Barışçıl nitelikte bir basın açıklamasına katılan kişiye idari makamlar tarafından uygulanan para cezası, Anayasa'nın 34. maddesi kapsamında güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına müdahale oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu müdahalenin anayasal sınırlar içinde kalıp kalmadığını denetlerken gerek idari tutanakta gerekse yargı kararında zorunlu bir toplumsal ihtiyacın karşılandığına ve yarışan haklar arasında adil denge kurulduğuna ilişkin ilgili ve yeterli bir gerekçe ortaya konulup konulmadığını esas almaktadır; bu gerekçe karşılanamadığında hak ihlali tespit edilmektedir.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkının Anayasal Çerçevesi
Anayasa'nın 34. maddesi, herkese önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız biçimde toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı tanımaktadır. Bu hak; millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık, genel ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla ve ancak kanunla sınırlanabilir. Sınırlamanın bu anayasal güvencelere uygunluğu her somut olayda ayrıca irdelenmektedir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/12373, K. 2022/4837Kaynağı aç
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, açık hava toplantıları için önceden bildirimi zorunlu kılmaktadır. Kanunun 10. maddesi uyarınca toplantıdan en az 48 saat önce ve çalışma saatleri içinde, düzenleme kurulu üyelerinin tamamının imzaladığı bir bildirimin ilgili valilik veya kaymakamlığa verilmesi gerekmektedir. Bildirimde toplantının amacı, yeri, günü, başlayış ve bitiş saatleri ile düzenleme kurulu üyelerinin kimlik bilgilerinin yer alması şarttır.
2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
Aynı kanunun 17. maddesi, bölge valisi, vali veya kaymakama millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık veya genel ahlak ya da başkalarının haklarının korunması amacıyla belirli bir toplantıyı bir ayı aşmamak üzere erteleme yetkisi vermektedir. Suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcutsa yasaklama da bu madde kapsamında değerlendirilmektedir.
2911 sayılı TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Bildirim Yükümlülüğü ve Yaptırımın Orantılılığı
Barışçıl nitelikte bir etkinliğe katılan kişilerin salt basın açıklaması öncesinde izin yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle idari para cezasıyla cezalandırılmalarının, olağanüstü hâl döneminde dahi izlenen amaçla orantılı bir sınırlama olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
İdari Para Cezasının Hakka Müdahale Niteliği ve Caydırıcı Etki
Bir basın açıklamasına katılım nedeniyle uygulanan idari para cezası, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına müdahale oluşturmaktadır. Bu müdahalenin anayasal sınırlar içinde kalıp kalmadığı değerlendirilirken önce eylemin kamu düzenini bozup bozmadığı, bozulma tehlikesi bulunup bulunmadığı ya da böyle bir tehlikenin ortaya çıkıp çıkmadığı incelenmektedir.
Hafif nitelikte de olsa uygulanan bir idari para cezasının, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullanan kişiler üzerinde caydırıcı etki doğurabileceği kabul edilmektedir.
Emre Aykırı Davranış Kabahatinin Uygulanma Koşulları
Toplantı katılımcılarına yönelik idari para cezaları zaman zaman 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesine dayandırılmaktadır. Bu maddenin birinci fıkrası; kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla yetkili makamlarca hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye idari para cezası verilmesine imkân tanımakta ve bu cezaya emri veren makam tarafından karar verileceğini öngörmektedir. Maddenin ikinci fıkrası ise bu hükmün yalnızca ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hâllerde uygulanabileceğini belirtmektedir. Dolayısıyla 32. madde kapsamında ceza verilebilmesi için bu maddeye açıkça atıf yapan ayrı bir kanun hükmünün mevcut olması gerekmektedir.
5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 32Kaynağı aç
AYM'nin Somut Başvurudaki Tespitleri
Anayasa Mahkesi, 21 Ocak 2025 tarihli ve 2021/35995 başvuru numaralı kararında, başvurucuya verilen idari para cezasının gerek idarece düzenlenen tutanakta gerekse sulh ceza hâkimliği kararında zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığına ve yarışan haklar arasında adil denge kurulduğuna ilişkin ilgili ve yeterli gerekçe ortaya konulamadığını tespit etmiştir. Bu tespite dayanarak söz konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşmış ve Anayasa'nın 34. maddesindeki toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının oybirliğiyle ihlal edildiğine karar vermiştir. Karar, 6 Mayıs 2025 tarihli ve 32892 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Söz konusu başvuruda basın açıklamasının barışçıl biçimde tamamlandığı görülmüştür; kolluk kuvvetleri olay yerinde bulunmamış, etkinlik sonradan sosyal medya aracılığıyla tespit edilmiştir. Mahkeme, bu koşulların kamu düzeninin bozulmadığını ve müdahale gerektiren bir durumun yaşanmadığını ortaya koyduğunu değerlendirmiştir.
Aynı başvuruda, başvurucunun basın açıklamasını organize edip etmediği dosya kapsamından anlaşılamamıştır. İdari tutanakta katılım, ilgili idari birim yazısında ise pankart arkasında toplanarak eylem yapma ifadelerine yer verilmiş; hâkimlik kararında başvurucunun etkinliği organize ettiğine dair bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkeme bu belirsizliği de değerlendirme kapsamında dikkate almıştır.
Başvuruda ayrıca pandemi dönemine dayalı kamu sağlığı gerekçesinin idari yaptırım tutanağına ve hâkimlik kararına yansıtılmadığı saptanmıştır. Bunun yanı sıra 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca genel sağlığın korunması amacıyla yetkili mercilerce verilmiş bir emrin dosyada tespit edilemediği de bu değerlendirme kapsamında yer almaktadır.
Yargıtay İçtihadında Orantılılık İlkesinin Uygulanması
Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2021/12373 esas ve 2022/4837 karar numaralı, 13 Mart 2022 tarihli kararında Anayasa Mahkemesi içtihadına dayanılarak barışçıl bir basın açıklamasına katılım gerekçesiyle uygulanan yaptırımın orantılılık ölçütünü karşılaması gerektiği vurgulanmış; barışçıl nitelikte bir etkinliğe katılan kişilerin salt önceden izin yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle cezalandırılmalarının olağanüstü hâl döneminde dahi izlenen amaçla orantılı kabul edilemeyeceğine ilişkin AYM değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Yetersiz Gerekçe Sorunu
Gerek idarece düzenlenen tutanakta gerekse sulh ceza hâkimliği kararında uygulanan idari yaptırımın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığına ve yarışan haklar arasında adil bir denge kurulduğuna ilişkin ilgili ve yeterli gerekçe ortaya konulamaması demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaşmamakta ve hak ihlaline yol açmaktadır.
İhlal Sonrasında Giderim Yolu
Anayasa Mahkemesi, hak ihlali tespit ettiği durumlarda giderim yolu olarak öncelikle yeniden yargılama yapılmasına hükmedebilmektedir. 2021/35995 başvuru numaralı kararda yeniden yargılamanın ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeterli giderim sağlayacağı değerlendirilerek tazminat talebi reddedilmiştir. Bu değerlendirme somut olayın koşullarına özgüdür; her başvuruda aynı sonuca ulaşılacağı anlamına gelmemektedir.
Sık Sorulan Sorular
Barışçıl bir basın açıklamasına katılmak toplantı hakkı kapsamında mıdır?
Evet. Barışçıl nitelikteki bir basın açıklaması Anayasa'nın 34. maddesi kapsamında güvence altındaki toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanımı olarak değerlendirilmekte; bu tür etkinliklere katılım nedeniyle uygulanan idari para cezası da söz konusu hakka yönelik bir müdahale sayılmaktadır.
Önceden bildirim yapılmamış olması idari para cezası için yeterli gerekçe midir?
Yeterli bir gerekçe olarak kabul edilmemektedir. İdarece düzenlenen tutanakta ve mahkeme kararında cezanın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı, yarışan haklar arasında adil bir denge kurulduğu ile kamu düzeninin bozulup bozulmadığı veya bozulma tehlikesi ortaya çıkıp çıkmadığı ilgili ve yeterli gerekçeyle açıklanmalıdır.
Açık hava toplantısı düzenlemek için kaç saat öncesinden bildirim yapılmalıdır?
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca bildirim, toplantıdan en az 48 saat önce ve çalışma saatleri içinde ilgili valilik veya kaymakamlığa verilmelidir. Bildirimi teslim alan makamın gün ve saati gösteren bir alındı belgesi vermesi zorunludur. Bildirimin kabul edilmemesi veya alındı belgesi verilmemesi hâlinde durum bir tutanakla tespit edilerek noter aracılığıyla ihbar yapılır; ihbar saati bildirimin verilme saati olarak kabul edilir.
Küçük miktarlı bir idari para cezası toplantı hakkını kısıtlayabilir mi?
Hafif nitelikte de olsa bir idari para cezasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullanan kişilerde caydırıcı etki doğurabileceği kabul edilmektedir.
Toplantı hakkının ihlali tespit edildiğinde ne yapılabilir?
Anayasa Mahkemesi, ihlal kararında giderim yolu olarak yeniden yargılama yapılmasına hükmedebilmektedir. Somut koşullara göre yeniden yargılamanın yeterli giderim sağladığı değerlendirildiğinde ayrıca tazminata hükmedilmeyebilir; yeterli görülmediği hâllerde farklı bir giderime karar verilebilir.
Valilik veya kaymakam toplantıyı erteleyebilir ya da yasaklayabilir mi?
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca bölge valisi, vali veya kaymakam; millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı bir ayı aşmamak üzere erteleyebilir veya suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması hâlinde yasaklayabilir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 32 her toplantıya uygulanabilir mi?
Hayır. Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm bulunan hâllerde uygulanabilir. Ayrıca kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla yetkili makamlarca hukuka uygun olarak verilen bir emre aykırı hareket edilmiş olması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

