Ticaret Hukukunda Aktivist Yatırımcılık ve Hukuki Boyutları

by Avukat Erdal Ersoy
Ticaret Hukukunda Aktivist Yatırımcılık ve Hukuki Boyutları

Aktivist Yatırımcılığın Hukuki Niteliği ve Doğuş Zemini

Aktivist yatırımcılık, büyük ölçekli sermaye fonlarının veya kurumsal yatırımcıların halka açık şirketlerden belirli oranda pay edinerek yönetim üzerinde nüfuz kurması ve ortaklığın stratejik, mali ya da operasyonel yapısında köklü dönüşümler gerçekleştirmeyi amaçlamasıdır.

Geniş tabana yayılan dağınık pay sahipliği yapısına sahip anonim ortaklıklarda mülkiyet ile idare birbirinden ayrılmakta ve günlük yönetim profesyonel kadrolara bırakılmaktadır. Bu ayrım neticesinde yöneticilerin pay sahiplerinin çıkarlarından bağımsız davranması veya şirket varlıklarını verimsiz yönetmesiyle beliren vekâlet sorunu, aktivist yatırımcıların yönetimi denetleme ve yönlendirme girişimlerine zemin hazırlamaktadır.

Aktivist Yatırımcıların Talepleri ve Başvurdukları Yöntemler

Aktivist pay sahipleri; yetersiz görülen yönetim kurulu üyelerinin veya üst yöneticilerin görevden alınması, doğrudan yönetim organında temsil imkânı tanınması, kârlı olmayan işletme birimlerinin devredilmesi ya da varlık satışı gibi talepler ileri sürebilmektedir. Şirket maliyetlerinin optimize edilmesi, birikmiş nakdin kâr payı olarak dağıtılması, birleşme ve devralma süreçlerinin tetiklenmesi ile kurumsal yönetişim ilkelerinin güçlendirilmesi de sıklıkla hedeflenen diğer konulardır.

Bu hedeflere ulaşmak amacıyla genel kurul süreçlerinde diğer hissedarların oylarını bir araya getirmeye yönelik vekâlet toplama mücadeleleri yürütülmekte, ortaklık yönetimine açık mektuplar gönderilerek medya ilgisi oluşturulmakta ve genel kurula doğrudan bağlayıcı veya tavsiye niteliğinde önergeler sunulmaktadır.

Genel kurulda vekâleten oy hakkı kullanılırken vekilin, temsil ettiği pay sahibinin talimatlarına bağlı kalması zorunludur. Temsil yetkisi verilen kişinin, pay sahibinin ortaya koyduğu iradenin dışına çıkarak işlem yapması kabul edilmez.

Bilgi Alma ve İnceleme Hakkının Kapsamı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 437/1 uyarınca finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve kâr dağıtım teklifi genel kurul toplantısından en az on beş gün önce şirketin merkez ve şubelerinde ortakların incelemesine açık bulundurulur. Finansal tablolar ile konsolide tablolar bir yıl boyunca pay sahiplerinin bilgi edinmesine açık tutulur. Her hissedar, masrafları şirkete ait olmak üzere bilanço ve gelir tablosunun bir örneğini talep etme hakkına sahiptir.

6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 106Kaynağı aç
MADDE 106 – (1) Doğrudan ya da dolaylı olarak sermaye piyasası araçları ya da ihraççılar hakkında, ilgili sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki ve henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayalı olarak ilgili sermaye piyasası araçları için alım ya da satım emri veren veya verdiği emri değiştiren veya iptal eden ve bu suretle kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden; a) İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarının yöneticileri, b) İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarında pay sahibi olmaları nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler, c) İş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler, ç) Bu bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişiler, d) Sahip oldukları bilginin bu fıkrada belirtilen nitelikte bulunduğunu bilen veya ispat edilmesi hâlinde bilmesi gereken kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak, bu suçtan dolayı adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde verilecek ceza elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[14] Piyasa dolandırıcılığı

Pay sahipleri genel kurulda yönetim kurulundan şirketin işleri, denetçilerden ise denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir; verilecek bilgilerin hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olması gerekir. Bu bilgi verme yükümlülüğü bağlı şirketleri de kapsar. 6102 sayılı Kanun m. 200/1 uyarınca hâkim şirketin her pay sahibi genel kurulda bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığı durumları, hesap sonuçları ile şirketler arasındaki işlemler hakkında doyurucu bilgi talep edebilir. Ortaklardan birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer pay sahibinin istemi üzerine aynı bilgi gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda sunulur ve yönetim kurulu bu durumda şirket sırrı gerekçesine dayanamaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 439Kaynağı aç
MADDE 439- (1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. 3. Atama

Bilgi alma talebi sadece şirket sırlarının ifşa edileceği veya korunması zorunlu menfaatlerin tehlikeye düşebileceği gerekçesiyle sınırlandırılabilir. Ortaklığın ticari defterleri ile yazışmalarının sorulan meseleyle ilgili kısımlarının denetlenmesi genel kurulun açık iznine veya yönetim kurulunun onayına bağlıdır; izin alındığında inceleme bir uzman eliyle de yürütülebilir.

Bilgi edinme ve inceleme yetkisi, şirket esas sözleşmesiyle veya şirket organlarının alacağı bir kararla ortadan kaldırılamaz ya da kısıtlanamaz. Talebi haksız gerekçeyle reddedilen, cevapsız bırakılan veya geciktirilen pay sahibi, ret kararını takip eden on gün içinde ya da diğer durumlarda makul bir süre geçtikten sonra ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme basit yargılama usulünü uygulayarak kesin nitelikte karar verir.

Genel Kurulu Toplantıya Çağırma ve Gündeme Madde Ekletme Usulü

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 411/1 uyarınca, sermayenin en az onda birini, halka açık ortaklıklarda ise en az yirmide birini temsil eden pay sahipleri; gerekçelerini ve görüşülmesini arzu ettikleri konuları yazılı olarak bildirerek yönetim kurulundan genel kurulu olağanüstü toplantıya davet etmesini veya toplanacak kurulun gündemine madde ilave etmesini talep edebilir. Bu hak, esas sözleşme hükmüyle daha düşük oranda paya sahip ortaklara da tanınabilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 411Kaynağı aç
MADDE 411- (1) Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir. (2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır. (3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır. (4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır. b) Mahkemenin izni

Genel kurulun toplantıya çağrılması ve gündeme madde konulması taleplerinin noter vasıtasıyla iletilmesi kanunen zorunludur. Gündeme madde ekletme talebinin geçerli olabilmesi için çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan bedelinin yatırılmasından önceki bir tarihte yönetim kuruluna ulaştırılmış olması şarttır.

Yönetim organı azlığın toplantı çağrısını benimsediği takdirde, genel kurulun en geç kırk beş günlük süre zarfında toplanmasını sağlayacak biçimde çağrı işlemlerini tamamlar. Çağrının kabul edilmemesi halinde ise çağrı yetkisi talepte bulunan pay sahipleri tarafından kullanılır.

Özel Denetim Talep Hakkı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 438/1 uyarınca her ortak, pay sahipliği haklarının korunması veya kullanılması amacıyla zorunlu olması ve bilgi alma ya da inceleme haklarının daha evvel kullanılmış bulunması şartıyla, belirli vakaların özel bir denetim marifetiyle incelenmesini genel kurul gündeminde bulunmasa dahi isteyebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 438Kaynağı aç
MADDE 438- (1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir. 2. Genel kurulun reddi

Genel kurulun özel denetim talebini kabul etmesi halinde şirket veya pay sahiplerinden her biri otuz gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi görevlendirilmesini isteyebilir. Genel kurulun istemi geri çevirmesi durumunda ise sermayenin yüzde onunu, halka açık ortaklıklarda ise yüzde beşini oluşturan azlık pay sahipleri mahkemeden özel denetçi tayin edilmesini talep etme hakkını haizdir.

Şirketler Topluluğunda Hâkimiyetin Sorumluluğu ve Hukuki Güvenceler

Şirketler topluluğunda bağlı şirketin maruz kaldığı kayıp faaliyet dönemi içinde fiilen telafi edilmez veya denk bir istem hakkı tesis edilmezse, bağlı şirketin her pay sahibi hâkim şirketten ve zarara yol açan yönetim kurulu üyelerinden kaybın tazminini isteyebilir. Hâkim, talep üzerine veya resen olayın şartlarına göre hakkaniyete uygun bulursa tazminat yerine davacı pay sahiplerinin hisselerinin hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya başkaca makul bir tedbire hükmedebilir. Bağlı şirketin alacaklıları da şirketin iflası bulunmasa bile zararın şirkete geri ödenmesini talep edebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 202Kaynağı aç
MADDE 202- (1) a) Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi, iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukuki işlemler yapmaya; kârını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını ayni veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye; ödemelerde bulunmaya; haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek, yatırımlarını kısıtlamak, durdurmak gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz etkileyen kararlar veya önlemler almaya yahut gelişmesini sağlayacak önlemleri almaktan kaçınmaya yöneltemez; meğerki, kayıp, o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilmek suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın. b) Denkleştirme, faaliyet yılı içinde fiilen yerine getirilmez veya süresi içinde denk bir istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve onun, kayba sebep olan, yönetim kurulu üyelerinden, şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir. Hâkim istem üzerine veya resen somut olayda hakkaniyete uygun düşecekse, tazminat yerine bu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre, davacı pay sahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir. c) Alacaklılar da, (b) bendi uyarınca, şirket iflas etmemiş olsa bile, şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilirler. d) Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullar altında, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun olarak gözeten ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket eden, bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından da yapılabileceği veya yapılmasından kaçınılabileceğinin ispatı hâlinde tazminata hükmedilemez. e) Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561 inci maddeler uygulanır. Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır. (2) Hâkimiyetin uygulanması ile gerçekleştirilen ve bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan, birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemlerde, genel kurul kararına red oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulunun bu ve benzeri konulardaki kararlarına yazılı olarak itiraz eden pay sahipleri; hâkim teşebbüsten, zararlarının tazminini veya paylarının varsa en az borsa değeriyle, böyle bir değer bulunmuyorsa veya borsa değeri hakkaniyete uygun düşmüyorsa, gerçek değerle veya genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek bir değerle satın alınmasını mahkemeden isteyebilirler. Değer belirlenirken mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınır. Tazminat veya payların satın alınmasını istem davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. (3) İkinci fıkrada öngörülen dava açılınca, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutardaki paranın teminat olarak, mahkemece belirlenecek bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verilir. Teminat yatırılmadığı sürece genel kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir işlem yapılamaz. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen davaların kötüniyetle açılması hâlinde davalı, uğradığı zararın müteselsilen tazmin edilmesini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan isteyebilir. (4) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede, pay sahiplerine ve ortaklara tanınmış bulunan diğer haklar saklıdır. (5) Bağlı şirketin yöneticileri, bu madde hükümleri dolayısıyla pay sahiplerine ve alacaklılara karşı doğabilecek sorumluluklarının tüm hukuki sonuçlarının, bir sözleşme ile üstlenmesini hâkim teşebbüsten isteyebilir. 2. Tam hâkimiyet hâlinde a) Talimat

Zarara sebebiyet veren muamelenin benzer şartlar dairesinde şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun biçimde gözeten ve basiretli bir yöneticinin özeniyle hareket eden bağımsız bir yönetici heyetince de yapılabileceğinin ispatlanması halinde tazminat sorumluluğu doğmaz. Hâkim teşebbüs merkezinin Türkiye dışında bulunması vaziyetinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin yer aldığı asliye ticaret mahkemesinde açılır. 6102 sayılı Kanun m. 202/1-e uyarınca, pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davada ilgili yasal sorumluluk hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

6102 sayılı Kanun m. 202/2 kapsamında hâkimiyetin uygulanmasıyla gerçekleştirilen işlemler sebebiyle açılan tazminat veya hisselerin satın alınması istemli davalar, genel kurul kararının alındığı veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu davada mahkemenin öngöreceği teminat bankaya yatırılmadıkça ilgili kararlara dair hiçbir işlem tesis edilemez. Davanın kötü niyetle açıldığının tespiti halinde davalılar zararlarının müteselsilen tazmin edilmesini ve davacıların teminat göstermesini isteyebilir; bağlı şirket yöneticileri ise doğabilecek sorumluluklarını hâkim şirketin üstlenmesini sözleşmeyle talep edebilir.

Dürüstlük Kuralı ve Sermaye Piyasası Mevzuatının Getirdiği Sınırlar

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kuralına riayet etmek zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Pay sahipliği haklarının ortaklığın iktisadi varlığına zarar vermek, yıkıcı gayeler gütmek veya rakip menfaatleri gözetmek amacıyla kullanılması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 106 uyarınca, ihraççılar veya sermaye piyasası araçları hakkında değerleri ya da yatırımcı tercihlerini etkileyebilecek nitelikteki henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayanılarak işlem yapılması ve bu suretle yarar sağlanması suç teşkil eder. Bu fiili işleyenler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüş olup adli para cezasına karar verildiğinde tutar elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Aktivistlerin pay alım satımları ve kamuoyuna yönelik açıklamaları piyasa bozucu fiiller ve manipülasyon denetimi çerçevesinde değerlendirilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 437Kaynağı aç
MADDE 437- (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. (2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz. (3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir. (4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir. (5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. (6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. V – Özel denetim isteme hakkı 1. Genel kurulun kabulü
Bilgi alma talebi reddedilen pay sahibi mahkemeye nasıl başvurur?

Bilgi edinme istemi haksız biçimde reddedilen ya da cevapsız bırakılan pay sahibi, ret kararından itibaren on gün içinde veya makul bir sürede şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine başvurabilir; mahkeme basit yargılama usulüyle kesin hüküm kurar.

Genel kurul gündemine madde ekletmek için hangi azlık oranı aranır?

Sermayenin en az onda birine, halka açık ortaklıklarda ise yirmide birine sahip ortaklar gündeme madde ekletme talebinde bulunabilir; ortaklık sözleşmesinde daha düşük pay oranları öngörülebilir.

Özel denetim isteminin genel kurulda reddedilmesi halinde ne yapılır?

Genel kurul özel denetim talebini geri çevirirse, sermayenin en az yüzde onunu veya halka açık ortaklıklarda yüzde beşini temsil eden pay sahipleri mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilir.

Hâkim şirketin sebep olduğu zararlara karşı pay sahipleri ne talep edebilir?

Faaliyet yılı içinde kayıp denkleştirilmezse bağlı şirketin pay sahipleri hâkim şirketten ve sorumlu yöneticilerden zararın tazminini veya paylarının satın alınmasını dava edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu