Ticari İşletme Kavramı ve Sözleşmenin Hukuki Niteliği
Ticari işletme; esnaf faaliyeti sınırlarını aşan, gelir sağlamayı hedefleyen, bağımsız ve devamlı bir organizasyondur. Bu organizasyonun kiralanması, klasik taşınmaz kiralarından farklılık gösterir. İşletme kirası; kira ilişkisinin yanında lisans, hizmet ve know-how aktarımı gibi unsurların bir arada yer aldığı karma bir sözleşmedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 11/3 uyarınca ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için ayrı tasarruf işlemlerine gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir; aksi kararlaştırılmadıkça bu devir ve tasarrufların duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli işletmeye tahsis edilen unsurları içerdiği kabul edilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 357/1 uyarınca ürün kirası; kiraya verenin kiracıya ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bir bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/10828, K. 2016/10477 sayılı kararında belirtildiği üzere Türk Borçlar Kanunu kapsamında hasılat kirasından söz edilebilmesi için hasılat getiren taşınır ya da taşınmaz bir malın, ticari işletmenin veya hakkın kira ilişkisinin konusunu oluşturması, kiralananın demirbaşları ve işletme ruhsatıyla birlikte kiraya verilmesi gerekir; sözleşmede kira bedelinin aylık cironun bir bölümü olarak ödeneceğinin kararlaştırılması tek başına ilişkinin hasılat kirası olduğunu göstermez.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 11Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 357Kaynağı aç
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/10828, K. 2016/10477Kaynağı aç
Kiralamanın Kapsamı, Unsurlar ve Tacir Sıfatı
Ticari işletme kiralamasında sadece fiziksel taşınmazın kullanımı değil; tabela, ticaret unvanı, müşteri çevresi, stoklar, demirbaşlar, makine parkı ve somut duruma göre çalışan personelin devri söz konusu olabilir. Kiralama işlemiyle birlikte kiracı, işletmeyi devralıp ticaret siciline tescil ettirerek ilk kez tacir sıfatını kazanabilir.
Sözleşmenin Şekil Şartı, Tescil ve Güvence Bedeli
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 11/3 uyarınca ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan sözleşmelerin yazılı yapılması, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi zorunludur. İşletme kiralamasında kanunen her durumda noter şartı aranmasa da sözleşmenin yazılı şekilde yapılması şarttır ve uygulamada çoğunlukla noter onayı tercih edilir.
İşletme kirasında depozito tutarı taraflarca serbestçe belirlenebilir ve uygulamada genellikle birkaç aylık kira bedeli kadar depozito alınır. Ancak orantısız derecede yüksek teminatlar mahkemelerde tartışma konusu olabilmektedir.
Ciroya Bağlı Kira Modeli ve Denetim Yetkisi
Alışveriş merkezlerindeki mağazalar ile restoran ve kafe gibi işletmelerin kiralanmasında ciroya dayalı kira modelleri uygulanabilir. Bu modelde asgari garanti kira bedeli, gerçekleşen ciro üzerinden ödenecek ek kira oranı ve ciro raporlarının sunulacağı belgeler ile bildirim periyotları sözleşmede açıkça düzenlenir. Kiraya veren, işletmenin sözleşme şartlarına uygun yürütülüp yürütülmediğini önceden bildirimde bulunarak makul ölçüler çerçevesinde denetleme hakkına sahiptir.
Ayıptan Sorumluluk, İfanın İmkânsızlaşması ve Fesih
Kiralanan işletmenin unsurlarında işletmenin sürdürülmesini zorlaştıran veya imkânsız kılan gizli ve ciddi ayıplar bulunuyorsa kiraya verenin bunlardan sorumluluğu doğabilir; bu hallerde kira bedelinden indirim, sözleşmenin feshi veya tazminat gündeme gelebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 305 uyarınca kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir; zararın giderilmesi istemi diğer seçimlik hakların kullanılmasını önlemez. Önemli ayıp durumunda ise kiracının sözleşmeyi fesih hakkı saklıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/7994, K. 2023/908Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 305Kaynağı aç
Sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca taraflar sözleşme süresi ile bağlı olup kural olarak akdin süresinden önce feshi mümkün değildir; haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın giderim yükümlülüğü doğar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/7994, K. 2023/908 sayılı kararına konu maden sahası rödovans uyuşmazlığında, sözleşmede kararlaştırıldığı halde kiraya veren tarafından gerekli izinler alınarak kiralananın teslim edilmemesi sebebiyle ifanın imkânsız hale geldiği ve kiracının kusurunun bulunmadığı somut olayda, kiracının haklı nedenle fesih yoluyla peşin ödediği kira bedelinin iadesini on yıllık zamanaşımı süresi içinde talep edebileceği kabul edilmiştir.
Marka İtibarının Korunması ve Kötü Yönetim
Kiracıya belirli bir müşteri çevresi ve marka itibarı devredilmişse, kiraya verenin aynı bölgede birebir aynı konseptle yeni bir işletme açmak veya devrettiği markayı kötüye kullanmak gibi bu itibarı zedeleyici davranışlardan kaçınması beklenir. Buna karşılık sözleşmede işletmenin sözleşmeye ve markanın itibarına uygun işletilmesi yönünde hüküm bulunması ve kiracının buna açıkça aykırı davranması halinde kiraya veren önce yazılı ihtar çekebilir; ihlalin devamı halinde sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir ve marka itibarının zedelenmesi gerekçesiyle tazminat talep etme yoluna gidebilir.
Alt Kira Yasağı, Devir ve İşletmenin İadesi
Aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça kiracının işletmeyi üçüncü kişilere devretmeme veya alt kira yapmama borcu bulunmaktadır. Sözleşmede devre izin veriliyorsa kiraya verenin yazılı onayıyla devrin mümkün olduğu kabul edilebilir; buna karşın sözleşmede açıkça yasaklanmışsa kiracının işletmeyi üçüncü kişiye devretmesi veya alt kira yapması sözleşmeye aykırılık oluşturur ve fesih sebebi olabilir.
Kiracı sözleşme sonunda işletmeyi envanter listesine uygun şekilde, aşırı yıpranma ve eksilmeleri gidererek iade etmekle yükümlüdür. İşletmeye yapılan dekorasyon ve yatırımlara ilişkin olarak sözleşmede aksi düzenleme bulunması veya hiçbir hükmün yer almaması halinde somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapılır; genellikle işletmeye zarar vermeden sökülüp alınabilecek unsurlar kiracıya ait kabul edilir.
Personel Yükümlülükleri ve İşveren Sorumluluğu
İşletmenin kiralanması sürecinde kiracının işveren sıfatını üstlenmesi durumunda, çalışanlarla ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu primleri, işsizlik sigortası payları ve gelir vergisi stopajı gibi yükümlülükler kiracıya aittir.
Görevli Mahkeme ve Yargılama Usulü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4/1-a uyarınca sulh hukuk mahkemeleri, İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazlara ilişkin kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları görmekle görevlidir. Maden ruhsat sahasındaki işletme hakkının geçici tahsisini konu alan rödovans sözleşmelerinin Türk Borçlar Kanunu'nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenen ürün kirası niteliğinde bulunduğu uyuşmazlıklarda, 3213 sayılı Maden Kanunu hükümleriyle birlikte ürün kirası kuralları bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanır; bu kapsamdaki alacak, itirazın iptali, idari para cezasının rücusu veya sözleşmenin geçersizliğine dayalı davalarda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu kabul edilmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/5759, K. 2018/8992Kaynağı aç
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/8858, K. 2016/8394Kaynağı aç
Buna karşılık kafeterya işletme hakkının devri konulu bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/789, K. 2014/6700 sayılı kararında, peşinat iadesi isteminin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması sebebiyle davanın ticari dava niteliğinde olduğuna ve asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine işaret etmiştir. Genel ticari uyuşmazlıklarda emredici hükümlere aykırı olmamak kaydıyla yetki sözleşmesi yapılabilir. Ayrıca aynı alacak için daha öncesinde mükerrer icra takipleri yapılmış olması alacak davası açılmasına engel teşkil etmediği gibi, önceki tarihte görülen ve usulden reddedilen dava da kesin hüküm oluşturmaz.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/789, K. 2014/6700Kaynağı aç
Ticari işletme kiralamasında yazılı şekil ve tescil zorunlu mudur?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 11/3 gereğince ticari işletmeyi bir bütün olarak konu alan sözleşmelerin yazılı yapılması, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi zorunludur; her durumda noter onayı şart koşulmasa da uygulamada ispat kolaylığı amacıyla çoğunlukla noterlikler tercih edilir.
Kiralanan ticari işletmede ayıp çıkarsa kiracı hangi hakları kullanabilir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 305 uyarınca kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesi hâlinde kiracı ayıpların giderilmesini, kira bedelinden indirim yapılmasını veya zararının giderilmesini talep edebilir; önemli ayıp durumunda ise kiracının fesih hakkı saklıdır. Ayrıca işletme unsurlarındaki gizli ve ciddi ayıpların işletmeyi sürdürmeyi zorlaştırması veya imkânsız kılması hâlinde de bedel indirimi, fesih veya tazminat gündeme gelebilir.
İşletme kirasında ciroya dayalı kira kararlaştırılabilir mi?
Taraflar sözleşmede ciroya bağlı kira modeli kararlaştırabilir; bu modelde asgari garanti kira tutarı, ciro üzerinden ödenecek ek kira yüzdesi ve ciro bildirimlerinin yapılacağı raporlama periyotları sözleşmeye açıkça yazılır.
Kiracı ticari işletmeyi üçüncü bir kişiye devredebilir mi?
Aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça kiracının işletmeyi devretmeme veya alt kira yapmama borcu bulunmaktadır; sözleşmede devir yetkisi verilmişse işlem kiraya verenin yazılı onayıyla geçerli olur, devrin açıkça yasaklandığı durumlarda ise işletmenin devri fesih sebebi olabilir.
Ticari işletme kirasından doğan uyuşmazlıklarda hangi mahkeme görevlidir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 4/1-a kiralanan taşınmazlara ilişkin kira uyuşmazlıklarında sulh hukuk mahkemesini görevli kılmış olup rödovans gibi ürün kirası niteliğindeki sahalara dair alacak ve fesih davalarında sulh hukuk mahkemesi görevli kabul edilirken; kafeteryanın işletme hakkı devri gibi uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirdiği ticari nitelikteki devir davalarında asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

