Aktivist Yatırımcılığın Hukuki Niteliği ve Doğuş Zemini
Aktivist yatırımcılık, büyük ölçekli sermaye fonlarının veya kurumsal yatırımcıların halka açık şirketlerden belirli oranda pay edinerek yönetim üzerinde nüfuz kurması ve ortaklığın stratejik, mali ya da operasyonel yapısında köklü dönüşümler gerçekleştirmeyi amaçlamasıdır.
Geniş tabana yayılan dağınık pay sahipliği yapısına sahip anonim ortaklıklarda mülkiyet ile idare birbirinden ayrılmakta ve günlük yönetim profesyonel kadrolara bırakılmaktadır. Bu ayrım neticesinde yöneticilerin pay sahiplerinin çıkarlarından bağımsız davranması veya şirket varlıklarını verimsiz yönetmesiyle beliren vekâlet sorunu, aktivist yatırımcıların yönetimi denetleme ve yönlendirme girişimlerine zemin hazırlamaktadır.
Aktivist Yatırımcıların Talepleri ve Başvurdukları Yöntemler
Aktivist pay sahipleri; yetersiz görülen yönetim kurulu üyelerinin veya üst yöneticilerin görevden alınması, doğrudan yönetim organında temsil imkânı tanınması, kârlı olmayan işletme birimlerinin devredilmesi ya da varlık satışı gibi talepler ileri sürebilmektedir. Şirket maliyetlerinin optimize edilmesi, birikmiş nakdin kâr payı olarak dağıtılması, birleşme ve devralma süreçlerinin tetiklenmesi ile kurumsal yönetişim ilkelerinin güçlendirilmesi de sıklıkla hedeflenen diğer konulardır.
Bu hedeflere ulaşmak amacıyla genel kurul süreçlerinde diğer hissedarların oylarını bir araya getirmeye yönelik vekâlet toplama mücadeleleri yürütülmekte, ortaklık yönetimine açık mektuplar gönderilerek medya ilgisi oluşturulmakta ve genel kurula doğrudan bağlayıcı veya tavsiye niteliğinde önergeler sunulmaktadır.
Genel kurulda vekâleten oy hakkı kullanılırken vekilin, temsil ettiği pay sahibinin talimatlarına bağlı kalması zorunludur. Temsil yetkisi verilen kişinin, pay sahibinin ortaya koyduğu iradenin dışına çıkarak işlem yapması kabul edilmez.
Bilgi Alma ve İnceleme Hakkının Kapsamı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 437/1 uyarınca finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve kâr dağıtım teklifi genel kurul toplantısından en az on beş gün önce şirketin merkez ve şubelerinde ortakların incelemesine açık bulundurulur. Finansal tablolar ile konsolide tablolar bir yıl boyunca pay sahiplerinin bilgi edinmesine açık tutulur. Her hissedar, masrafları şirkete ait olmak üzere bilanço ve gelir tablosunun bir örneğini talep etme hakkına sahiptir.
6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 106Kaynağı aç
Pay sahipleri genel kurulda yönetim kurulundan şirketin işleri, denetçilerden ise denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir; verilecek bilgilerin hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olması gerekir. Bu bilgi verme yükümlülüğü bağlı şirketleri de kapsar. 6102 sayılı Kanun m. 200/1 uyarınca hâkim şirketin her pay sahibi genel kurulda bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığı durumları, hesap sonuçları ile şirketler arasındaki işlemler hakkında doyurucu bilgi talep edebilir. Ortaklardan birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer pay sahibinin istemi üzerine aynı bilgi gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda sunulur ve yönetim kurulu bu durumda şirket sırrı gerekçesine dayanamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 439Kaynağı aç
Bilgi alma talebi sadece şirket sırlarının ifşa edileceği veya korunması zorunlu menfaatlerin tehlikeye düşebileceği gerekçesiyle sınırlandırılabilir. Ortaklığın ticari defterleri ile yazışmalarının sorulan meseleyle ilgili kısımlarının denetlenmesi genel kurulun açık iznine veya yönetim kurulunun onayına bağlıdır; izin alındığında inceleme bir uzman eliyle de yürütülebilir.
Bilgi edinme ve inceleme yetkisi, şirket esas sözleşmesiyle veya şirket organlarının alacağı bir kararla ortadan kaldırılamaz ya da kısıtlanamaz. Talebi haksız gerekçeyle reddedilen, cevapsız bırakılan veya geciktirilen pay sahibi, ret kararını takip eden on gün içinde ya da diğer durumlarda makul bir süre geçtikten sonra ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme basit yargılama usulünü uygulayarak kesin nitelikte karar verir.
Genel Kurulu Toplantıya Çağırma ve Gündeme Madde Ekletme Usulü
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 411/1 uyarınca, sermayenin en az onda birini, halka açık ortaklıklarda ise en az yirmide birini temsil eden pay sahipleri; gerekçelerini ve görüşülmesini arzu ettikleri konuları yazılı olarak bildirerek yönetim kurulundan genel kurulu olağanüstü toplantıya davet etmesini veya toplanacak kurulun gündemine madde ilave etmesini talep edebilir. Bu hak, esas sözleşme hükmüyle daha düşük oranda paya sahip ortaklara da tanınabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 411Kaynağı aç
Genel kurulun toplantıya çağrılması ve gündeme madde konulması taleplerinin noter vasıtasıyla iletilmesi kanunen zorunludur. Gündeme madde ekletme talebinin geçerli olabilmesi için çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan bedelinin yatırılmasından önceki bir tarihte yönetim kuruluna ulaştırılmış olması şarttır.
Yönetim organı azlığın toplantı çağrısını benimsediği takdirde, genel kurulun en geç kırk beş günlük süre zarfında toplanmasını sağlayacak biçimde çağrı işlemlerini tamamlar. Çağrının kabul edilmemesi halinde ise çağrı yetkisi talepte bulunan pay sahipleri tarafından kullanılır.
Özel Denetim Talep Hakkı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 438/1 uyarınca her ortak, pay sahipliği haklarının korunması veya kullanılması amacıyla zorunlu olması ve bilgi alma ya da inceleme haklarının daha evvel kullanılmış bulunması şartıyla, belirli vakaların özel bir denetim marifetiyle incelenmesini genel kurul gündeminde bulunmasa dahi isteyebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 438Kaynağı aç
Genel kurulun özel denetim talebini kabul etmesi halinde şirket veya pay sahiplerinden her biri otuz gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi görevlendirilmesini isteyebilir. Genel kurulun istemi geri çevirmesi durumunda ise sermayenin yüzde onunu, halka açık ortaklıklarda ise yüzde beşini oluşturan azlık pay sahipleri mahkemeden özel denetçi tayin edilmesini talep etme hakkını haizdir.
Şirketler Topluluğunda Hâkimiyetin Sorumluluğu ve Hukuki Güvenceler
Şirketler topluluğunda bağlı şirketin maruz kaldığı kayıp faaliyet dönemi içinde fiilen telafi edilmez veya denk bir istem hakkı tesis edilmezse, bağlı şirketin her pay sahibi hâkim şirketten ve zarara yol açan yönetim kurulu üyelerinden kaybın tazminini isteyebilir. Hâkim, talep üzerine veya resen olayın şartlarına göre hakkaniyete uygun bulursa tazminat yerine davacı pay sahiplerinin hisselerinin hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya başkaca makul bir tedbire hükmedebilir. Bağlı şirketin alacaklıları da şirketin iflası bulunmasa bile zararın şirkete geri ödenmesini talep edebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 202Kaynağı aç
Zarara sebebiyet veren muamelenin benzer şartlar dairesinde şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun biçimde gözeten ve basiretli bir yöneticinin özeniyle hareket eden bağımsız bir yönetici heyetince de yapılabileceğinin ispatlanması halinde tazminat sorumluluğu doğmaz. Hâkim teşebbüs merkezinin Türkiye dışında bulunması vaziyetinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin yer aldığı asliye ticaret mahkemesinde açılır. 6102 sayılı Kanun m. 202/1-e uyarınca, pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davada ilgili yasal sorumluluk hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
6102 sayılı Kanun m. 202/2 kapsamında hâkimiyetin uygulanmasıyla gerçekleştirilen işlemler sebebiyle açılan tazminat veya hisselerin satın alınması istemli davalar, genel kurul kararının alındığı veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu davada mahkemenin öngöreceği teminat bankaya yatırılmadıkça ilgili kararlara dair hiçbir işlem tesis edilemez. Davanın kötü niyetle açıldığının tespiti halinde davalılar zararlarının müteselsilen tazmin edilmesini ve davacıların teminat göstermesini isteyebilir; bağlı şirket yöneticileri ise doğabilecek sorumluluklarını hâkim şirketin üstlenmesini sözleşmeyle talep edebilir.
Dürüstlük Kuralı ve Sermaye Piyasası Mevzuatının Getirdiği Sınırlar
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kuralına riayet etmek zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Pay sahipliği haklarının ortaklığın iktisadi varlığına zarar vermek, yıkıcı gayeler gütmek veya rakip menfaatleri gözetmek amacıyla kullanılması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 106 uyarınca, ihraççılar veya sermaye piyasası araçları hakkında değerleri ya da yatırımcı tercihlerini etkileyebilecek nitelikteki henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayanılarak işlem yapılması ve bu suretle yarar sağlanması suç teşkil eder. Bu fiili işleyenler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüş olup adli para cezasına karar verildiğinde tutar elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Aktivistlerin pay alım satımları ve kamuoyuna yönelik açıklamaları piyasa bozucu fiiller ve manipülasyon denetimi çerçevesinde değerlendirilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 437Kaynağı aç
Bilgi alma talebi reddedilen pay sahibi mahkemeye nasıl başvurur?
Bilgi edinme istemi haksız biçimde reddedilen ya da cevapsız bırakılan pay sahibi, ret kararından itibaren on gün içinde veya makul bir sürede şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine başvurabilir; mahkeme basit yargılama usulüyle kesin hüküm kurar.
Genel kurul gündemine madde ekletmek için hangi azlık oranı aranır?
Sermayenin en az onda birine, halka açık ortaklıklarda ise yirmide birine sahip ortaklar gündeme madde ekletme talebinde bulunabilir; ortaklık sözleşmesinde daha düşük pay oranları öngörülebilir.
Özel denetim isteminin genel kurulda reddedilmesi halinde ne yapılır?
Genel kurul özel denetim talebini geri çevirirse, sermayenin en az yüzde onunu veya halka açık ortaklıklarda yüzde beşini temsil eden pay sahipleri mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilir.
Hâkim şirketin sebep olduğu zararlara karşı pay sahipleri ne talep edebilir?
Faaliyet yılı içinde kayıp denkleştirilmezse bağlı şirketin pay sahipleri hâkim şirketten ve sorumlu yöneticilerden zararın tazminini veya paylarının satın alınmasını dava edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

