7571 sayılı Kanunla TCK m.158, 5235 sayılı Kanunun 12. maddesindeki ağır ceza katalogundan çıkarılmıştır. 25 Aralık 2025 sonrasında açılan nitelikli dolandırıcılık davalarında başka bir özel görev sebebi bulunmadıkça genel görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. O tarihte ağır ceza mahkemesinde veya kanun yolunda derdest dosyalar kesin hükme kadar eski görev kuralıyla görülmeye devam eder. Eski ağır ceza kararları bu geçiş hükmüyle birlikte okunmalıdır.
7571 sayılı Kanun, Madde 12Kaynağı aç
Dolandırıcılık Suçunun Tanımı ve Yasal Çerçevesi
Dolandırıcılık suçu, failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatarak onun veya bir başkasının zararına olacak şekilde kendisine ya da bir başkasına yarar sağlamasıyla vücut bulur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu fiili işleyen fail hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Suçun temel unsurları hileli hareketlerin varlığı, bu hareketlerle muhatabın aldatılması ve mağdur veya üçüncü kişinin zararına karşılık haksız bir menfaatin sağlanmasıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Hile Kavramı ve Aldatıcılık Niteliği
Dolandırıcılık suçunun kurucu unsuru olan hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından gerçekleştirilen hileli davranışın belirli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması, sergileniş biçimi bakımından mağdurun inceleme imkânını ortadan kaldıracak nitelikte birtakım hareketleri içermesi gerekir. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucunda yalanlara inanan mağdur tarafından faile veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte bulunup bulunmadığı soyut bir kabulle değil, olaysal olarak değerlendirilir. Bu incelemede olayın kendine özgü nitelikleri, mağdurun konumu, fiille olan ilişkisi, başvurulan hilenin şekli ve şayet kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin özellikleri ayrı ayrı dikkate alınır.
Nitelikli Dolandırıcılık Halleri ve Öngörülen Yaptırımlar
Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasında dolandırıcılık suçunun cezayı artıran nitelikli şekilleri düzenlenmiştir. Fiilin dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi, mağdurun maruz kaldığı tehlikeli vaziyet yahut zor koşullardan istifade edilmesi, kişinin kavrama ve algılama eksikliğinden yararlanılması ya da kamu kurumları, kamu meslek teşekkülleri, siyasi partiler, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç kılınması suretiyle gerçekleştirilmesi bu kapsamda sayılmıştır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Aynı hüküm gereğince suçun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç kılınmasıyla, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak, ticari faaliyet veya meslek güveninin kötüye kullanılmasıyla, tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak ya da sigorta bedelini almak maksadıyla veya kişinin kendisini kamu görevlisi ya da finans kurumu çalışanı olarak tanıtması suretiyle işlenmesi hâlinde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası uygulanır.
Bununla birlikte kamu kurum ve kuruluşlarının zararına, bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç yapılmasıyla, tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılması maksadıyla, sigorta bedelinin alınması amacıyla ya da failin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması hâlinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belirli bir işin gördürülmesi vaadiyle aldatarak başkasından menfaat temin eden kişi de nitelikli dolandırıcılık hükmüne göre cezalandırılır.
Birlikte veya Örgüt Faaliyeti Kapsamında İşlenme
Dolandırıcılık suçunun birden çok kişi tarafından işlenmesi cezayı ağırlaştıran özel bir neden teşkil eder. Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda, basit dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Eylemin suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmesi durumunda ise ceza bir kat artırılarak tayin edilir.
Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağın Tahsili Amacı
Dolandırıcılık fiilinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek amacıyla gerçekleştirilmesi kanunda hafifletici bir durum olarak kabul edilmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 159. maddesi gereğince bu amaçla dolandırıcılık işlenmesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı tutulmuş olup faile altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülmüştür.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 159Kaynağı aç
Akrabalık İlişkileri Kapsamında Şahsi Cezasızlık ve İndirim
Türk Ceza Kanunu'nun 167. maddesinin birinci fıkrası gereğince dolandırıcılık fiilinin haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun, bu derecedeki kayın hısımlarının, evlat edinen veya evlatlığın ya da aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 167Kaynağı aç
Buna karşılık kanunun 167. maddesinin ikinci fıkrasına göre suçun haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin ya da aynı konutta birlikte yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına işlenmesi durumunda takibat şikâyete bağlıdır ve verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Tüzel Kişiler Hakkında Uygulanacak Güvenlik Tedbirleri
Dolandırıcılık eylemlerinin bir tüzel kişinin faaliyeti kapsamında işlenmesi veya tüzel kişinin bu suça iştiraki hâlinde, Türk Ceza Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine başvurulabilir.
Diğer Suç Tipleriyle Ayırıcı Kriterler
Failin başkasına ait sürücü belgesi üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak bankadan kredi kartı temin edip harcama yapması eylemi, banka kredisi temini maksadıyla dolandırıcılık hükmünü değil, bir bütün olarak Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinin üçüncü fıkrasında yaptırıma bağlanan sahte oluşturulan banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle menfaat temin etme suçunu meydana getirir.
Telefonla ulaşılan kişiye kendisini kamu görevlisi olarak tanıtıp operasyon bahanesiyle hesaba para yatırtılması fiilinde bankanın maddi varlığı hileli eyleme araç kılınmamışsa bilişim sistemleri ya da banka aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık hükmü uygulanamaz; bu nitelikteki eylem failin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle nitelikli dolandırıcılık vasfını taşır.
Banka hesaplarına ait internet bankacılığı şifrelerinin kırılarak hesapta bulunan paranın başka bir hesaba aktarılması fiili ise bilişim sistemindeki verileri yok etme veya bozma suçunu değil, Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde hükme bağlanan bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturur.
Soruşturma Usulü, Görevli ve Yetkili Mahkeme
Dolandırıcılık suçu kural olarak resen soruşturulan suçlar arasında yer alır. Ancak suçun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi hâlinde ya da kanunun 167. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belirli akrabalık ilişkilerinde takibat mağdurun şikâyetine tabidir. Alacağın tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılıkta uzlaşma prosedürünün başarıyla tamamlanması durumunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Dolandırıcılık davalarında görevli mahkeme eylemin niteliğine göre belirlenir. Basit dolandırıcılık suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesi, nitelikli dolandırıcılık hâllerinde ise asliye ceza mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak neticenin meydana geldiği yer mahkemesidir.
Dolandırıcılık suçu şikâyete bağlı mıdır?
Dolandırıcılık suçu kural olarak şikâyete tabi olmayıp adli makamlarca resen soruşturulur. Ancak suçun hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi ya da kanunda sayılan belirli hısımların zararına gerçekleştirilmesi hâlinde takibat şikâyet şartına bağlanmıştır.
Nitelikli dolandırıcılık ile basit dolandırıcılık arasındaki ceza farkı nedir?
Basit dolandırıcılıkta bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüşken, nitelikli dolandırıcılıkta temel hapis cezası üç yıldan on yıla kadar belirlenmiştir; ayrıca kamu zararı veya finans/bilişim araçlarının kullanılması gibi belirli bentlerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise menfaatin iki katından az olamaz.
Dolandırıcılık suçunda görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Basit dolandırıcılık yargılamasında asliye ceza mahkemesi, nitelikli dolandırıcılıkta ise asliye ceza mahkemesi görevlidir; yetkili merci kural olarak suç neticesinin gerçekleştiği yer mahkemesidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

