Hobi bahçesi adı, bu kullanımın kendiliğinden yasak olduğu anlamına gelmez. Aykırılık çoğunlukla tarım arazisinin amaç dışı kullanılması, fiilî parselleme, ruhsatsız yapılaşma ve izinsiz altyapı kurulmasından doğar. Tarımsal amaçlı arazi kullanımında plan ve projeye uyulması zorunludur. Tarımsal amaçlı yapı ile tarım dışı arazi kullanımında ise izin alınması ve toprak koruma projesine uyulması ayrıca zorunludur. Tescile elverişli olmayan fiilî hisseyle zilyetliğin kanunda yazılı biçimde devri, unsurları birlikte gerçekleşirse hapis ve adli para cezasını gerektirir. Yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı bina yapan ya da yaptıran kişi de bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hangi hükmün uygulanacağı, fiilin ilgili maddede yazılı unsurlarına bağlıdır.
5403 sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU m. 20Kaynağı aç
Tarımsal amaçlı arazi kullanımlarında, tarımsal
amaçlı arazi kullanım plân ve projelerine uyulması zorunludur.
Bu plân veya projelere aykırı hareket edilmesi
halinde valilikçe resen tespit yaptırılarak sorumlulara; bin Türk Lirasından az
olmamak kaydıyla bozulan arazinin her metrekaresi için on Türk Lirası idarî
para cezası uygulanarak projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre
verilir. Büyük ova koruma alanlarındaki bu cezalar iki katı olarak uygulanır.
Bu sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet
durdurulur ve birinci cümlede belirtilen idarî para cezası üç katı olarak
uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla,
bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar
tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale
getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel
hükümlere göre tahsil edilir.
Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay
içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları
Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım
masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil
edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgisine göre Hazine ve Maliye
Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketi tarafından belediye veya il özel
idaresinin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere
Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince
aktarılan paylarından kesilerek, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip
eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır.
Verilen iki aylık süre sonunda valiliğin yaptıracağı tespitlerle plân
veya projelere uyulduğu ve arazi tahribatının durduğu ve tarımsal üretime uygun
hale getirildiği belirlenirse sınırlama ve hak mahrumiyetleri ortadan kalkar.
Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma
projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler
5403 sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU m. 21Kaynağı aç
md.)
Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin
alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunludur.
Tarımsal amaçlı yapılara ve tarım dışı arazi
kullanımına izinsiz başlanılması, alınan izne uygun kullanılmaması veya
hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde, aşağıdaki işlemler
gerçekleştirilir ve yaptırımlar uygulanır:
a) Arazi kullanımı için izinsiz işe başlanılması ya
da alınan izne uygun kullanılmaması halinde; valilik işi tamamen durdurur,
yapılan iş tamamlanmış ise kullanımına izin verilmez. Arazi sahibine veya
araziyi bozana bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, kullanılan veya zarar
verilen alanın her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Büyük ova koruma alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. İdarî para
cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak 13 üncü veya 14 üncü
maddelerdeki izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına, bitmiş ise
kullanımına izin verilebilir. Başvuru yapmayanlara veya izin talepleri uygun
görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime
uygun hale getirmesi için iki ay süre verilir. Verilen süre içinde izinsiz
yapıların yıkılmadığı ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmediğinin
Bakanlık birimlerince tespit edilmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur
ve bu bendin ikinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak
uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla,
bir ay içinde belediyeler veya il özel idarelerince yıkılır ve taşınmazlar
tarımsal üretime uygun hale getirilir. Arazinin tarımsal üretime uygun hale
getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel
hükümlere göre tahsil edilir.
b) Toprak koruma projelerine aykırı hareket edilmesi
halinde valilik tarafından bin Türk Lirasından az olmamak kaydıyla, bozulan
arazinin her metrekaresi için on Türk Lirası idarî para cezası uygulanır ve
projeye uygunluk sağlanması için azami iki ay süre verilir. Büyük ova koruma
alanlarında bu ceza iki katı olarak uygulanır. Bu sürenin sonunda aykırı
kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur, verilen
kullanım izni iptal edilir ve bu bendin birinci cümlesinde belirtilen idarî
para cezası üç katı olarak uygulanır. İzinsiz bütün yapılar, masrafları
Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel
idarelerince yıkılır ve taşınmazlar tarımsal üretime uygun hale getirilir.
Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme
masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.
İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri uyarınca hakkında
yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel
idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere
Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım masrafları %100 fazlası ile
ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil
edilememesi halinde ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası
Anonim Şirketi tarafından belediye veya il özel idaresinin 5779 sayılı Kanun
gereğince aktarılan paylarından kesilerek, genel bütçeye gelir kaydedilmek
üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır.
Toprak koruma projelerinin hazırlatılmaması,
yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatların yapılmaması sonucu arazi
tahribi veya toprak kayıpları olması halinde meydana gelecek zararlardan; proje
hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler, proje hazırlanmış ise projeyi
hazırlayan ve onaylayanlar sorumludur.
Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili
hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül
ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin
faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak
devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün
bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenlere bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası verilir. Ayrıca
bu tüzel kişi hakkında elli bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası verilir. Tarım arazisinin bütünlüğünün sağlanması ve
tarımsal üretime uygun duruma getirilmesi halinde, bu fıkra uyarınca kamu
davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün
sonuçlarıyla ortadan kalkar.
19 uncu ve 20 nci maddeler ile bu maddenin
uygulanmasında kusurlu bulunan sorumlular, fiillerinin niteliğine göre
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ait
hükümleri uyarınca cezalandırılırlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik ile belirlenir.
İdarî cezalara itiraz ve para cezalarının tahsili
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 184Kaynağı aç
olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan
şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin
icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları
içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata
aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun
hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası
açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla
ortadan kalkar.
(6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra
hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak
uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Kamunun
Sağlığına Karşı Suçlar
Zehirli madde katma
Tarımsal amaçlı kullanımda plan ve proje
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 20. maddesi, başlığı ile birlikte 28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değiştirilen metniyle düzenlenmiştir. Tarımsal amaçla kullanılan arazide, bu kullanıma ilişkin plan ve projelere uyulması zorunludur. Yükümlülük tarımsal amaçlı arazi kullanımına ilişkindir. Tarımsal amaçlı yapılar ve tarım dışı kullanımlar için aranan izin ile toprak koruma projesi, 21. maddede ayrı tutulmuştur.
Bu plan veya projelere aykırı hareket edilirse valilik tespiti resen yaptırır. Sorumlulara, bin Türk lirasından az olmamak üzere, bozulan arazinin her metrekaresi için on Türk lirası idari para cezası uygulanır. Projeye uygunluğun sağlanması için azami iki ay süre verilir. Büyük ova koruma alanlarında bu cezalar iki kat uygulanır. İki aylık süre bittiğinde aykırı kullanım sürüyorsa valilik faaliyeti durdurur. Birinci cümlede belirtilen idari para cezası üç katı olarak uygulanır.
Aynı maddede izinsiz bütün yapıların, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediye veya il özel idaresince yıkılacağı ve taşınmazların tarımsal üretime uygun hale getirileceği düzenlenir. Yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir. Yıkım kararı alınmasına rağmen yapı bir ay içinde belediye veya il özel idaresince yıkılmazsa, masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Bu, yıkma zorunluluğu değil yıkabilme veya yıktırabilme yetkisidir. Bu halde yıkım masrafları yüzde yüz fazlasıyla ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Yüzde yüz fazlası yapı sahibinden değil, ilgili idareden tahsile ilişkindir.
Yüzde yüz fazlası ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilemezse kesinti, ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı ya da İller Bankası Anonim Şirketi tarafından yapılır. Kesinti, belediye veya il özel idaresinin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından olur. Tutar, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır. Bu sonuç ancak yüzde yüz fazlasıyla tahsilin yapılamamasına bağlıdır.
Verilen iki aylık sürenin sonunda valiliğin yaptıracağı tespitlerle üç husus birlikte belirlenirse sınırlama ve hak mahrumiyetleri ortadan kalkar. Plan veya projelere uyulmuş, arazi tahribatı durmuş ve arazi tarımsal üretime uygun hale getirilmiş olmalıdır. Sonuç, bu tespitlerin birlikte belirlenmesine bağlıdır.
Tarımsal amaçlı yapı ve tarım dışı kullanım
5403 sayılı Kanunun 21. maddesi, başlığı ile birlikte 28/10/2020 tarihli ve 7255 sayılı Kanunun 25. maddesiyle değiştirilen metniyle düzenlenmiştir. Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunludur. Bu zorunluluk, 20. maddedeki tarımsal amaçlı arazi kullanım plan ve projelerinden ayrıdır. Tarımsal amaçlı yapıya veya tarım dışı kullanıma izinsiz başlanması, alınan izne uygun kullanılmaması ya da hazırlanan toprak koruma projelerine uyulmaması halinde maddede sayılan işlemler ve yaptırımlar uygulanır. Hangi işlemin uygulanacağı, izleyen bentlerdeki ayrı şartlara bağlıdır.
Arazi kullanımına izinsiz başlanırsa veya arazi alınan izne uygun kullanılmazsa valilik işi tamamen durdurur. İş tamamlanmışsa kullanımına izin verilmez. Bu sonuç, 21. maddenin ilgili bendindeki izinsiz başlama veya izne aykırı kullanma haline özgüdür. Arazi sahibine veya araziyi bozana, bin Türk lirasından az olmamak üzere, kullanılan veya zarar verilen alanın her metrekaresi için on Türk lirası idari para cezası verilir. Büyük ova koruma alanlarında ceza iki kat uygulanır.
İdari para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak 13 veya 14. maddelerdeki izinlerin alınması şartıyla, işin tamamlanmasına veya bitmişse kullanımına izin verilebilir. İzin verilebilir ifadesi, başvurunun her halde kabul edileceği anlamına gelmez. Başvuru yapmayanlara veya izin talebi uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkmaları ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmeleri için iki ay süre verilir. Bu süre, başvurmamaya veya talebin uygun görülmemesine bağlanmıştır. İzin verilen kişiler için aynı cümleden süre çıkarılmaz.
Verilen sürede izinsiz yapıların yıkılmadığı ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmediği Bakanlık birimlerince tespit edilirse valilik faaliyeti durdurur. İlgili bendin ikinci cümlesinde belirtilen idari para cezası üç katı olarak uygulanır. Tespit Bakanlık birimlerine, faaliyeti durdurma ve üç kat cezayı uygulama valiliğe aittir. İki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Bu bentte izinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediye veya il özel idaresince yıkılır. Taşınmaz tarımsal üretime uygun hale getirilir. Yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilir.
Toprak koruma projesine aykırılık
Toprak koruma projelerine aykırı harekette valilik, bin Türk lirasından az olmamak üzere, bozulan arazinin her metrekaresi için on Türk lirası idari para cezası uygular. Projeye uygunluk için azami iki ay süre verir. Büyük ova koruma alanlarında ceza iki kat uygulanır. Bu bent proje aykırılığına ilişkindir ve izinsiz başlama usulünden ayrıdır.
Sürenin sonunda aykırı kullanım devam ederse valilik faaliyeti durdurur, verilmiş kullanım iznini iptal eder ve bendin birinci cümlesindeki idari para cezasını üç katı olarak uygular. Kullanım izninin iptali bu bentte ayrıca yazılmıştır. 20. maddedeki süre sonucuna kendiliğinden eklenemez. Bu bentte de izinsiz bütün yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediye veya il özel idaresince yıkılır ve taşınmaz tarımsal üretime uygun hale getirilir. Yıkım ile temizleme masrafları sorumlulardan genel hükümlere göre tahsil edilir. Aynı sonucun iki bentte de yer alması, bentleri tek olay şartı haline getirmez.
21. maddenin (a) veya (b) bendi uyarınca yıkım kararı alınmasına rağmen yapı bir ay içinde belediye veya il özel idaresince yıkılmazsa, masrafları Bakanlıkça karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yetki her iki bent için tanınmıştır. İfade yıkma zorunluluğu değil, yıkabilme veya yıktırabilmedir. Bakanlıkça yıkılan veya yıktırılan yapıların yıkım masrafları, yüzde yüz fazlasıyla ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. Bu sonuç, bir ay içinde yıkılmaması halinde Bakanlığın yıkabilme veya yıktırabilme yetkisine bağlıdır.
Yüzde yüz fazlasıyla yapılan bu tahsilat gerçekleşmezse, ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankası Anonim Şirketi devreye girer. İlgili belediye veya il özel idaresinin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesinti yapılır. Tutar, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere takip eden ayın sonuna kadar Bakanlık merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır. Sonuç, Bakanlıkça yıkılan veya yıktırılan yapıya ait masrafın ilgili idareden tahsil edilememesine bağlıdır.
Toprak koruma projesinin hazırlatılmaması, yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatın yapılmaması arazi tahribine ya da toprak kaybına yol açarsa, meydana gelen zarardan metinde ayrılan kişiler sorumludur. Proje hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler bu kapsamdadır. Proje hazırlanmışsa projeyi hazırlayan ve onaylayanlar sorumludur. Sorumluluk, arazi tahribi veya toprak kaybı sonucuna ve bu kişi ayrımına bağlıdır.
21. maddenin nasıl uygulanacağını gösteren usul ve esasları Bakanlık, çıkaracağı yönetmelikle belirler. 19. madde, 20. madde ve 21. maddenin uygulanmasında kusuru bulunan sorumlular da bu kapsamdadır. Cezalandırma, fiilin niteliğine göre ve 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kamu görevlilerine ilişkin hükümleri çerçevesinde yapılır.
Fiilî hisse ve tüzel kişi üzerinden devir
Tapuya tescili mümkün olmayan fiilî hisseler oluşturup, bu hisselere karşılık geldiği kabul edilen yerlerin zilyetliğini devreden kişi belli şartlarla cezalandırılır. Devir, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında ve o tüzel kişiyle üyelik ya da ortaklık ilişkisi kurularak yapılmış olmalıdır. Aynı işlere aracılık edilmesi de kapsamdadır. Fiil, tarım arazisinin bütünlüğünün bozulmasına ve arazinin amacı dışında kullanılmasına birlikte sebebiyet vermelidir. Hapis cezası bir yıldan üç yıla kadardır. Ayrıca yüz günden bin güne kadar adli para cezası verilir. Suç; fiilî hisse, belirtilen ilişkiyle devir veya aracılık ve her iki sonucun birlikte gerçekleşmesi unsurlarına bağlıdır.
Aynı fıkrada belirtilen fiil nedeniyle ilgili özel hukuk tüzel kişisi hakkında idari para cezası verilir. Tutar elli bin Türk lirasından iki yüz elli bin Türk lirasına kadardır. Tüzel kişi cezası, önceki cümledeki fiile ayrıca bağlanmıştır.
Tarım arazisinin bütünlüğü sağlanır ve arazi tarımsal üretime uygun duruma getirilirse bu fıkra bakımından kamu davası açılmaz. Açılmış olan kamu davası düşer. Mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Sonuç yalnız bu fıkraya bağlıdır ve iki şartın birlikte sağlanması gerekir.
Kooperatif veya dernek üzerinden kullanım sağlamak tek başına hukuka uygunluk oluşturmaz. Taşınmazın vasfı, fiilî bölünme, plan ve yapılaşma ayrıca incelenir. Kooperatif üzerinden alınan hissede müstakil tapu sahibi olunmayabilir. Olası bir yıkımda muhatap bulmak zorlaşabilir. Bu ihtimal, her kooperatif modelinde muhatabın bulunamayacağı anlamına gelmez.
Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184. maddesinin birinci fıkrasına göre, yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan ya da yaptıran kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun maddi konusu binadır.
Yapı ruhsatı olmadan başlatılan inşaat nedeniyle kurulan şantiyeye elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, birinci fıkradaki hükme göre cezalandırılır. Muhatap, bağlantıyı fiilen yapan kişi değil, bağlantıya müsaade edendir. İkinci ve üçüncü fıkralar, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılar hakkında uygulanmaz. Birinci fıkradaki ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma suçu bu istisnanın dışındadır.
Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin yürütülmesine müsaade eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fıkra da 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılar hakkında uygulanmaz.
Üçüncü fıkra hariç 184. madde ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. Birinci ve ikinci fıkralar bu yer şartının dışında uygulanmaz.
Kişi, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirirse, birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz. Açılmış olan kamu davası düşer ve mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu sonuç birinci ve ikinci fıkralar bakımından düzenlenmiştir.
Tapu vasfı, belge ve yıkımın sınırı
Tapu kütüğünde arazinin tarla görünmesi, yapılaşma hakkı vermeye yetmez. İmar planına uygunluk ayrıca aranır. Tarım dışı kullanım izni ile yapı ruhsatı aynı kavram değildir. Tarım yönünden uygunluk alınmış olsa da imar mevzuatı bakımından ayrıca ruhsat aranabilir. Bu anlatım, her yapı için ruhsatı zorunlu hale getirmez. Tarım dışı kullanım izni her zaman yapı ruhsatının yerini tutmaz. Ruhsatı bulunan yapı da başka mevzuat aykırılığını ortadan kaldırmaz.
Tarla vasfındaki arazide genellikle yapı izni verilmez. Yalnız tarımsal amaçlı küçük yapılar için kısıtlı izin söz konusu olabilir. Genellikle ve olabilmektedir kayıtları, mutlak bir izin yasağına dönüşmez.
Tarım arazisinde, tarım dışı kullanım izni ve yapı ruhsatı alınmadan kurulan kulübe, prefabrik ev, konteyner, sundurma, havuz, duvar ve benzeri unsurlar riskin en yüksek grubunda değerlendirilir. Bahçe evi veya hobi evi denmesi bu değerlendirmeyi değiştirmez. Bu grupta yer almak, yıkım kararının kendiliğinden verildiği veya her unsurun yıkılacağı anlamına gelmez.
İmar planına uygun alanda bulunan, gerekli yapı ruhsatı alınmış, tarım dışı kullanım izninin gerektiği yerde bu izin temin edilmiş ve idare kayıtlarında usulüne uygun görünen yapılar bakımından otomatik bir yıkım sonucundan söz edilemez. Bu kayıt, yapının yıkılmayacağı güvencesi değildir.
Uygulama çoğu durumda tespit, tebligat ve idari karar sürecinden sonra ilerler. Önce yerinde inceleme yapılır; yapı, kullanım biçimi ve arazi vasfı kayıt altına alınır. Ardından encümen veya yetkili makam kararıyla idari işlem tesis edilir, tebligat gönderilir ve verilen sürenin sonunda yıkım gündeme gelebilir. Mühürleme, faaliyeti durdurma veya acil güvenlik tedbiri daha erken aşamada da görülebilir. Bu sıra her dosyada aynı olmak zorunda değildir. Erken işlem de her olayda uygulanacak bir zorunluluk değildir.
Yıkım kararına karşı açılan davada değerlendirilen konu, genel bir yasağın varlığı değil, somut idari işlemin hukuka uygunluğudur. İptal çoğu zaman ülke genelindeki düzenlemeyi değil; yetki, usul, tebligat, tespit veya gerekçe yönünden sakat bulunan belirli işlemi kapsar. Bu kapsam her iptalde aynı biçimde gerçekleşmek zorunda değildir. Bazı istisnai durumlarda, arazinin tarım vasfında olmadığının ispatlanması veya plan değişikliği yapılması halinde yıkım kararı iptal edilebilmektedir. Bu ihtimal genel ve kesin bir iptal kuralı değildir.
İdari para cezasına başvuru
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27. maddesine göre, idari para cezası ile mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı başvuru süresi, tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren en geç on beş gündür. Başvuru sulh ceza mahkemesine yapılır. Bu süre içinde başvuru yapılmazsa idari yaptırım kararı kesinleşir. Hüküm, fıkrada sayılan bu yaptırım kararlarına ilişkindir.
5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 27Kaynağı aç
geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi
tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.
Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.
(2)
Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürenin geçirilmiş olması halinde bu
sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı
başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak,
mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
(3) Başvuru, bizzat kanunî
temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile
yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.
(4) Başvuru dilekçesinde,
idarî yaptırım kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller
açık bir şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını
engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.
(5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34
md.) İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara
karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/34
md.) Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle
idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz
edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde
incelenir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/34
md.) Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle
idarî yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen
beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı
itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34
md.) İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili
olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde;
idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle
birlikte idarî yargı merciinde görülür.
Başvurunun incelenmesi
Mücbir sebep yüzünden on beş günlük süre kaçırılırsa, bu sebebin kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvurulabilir. Başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez. Mahkeme, yerine getirmeyi durdurabilir. Yedi gün yalnız mücbir sebeple kaçırılan süreye ilişkindir. Durdurma, metinde zorunlu sonuç olarak yazılmaz.
Başvuru, bizzat kanuni temsilci veya avukatın sulh ceza mahkemesine vereceği dilekçeyle yapılır. Dilekçe iki nüsha verilir. Dilekçede, idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler ve karara karşı ileri sürülen deliller açıkça gösterilir. Süresinde başvurmayı engelleyen mücbir sebep de dayanaklarıyla dilekçede yer alır.
İdari yaptırım kararını mahkeme vermişse, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. Sınır, kararın mahkeme tarafından verilmiş olmasına bağlıdır. Bütün idari yaptırım kararları için ayrıca yazılmış bir kural değildir.
Soruşturma konusu fiil suç değil de kabahat sayılarak idari yaptırım kararı verilmişse ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmişse, yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir. İnceleme merciinin değişmesi, hem kabahat gerekçesine hem bu itirazın yapılmış olmasına bağlıdır.
Kovuşturma konusu fiil suç değil de kabahat sayılarak idari yaptırım kararı verilmişse ve fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına kanun yoluna gidilmişse, yaptırım kararına itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir. Yol, beraatın bu nedene dayanmasına ve o beraat kararı için kanun yoluna gidilmiş olmasına bağlıdır.
İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında, aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse inceleme birlikte yapılır. Yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür. Birlikte görülme; aynı işlem, aynı kişi ve idari yargının görevine giren başka bir kararın da bulunması şartlarına bağlıdır.
Dava açma süresi
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesine göre, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gündür. Vergi mahkemelerinde bu süre otuz gündür. Altmış ve otuz günlük süreler ancak özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hallerde geçerlidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
7 – 1.
Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda
ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2.
Bu süreler;
a)
İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
b)
Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından
doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ
yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan
vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı
ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının
idareye geldiği;
Tarihi
izleyen günden başlar.
3.
Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim
yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini
izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
4.
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren
başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya
uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin
iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.
Sürelerle
ilgili genel esaslar
İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda başlangıç ayrıdır. Tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilat, tebliğ yapılan veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğ, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahibine ödeme, tescile bağlı vergilerde tescil esas alınır. Süre, bu tarihlerden izleyen günden işler. İdarenin dava açması gereken konularda ise süre, ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlar.
Adresi belli olmayan kişiye, özel kanunundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılmışsa süre farklı işler. Özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Bu başlangıç, adresin belli olmaması, ilanın özel kanuna göre yapılması ve özel kanunda aksi hükmün bulunmaması şartlarına bağlıdır.
İlanı gereken düzenleyici işlemde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu işlem uygulanınca ilgili, düzenleyici işleme, uygulanan işleme ya da her ikisine birden dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, ona dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Kural, ilanı gereken düzenleyici işlemler hakkındadır.
2018 imar barışı, tarım arazisinde izinsiz yapılmış yapıları kalıcı biçimde yasal statüye bağlamamıştır. Yapı kayıt belgesi alınmış olsa bile devlet, gerekli gördüğü bu yapıları yıkabilir. Yapı kayıt belgesi, tapu kaydı, elektrik aboneliği veya eski tarihli satış sözleşmesi de her durumda tam koruma sağlamaz.
Eski kullanım otomatik bir muafiyet doğurmaz. Fiilî kullanım ile hukuki izin aynı şey değildir. İdarenin geçmişte sessiz kalmış olması, ileride işlem yapmasına engel olmayabilir. Her parsel, kendi belge ve izin durumuna göre değerlendirilir. Kazanılmış hak iddiası ancak hak hukuka uygun biçimde doğmuş ve idarece tanınmışsa önem taşır.
Dosyanın niteliğine göre idari işlem farklı kişilere yöneltilebilir. Malik, fiilî kullanıcı, yapıyı yapan kişi, hissedarlar veya işlemi yürüten sorumlular hakkında ayrı işlemler kurulabilir. Arazi sahibine veya araziyi bozana para cezası verilmesi, 21. maddenin izinsiz başlama ya da izne aykırı kullanma haline ilişkin bendine aittir. 20. maddede idari para cezası sorumlulara uygulanır. Bu ayrım, cezanın yalnız arsa sahibine uygulanacağı sonucu vermez.
Sık sorulan sorular
Hobi bahçesi kurmak yasak mıdır?
Hayır. Hobi bahçeleri bütünüyle yasak değildir. Aykırılık çoğunlukla tarım arazisinin amaç dışı kullanılması, fiilî parselleme, ruhsatsız yapılaşma ve izinsiz altyapıdan doğar. İmar planına uygun, gerekli ruhsatı ve gereken yerde tarım dışı kullanım izni bulunan, idare kayıtlarında usulüne uygun görünen yapı için otomatik yıkım sonucundan söz edilemez.
İzinsiz yapı ne kadar sürede yıkılır?
5403 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 21. maddenin ilgili bentlerindeki şartlar kapsamında izinsiz yapılar, masrafları Bakanlıkça karşılanmak kaydıyla bir ay içinde belediye veya il özel idaresince yıkılır ve arazi tarımsal üretime uygun hale getirilir. Yıkım kararına rağmen yapı bu sürede yıkılmazsa Bakanlık yapıyı yıkabilir veya yıktırabilir. Yıkım, ilgili maddedeki izinsiz yapı ve aykırılık şartlarına bağlıdır.
Ruhsatsız bina yapmanın cezası nedir?
Yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı bina yapan ya da yaptıran kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Üçüncü fıkra hariç madde ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır. Bina imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilirse birinci ve ikinci fıkralar bakımından kamu davası açılmaz, açılmış dava düşer ve mahkûmiyetin bütün sonuçları ortadan kalkar.
Fiilî hisse devri suç olur mu?
Tescili mümkün olmayan fiilî hisselerle zilyetliğin, özel hukuk tüzel kişisiyle üyelik veya ortaklık kurularak devredilmesi ya da buna aracılık edilmesi ve bu nedenle hem arazinin bütünlüğünün bozulması hem amacı dışında kullanılması birlikte gerçekleşirse suç oluşur. Ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezasıdır. İlgili tüzel kişiye ayrıca elli bin Türk lirasından iki yüz elli bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.
Yapı kayıt belgesi yıkımı engeller mi?
Hayır. Yapı kayıt belgesi, tapu kaydı, elektrik aboneliği ve eski tarihli satış sözleşmesi her durumda tam koruma sağlamaz. 2018 imar barışı, tarım arazisindeki izinsiz yapıları kalıcı olarak yasallaştırmamıştır. Belge alınmış olsa bile devlet, gerekli gördüğü yapıyı yıkabilir.
Eski kullanım kazanılmış hak sağlar mı?
Hayır. Eski kullanım otomatik muafiyet doğurmaz. Kazanılmış hak iddiası ancak hak hukuka uygun şekilde doğmuş ve idarece tanınmışsa önem taşır. Fiilî kullanım hukuki izinden farklıdır. İdarenin geçmişte susması, ileride işlem yapmasına engel olmayabilir.
Şantiyeye elektrik veya su bağlanmasına izin vermek suç mudur?
Yapı ruhsatı olmadan başlatılan inşaat nedeniyle kurulan şantiyeye elektrik, su veya telefon bağlanmasına müsaade eden kişi, birinci fıkradaki hapis cezası ile cezalandırılır. Muhatap bağlantıya müsaade edendir. Bu fıkra 12 Ekim 2004 öncesi yapılar hakkında uygulanmaz. Üçüncü fıkra hariç madde, belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
İdari para cezasına nereye başvurulur?
İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Süre içinde başvurulmazsa karar kesinleşir. Kararı mahkeme vermişse bu karara karşı ancak itiraz yolu açıktır.
Özel kanunda süre yoksa dava süresi kaç gündür?
Özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hallerde dava süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

