Trafik kazası sonrasında aracın onarım görmesi neticesinde piyasa değerinde meydana gelen azalma değer kaybı olarak adlandırılır. Kaza geçiren bir aracın emsal kazasız araçlara kıyasla daha düşük bir bedelle satılmak zorunda kalınması, araç maliki açısından ekonomik bir zarara sebebiyet verir.
Dava Öncesi Sigorta Kuruluşuna Başvuru Zorunluluğu
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 uyarınca, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunludur. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık bulunması hâlinde, zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Yargılama Usulü, Islah ve Kesin Süreler
Araç değer kaybı davaları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yürütülür. Bu yargılamalarda zararın miktarını netleştirmek üzere bilirkişi incelemesine başvurulmakta ve tespit edilen bedel doğrultusunda ıslah dilekçesi sunulması gibi çeşitli usul işlemleri yerine getirilmektedir. Yargılama esnasında mahkemece verilen kesin sürelere riayet edilmesi zorunlu olup bu sürelerin kaçırılması hak kaybına yol açar.
Araç değer kaybına ilişkin uyuşmazlıklar genel mahkemelerin yanı sıra Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde de ileri sürülebilmekte olup tahkim yargılaması da usul kurallarına tabi olarak yürütülür.
Kısmi Ödeme Alınması ve Kısmi Dava Açılması
Sigorta kuruluşuna bizzat başvurularak belirli bir miktar değer kaybı ödemesi alınmış olması talep hakkını bütünüyle tüketmez. Hesaplanan gerçek tazminat hakkı ödenen tutardan daha yüksekse aradaki fark tazminat için dava açılması mümkündür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109/1 gereğince talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu hallerde alacağın yalnızca bir kısmı dava yoluyla ileri sürülebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, dava açılırken saklı tutulan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe kısmi dava ikame edilmesi alacağın kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
Trafik Kazalarında Zamanaşımı Süreleri
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 109/1 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması durumunda, söz konusu uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri bakımından da uygulanır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
2918 sayılı Kanun m. 109/3 uyarınca tazminat yükümlüsüne karşı zamanaşımının kesilmesi sigortacıya karşı da zamanaşımını keser; aynı şekilde sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı tazminat yükümlüsü yönünden de kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları ise kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.
Değer kaybı davası açılmadan önce sigortaya başvuru zorunlu mudur?
Evet, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 gereğince dava açılmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması zorunludur ve kuruluşun 15 gün içinde cevap vermemesi veya talebi karşılamaması halinde yargı yoluna gidilebilir.
Sigortadan kısmi ödeme alındığında bakiye zarar talep edilebilir mi?
Evet, sigorta şirketinden kısmi ödeme alınmış olsa dahi hesaplanan gerçek tazminat tutarı daha yüksekse aradaki fark alacak için dava açılabilir.
Araç değer kaybı tazminatında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Talepler zarar görenin zararı ve yükümlüyü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar; eylemin suç teşkil etmesi halinde daha uzun olan ceza zamanaşımı uygulanır.
Kısmi dava açılması kalan alacaktan vazgeçildiği anlamına gelir mi?
Hayır, dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmediği sürece bölünebilir alacaklarda kısmi dava açılması kalan haktan vazgeçildiği sonucunu doğurmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

