Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni: Kanunun Temel Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni: Kanunun Temel Kuralları

6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu, taşınır varlıkların fiziksel teslim olmaksızın güvence olarak kullanılmasını mümkün kılmak ve bu yolla ticari finansmana erişimi kolaylaştırmak amacıyla çıkarılmıştır. Kanunun temel hedefleri; teslimsiz taşınır rehnini yaygınlaştırmak, rehne konu taşınırların kapsamını genişletmek, Rehinli Taşınır Sicili aracılığıyla aleniyet sağlamak ve rehnin paraya çevrilmesinde alternatif yollar sunmaktır. Aynı Kanunla, 1447 sayılı eski Ticari İşletme Rehni Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

Kanunun Kapsamı ve Kapsam Dışı Haller

Kanun her tür taşınır varlığa uygulanmakla birlikte bazı istisnalar öngörülmüştür. Sermaye piyasası araçları ile türev araçlara ilişkin finansal sözleşmeleri konu edinen rehin sözleşmeleri ve mevduat rehni bu Kanun kapsamı dışındadır. Tapu kütüğüne herhangi bir nedenle tescil edilen taşınırlar da bu Kanuna tabi değildir. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan takiplere Kanun uygulanmaz; bu tarihten önce ticari işletme veya esnaf işletmeleri üzerinde tesis edilen rehin haklarına ise ilgili mevzuat hükümleri uygulanmaya devam eder.

Kimlerin Arasında Rehin Sözleşmesi Kurulabilir

Kanun, rehin sözleşmesinin taraflarını belirli hukuki statülerle sınırlandırmıştır. Buna göre sözleşme; kredi kuruluşları ile tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü ya da serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında yapılabildiği gibi, tacir ve/veya esnaflar arasında da kurulabilir. Üçüncü kişilerin borçlu lehine teslimsiz taşınır rehni tesis etmesi de Kanun kapsamında mümkündür.

Rehin Hakkının Kurulması: Tescil Şartı ve Şekli

Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin Rehinli Taşınır Siciline tescil edilmesiyle kurulur ve ancak bu andan itibaren üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder. Tescil, rehnin hukuki varlık kazanmasının zorunlu koşuludur; tescil olmaksızın rehin hakkı doğmaz. Rehin sözleşmesinin düzenlenmesi ile Sicilde tesis edilen işlemler vergi, resim, harç ve değerli kâğıt bedelinden muaftır.

Rehne Konu Olabilecek Taşınır Varlıklar

Kanun, rehne konu taşınırların kapsamını geniş tutmuştur. Ticari işletme veya esnaf işletmesinin tamamı üzerinde rehin kurulması hâlinde, rehnin kuruluşu anında işletmenin faaliyetine tahsis edilmiş olan her türlü varlık rehnedilmiş sayılır. Bu varlıkların rehni başka kanunlarca sicile tescili gerektiriyorsa ilgili sicillere bildirim zorunludur; önceden aynı varlık üzerinde başka rehin tesis edilmişse bu Kanun çerçevesinde kurulan rehin sonraki sıraya girer.

İşletmelerin henüz mevcut olmayan ya da rehin sözleşmesi anında rehin verenin mülkiyetinde bulunmayan müstakbel taşınır varlıkları üzerinde de rehin hakkı kurulabilir. Bu varlıklar üzerindeki tasarruf yetkisi, mülkiyetin kazanılmasından itibaren kullanılabilir hale gelir. Her tür sözleşmeden doğan mevcut veya müstakbel alacaklar da rehne konu edilebilir; ancak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri saklı tutulmuştur.

Rehnin Kapsamı: Getiriler, İkameler ve Üretim Süreci

Rehin, yalnızca sözleşme anındaki varlıkla sınırlı kalmaz. Taşınır varlığın gelecekteki faiz ve sigorta gibi hukuki getirileri ile doğal ürünleri ve ikame mallar, taşınır varlıkla birlikte doğrudan rehnin kapsamına girer. Bir üretim sürecinin, kullanıldığı taşınır varlıklarla birlikte rehnedilmesi hâlinde rehin, üretim sürecinde ve sonucunda gerçekleşecek olan alacak üzerinde aynı oranda ve sırada kendiliğinden tesis edilmiş sayılır.

Geçersiz Kayıtlar: Alt ve Art Rehin ile Tasarruf Kısıtlamaları

Rehne konu taşınır varlığın alt veya art rehne konu edilmesi ile rehin verenin söz konusu varlık üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayan kayıtlar, 6750 sayılı Kanun m. 4/7 uyarınca geçersizdir.

Öncelik Sırası ve Derece Sistemi

Aynı taşınır varlık üzerinde birden fazla rehin tesis edilmesi hâlinde, derece belirtilmemişse alacaklılar arasındaki öncelik rehnin kurulma anına göre belirlenir. Derece belirtilmişse sıra o dereceye göre esas alınır. Rehnin sağladığı güvence, tescilde belirtilen rehin tutarı ve derecesiyle sınırlıdır. İkinci veya daha sonraki derecede rehin kurulabilmesi için sırada önce gelen rehnin miktarının tescilde açıkça belirtilmesi gerekir; bu hâlde Türk Medeni Kanunu'nun 871 ila 876. maddelerinin Kanuna aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır.

İyiniyetli Üçüncü Kişilerin Korunması

Bir taşınırın rehinli olduğunu bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen iyiniyetli üçüncü kişinin iyiniyeti Kanunca korunmaktadır.

Rehin Verenin ve Zilyedin Yükümlülükleri

Rehinli taşınır, rehin verenin ya da üçüncü bir kişinin zilyetliğinde kalmaya devam edebilir; alacaklı her iki durumda da rehne konu varlığı denetleme hakkına sahiptir. Zilyedin, rehinli taşınırın değerini koruyacak gerekli tedbirleri almak yükümlülüğü bulunmaktadır. Zilyet, değeri düşürücü davranışlarda bulunursa alacaklı hâkimden bu davranışların yasaklanmasını talep edebilir. Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde alacaklı, hâkim yetkisi aranmaksızın da gerekli önlemleri bizzat alabilir. Rehin verenin ayrıca rehinli taşınır varlığın devri ile alacağın devrini Sicile tescil ettirme yükümlülüğü de mevcuttur.

Borçlunun Temerrüdünde Birinci Derece Alacaklının Hakları

Borçlunun temerrüdü hâlinde birinci derece rehin alacaklısı, icra dairesinden İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca rehinli taşınırın mülkiyetinin devrini talep edebilir; icra dairesi bu devri Sicile bildirir. Rehinli taşınırın belirlenen değerinin birinci derece alacaklının toplam alacağını aşması durumunda, aradaki fark miktarından birinci derece alacaklı ile rehin veren, diğer derecelerdeki alacaklılara karşı müteselsilen sorumludur. Bu yol yalnızca birinci derece rehin alacaklısına tanınmıştır.

Alacağın Sona Ermesinde Tescil Terkini ve İdari Yaptırım

Alacağın son bulması hâlinde rehin alacaklısı, bu tarihten itibaren belirli süreler içinde rehin kaydının Sicilden terkini için başvurmak zorundadır. Türk hukukuna tabi rehin alacaklısı için bu süre on beş işgünü, yabancı hukuka tabi rehin alacaklısı için ise otuz işgünüdür. Yükümlülüğü yerine getirmeyen rehin alacaklısı hakkında, rehin veren veya borçlunun şikâyeti üzerine güvence altına alınan borç tutarının onda biri oranında idari para cezası Bakanlıkça uygulanır.

Cezai Yaptırımlar

Rehin veren veya taşınırı rehin yüklü olarak devralan kişi; rehinli varlığı Kanuna aykırı kullanması, borcu ödememesi hâlinde rehinli varlığın mülkiyetini devretmemesi, rehinli varlığı alacaklıya zarar vermek kastıyla tahrip veya imha etmesi, rehinli taşınır varlığın devri ile alacağın devrini Sicile tescil ettirmemesi ya da Sicili yanıltmaya yönelik fiillerde bulunması hâllerinde, alacağını tamamen veya kısmen tahsil edemeyen rehin alacaklılarının şikâyeti üzerine güvence altına alınan borç tutarının yarısını geçmemek üzere adli para cezasıyla karşılaşabilir. Bu yaptırım adli nitelikte olup Bakanlıkça uygulanan idari para cezasından ayrı bir yaptırımdır. Bunun yanı sıra bir taşınırı rehin almak suretiyle ödünç para verme işini devamlı olarak sürdüren kişi, ilgili kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesi uyarınca da cezalandırılır.

Kanunda Boşluk Olduğunda Uygulanacak Hukuk

6750 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Türk Medeni Kanunu'nun taşınmaz rehnine ilişkin hükümleri uygulanır.

Taşınır rehni kurulurken taşınırın teslim edilmesi şart mı?

Hayır. Kanunun temel amacı teslimsiz taşınır rehnini yaygınlaştırmaktır. Rehin hakkı fiziksel teslim aranmaksızın, rehin sözleşmesinin Rehinli Taşınır Siciline tescil edilmesiyle kurulur ve ancak bu andan itibaren üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.

Rehin sözleşmesi yazılı mı yapılmalı, noter onayı gerekli mi?

Sözleşmenin Sicile tescil edilebilmesi için belirli şekil şartları aranmaktadır. Kanun, elektronik ortamda güvenli elektronik imza ile onaylanmış sözleşmenin yanı sıra imzaların noterce onaylandığı ya da Sicil yetkilisinin huzurunda imzalanan yazılı sözleşmenin tescil edilebileceğini öngörmektedir.

Henüz mevcut olmayan bir mal üzerinde rehin kurulabilir mi?

Evet. İşletmelerin müstakbel taşınır varlıkları, yani rehin sözleşmesi anında henüz mevcut olmayan ya da rehin verenin mülkiyetinde bulunmayan varlıklar üzerinde de rehin hakkı kurulabilir. Bu varlıklar üzerindeki tasarruf yetkisi, mülkiyetin kazanılmasından itibaren kullanılabilir hale gelir.

Aynı mal üzerinde birden fazla alacaklı lehine rehin kurulabilir mi?

Evet, kurulabilir. Birden fazla rehin tesis edilmesi hâlinde sıra, derece belirtilmemişse rehnin kurulma anına, derece belirtilmişse o sıraya göre belirlenir. İkinci veya sonraki derecede rehin kurulabilmesi için sırada önce gelen rehnin miktarının tescilde açıkça gösterilmesi gerekir.

Rehin, tescil edilen malın ürün ve gelirlerini de kapsar mı?

Evet. Taşınır varlığın gelecekteki faiz ve sigorta gibi hukuki getirileri ile doğal ürünleri ve ikame mallar, taşınır varlıkla birlikte doğrudan rehnin kapsamına girer. Üretim sürecinin ve süreçte kullanılan taşınırların birlikte rehnedilmesi hâlinde rehin, üretim sonucunda doğan alacağa da aynı oranda ve sırada kendiliğinden yayılır.

Rehin sözleşmesinin düzenlenmesi harç doğurur mu?

Hayır. Rehin sözleşmesinin düzenlenmesi ile Sicilde tesis edilen işlemler vergi, resim, harç ve değerli kâğıt bedelinden muaf tutulmuştur.

Borç sona erince rehin kaydının silinmesi için ne yapılmalı?

Rehin alacaklısının, alacağın son bulduğu tarihten itibaren Türk hukukuna tabi ise on beş, yabancı hukuka tabi ise otuz işgünü içinde rehin kaydının Sicilden terkini için başvurması zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen alacaklıya, rehin veren veya borçlunun şikâyeti üzerine güvence altına alınan borç tutarının onda biri oranında idari para cezası Bakanlıkça uygulanır.

Üçüncü kişiler başkası için taşınır rehni verebilir mi?

Evet. Kanun, üçüncü kişilerin borçlu lehine teslimsiz taşınır rehni kurmasına açıkça olanak tanımaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu