Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının Kapsamı
Toplantı ve gösteri yürüyüşleri, düşünce ve kanaat açıklamanın mutat, meşru ve özüne uygun bir yöntemidir. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca bireyler, herhangi bir makamdan önceden izin alma zorunluluğu bulunmaksızın, silah taşımadan ve barışçıl nitelikte olmak kaydıyla kanuna uygun amaçlar doğrultusunda toplanma ve yürüyüş yapma hakkını kullanabilir. Halka açık bir gösteride tertip edenlerin kontrolü dışında gelişen olayların karışıklığa yol açabileceğine dair tehlike bulunsa dahi, toplantı yalnızca bu nedenle koruma alanından çıkmaz ve getirilen her türlü sınırlamanın meşru gereklere uygun olması beklenir. Mülki amirlikten izin almaksızın kendini ifade etme iradesinin suç kastı sayılamayacağı kabul edilmektedir.
Bildirim Şartı, Mülki İdarenin Sınırlandırma Yetkisi ve Mekânsal Yasaklar
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenmesinde mülki idare amirine bildirim yapılması öngörülmektedir. Vali veya kaymakamlar milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlak ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla toplantıyı erteleyebileceği gibi, suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike bulunması durumunda yasaklama kararı da alabilir. Bununla birlikte derhal tepki verilmesinin haklı görüldüğü özel şartlarda barışçıl yöntemlerle icra edilen bir eylemin sadece bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle dağıtılması toplanma hakkına ölçüsüz bir sınırlama oluşturur. Barışçıl nitelikte seyreden, kamu düzeninin bozulmadığı ve göstericilerin şiddete başvurmadığı hallerde atılan sloganlar kamu görevlilerini rahatsız edici veya şoke edici olsa dahi ifade özgürlüğü sınırlarında değerlendirilir.
Kanunda toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılamayacağı yerler bakımından mekânsal sınırlamalar getirilmiştir. Bu çerçevede genel yollarda, parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesisler ile bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre mesafedeki alan içinde toplantı yapılamayacağı, şehirlerarası karayollarında ise gösteri yürüyüşü düzenlenemeyeceği düzenlenmiştir. Gösteri yürüyüşünün barışçıl amaçlarla tertip edilmesi ve kamuya zarar verme amacının bulunmaması durumunda kanunda düzenlenen suç unsurlarının oluşmayacağı değerlendirilmektedir.
Kanuna Aykırı Toplantı Düzenleme ve Kurul Üyelerinin Sorumluluğu
2911 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca, kanuni bildirim yapılmadan ya da belirtilen gün ve saat haricinde toplanılması, ateşli silahlar, patlayıcılar, kesici ve delici aletler, taş, sopa gibi yaralayıcı araçlar veya yasadışı örgüt amblem ve işaretleri taşınarak ya da kimliği gizlemek maksadıyla yüz örtülerek katılım sağlanması toplantıyı kanuna aykırı hale getirir. Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerini düzenleyen, yöneten ve bunların hareketlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde Kanun'un 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bildirimde düzenleme kurulu üyesi gösterilip kanundaki nitelikleri taşımayanlar toplantı veya yürüyüşün gerçekleşmesi halinde bir yıla kadar, kanuni görevlerini yapmayan üyeler ise altı aydan iki yıla kadar hapis cezası yaptırımıyla karşılaşır.
2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 28Kaynağı aç
2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 23Kaynağı aç
Görevli güvenlik kuvvetlerine veya toplantı ve yürüyüş safahatını teknik araçlarla tespit eden görevlilere cebir, şiddet, tehdit, nüfuz veya müessir kuvvet kullanarak engel olan failler hakkında, eylemleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır. Toplantı veya yürüyüş yapılmasını engelleyen ya da devamına olanak bırakmayacak tertiplerle eylemi ihlal eden kişiler, fiil daha ağır bir suçu oluşturmadığı takdirde dokuz aydan bir yıl altı aya kadar hapis cezasına çarptırılır. Toplantı veya yürüyüşte huzur ve sükûnu bozmak amacıyla tehdit, hakaret, saldırı veya mukavemette bulunanlar hakkında, daha ağır cezayı gerektiren ayrı bir suç oluşmadığı sürece bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.
Propaganda Vasıtaları ve Kanuna Aykırı Çağrılara İlişkin Yaptırımlar
Düzenleme kurulu başkanı ve en az altı üyesinin ad, soyad ve imzalarını taşımayan propaganda vasıtalarını hazırlayan, bastıran veya bu vasıtalarla kanundaki şartlara uymayanlar hakkında 2911 sayılı Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrası gereğince altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Bu vasıtalarda halkı suç işlemeye teşvik ve tahrik eden yazı, resim veya işaretler yer alırsa, eylem daha ağır cezayı gerektiren ayrı bir suç oluşturmadığı takdirde faillere bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Teşvik ve tahrik neticesinde suç işlenmesi veya suçun icrasına teşebbüs edilmesi durumunda ise fiil daha ağır bir cezayı gerektirmedikçe sorumlular üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 31Kaynağı aç
2911 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen yasağa aykırı davranılması halinde, eylemin ilk emir ve ihtar üzerine dağıtılması veya hiç gerçekleşmemesi durumunda failler, fiil daha ağır cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmedikçe bir yıl altı aydan dört yıla kadar; gösterinin zorla dağıtılması halinde ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer yandan basın açıklaması ve toplanma çağrılarının cebir ve şiddeti tahrik ve teşvik etmediği ve şiddet vakaları ile hukuki ve eylemsel bağ kurulamadığı durumlarda halkı kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmaya kışkırtma suçunun unsurları meydana gelmez.
İhtara Rağmen Dağılmama Suçu, Direnme ve Hukuka Aykırı Dağıtma Hali
Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, usulüne uygun ihtar ve zor kullanmaya karşın dağılmamakta ısrar ettikleri takdirde 2911 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Söz konusu eylemi toplantıyı tertip edenlerin işlemesi durumunda ceza yarı oranında artırılarak tayin edilir. Direnme suçunun unsurlarının gerçekleşmesi için topluluğun emir ve ihtardan önce ya da sonra kendiliğinden dağılmamış olması ve kollukça fiilen zor kullanılarak dağıtılmış bulunması gerekir. İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine cebir veya tehdit kullanılarak direnilirse fail hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun 265. maddesindeki suçtan dolayı ceza verilir.
2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Mevzuatta belirtilen kanuna aykırılık halleri gerçekleşmeden veya kanuni dağıtma usulü işletilmeden yetki sınırı aşılarak toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin dağıtılması halinde, dağılmama veya direnme fiillerini işleyen faillere verilecek cezalarda dörtte bire kadar indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten tamamen vazgeçilmesi de mümkündür. Suç işlemek amacıyla kurulan örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen süreli hapis cezalarında koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezanın üçte ikisinin infaz kurumunda çekilmesi şarttır; bu kural çocuklar hakkında uygulanmaz.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 107Kaynağı aç
Yasak Aletlerle Katılma ve Beraat Hükmünün Dayanakları
Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ateşli silahlar, molotof ve havai fişek dahil el yapımı patlayıcılar, kesici, delici aletler, taş, sopa, demir bilye, sapan gibi yaralayıcı araçlar veya kimliklerini gizlemek gayesiyle yüzlerini örterek katılan kişiler 2911 sayılı Kanun'un 33. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca iki yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı fıkranın (b) bendine göre yasadışı örgüt amblem ve işaretlerini taşıyarak, bu işaretleri içeren giysilerle veya suç teşkil eden afiş, pankart ve sloganlarla katılanlar hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. Gösterinin kanuna aykırı olması ve dağılmamak için direnilmesi durumunda ise failler hakkında ayrıca Kanun'un 32. maddesi gereğince cezaya hükmolunur.
2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde kamu düzenini ciddi biçimde bozan, şiddet içeren veya şiddete teşvik eden bir eylem saptanmadığında eylemin suç teşkil etmemesi nedeniyle beraat kararı verilebilmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, sanığın kast veya taksirinin bulunmaması, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin varlığı veya suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması durumlarında mahkemece beraat kararı tesis edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemek için idareden izin almak gerekir mi?
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemek izne tabi değildir; silahsız ve saldırısız olarak kanunun suç saymadığı amaçlarla önceden izin almaksızın toplantı yapılabilir ancak kanun uyarınca yetkili mülki idare amirine bildirim yapılması şarttır.
Yüzü örtmek veya taş ve sopa taşımak toplantıyı yasadışı hale getirir mi?
Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında kimliği gizlemek gayesiyle yüzün örtülmesi veya taş, sopa, patlayıcı ve kesici aletler taşınması eylemi toplantıyı kanuna aykırı duruma getirir ve bu fiilleri işleyenler iki yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İhtara rağmen dağılmamakta ısrar etme suçunun yasal unsurları nelerdir?
Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde dağılmama suçunun oluşabilmesi için kolluk tarafından usulüne uygun ihtar yapılması, topluluğun kendiliğinden dağılmaması ve güvenlik güçleri tarafından zor kullanılarak dağıtılmış olması şarttır.
Kanuna aykırı toplantıya kışkırtma suçu hangi şartlarda oluşmaz?
Basın açıklaması ve toplanma çağrılarının cebir ve şiddeti tahrik ya da teşvik eden nitelikte olmaması ve meydana gelen şiddet vakaları ile hukuki ve eylemsel bağ tespit edilememesi durumunda kanuna aykırı toplantıya kışkırtma suçu oluşmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

