Ticareti terk eden tacirin faaliyetini sonlandırması, alacaklı haklarının korunması amacıyla belirli yasal bildirim ve mal beyanı yükümlülüklerine tabi kılınmıştır. Ticari işletme işleten gerçek kişiler, ticaret şirketleri, ticari şekilde işletilen dernek ve vakıflar ile kamu tüzel kişilerine ait ticari teşekküller tacir sayılır. Tacirler her türlü borçları sebebiyle iflasa tabidir ve haklarında iflas yoluyla takip yapılabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 43Kaynağı aç
Ticareti Terk Bildirimi ve Mal Beyanı Yükümlülüğü
İcra ve İflas Kanunu'nun 44. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, ticareti terk eden tacirin durumu on beş gün içinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmesi zorunludur. Tacir bu başvuru ile birlikte bütün aktif ve pasifini, alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmalıdır. İlan giderlerini ödemeyen tacir yasal olarak beyanda bulunmamış kabul edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 44Kaynağı aç
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/510, K. 2012/44Kaynağı aç
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. None, K. 2012/29Kaynağı aç
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/505, K. 2012/28Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1822, K. 2025/3400Kaynağı aç
Ticaret siciline yapılan terk bildirimi, ticaret sicili ilanlarının yayımlandığı gazetede ve alacaklıların bulunduğu yerlerde uygun vasıtalarla ilan edilir. Terk ilanının yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl süreyle, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip yürütülebilir. Bildirim ve mal beyanı yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi durumunda ise iflas takibine ilişkin bir yıllık süre işlemeye başlamaz.
Alacaklılar tacir hakkında iflas takibi başlatabileceği gibi haciz yolunu da tercih edebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu takip yollarından birini seçen alacaklı bir defaya mahsus olmak üzere o yolu harç ödemeksizin bırakıp diğerine yeni baştan başvurabilir.
Mal Beyanı Sonrası Tasarruf Kısıtlamaları ve Koruma Tedbirleri
İcra ve İflas Kanunu'nun 44. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ticareti terk eden tacir mal beyanını verdiği andan itibaren iki ay süreyle haczedilebilir nitelikteki malları üzerinde tasarruf yetkisini kaybeder. Bu tasarruf sınırlamasına karşın üçüncü kişilerin zilyetlik veya tapu siciline güvenerek iyi niyetle iktisap ettiği haklar saklı tutulmuştur. Buna mukabil eşler, altsoy ve üstsoy, ikinci dereceye kadar kan ve sıhri hısımlar ile evlatlık ilişkisi bulunanlar arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz.
Mal beyanını alan merci; tapu sicil müdürlüklerine, gemi sicil dairelerine ve sınai mülkiyet siciline durumu bildirerek mülkiyetin devir yetkisinin iki ay süreyle tahdit edildiğine ilişkin şerh düşülmesini sağlar. Keyfiyet ayrıca Türkiye Bankalar Birliğine iletilir. Bozulmaya maruz, saklanması külfetli veya kanuni bekleme süresinde değerinin düşmesi muhtemel mallar söz konusu olduğunda, tacirin talebi üzerine mahkemece icra dairesi aracılığıyla malların satılmasına ve bedelinin bankaya depo edilmesine karar verilebilir.
Ticareti Terk Edenlerin Cezai Sorumluluğu
İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesinde ticareti terk fiili seçimlik hareketli bir suç olarak öngörülmüştür. Yasanın 44. maddesine göre mal beyanında bulunulmaması, beyanda mevcudun eksik gösterilmesi, aktifte yer alan malın yahut yerine geçen değerin haciz veya iflas sırasında bildirilmemesi ya da beyandan sonra mallar üzerinde tasarruf edilmesi durumunda suç oluşur. Kanunun yaptırıma bağladığı asıl fiil ticari faaliyeti bırakmak değil; terk durumunun süresinde ticaret siciline bildirilmemesi ve gerçeğe uygun mal beyanının sunulmamasıdır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 337/aKaynağı aç
Ticareti terk suçunun sübut bulması için bundan zarar gören alacaklının şikâyeti zorunludur. Yasal unsurların varlığı halinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Borçlunun iflas etmesi durumunda söz konusu fiiller ayrıca taksiratlı iflas sayılır. Bununla birlikte, İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, alacaklının bu fiillerden zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez; alacaklının zarar görmediğini ispat yükümlülüğü ise borçluya aittir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/513, K. 2012/29Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, takibi şikâyete bağlı olan bu suçlarda şikâyetten feragat edilmesi veya borcun ödendiğinin sabit olması hâlinde ceza davası ve tüm sonuçlarıyla birlikte ceza düşer.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 354Kaynağı aç
Tüzel Kişilerde Ticareti Terk ve Şirket Temsilcilerinin Hukuki Durumu
Ticareti terk eylemi, kanuni prosedüre uyularak ticari faaliyetin kapatılması biçiminde gerçekleşebileceği gibi, işletmenin hukuken sicilde varlığını sürdürmesine rağmen fiilen sona erdirilmesi şeklinde de ortaya çıkabilir. Borçlunun veya şirket yetkilisinin adresini değiştirmiş olması tek başına ticaretin terk edildiğini göstermez; işletmenin ticari faaliyetini fiilen sürdürüp sürdürmediğinin araştırılması gerekir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca, kanundaki suçlar tüzel kişinin idare veya muameleleri sırasında işlendiğinde ceza, fiili gerçekleştiren müdür, temsilci, vekil veya tasfiye memurları hakkında verilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/505 Esas, 2012/28 Karar sayılı; 2011/510 Esas, 2012/44 Karar sayılı ve 2011/513 Esas, 2012/29 Karar sayılı kararlarında; İcra ve İflas Kanunu'nun 44. maddesinde gerçek ve tüzel kişi ayrımı yapılmadığı gerekçesiyle, limited şirket müdürlerinin şirketin ticareti terk etmesi durumunda İcra ve İflas Kanunu'nun 337/a maddesi kapsamında cezalandırılabileceği kabul edilmiştir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 345Kaynağı aç
Diğer taraftan, 6728 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'nun 545. maddesine eklenen ikinci fıkra hükmü gereğince, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre tasfiye olunan şirketler hakkında İcra ve İflas Kanunu'nun 44. ve 337/a maddesi hükümleri uygulanmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2025/1822 Esas, 2025/3400 Karar sayılı ilamında; Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 51. maddesi uyarınca mal beyanı yükümlülüğünün yalnızca gerçek kişi tacirlere özgü olduğu, tasfiye sürecinde aktifleri paraya çevrilip borçları ödenen ve sicilden silinerek hukuki ehliyeti sona eren sermaye şirketlerinin mal beyanı vermesinin fiilen mümkün bulunmadığı, bu nedenle şirket yetkililerinin beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 545Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine Göre Tasfiye Usulü
Anonim şirketler esas sözleşmedeki sürenin dolması, işletme konusunun imkânsızlaşması, sözleşmedeki bir nedenin gerçekleşmesi, genel kurul kararı veya iflas gibi genel sona erme sebeplerinin yanı sıra organ eksikliği ve haklı nedenle fesih gibi özel sebeplerle sona erer. Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesi gereğince limited şirketlerin tasfiye usulü ile organ yetkileri hakkında da anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. Sona eren şirket tasfiye haline girer; tüzel kişiliğini tasfiye sonuna kadar muhafaza eder, unvanına tasfiye halinde ibaresi eklenir ve organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlanır.
Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde tasfiye yönetim kurulunca yürütülür ve tasfiye memurları ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Şirketin feshine mahkemece karar verildiğinde tasfiye memuru mahkeme tarafından atanır. Şirketi temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması kanuni zorunluluktur. Tasfiye memurları göreve başladıklarında ilk envanteri düzenleyerek genel kurulun onayına sunar; şirketin önemli miktardaki aktifini toptan satabilmeleri için de genel kurul kararı şarttır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 536Kaynağı aç
Tasfiye memurları, şirket alacaklılarına birer hafta arayla üç kez ilan yaparak alacaklarını bildirmeleri için çağrıda bulunur. Alacaklılara yapılan üçüncü çağrı tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kalan şirket malvarlığı dağıtılamaz; ancak alacaklılar açısından tehlike bulunmadığı anlaşılırsa mahkeme bir yıllık süre dolmadan dağıtıma izin verebilir. Tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması üzerine şirketin ticaret unvanı sicilden silinir.
Ek Tasfiye ve Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması
Şirketin sicilden terkin edilmesinden sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu hale gelirse; son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Mahkeme talebi haklı bulursa Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vererek tasfiye memurlarını atar ve durumu tescil ile ilan ettirir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 547Kaynağı aç
Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi istisnai nitelikte olup dar yorumlanması gereken bir hukuki çaredir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/149 Esas, 2022/894 Karar sayılı ilamı doğrultusunda; bu teoriye ancak tüzel kişilik arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı ve sorumluluğa hükmetmek için başka bir yasal yolun kalmadığı sınırlı durumlarda başvurulabilir. Şirket ortaklarının akraba olması veya şirketlerin aynı sektörde faaliyet yürütmesi tek başına organik bağ veya perdenin kaldırılması için yeterli değildir; perdenin aralanabilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak kastıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının somut verilerle ispatı şarttır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/149, K. 2022/894Kaynağı aç
Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine sadece zarara uğrayan üçüncü kişiler başvurabilir. Borçlu şirketin yönetim kurulu üyesi ve ortağı konumunda bulunan kişilerin bu hukuki teoriye dayanarak kardeş şirkete rücu isteminde bulunması mümkün değildir.
Ticareti terk bildirim süresi ne kadardır?
Ticareti terk eden tacirin terki izleyen on beş gün içinde durumu kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmesi ve mal beyanında bulunması zorunludur.
Terk sonrası iflas takibi ne zamana kadar yapılabilir?
Ticareti terk ilanının yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde tacir hakkında iflas yoluyla takip yürütülebilir.
Ticareti terk eden tacir malları üzerinde tasarruf edebilir mi?
Tacir, mal beyanını verdiği tarihten itibaren iki ay süreyle haczedilebilir malları üzerinde kural olarak tasarrufta bulunamaz.
Şirket tasfiyesinde alacaklılara nasıl çağrı yapılır?
Tasfiye memurları tarafından alacaklılara birer hafta arayla üç kez ilan yapılarak alacaklarını bildirmeleri istenir.
Tasfiye kapatıldıktan sonra unutulan şirket malı için ne yapılır?
Asliye ticaret mahkemesinden Türk Ticaret Kanunu m. 547 uyarınca ek tasfiye talep edilerek şirketin yeniden tescili sağlanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

