Ticari Defterlerin Hukuki Delil Niteliği ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Ticari Defterlerin Hukuki Delil Niteliği ve Şartları

Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Kabul Edilme Koşulları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 222/1 hükmü uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 222/2 gereğince kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması şarttır. Bunun yanında ticari defterlerin Türkçe, düzenli, gerçeği yansıtan, zamanında işlenmiş ve sonradan değiştirilmesi mümkün olmayacak şekilde tutulması zorunludur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 222Kaynağı aç
MADDE 222 – (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.[24] (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Yabancı dilde yazılmış belgeler

Elektronik ortamda tutulan ticari defterler, mevzuatın aradığı teknik ve hukuki koşulları sağladığı sürece kâğıt defterlerle aynı hukuki değere sahiptir.

Ticari Defterlerin Sahibi Lehine Delil Teşkil Etmesi

Kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 222/3 uyarınca diğer tarafın aynı şartlara uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmamasına, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş bulunmasına yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasına bağlıdır. Bu şartlar oluştuğunda aksinin senet veya kesin delillerle ispatlanması gerekliliği nedeniyle defterlere kesin delile yakın bir ispat gücü tanındığı ifade edilmekle birlikte, ticari defterlerin çoğu durumda takdiri delil niteliğinde görüldüğü yönünde değerlendirmelere de yer verilmektedir.

Diğer tarafın usulüne ve kanuna uygun şartlarda tutulan ticari defterlerinin uyuşmazlık konusu hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bununla birlikte kanuni şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz; kayıtlar bir bütün halinde değerlendirilir.

Ticari Defterlerin Sahibi Aleyhine Delil Olması

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 222/4 uyarınca açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 222/5 uyarınca taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini bildirebilir. Bu durumda karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.

Defter ve Belge İbrazından Kaçınmanın Usuli Sonuçları

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 220/1 çerçevesinde ibrazı istenen belgenin uyuşmazlığın ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirilmesi halinde; karşı tarafın belgenin elinde olduğunu ikrar etmesi, talep üzerine sessiz kalması ya da belgenin varlığının resmî bir kayıtla veya başka bir belgede ikrarla anlaşılması durumunda mahkeme belgenin ibrazı için kesin süre tayin eder.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 220Kaynağı aç
MADDE 220- (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi

İbrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 220/2 gereğince belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu bilmediğine ilişkin mahkemece yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen kesin sürede belgeyi mazeretsiz ibraz etmezse ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr edip teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 220/3 uyarınca mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.

Defter Saklama Yükümlülüğü ve Zayi İddiası

Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca tacirler ticari defterlerini kural olarak 10 yıl boyunca saklamakla yükümlüdür. Defterlerin zayi olduğu iddiasında bulunan tacirin yalnızca bu yöndeki beyanı yeterli kabul edilmemekte; defterlerin zayi olduğunun kabulü için mahkemeden veya yetkili merciden zayi belgesi alınması aranmaktadır.

Ticari defterlerin delil kabul edilmesi için temel şartlar nelerdir?

Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 222/2 uyarınca kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş olması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış bulunması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

Ticari defterler hangi şartlarda sahibi lehine delil sayılır?

Usulüne uygun tutulan ticari defterler; diğer tarafın aynı şartlardaki defter kayıtlarının aykırı olmaması, diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi veya defter kayıtlarının aksinin kesin delille ispatlanamamış olması durumunda sahibi lehine delil teşkil eder; ancak karşı tarafın şartlara uygun tutulan defterlerinde ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmuyorsa defterler lehe delil olarak kullanılamaz.

Tacir olmayan taraf tacirin defterlerine delil olarak dayanabilir mi?

Evet, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini bildirebilir; bu halde tacir olan taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa ibrazı isteyen taraf iddiasını ispatlamış kabul edilir.

Ticari defterlerin saklama süresi ne kadardır ve kaybolma hali nasıl ispatlanır?

Tacirlerin ticari defterlerini saklama yükümlülüğü kural olarak 10 yıldır. Defterlerin zayi olduğu iddiasının kabul görebilmesi için mahkemeden veya yetkili merciden zayi belgesi alınmış olması şarttır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu