken gerçekçi olmayan vaatlerdir. Bu sözlerin profesyonel bir dille söylenmesi, onları ikna edici gösterebilir; vaadi hukuken gerçekçi hale getirmez.
Kısa sürede sonuç vaadi
İki gün içinde para çıkacağı ve on ila yirmi gün içinde sürecin tamamlanacağı biçimindeki cümleler, hukuken gerçekçi olmayan vaatler arasında sayılır. Sürenin kesin ve kısa gösterilmesi, anlatımı inandırıcı kılabilir; bu görünüm vaadin hukuki gerçekliğini değiştirmez.
Sigorta adına yapılan aramalar
Sigorta adına arandığı söylenen bir görüşmede, dosya numarası olmadan işlem vaat edilmesi, notere yönlendirme yapılması ve acele vekâlet istenmesi dikkat edilmesi gereken belirtilerdir. Aynı ayrımda sigorta şirketlerinin bu şekilde aramadığı da belirtilir. Bu anlatım, şirketlerin arama usulünü bir kanun hükmü olarak düzenlemez.
Noter ve hazır evrak baskısı
Kişiyi doğrudan notere gönderen, önüne hazır evrak koyan ve imza için baskı yapan kişilere karşı şüpheyle yaklaşılması gerekir. Bu şüphe uyarısı, yapılan işlemin geçersiz sayılacağı yönünde bir sonuç düzenlemez; acele noter ve imza talebine karşı bir dikkat ölçüsüdür.
Para ve dosya üzerindeki denetim
Anlatılan tuzakta sigorta şirketinden çıkan paranın başkasının hesabına yatması, dosya üzerinde denetimin kalmaması ve kişiye sembolik bir ödeme yapılması öne çıkar. Bu tablo belirli bir hesap, dosya veya kararla somutlaştırılmış bir sonuç değil, yetki ve tahsilat devredilirken gözetilecek bir senaryodur.
Acele etmeden izlenebilecek tedbirler
Önerilen sıra panik yapılmaması, araç ve hasarın fotoğraflanması, polis veya tutanak sürecinin usulüne uygun başlatılması, tanınmayan kişilerden gelen aramaların ciddiye alınmaması ve notere gitmeden önce kendi avukata danışılmasıdır. Bu sıra kanuni bir başvuru usulü olarak düzenlenmiş değildir; adımların her birine bağlanan ayrı bir madde de gösterilmemiştir.
Nitelikli dolandırıcılıkta ceza çerçevesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin birinci fıkrasında sayılan nitelikli hâllerde dolandırıcılık suçunun işlenmesi hâlinde hapis cezası üç yıldan on yıla kadar, adlî para cezası ise beşbin güne kadardır. Bu ceza çerçevesi, her kaza görüşmesinin veya sigorta temasının kendiliğinden aynı suçu oluşturduğu anlamına gelmez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Aynı fıkranın (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz. Bu bentlerde adli para cezasının miktarı da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Özel alt sınır, fıkradaki bütün bentlere değil yalnızca bu sayılan bentlere ilişkindir.
Sigorta bedeli ve yanıltıcı tanıtma
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin birinci fıkrasında nitelikli hâller arasında, sigorta bedelini almak maksadıyla hareket edilmesi yer alır. Kişinin kendisini kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumunun çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi de aynı fıkrada sayılan nitelikli hâllerdendir. Belirli bir telefon görüşmesinin ya da vekâlet talebinin bu bentlerden birini karşılayıp karşılamadığı, maddenin lafzından ayrıca ve olayın kendi şartlarına göre değerlendirilir.
Birden fazla kişi ve örgüt faaliyeti
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi ile 157. maddedeki suçlar üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde artış bir kattır. Bir olayın birkaç kişiyle ilişkilendirilmesi, bu artırım şartlarının gerçekleştiğini kendiliğinden göstermez.
Sık sorulan sorular
Kısa sürede para çıkacağı sözü güvenilir midir?
Hayır. İki günde para çıkacağı veya on ila yirmi günde işin biteceği biçimindeki sözler hukuken gerçekçi olmayan vaatlerdir. Profesyonel bir üslup bu niteliği değiştirmez.
Sigorta adına arayan kişiye hemen vekâlet verilmeli midir?
Dosya numarası olmadan işlem vaat eden, notere yönlendiren veya acele vekâlet isteyen aramalara karşı ihtiyatlı olunmalıdır. Doğrudan notere götüren, hazır evrak koyan ve imza için baskı yapan kişiler de şüphe uyandırır.
Nitelikli dolandırıcılıkta kanuni ceza aralığı nedir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin birinci fıkrasındaki nitelikli hâllerde hapis cezası üç yıldan on yıla kadar, adlî para cezası beşbin güne kadardır. (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Suç birden fazla kişiyle işlenirse ceza değişir mi?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 ve 157. maddelerindeki suçlar üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

