Şirketler Topluluğunda Hâkim Şirket ve Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Şirketler Topluluğunda Hâkim Şirket ve Sorumluluğu

Şirketler Topluluğu ve Hâkim Şirket Kavramı

Bir ticaret şirketinin diğer bir ticaret şirketinde doğrudan veya dolaylı şekilde oy haklarının çoğunluğuna sahip olması, şirket sözleşmesine göre yönetim organında karar alabilecek çoğunluktaki üyeleri seçebilme yetkisini elinde bulundurması yahut sözleşmeye dayanarak tek başına ya da diğer ortaklarla birlikte oy çoğunluğunu meydana getirmesi hâkimiyet ilişkisini doğurur. Aynı şekilde bir ticaret şirketinin diğerini bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla kontrolü altında tutabilmesi durumunda da ilk şirket hâkim, diğeri ise bağlı şirket statüsünü kazanır. Taraflardan en az birinin merkezinin Türkiye sınırları içinde yer alması, Türk Ticaret Kanunu bünyesindeki şirketler topluluğu kurallarının uygulanması için yeterlidir. Bir şirketin diğerinin pay çoğunluğuna veya yönetim kararlarını şekillendirebilecek miktardaki paylarına sahip olması hâkimiyetin mevcudiyetine karine oluşturur. Hâkim şirketin bir veya birden fazla bağlı şirket aracılığıyla bir başka işletmeyi idare etmesi dolaylı hâkimiyet sayılır ve hâkim şirket ana, bağlı şirketler ise yavru şirket olarak topluluğu meydana getirir. Topluluğun tepe yönetiminde yerleşim yeri yurt içinde ya da dışında bulunan bir teşebbüsün yer alması durumunda da şirketler topluluğu hükümleri uygulanır ve bu hâkim teşebbüs kanunen tacir kabul edilir. Bu düzenlemeler kapsamındaki yönetim kurulu ifadesi limited şirketlerdeki müdürleri, sermayesi paylara bölünmüş komandit ve şahıs şirketlerindeki yöneticileri, tüzel kişilerde yetkili idare organını, gerçek kişilerde ise bizzat şahsın kendisini ifade eder.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 195Kaynağı aç
MADDE 195- (1) a) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya dolaylı olarak; 1. Oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya 2. Şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek hakkını haizse veya 3. Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa, b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini, bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla hâkimiyeti altında tutabiliyorsa, birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır. (2) Birinci fıkrada öngörülen hâller dışında, bir ticaret şirketinin başka bir ticaret şirketinin paylarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alabilecek miktarda paylarına sahip bulunması, birinci şirketin hâkimiyetinin varlığına karinedir. (3) Bir hâkim şirketin, bir veya birkaç bağlı şirket aracılığıyla bir diğer şirkete hâkim olması, dolaylı hâkimiyettir. (4) Hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte şirketler topluluğunu oluşturur. Hâkim şirketler ana, bağlı şirketler yavru şirket konumundadır. (5) Şirketler topluluğunun hâkiminin, merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde veya dışında bulunan, bir teşebbüs olması hâlinde de, 195 ilâ 209 uncu maddeler ile bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır. Hâkim teşebbüs tacir sayılır. Konsolide tablolar hakkındaki hükümler saklıdır. (6) Şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanmasında “yönetim kurulu” terimi limited şirketlerde müdürleri, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile şahıs şirketlerinde yöneticileri, diğer tüzel kişilerde yönetim organını ve gerçek kişilerde gerçek kişinin kendisini ifade eder. II – Pay ve oy oranlarının hesaplanması

Hâkimiyetin Kötüye Kullanılması ve Kayba Uğratma Yasağı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 202/1-a uyarınca hâkim şirket, sahip olduğu etki ve yönlendirme gücünü bağlı şirketin malvarlığını veya ticari potansiyelini eksiltecek biçimde kullanamaz. Bu kural uyarınca bağlı şirketin iş, malvarlığı, fon, personel, alacak veya borç nakline zorlanması, elde ettiği kârın kısılması ya da başka birimlere devredilmesi ve malvarlığı unsurlarının ayni veya şahsi haklarla sınırlandırılması kanuna aykırıdır. Bunun yanı sıra bağlı kuruluşa kefalet, garanti ve aval verme gibi yükümlülükler yüklenmesi, karşılıksız ödemeler yaptırılması yahut haklı bir gerekçe bulunmaksızın tesis modernizasyonunun ertelenmesi ve operasyonel verimliliği zedeleyecek kısıtlayıcı kararlar aldırılması da açıkça yasaklanmıştır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 202Kaynağı aç
MADDE 202- (1) a) Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi, iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukuki işlemler yapmaya; kârını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını ayni veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye; ödemelerde bulunmaya; haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek, yatırımlarını kısıtlamak, durdurmak gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz etkileyen kararlar veya önlemler almaya yahut gelişmesini sağlayacak önlemleri almaktan kaçınmaya yöneltemez; meğerki, kayıp, o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilmek suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın. b) Denkleştirme, faaliyet yılı içinde fiilen yerine getirilmez veya süresi içinde denk bir istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve onun, kayba sebep olan, yönetim kurulu üyelerinden, şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir. Hâkim istem üzerine veya resen somut olayda hakkaniyete uygun düşecekse, tazminat yerine bu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre, davacı pay sahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir. c) Alacaklılar da, (b) bendi uyarınca, şirket iflas etmemiş olsa bile, şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilirler. d) Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullar altında, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun olarak gözeten ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket eden, bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından da yapılabileceği veya yapılmasından kaçınılabileceğinin ispatı hâlinde tazminata hükmedilemez. e) Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561 inci maddeler uygulanır. Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır. (2) Hâkimiyetin uygulanması ile gerçekleştirilen ve bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan, birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemlerde, genel kurul kararına red oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulunun bu ve benzeri konulardaki kararlarına yazılı olarak itiraz eden pay sahipleri; hâkim teşebbüsten, zararlarının tazminini veya paylarının varsa en az borsa değeriyle, böyle bir değer bulunmuyorsa veya borsa değeri hakkaniyete uygun düşmüyorsa, gerçek değerle veya genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek bir değerle satın alınmasını mahkemeden isteyebilirler. Değer belirlenirken mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınır. Tazminat veya payların satın alınmasını istem davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. (3) İkinci fıkrada öngörülen dava açılınca, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutardaki paranın teminat olarak, mahkemece belirlenecek bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verilir. Teminat yatırılmadığı sürece genel kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir işlem yapılamaz. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen davaların kötüniyetle açılması hâlinde davalı, uğradığı zararın müteselsilen tazmin edilmesini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan isteyebilir. (4) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede, pay sahiplerine ve ortaklara tanınmış bulunan diğer haklar saklıdır. (5) Bağlı şirketin yöneticileri, bu madde hükümleri dolayısıyla pay sahiplerine ve alacaklılara karşı doğabilecek sorumluluklarının tüm hukuki sonuçlarının, bir sözleşme ile üstlenmesini hâkim teşebbüsten isteyebilir. 2. Tam hâkimiyet hâlinde a) Talimat

Zararın Denkleştirilmesi Şartı ve İstisnası

Hâkim şirketin bağlı şirketi kayba maruz bırakan tasarrufları belirli şartların varlığı hâlinde hukuka uygun kabul edilebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 202/1-a uyarınca meydana gelen mali kaybın ilgili faaliyet yılı içerisinde fiilen telafi edilmesi veya bu telafinin usulü ile takvimi açıkça kararlaştırılarak en geç o faaliyet döneminin sonuna kadar bağlı şirkete eşdeğer bir istem hakkının sağlanması durumunda yapılan yönlendirme hukuki meşruiyet kazanır.

Pay Sahipleri ve Alacaklıların Dava Hakları

Zararın faaliyet dönemi içinde fiilen karşılanmadığı ya da öngörülen sürede eşdeğer bir talep yetkisiyle dengelenmediği durumlarda, Türk Ticaret Kanunu m. 202/1-b gereğince bağlı şirketin her bir pay sahibi tazminat talebinde bulunabilir. Pay sahipleri, uğranılan şirket zararının giderilmesini hâkim şirketten ve bu kayba yol açan yönetim kurulu üyelerinden talep etme hakkına sahiptir. Yargılamayı yürüten mahkeme, talep doğrultusunda veya hakkaniyet gerektiriyorsa kendiliğinden tazminat ödenmesi yerine davacı ortakların paylarının hâkim şirketçe bedeli karşılığında devralınmasına ya da duruma elverişli alternatif bir çözüme hükmedebilir.

Bağlı şirketin alacaklıları da kayba uğratıcı işlemlere karşı kanuni korumadan yararlanır. Türk Ticaret Kanunu m. 202/1-c hükmü uyarınca, bağlı işletme hakkında iflas kararı verilmemiş olsa dahi, alacaklılar telafi edilmeyen zararın şirkete ödenmesini hâkim şirketten ve kusurlu yönetim kurulu üyelerinden yargı yoluyla isteyebilir.

Sorumluluktan Kurtulma Ölçütü ve Yöneticilerin Teminatı

Hâkim teşebbüsün yönlendirmesiyle kayba yol açan bir tasarruf yapılmış olsa dahi sorumluluktan muafiyet sağlanması mümkündür. Türk Ticaret Kanunu m. 202/1-d gereğince, davaya konu işlemin benzer koşullar altında basiretli bir idarecinin özen düzeyiyle hareket eden ve şirket menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözeten bağımsız bir idare heyetince de gerçekleştirilebileceği yahut yapılmasından imtina edilebileceği kanıtlanırsa hâkim şirket aleyhine tazminata hükmedilmez.

Topluluk içi talimatlar doğrultusunda işlem tesis eden bağlı şirket yöneticileri hukuki güvence talep edebilir. Türk Ticaret Kanunu m. 202/5 kapsamında bağlı şirketin yöneticileri, hâkimiyet ilişkisinin yürütülmesi sebebiyle pay sahipleri veya alacaklılar nezdinde karşılaşabilecekleri sorumlulukların bütün mali ve hukuki sonuçlarının bir sözleşme aracılığıyla hâkim teşebbüs tarafından üstlenilmesini isteyebilir.

Bağlılık Raporu ve Bilgi Denetimi

Bağlı şirketin yönetim organı, faaliyet yılının ilk üç ayı tamamlanmadan hâkim ve diğer grup şirketleriyle olan ilişkilerini konu edinen ayrıntılı bir bağlılık raporu tanzim etmek zorundadır. Türk Ticaret Kanunu m. 199/1 ve 199/2 hükümleri doğrultusunda raporda; geçmiş çalışma döneminde hâkim şirketle ya da onun yönlendirmesiyle gerçekleştirilen tüm hukuki tasarruflar, devirler, alınan ve kaçınılan önlemler ile bu işlemlerin yarar ve zarar dengesi dürüst hesap verme prensipleriyle açıklanır. Denkleştirme yapılmışsa bunun fiilen nasıl icra edildiği veya hangi istem haklarının sağlandığı bildirilir. Kanunun 199/3 maddesi gereğince yönetim organı, işlemlerin yapıldığı anın şartlarına göre makul bir karşı edim alınıp alınmadığını ve şirketin zarara uğrayıp uğramadığını rapor nihayetinde açıklar; bu tespitler sadece yıllık faaliyet raporunda kamuya sunulur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 199Kaynağı aç
MADDE 199- (1) Bağlı şirketin yönetim kurulu, faaliyet yılının ilk üç ayı içinde, şirketin hâkim ve bağlı şirketlerle ilişkileri hakkında bir rapor düzenler. Raporda, şirketin geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketle, hâkim şirkete bağlı bir şirketle, hâkim şirketin yönlendirmesiyle onun ya da ona bağlı bir şirketin yararına yaptığı tüm hukuki işlemlerin ve geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketin ya da ona bağlı bir şirketin yararına alınan veya alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemlerin açıklaması yapılır. Hukuki işlemlerde edimler ve karşı edimler, önlemlerde, önlemin sebebi ve şirket yönünden yarar ve zararları belirtilir. Zarar denkleştirilmişse, bunun faaliyet yılı içinde fiilen nasıl gerçekleştiği veya şirketin sağladığı hangi menfaatlere ilişkin olarak bir istem hakkı tanındığı ayrıca bildirilir. (2) Rapor, doğru ve dürüst hesap verme ilkelerine uygun olmalıdır. (3) Yönetim kurulu raporun sonunda şirketin, hukuki işlemin yapıldığı veya önlemin alındığı veya alınmasından kaçınıldığı anda kendilerince bilinen hâl ve şartlara göre, her bir hukuki işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığını ve alınan veya alınmasından kaçınılan önlemin şirketi zarara uğratıp uğratmadığını açıklar. Şirket zarara uğramışsa, yönetim kurulu ayrıca zararın denkleştirilip denkleştirilmediğini de belirtir. Bu açıklama sadece yıllık faaliyet raporunda yer alır. (4) Hâkim şirketin her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanından; bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile üç aylık hesap sonuçları, hâkim şirketin bağlı şirketlerle, bağlı şirketlerin birbirleriyle, hâkim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri ve bunların yakınlarıyla ilişkileri; yaptıkları işlemler ve bunların sonuç ve etkileri hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan hesap verme ilkelerine göre düzenlenmiş bir rapor hazırlattırıp yönetim kuruluna sunmasını ve bunun sonuç kısmının yıllık rapor ile denetleme raporuna eklenmesini isteyebilir. Bağlı şirketler, red için yoruma yer bırakmayacak açıklıkta bir haklı sebebin varlığını ispat edemedikleri takdirde, bu raporun hazırlanması için gerekli olan bilgi ve belgeleri hâkim şirketin bu işle görevlendirilen uzmanlarına vermekle yükümlüdürler. İstemde bulunan yönetim kurulu üyesi, bunu bir üçüncü kişinin yararlanması amacıyla yapmışsa bunun sonuçlarından sorumlu olur. VI – Bağlı şirketler hakkında bilgi alma

Şeffaflığın temini amacıyla hâkim şirketin yönetim kurulu üyeleri de denetim hakkına sahiptir. Türk Ticaret Kanunu m. 199/4 uyarınca her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanından bağlı şirketlerin mali tabloları, çeyrek dönem hesapları ve grup içi ilişkileri kapsayan özenli bir rapor hazırlatarak kurula sunmasını talep edebilir. Bağlı şirketler, haklı bir ret nedenini tartışmaya mahal bırakmayacak açıklıkta ispatlayamadıkları sürece görevlendirilen uzmanlara bilgi ve belgeleri teslim etmekle yükümlüdür; ancak bu istemi üçüncü bir kişinin menfaati doğrultusunda kötüye kullanan yönetim kurulu üyesi ortaya çıkacak neticelerden bizzat sorumludur.

Yargılama Usulü, Mahkeme Yetkisi ve Zamanaşımı

Hâkim teşebbüsün idari merkezinin yurt dışında bulunması durumunda tazminat davası, Türk Ticaret Kanunu m. 202/1-e gereğince bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır. Aynı fıkra uyarınca, pay sahipleri ile alacaklıların ikame edeceği tazminat yargılamalarında anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğunu, müteselsil mesuliyeti ve teselsülün derecelendirilmesini düzenleyen Türk Ticaret Kanunu m. 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561 hükümleri kıyasen tatbik edilir.

Hâkimiyetin hukuka aykırı biçimde kullanılması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu m. 202/2 uyarınca açılacak tazminat veya payların devralınması istemli davalar, genel kurul kararının alındığı ya da yönetim kurulu kararının ilan edildiği günden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Kanunun 202/3 maddesi mucibince, bu tür bir dava ikame edildiğinde davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma tutarını karşılayacak miktardaki teminat mahkeme adına bankaya depo edilmedikçe dava konusu karara ilişkin herhangi bir uygulama işlemi yürütülemez.

Hâkim şirketin bağlı şirketi zarara uğratan yönlendirmesi nasıl geçerli sayılır?

Oluşan kaybın ilgili faaliyet dönemi içinde fiilen karşılanması veya en geç dönem sonuna kadar telafinin şekli ve vadesi belirlenerek bağlı şirkete eşdeğer nitelikte bir istem hakkı verilmesi hâlinde işlem kanunen geçerli sayılır.

Bağlı şirketin alacaklıları dava açmak için iflas kararını beklemek zorunda mıdır?

Hayır, Türk Ticaret Kanunu m. 202/1-c uyarınca bağlı şirket iflas etmemiş olsa bile alacaklılar, şirketin zararının şirkete ödenmesini hâkim şirketten ve kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerinden isteyebilir.

Hâkimiyetin kötüye kullanılmasına dayalı pay alımı ve tazminat davasında zamanaşımı ne kadardır?

Türk Ticaret Kanunu m. 202/2 kapsamındaki payların satın alınması veya tazminat davaları, ilgili genel kurul kararının alındığı ya da yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.

Hâkim şirketin merkezi yurt dışındaysa dava nerede açılır?

Hâkim teşebbüsün yönetim merkezinin yurt dışında olması hâlinde tazminat davası, Türk Ticaret Kanunu m. 202/1-e gereğince bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu