Ticaret Siciline Kayıt Zorunluluğu ve Hukuki Hükümleri

by Avukat Erdal Ersoy
Ticaret Siciline Kayıt Zorunluluğu ve Hukuki Hükümleri

Ticari işletmelerin ticaret unvanı, merkez adresi, ortaklık yapısı, şubeleri ve temsile yetkili kişileri gibi temel hukuki verilerinin kaydedildiği kamuya açık resmi sisteme ticaret sicili denir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 40/1 uyarınca her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 40Kaynağı aç
MADDE 40- (1) Her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. (2) (Değişik:28/1/2021-7263/22 md.) Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili olanların imzaları, kamu kurum ve kuruluşlarınca veri tabanlarında tutulan imza verilerinden elektronik ortamda temin edilerek merkezi ortak veri tabanındaki sicil dosyasına kaydedilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarında imza kaydının bulunmaması halinde, imzaya yetkili kişilerin imza beyanlarının ticaret sicili müdürlüğüne verilmesinin usul ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak tebliğ ile belirlenir. (3) Merkezi Türkiye’de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Ticaret unvanına ve imza örneklerine ilişkin birinci ve ikinci fıkra hükümleri bu işletmelere de uygulanır. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça merkezin bağlı olduğu sicile geçirilen kayıtlar şubenin bağlı bulunduğu sicile de tescil olunur. Ancak, bu hususta şubenin bulunduğu yer sicil müdürlüğünün ayrı bir inceleme zorunluluğu yoktur. (4) Merkezleri Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye’deki şubeleri, kendi ülkelerinin kanunlarının ticaret unvanına ilişkin hükümleri saklı kalmak şartıyla, yerli ticari işletmeler gibi tescil olunur. Bu şubeler için yerleşim yeri Türkiye’de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanır. Ticari işletmenin birden çok şubesi varsa, ilk şubenin tescilinden sonra açılacak şubeler yerli ticari işletmelerin şubeleri gibi tescil olunur. II – Ticaret unvanının şekli 1. Gerçek kişiler

Ticari İşletme Ölçütleri, Tacir Sıfatı ve Sicil Aleniyeti

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 11 uyarınca ticari işletme; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedefleyen, devamlı ve bağımsız şekilde yürütülen faaliyetlerin oluşturduğu işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınır ise Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacir sayılır. Tacirler gerçek kişiler olabileceği gibi anonim, limited, kollektif ve komandit şirketler ile kooperatifler gibi tüzel kişilerden de oluşabilir. Dernek ve vakıflar ticari işletme işletmeleri halinde tacir sayılabileceği gibi donatma iştiraki niteliğindeki yapılar da ticari işletme niteliğinde faaliyette bulunmaları halinde tacir sayılarak tescil edilebilir.

Ticaret sicilindeki tescil işlemleri ticaret sicili müdürlüklerince icra edilir ve ilanlar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi aracılığıyla yayımlanır. Sicil kayıtları kural olarak kamuya açık olup herkesin incelemesine açıktır. Sicilde tescil ve ilan edilen kayıtlar ile fiili durum arasında uyuşmazlık bulunması halinde iyi niyetli üçüncü kişilerin ilan edilen resmi duruma güveni korunur. Tescilli bir hususun gerçeğe aykırı olduğunu ileri süren üçüncü kişiler bu iddialarını ispat etmekle yükümlüdür; tescil edilmemiş hususlar ise kural olarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Tescilin Hukuki Niteliği ve Tescile Tabi İşlemler

Ticaret siciline tescil işlemleri hukuki sonuçları bakımından kurucu ve bildirici nitelikte tescil olarak değerlendirilir. Kurucu tescilde kural olarak tescil yapılmadıkça hukuki sonuç doğmaz; şirket kuruluşu ve anonim şirketlerde esas sözleşme değişikliği bu nitelikte kabul edilir. 6102 sayılı Kanun m. 11/3 gereğince ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan devir ve diğer sözleşmelerin yazılı yapılması, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi zorunludur. Anonim, limited, kollektif ve komandit şirketler ile kooperatifler bakımından tescil kurucu olup şirket tescil ile tüzel kişilik kazandığı anda tacir sıfatını da elde eder ve tescil tamamlandığında ticaret unvanı hukuken korunur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 11Kaynağı aç
MADDE 11- (1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.[9] (3) Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir. B) Tacir I – Gerçek kişiler 1. Genel olarak

Bildirici tescilde ise hak doğmuş bulunmakta, tescil işlemi bu durumun üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesini ve ispat kolaylığını sağlamaktadır. Şirketlerin esas sözleşme değişiklikleri, sermaye artırımı veya azaltımı, şube açılması ve tasfiye memurlarının atanması gibi işlemler de ticaret siciline tescil edilmektedir.

Gerçek Kişi Tacirler, Esnaf İşletmesi ve Serbest Meslek Ayrımı

Gerçek kişilerin ticaret siciline kayıt olma yükümlülüğünün belirlenmesinde faaliyetin devamlılığı, bağımsızlığı, esnaf işletmesi sınırını aşan bir iş hacmine ve gelire ulaşması ile organizasyon içinde mal veya hizmet sunulması dikkate alınır. Bu unsurları sağlayan gerçek kişiler tacir sayılır ve ticaret siciline kayıt olmakla yükümlüdür.

Daha sınırlı ölçekli, sermaye ve organizasyon yapısı zayıf olan ve ciro eşiğini aşmayan faaliyetler ise esnaf işletmesi kapsamında kalır. Esnaf için Esnaf ve Sanatkârlar Siciline kayıt zorunluluğu bulunmakta olup ticaret siciline tescil zorunluluğu öngörülmemiştir. Avukat, doktor, diş hekimi, mali müşavir ve mimar gibi serbest meslek erbapları serbest meslek kazancı elde ettikleri ve faaliyetlerini meslek odaları ile vergi kayıtları üzerinden yürüttükleri için ticaret siciline kayıt zorunluluğu taşımazlar. Ancak bir serbest meslek erbabının faaliyetini ticari bir işletmeye dönüştürecek nitelikte bağımsız bir organizasyon kurması durumunda bu ikinci faaliyet sebebiyle ticaret siciline tescil zorunluluğu ortaya çıkabilir.

İnternet ortamında, pazar yerlerinde veya sosyal medya kanalları üzerinden yürütülen satışlarda da kullanılan mecradan ziyade işin ticari işletme boyutuna ulaşıp ulaşmadığı değerlendirilir. Düzensiz, düşük bedelli ve arızi nitelikteki işlemler ticari işletme olarak nitelendirilmeyebilir. Düzenli biçimde stok bulunduran, reklam faaliyetleri yürüten, kargo anlaşmaları kuran ve belirli bir ciroya ulaşan çevrimiçi satıcılar ise ticari işletme işletiyor kabul edilebilir; bu halde ticaret sicili tescili, oda ve vergi kaydı ile sosyal güvenlik yükümlülükleri devreye girer.

Tescil Prosedürü, İmzaların Kaydı ve Şube İşlemleri

Ticaret siciline yönelik tescil başvuruları çoğunlukla MERSİS üzerinden sisteme girilen işletme ve şirket bilgileri ile üretilen numara üzerinden ticaret sicili müdürlüğüne başvurulması suretiyle yürütülür. Sicil müdürlükleri işin nev'ine ve şirket türüne göre kendi ilan ettikleri listelere dayanarak ek belgeler isteyebilir. Mevcut kayıtlar MERSİS, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi veya sicil müdürlüğünden temin edilen ticaret sicil tasdiknamesi üzerinden görüntülenebilir.

6102 sayılı Kanun m. 40/2 çerçevesinde, gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili şahısların imzaları kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarındaki imza verilerinden elektronik ortamda temin edilerek sicil dosyasına işlenir. Bu veri tabanlarında imza kaydının bulunmaması halinde imza beyanlarının ticaret sicili müdürlüğüne verilmesinin usul ve esasları Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak tebliğ ile belirlenir.

Merkezi Türkiye'de bulunan ticari işletmelerin şubeleri Türk Ticaret Kanunu m. 40/3 uyarınca bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça merkezin bağlı olduğu sicildeki kayıtlar şube siciline tescil olunur ve şube sicil müdürlüğünün bu hususta ayrı bir inceleme zorunluluğu yoktur. Kanun m. 40/4 uyarınca merkezi yurt dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye'deki şubeleri ise kendi ülkelerinin ticaret unvanına ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere yerli işletmeler gibi tescil olunur ve bu şubeler için Türkiye'de yerleşik tam yetkili bir ticari mümessil atanması gerekir. Türkiye'de şube açarak ticari faaliyette bulunan yabancı şirketler bakımından ticaret sicili tescili ve mümessil atanmasının yanı sıra ilgili izinlerin alınması da aranır.

Tescil Yükümlülüğüne Aykırılığın Hukuki, İdari ve Cezai Yaptırımları

6102 sayılı Kanun m. 18/1 gereğince tacir, her türlü borcu için iflasa tabi olmasının yanı sıra kanuna uygun bir unvan seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve gerekli ticari defterleri tutmakla yükümlüdür. Fiilen ticari işletme işleten kişi işletmesini tescil ettirmemiş olsa dahi tacir sayılır. Tescilin yapılmamış olması kişiyi iflas hükümleri, basiretli iş adamı gibi davranma ölçütü, ticari defter tutma yükümlülüğü ile ticari iş karinesi, ticari faiz, temerrüt ve haksız rekabet hükümlerine tabi olmaktan kurtarmaz; buna karşılık koruyucu mekanizmaları zayıflatır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 18Kaynağı aç
MADDE 18- (1) Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür. (2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. (3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. (4) Tacir sıfatına bağlı olan diğer hükümler saklıdır. II – Özel olarak 1. Ticari iş karinesi

Ticaret unvanı sicile tescille korunduğundan, tescil yaptırmayan tacir unvanını korumakta güçlük çekebilir; aynı veya benzer unvanın üçüncü kişilerce tescili halinde üstün hak ileri sürme ve haksız rekabet davalarında savunmasını kanıtlama noktasında zorluk yaşayabilir.

Tescili zorunlu olup da kanuni süresinde tescili istenmemiş veya tescil şartlarına uymayan bir durumu haber alan ticaret sicili müdürü, Türk Ticaret Kanunu m. 33/1 uyarınca ilgilileri belirleyeceği uygun bir süre içinde yükümlülüklerini yerine getirmeye veya tescili gerektiren hallerin bulunmadığını ispata çağırır. Tanınan süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebebini de bildirmeyen kimseler hakkında, sicil müdürünün teklifi üzerine Türk Ticaret Kanunu m. 33/2 ve m. 562/14 uyarınca mahallin en büyük mülki amirince idari para cezası verilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 33Kaynağı aç
MADDE 33- (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) (Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin (22.194) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.[16] (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz. 3. İtiraz
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 562Kaynağı aç
MADDE 562- (Değişik: 26/6/2012-6335/30 md.) (1) Bu Kanunun; a) 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci veya üçüncü cümlesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyenler, b) 64 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belgelerin kopyasını sağlamayanlar, c) 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli onayları yaptırmayanlar, d) 65 inci maddesine uygun olarak defterlerini tutmayanlar, e) 66 ncı maddesindeki usule aykırı olarak envanter çıkaranlar, f) 86 ncı maddesine göre belgeleri ibraz etmeyenler, dörtbin (88.997) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (2) 88 inci maddeye aykırı hareket edenler dörtbin (88.997) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) 199 uncu maddenin birinci ve dördüncü fıkralarına aykırı hareket edenler ikiyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (4) Bu Kanun hükümlerine göre tutulmakla veya muhafaza edilmekle yükümlü olunan defter, kayıt ve belgeler ile bunlara ilişkin bilgileri, denetime tabi tutulan gerçek veya tüzel kişiye ait olup olmadığına bakılmaksızın, 210 uncu maddenin birinci fıkrasına göre denetime yetkili olanlarca istenmesine rağmen vermeyenler veya eksik verenler ya da bu denetim elemanlarının görevlerini yapmalarını engelleyenler, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (5) Bu Kanunun; a) (Mülga: 15/7/2016-6728/73 md.) b) 358 inci maddesine aykırı olarak pay sahiplerine borç verenler, c) 395 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci veya ikinci cümlesi hükümlerini ihlal edenler, üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (6) Ticari defterlerin mevcut olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi yahut bu Kanuna uygun saklanmaması hâllerinde, sorumlular üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (7) 527 nci maddeye aykırı hareket edenler, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. (8) 549 uncu maddede belirtilen belgeleri sahte olarak düzenleyenler ile ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. (9) 550 nci maddeye aykırı hareket edenler üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. (10) 551 inci maddeye aykırı hareket edenler doksan günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (11) 552 nci maddeye aykırı hareket edenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. (12) 1524 üncü maddede öngörülen internet sitesini oluşturmayan şirketlerin yönetim organı üyeleri, yüz günden üçyüz güne kadar adli para cezasıyla ve aynı madde uyarınca internet sitesine konulması gereken içeriği usulüne uygun bir şekilde koymayan bu fıkrada sayılan failler yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. (13) (Ek:27/12/2020-7262/33 md.) Bu Kanunun; a) 486 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunmayanlar yirmi bin (173.801) Türk lirası, b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 18/1/2024 Tarihli ve E: 2021/28, K: 2024/11 Sayılı Kararı ile.) idari para cezasıyla cezalandırılır. (14) Bu Kanun kapsamındaki idari para cezaları, aksine hüküm bulunmayan hâllerde, mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilir. (15) Bu Kanunda tanımlanan kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idari para cezası verilir ve ilgili hükme göre verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz. B) Soruşturma ve kovuşturma usulü

İlgililerin süresi içinde kaçınma sebeplerini bildirmesi durumunda sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi dosya üzerinden inceleme gerçekleştirir. Mahkeme tescili zorunlu bir hususun varlığını tespit ederse tescili sicil müdürlüğüne emreder, aksi halde istemi reddeder; ilgililere idari para cezası kesilmiş olması mahkemenin bu incelemesine engel oluşturmaz.

Türk Ticaret Kanunu m. 38 uyarınca tescil ve kayıt için gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara idari para cezası uygulanır ve zarar görenlerin tazminat hakları saklı tutulur. Ayrıca sicil kayıtlarının kanuna uygun olmadığını bilmesine rağmen düzeltilmesini istemeyenler veya değişen hususları tescil ettirmeyenler, kusurları sebebiyle üçüncü kişilerin uğradığı zararları tazminle yükümlüdür. Kanun m. 51 uyarınca mahkemeler, memurlar, ticaret ve sanayi odaları, noterler ve Türk Patent Enstitüsü görevlerini yaparlarken ticaret unvanının tescil edilmediğini, kanun hükümlerine aykırı tescil edildiğini veya kullanıldığını öğrenirlerse durumu yetkili makamlara bildirmek zorundadır; unvan yükümlülüklerine aykırılıklarda idari para cezası, unvanın devri ve korunmasına ilişkin belirli kuralların ihlalinde ise hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 38Kaynağı aç
MADDE 38- (1) (Değişik birinci cümle: 26/6/2012-6335/5 md.) Tescil ve kayıt için gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar, ikibin (44.443) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. Gerçeğe aykırı tescilden dolayı zarar görenlerin tazminat hakları saklıdır. [18] (2) Kayıtların 32 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümlerine uymadığını öğrendikleri hâlde düzeltilmesini istemeyenler ve tescil olunan bir hususun değişmesi, sona ermesi veya kaldırılması dolayısıyla, kaydın değiştirilmesini veya silinmesini istemeye ya da yeniden tescili gereken bir hususu tescil ettirmeye zorunlu olup da bunu yapmayanlar, bu kusurları nedeniyle üçüncü kişilerin uğradıkları zararları tazmin ile yükümlüdürler. ÜÇÜNCÜ KISIM Ticaret Unvanı ve İşletme Adı A) Ticaret unvanı I – Kullanma zorunluluğu 1. Genel olarak
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 51Kaynağı aç
MADDE 51- (1) Bütün mahkemeler, memurlar, ticaret ve sanayi odaları, noterler ve Türk Patent Enstitüsü görevlerini yaparlarken bir ticaret unvanının tescil edilmediğini, kanun hükümlerine aykırı olarak tescil edildiğini veya kullanıldığını öğrenirlerse durumu yetkili makamlara bildirmek zorundadırlar.[20] (2) (Değişik: 26/6/2012-6335/7 md.) 39 ilâ 45 inci veya 48 inci maddeleri ihlal edenler, ikibin (44.443) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.[21] (3) (Ek: 26/6/2012-6335/7 md.) 46 ncı maddeyi ihlal edenler veya 49 uncu maddeye aykırı olarak ticaret unvanını devredenlerle devralan ve kullananlar, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. 3. Unvanına tecavüz edilen kimsenin hakları

Şirket kuruluşu, sermaye artırımı ya da azaltımı ile yapısal değişikliklere ilişkin tescil belgeleri ve beyanların sahte veya gerçeğe aykırı olmasından doğan zararlardan Türk Ticaret Kanunu m. 549 kapsamında belgeyi düzenleyenler ve kusurlu katılanlar sorumludur. Bu belgeleri sahte düzenleyenler ile ticari defterlere kasıtlı aykırı kayıt düşenler hakkında Türk Ticaret Kanunu m. 562/8 uyarınca hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca tescilsiz veya noksan kayıtla faaliyet yürütülmesi durumunda Vergi Usul Kanunu çerçevesinde usulsüzlük, vergi ziyaı ve gecikme faizi ile sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca idari yaptırımlar ve kaçakçılık hükümleri gündeme gelebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 549Kaynağı aç
MADDE 549- (1) Şirketin kuruluşu, sermayesinin artırılması ve azaltılması ile birleşme, bölünme, tür değiştirme ve menkul kıymet çıkarma gibi işlemlerle ilgili belgelerin, izahnamelerin, taahhütlerin, beyanların ve garantilerin yanlış, hileli, sahte, gerçeğe aykırı olmasından, gerçeğin saklanmış bulunmasından ve diğer kanuna aykırılıklardan doğan zararlardan, belgeleri düzenleyenler veya beyanları yapanlar ile kusurlarının varlığı hâlinde bunlara katılanlar sorumludur. II – Sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesi
Ticaret siciline tescil başvurusu hangi sürede yapılmalıdır?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 40/1 hükmüne göre her tacir, ticari işletmenin açıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde işletmesini ve seçtiği unvanı merkezinin bulunduğu ticaret siciline tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür.

Ticaret siciline kayıt yaptırmamak tacir sıfatının doğmasını engeller mi?

Hayır, bir ticari işletmeyi fiilen kendi adına işleten kişi işletmesini tescil ettirmemiş olsa dahi tacir sayılır. Tescilin bulunmaması kişiyi iflasa tabi olma, basiretli davranma ve defter tutma gibi sorumluluklardan muaf tutmaz.

Esnaf ve serbest meslek mensupları ticaret siciline kaydolmak zorunda mıdır?

Esnaf işletmesi sınırlarında kalan faaliyetler Esnaf ve Sanatkârlar Siciline tescil edilir, ticaret siciline tescil zorunluluğu yoktur. Serbest meslek mensupları da meslek odaları ve vergi kayıtlarıyla faaliyet gösterdiklerinden ticaret siciline kayıt yükümlülüğü taşımaz; ancak faaliyetin ticari işletmeye dönüştürülmesi halinde bu ikinci faaliyet yönünden tescil zorunluluğu doğabilir.

Süresinde tescil yaptırılmadığında sicil müdürlüğü nasıl bir işlem yürütür?

Sicil müdürü ilgililere kanuni yükümlülüklerini yerine getirmeleri veya sebepleri ispatlamaları için uygun bir süre tanır; süreye rağmen tescil istemeyen ve kaçınma sebebi bildirmeyenler hakkında mülki amir eliyle idari para cezası verilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu