Kamusal Alanda Görüntü Kaydı ve Özel Hayatın Sınırları
Sokakta veya kamuya açık alanlarda bulunmak, kişilerin rızaları hilafına video kaydına alınmasına hukuki geçerlilik kazandırmaz. Bireylerin toplum içinde tercih ettikleri giyim, ayakkabı ve anlık yürüyüş biçimleri özel hayat alanının birer parçasıdır. Kamuya açık yerlerde dahi bireyler bakımından dikkat çekmezlik, tanınmazlık ve bilinmezlik prensibi geçerliliğini korur. Bu doğrultuda kamusal mekana çıkan bir kimsenin her hareketinin izinsiz ve sürekli şekilde elde bulundurulacak biçimde kayda alınıp ifşa edilmesine rıza gösterdiği varsayılamaz.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2170, K. 2025/182Kaynağı aç
Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2023/2170 Esas ve 2025/182 Karar sayılı ilamında da katılanların toplum içindeki kıyafet tercihlerinin özel hayatlarına ilişkin olduğu ve kamuya açık alanda dahi dikkat çekmezlik ile tanınmazlık prensibinin korunması gerektiği hükme bağlanmıştır.
TCK 134 Kapsamında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve İfşa Suçu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir kimsenin özel yaşam alanındaki gizliliğe müdahale edilmesi bir yıldan üç yıla kadar hapis yaptırımına bağlanmıştır. İhlalin ses veya görüntülerin kaydedilmesi yoluyla gerçekleştirilmesi durumunda ise tayin olunacak temel ceza bir kat artırılarak uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Özel yaşama ait kayıtların hukuka aykırı biçimde başkalarına aktarılması veya yayılması ise ifşa suçunu meydana getirir. Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, kişisel gizlilik barındıran görüntü yahut seslerin yetkisizce açığa vurulması halinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bahse konu kayıtların basın ve yayın araçları vasıtasıyla umuma iletilmesi durumunda da fail hakkında aynı ceza aralığı tatbik edilir.
Yüzün Görünmemesi ve Özel Norm İlkesi
Kişilerin izinsiz kaydedilen görüntülerinde yüzlerinin görünmemesi veya çekimin arkadan yapılmış olması fiilin suç vasfını ortadan kaldırmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2023/2170 Esas ve 2025/182 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ifşa unsurunun gerçekleşmesi için görüntü üzerinden özel hayatı ihlale uğrayan kişinin kim olduğunun olay akışı ve içerikten anlaşılabilir olması yeterlidir.
Kimliği belirlenebilir kişilere ait görüntülerin rızasız paylaşılması aynı zamanda kişisel veri niteliği taşır. Ancak Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2023/2170 Esas ve 2025/182 Karar sayılı ilamında vurgulanan özel normun önceliği ilkesi gereğince, paylaşılan veriler aynı zamanda özel hayata ilişkin olduğunda fiil Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu çerçevesinde değerlendirilir.
Şaka Saiki, Genel Kast ve Birden Fazla Mağdur
Video kaydı alan kişilerin şaka yapma, eğlenme veya merak saikiyle hareket ettiklerini savunmaları cezai sorumluluğu kaldırmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2023/2170 Esas ve 2025/182 Karar sayılı kararına göre özel hayatın gizliliğini ihlal suçu genel kastla işlenen bir suç olup failin saikinin bir önemi bulunmamaktadır. Kamerayı yüze yöneltmek veya kişileri tedirgin edici temaslarda bulunmak hem kişilik haklarını hem de özel hayatın gizliliğini ihlal eder; bu kapsamda esas alınan unsur mağdurun rızasıdır.
Kamuya açık alanda tek bir video kaydı ile birden fazla kişinin rızası hilafına görüntülenip ifşa edilmesi durumunda, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2023/2170 Esas ve 2025/182 Karar sayılı içtihadında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aynı neviden fikri içtima kapsamında zincirleme suç hükümlerinin tatbik edileceği kabul edilmektedir. Buna karşın, her bir kaydın ayrı bir mağduriyete yol açarak müstakil suçlar oluşturduğu ve cezaların toplanması gerektiği yönünde de değerlendirmeler bulunmakla birlikte, tek fiille birden çok kişiye yönelik ihlallerde kanuni zincirleme suç kuralı ağırlık taşımaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
Soruşturma Usulü ve Başvurulabilecek Yollar
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 139. maddesinin birinci fıkrası gereğince, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları hariç olmak üzere, ilgili bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Bu sebeple TCK 134 kapsamındaki özel hayatın gizliliğini ihlal eylemlerinde adli sürecin başlaması için mağdurun şikayette bulunması gerekir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 139Kaynağı aç
Sokakta izinsiz çekime maruz kalan bireyler, kaydın yer aldığı web bağlantısı, ekran görüntüleri ve tarih-saat verilerini temin ederek Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilirler. İhlale konu videonun yayından kaldırılması amacıyla ilgili platformlara müracaat edilebilir ve yasal şartların varlığı halinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulabilir.
Sokakta izinsiz video çeken kişinin şaka yaptığını söylemesi cezayı engeller mi?
Hayır, failin şaka veya merak saikiyle hareket etmesi suçu ortadan kaldırmaz; genel kastla işlenen bu suçta failin saiki dikkate alınmaz ve mağdurun rızası belirleyici kabul edilir.
Videoda yüz görünmüyorsa yine de suç oluşur mu?
Evet, kayıttaki kişinin yüzü net görünmese dahi çekim açısı, ortam ve olayın akışından kim olduğu anlaşılabiliyorsa ifşa suçu meydana gelir.
Sokakta izinsiz video çekilmesi şikayete bağlı mıdır?
Evet, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 139. maddesinin birinci fıkrası uyarınca özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayet şartına tabidir.
İzinsiz çekilen görüntünün internette paylaşılmasının cezası nedir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

