Özel Hastane Borcu Ödenmezse Ne Olur?

by Avukat Erdal Ersoy
Özel Hastane Borcu Ödenmezse Ne Olur?

Özel Hastane ile Hasta Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği

Özel sağlık kuruluşu ile hasta arasındaki hukuki bağ, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri kapsamında kural olarak tüketici işlemi sayılır. Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmesi bulunan özel hastaneler, belirlenen sağlık hizmeti bedeli üzerinden Cumhurbaşkanı kararıyla saptanan orana kadar ilave ücret talep edebilir.

Sağlık Uygulama Tebliği ve ilgili mevzuat uyarınca acil hal kapsamındaki sağlık hizmetlerinde hastalardan ilave ücret alınmaması esastır. Bu kapsamda kırmızı veya sarı alan olarak kodlanan acil vakalarda, özellikle ilk yirmi dört saat içinde sunulan bazı hizmetlerde fark talep edilmemesi gerekir.

İlamsız İcra Takibi ve Ödeme Emrine İtiraz

Özel hastane borcunun ödenmemesi halinde alacaklı tarafça ilamsız icra takibi yoluna başvurulabilir. İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz için yedi günlük süre öngörülmüştür. Ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi durumunda icra takibi durur ve haciz yapılamaz; takibin sürdürülebilmesi için alacaklının itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası açması gerekir.

Maaş haczinde genellikle net maaşın dörtte birine kadar kesinti uygulanabilmekte olup nafaka borçlarında bu oran farklılık gösterir.

Hapis Cezası ve Adli Sicil Durumu

Özel sağlık kuruluşuna olan tedavi veya tetkik borcu adi nitelikte bir para borcudur. Sahtecilik veya dolandırıcılık gibi suç teşkil eden fiiller hariç tutulmak üzere, borcun ödenmemesi hapis cezası sonucunu doğurmaz.

Özel hastane borcunun ödenmemesi doğrudan adli sicile işlemez. Borcun tahsil edilememiş olması kendiliğinden yurt dışı çıkış yasağı doğurmaz; sabıka kaydı oluşabilmesi ancak bir ceza yargılaması ve mahkûmiyet bulunması halinde söz konusu olur.

Dava Şartı Arabuluculuk ve Zamanaşımı

Özel hastane alacaklarından doğan uyuşmazlıklarda parasal sınırın altındaki talepler için Tüketici Hakem Heyetine, parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklar için ise Tüketici Mahkemesine başvurulur. 6502 sayılı Kanunun 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında kalan uyuşmazlıklar ile bu heyet kararlarına yapılan itirazlarda dava şartı olarak arabuluculuk hükümleri uygulanmaz; ayrıca 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin on birinci fıkrası tüketici aleyhine tatbik edilmez.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73/AKaynağı aç
MADDE 73/A- (Ek:22/7/2020-7251/59 md.) (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Şu kadar ki, aşağıda belirtilen hususlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz: a) Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar b) Tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar c) 73 üncü maddenin altıncı fıkrasında belirtilen davalar ç) 74 üncü maddede belirtilen davalar d) Tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar (2) 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin onbirinci fıkrası tüketici aleyhine uygulanmaz. (3) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları hâlinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak belirtilen hâllerde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin Birinci Kısmına göre iki saatlik ücret tutarını geçemez. (4) Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması hâlinde arabuluculuk ücreti, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. Üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 146. maddesi gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir; ilişkinin niteliğine göre beş yıllık sürenin uygulanabileceği de ileri sürülmektedir. Hukuka aykırı biçimde ilave ücret alınması durumunda SGK kapsamındakiler Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, SGK kapsamı dışındakiler ise İl Sağlık Müdürlüğüne şikâyette bulunarak yaptırım uygulanmasını ve haksız tahsil edilen bedellerin iadesini isteyebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı
Özel hastane borcu ödenmezse hapis cezası verilir mi?

Hayır, özel hastane borcu adi nitelikte bir para borcu olduğundan borcun yalnızca ödenmemesi hapis cezası sonucunu doğurmaz.

Hastane borcu nedeniyle maaşa haciz konulabilir mi?

Maaş haczi uygulamasında nafaka borçları farklı olmak üzere, genellikle net maaşın dörtte birine kadar kesinti yapılabilir.

İlamsız icra takibinde ödeme emrine kaç gün içinde itiraz edilmelidir?

İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz için yedi günlük süre öngörülmüştür ve süresinde yapılan itiraz takibi durdurur.

Acil servis başvurularında ilave ücret talep edilebilir mi?

Sağlık Uygulama Tebliği gereğince acil hal kapsamındaki hizmetlerden ilave ücret alınmaması esas olup kırmızı veya sarı alan olarak kodlanan vakalarda ilk yirmi dört saatteki bazı işlemlerden fark alınmaması gerekir.

Haksız tahsil edilen hastane fark ücreti nereye şikâyet edilir?

Hukuka aykırı ilave ücret taleplerinde SGK kapsamındakiler Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, SGK kapsamı dışındakiler ise İl Sağlık Müdürlüğüne şikâyet başvurusunda bulunabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu