5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179. maddesi trafik güvenliğini tehlikeye sokmayı fiile göre değişen ayrı hapis cezalarına bağlar. Ulaşımın güvenli akışı için konulan işaretlere, yolun kendisine veya teknik işletime müdahale edilip başkaları için tehlike yaratılması bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası gerektirir. Aynı tür ulaşım araçlarının, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek biçimde sevk edilmesi dört aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Alkolün, uyuşturucu maddenin veya başka bir nedenin etkisiyle aracı emniyetli kullanamayacak durumda olan kişinin buna rağmen araç kullanması ise altı aydan iki yıla kadar hapis cezası gerektirir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 179Kaynağı aç
İşaret, yol ve teknik sisteme müdahale
Birinci fıkra kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşımını birlikte ele alır. Korunan düzen, ulaşımın güven içinde akması için konulmuş işaretleri, geçiş ile varış, kalkış veya iniş yollarını ve teknik işletim sistemini kapsar. İşaretin değiştirilmesi, kullanılmaz duruma getirilmesi, bulunduğu yerden alınması ve yanlış işaret verilmesi aynı fıkrada yan yana sayılır. Yol üzerine bir şey bırakılması ile teknik işletim sistemine müdahale de bu kapsamdadır.
Cezanın doğması, hareketin yapılmasına ek olarak başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı yönünden bir tehlikenin ortaya çıkmasına bağlıdır. Birinci fıkra için hapis cezası bir yıl ile altı yıl arasındadır.
Tehlikeli olabilecek biçimde sevk ve idare
İkinci fıkra, kara, deniz, hava veya demiryolu aracını sevk ve idare eden kişiyi ele alır. Aranan ölçü, sevk ve idarenin kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde yapılmasıdır. Fıkra, tehlikenin ayrıca gerçekleşmiş olmasını birinci fıkradaki gibi ayrıca yazmaz. Bu fıkra için öngörülen hapis cezası dört aydan iki yıla kadardır.
Emniyetli kullanılamayacak halde araç kullanmak
Üçüncü fıkra, tehlikeli sevk hükmünden ayrı bir düzenlemedir. Kişi alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında olabilir. Metin bu iki hale kapanmaz; başka bir nedenle de emniyetli sevk ve idare edemeyecek durumda bulunan kişi aracı kullanırsa aynı fıkra uygulanır. Cezanın alt sınırı altı ay, üst sınırı iki yıldır. Fıkra cezayı bir önceki fıkraya yollayarak belirlemez.
Deniz, hava veya demiryolunda taksirle tehlike
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 180. maddesi, taksirle yaratılan tehlikeyi düzenler. Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden olan kişiye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Fıkra metninde karayolu geçmez. Hüküm, kara ulaşımını da kapsayan 179. maddedeki fiillerin aynı düzenlemesi değildir ve taksirle neden olunan tehlikeye bağlanmıştır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 180Kaynağı aç
Seri muhakemenin kapsamı ve kabulü
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi seri muhakeme usulünü soruşturma evresinin sonunda ve bentte sayılan suçlar için öngörür. Usul, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmemiş olmasına bağlıdır. Her soruşturmada kendiliğinden uygulanacağı yazılmaz. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma, bentte Türk Ceza Kanunu'nun 179. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarıyla sınırlı gösterilir. Birinci fıkra bu bentte yer almaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 250Kaynağı aç
Şüpheliye usul hakkında bilgiyi Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri verir. Teklifi Cumhuriyet savcısı yapar. Usul, şüpheli teklifi müdafiinin yanında kabul ederse uygulanır. Kabulün zorunlu olduğu yazılmaz.
Savcı temel cezayı, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasındaki hususları gözeterek kanuni alt ve üst sınır arasında belirler. Zincirleme suç hükümleri ancak koşulları varsa uygulanır. Yarı oranındaki indirim bu aşamalardan sonra ulaşılan cezaya yapılır ve yaptırım böyle tespit edilir.
Seçenek yaptırım, erteleme ve güvenlik tedbiri
Sonuç olarak belirlenen hapis cezası, koşulları bulunması halinde Cumhuriyet savcısı tarafından Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Aynı koşulluluk, 51. maddeye göre erteleme için de geçerlidir. Metin iki imkânı da zorunlu saymaz. Belirlenen yaptırımlar hakkında, koşulları bulunması halinde 231. madde savcı tarafından kıyasen uygulanabilir. Seri muhakeme kapsamında yaptırım uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz.
Talep yazısının iadesi ve mahkeme hükmü
Mahkeme talep yazısını her halde hükme bağlamaz. Yazı ilgili fıkraya aykırıysa, yaptırımda maddi hata varsa, 231. madde ya da Türk Ceza Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri uygulanırken objektif koşullar gerçekleşmemişse veya teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbiri gösterilmemişse yazı, eksikliklerin tamamlanması için Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir.
Mahkeme önce şüpheliyi müdafiinin yanında dinler. Üçüncü fıkradaki şartlar gerçekleşmiş, fiil seri muhakeme kapsamında ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaati oluşmuşsa, talep edilen yaptırımdan daha ağır olmayacak biçimde dört ila yedinci fıkralar doğrultusunda hüküm kurulur. Bu kanaat oluşmazsa talep reddedilir ve dosya, soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması için Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Mahkemeye mazeretsiz gelmeyen şüpheli, seri muhakeme usulünden vazgeçmiş sayılır. Usul herhangi bir sebeple tamamlanamaz veya dosya genel hükümler için Cumhuriyet başsavcılığına gönderilirse, şüphelinin kabul beyanı ile usule ilişkin diğer belgeler sonraki soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılamaz.
Seri muhakemenin uygulanmadığı haller
Suç iştirak halinde işlenmişse şüphelilerden birinin usulü kabul etmemesi yeterlidir; seri muhakeme uygulanmaz. Kapsamdaki bir suç, kapsam dışında kalan başka bir suçla birlikte işlenmişse de usul uygulanmaz.
Seri muhakeme usulü yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hallerinde uygulanmaz. Şüpheli, resmî mercilere bildirilmiş ve soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmuyorsa, yurt dışında ise veya başka bir nedenle kendisine ulaşılamıyorsa usul yine uygulanmaz.
Seri muhakemede mahkemenin kurduğu hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü fıkradaki kabul şartları ile dokuzuncu fıkradaki hüküm şartları yönünden inceler.
Tutuklama kararının koşulları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesine göre tutuklama, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunmasına bağlıdır. Karar verilebilir; her şüphede verilmesi zorunlu değildir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan durumda tutuklama kararı verilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Kaçma, saklanma veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa bir tutuklama nedeni var sayılabilir. Delillerin yok edilmesi, gizlenmesi veya değiştirilmesi ile tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı yapılması girişimine dair kuvvetli şüphe oluşturan davranışlar da bu hallerdendir. Bu olguların bulunması tutuklamayı zorunlu kılmaz.
Yalnızca adli para cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda da tutuklama kararı verilemez.
Kazada durma, bildirme ve yerinde kalma
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 81. maddesi, trafik kazasına karışanlar bakımından, hareket halinde iseler ek bir tehlike yaratmadan hemen durmayı ve kaza yerinde trafik güvenliği için gereken tedbirleri almayı düzenler. Ölüm, yaralanma veya maddi hasar varsa ve kaza trafiği, can ve mal güvenliğini etkilemiyorsa, ispatta yararlı kanıt ve izler dahil yerdeki durumun değiştirilmemesi de bentte yer alır. İkinci bentteki iki koşul birlikte aranır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 81Kaynağı aç
Kimlik, adres, sürücü ve tescil belgesi ile sigorta poliçesinin tarih ve numarası, ancak kazaya karışan kişiler isterse bildirilir ve gösterilir. Kazanın yetkili ve görevli memurlara bildirilmesi ile bu kişiler gelinceye kadar veya izinleri alınmadan kaza yerinden ayrılmama da madde bentlerinde yer alır.
Sürücünün, malikin veya ilgili kişilerin olmadığı sırada araç, eşya ya da yüke zarar veren sürücü; ilgilileri bulmak, bulamazsa durumu tespit ederek zarar verilen şeyin üzerine yazılı bilgi bırakmak ve ilgili zabıtaya en kısa zamanda bilgi vermek zorundadır.
Yalnız maddi hasar oluşmuşsa ve kazaya dahil olan herkes yetkili ve görevli kişinin gelmesine gerek görmezse, bu irade aralarında yazılı olarak saptanarak kaza yerinden ayrılabilir. Ayrılma imkânı maddi hasar kazasına ve tüm ilgililerin yazılı saptamasına bağlıdır. Ölümlü veya yaralanmalı kaza bu cümlede yer almaz.
Olay yerinden ayrılma ve sürücü belgesi
Anlaşma hali dışında kalan maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı kazalarda, zabıtanın izni olmadan ve zaruret dışında olay yerinden ayrılan veya birinci fıkranın (b) bendine uymayan sürücüler için 46.000 Türk lirası idari para cezası yazılıdır. Bu cümle hapis cezası öngörmez. Ölümlü veya yaralanmalı kazada, zabıtanın izni olmadan ve zaruret dışında yerinden ayrılan sürücüye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Hapis, olay yerinden ayrılmaya bağlanır; (b) bendine aykırılık bu hapis cümlesinde yer almaz. Maddenin diğer hükümlerine uymayanlar için ise 3 600 000 lira para cezası yazılıdır. Metin, 46.000 Türk lirası ile 3 600 000 lira hükümlerinden hangisinin uygulanacağını tek miktara bağlamaz.
Üçüncü fıkranın ikinci cümlesi kapsamında olay yerinden ayrılan sürücünün sürücü belgesi, Kanunun 6. maddesinde sayılan görevliler tarafından iki yıl süreyle geri alınır. Bu şekilde geri alınan belgenin iadesi, bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olmasına bağlıdır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Sanığa yüklenen suç nedeniyle yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bu bir yetkidir; her dosyada karar verilmesi zorunlu değildir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Karar verilebilmesi ceza sınırına ek koşullara da bağlıdır. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması gerekir. Mahkeme, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varmalıdır. Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zarar, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmelidir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadere hükümleri dışında, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaması anlamına gelir. Açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez. Bu hapis cezası kısa süreli olsa da seçenek yaptırımlara çevrilemez.
Geri bırakma kararı verildikten sonra sanık beş yıl boyunca denetim süresine girer. Aynı süre devam ederken, kasıtlı bir suç nedeniyle bu kişi hakkında yeniden geri bırakma kararı verilemez. Bu engel bütün suçlara değil, kasıtlı suça bağlanmıştır.
Denetim süresi içinde mahkeme, bir yıldan fazla olmamak üzere belirleyeceği süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verebilir. Tedbir; meslek veya sanat sahibi olmayan kişinin bir eğitim programına devam etmesi, meslek veya sanat sahibi kişinin bir kamu kurumunda ya da aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılması, belli yerlere gitmenin yasaklanması, belli yerlere devam yükümlülüğü veya takdir edilecek başka bir yükümlülük olabilir. Tedbir zorunlu değildir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
Altıncı fıkranın (c) bendindeki zarar derhal giderilemezse, sanığın mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitlerle tamamen gidermesi koşuluyla da geri bırakma kararı verilebilir. Taksit imkânı kararı zorunlu kılmaz ve zararın tamamen giderilmesine bağlıdır.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranılması halinde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması halinde mahkeme hükmü açıklar. Yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendiren mahkeme, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Değerlendirme bu sanığa özgüdür ve yeni hüküm kurmak zorunlu değildir.
İtiraz, temyiz ve kaydın kullanılması
Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak ilgili fıkradaki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapabilir.
Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286. madde hükümleri uygulanır. 272. maddenin üçüncü fıkrası saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay verirse temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usule ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, buna özgü bir sisteme kaydedilir. Kayıt ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde ve maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, Anayasa'nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlarda uygulanmaz.
Sık sorulan sorular
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmanın cezası nedir?
Ceza, fiilin girdiği fıkraya göre değişir. İşaret, yol veya teknik sisteme müdahale ile tehlike yaratılması bir yıldan altı yıla, tehlikeli olabilecek sevk ve idare dört aydan iki yıla, emniyetli kullanılamayacak halde araç kullanılması altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıdır.
Seri muhakeme her fıkra için uygulanır mı?
Hayır. Seri muhakeme, trafik güvenliğini tehlikeye sokmanın ikinci ve üçüncü fıkraları için öngörülür; birinci fıkra bentte sayılmaz. Usul, soruşturma sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmemişse uygulanır.
Seri muhakemede şüphelinin kabulü gerekir mi?
Evet. Usul, Cumhuriyet savcısının teklifi ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde uygulanır. Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri şüpheliyi usul hakkında bilgilendirir.
Mahkemeye gelmeyen şüpheli ne olur?
Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, seri muhakeme usulünden vazgeçmiş sayılır. Usul tamamlanamazsa kabul beyanları ve usule dair belgeler sonraki soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılamaz.
Yaş küçüklüğünde seri muhakeme uygulanır mı?
Hayır. Seri muhakeme usulü yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hallerinde uygulanmaz. Şüpheliye, resmî mercilere beyan edilmiş ve soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması, yurt dışında olması ya da başka bir nedenle ulaşılamaması halinde de bu usul uygulanmaz.
Maddi hasarlı kazada yerinden ayrılınabilir mi?
Kazaya dahil herkes görevlinin gelmesine gerek görmez ve bunu yazılı saptarsa, yalnız maddi hasar oluşan kazada yerinden ayrılabilir. Bu imkân ölümlü veya yaralanmalı kaza için aynı cümlede tanınmaz.
Ölümlü kazada olay yerinden ayrılmanın sonucu nedir?
Ölümlü veya yaralanmalı kazada zabıta izni ve zaruret olmaksızın yerinden ayrılan sürücüye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Aynı maddede ayrıca 46.000 Türk lirası idari para cezası ve diğer hükümlere uymama için 3 600 000 lira para cezası yazılıdır; iki parasal yaptırım tek miktara indirgenmez.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için ne gerekir?
Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalıdır. Ayrıca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve zararın tamamen giderilmesi gerekir. Karar verilebilir; zorunlu değildir.
Denetim süresi sorunsuz geçerse dava ne olur?
Kasten yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulması halinde açıklanması geri bırakılan hüküm kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Sanık, karar verildiğinde beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur.
Tutuklama kararı hangi halde verilebilir?
Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni varsa tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü değilse tutuklama kararı verilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

