Tevdi Mahalli Tayini Kavramı ve Başvuru Koşulları
Borçlunun ifa amacıyla hazırladığı yapma veya verme edimini usulüne uygun olarak sunmasına rağmen alacaklının haklı bir gerekçe bulunmaksızın bu edimi kabulden yahut ifanın gerçekleşmesi için gereken hazırlık fiillerini yerine getirmekten kaçınması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 106 gereğince alacaklı temerrüdünü doğurur. Alacaklının temerrüde düşmesi halinde borçlu, hasar ve masraflar alacaklı tarafa ait olmak üzere borç konusunu mahkemece belirlenen yere tevdi ederek borcundan kurtulabilir (TBK m. 107). Borçlunun bu yola başvurabilmesi için alacaklının temerrüde düştüğünü usulünce ispatlaması zorunludur; temerrüt koşulu gerçekleşmedikçe tevdi yeri tayini koşulları oluşmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 107Kaynağı aç
İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/473, K. 2025/1230Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 106Kaynağı aç
Tevdi hakkı yalnızca alacaklının temerrüdü ile sınırlı değildir. Borçlunun herhangi bir kusuru bulunmaksızın alacağın hak sahibinin veya alacaklının kimliğinde tereddüt yaşanması yahut alacaklı tarafın şahsından kaynaklanan kişisel bir engelle ifanın yerine getirilememesi hallerinde de borçlu tevdi yolunu seçebilir (TBK m. 111). Benzer biçimde kime ait olduğu çekişmeli bir alacağın varlığı halinde borçlu ifadan kaçınarak edimi hâkim tarafından belirlenecek yere bırakmak suretiyle borcundan kurtulabilir; alacak muaccel hale gelmiş ve taraflar arasındaki çekişme mahkemece henüz karara bağlanmamışsa taraflar borçlunun edimi tevdi etmesini isteyebilir (TBK m. 187). Bununla birlikte taraflar arasında geçerli bir hukuki ilişkinin kurulduğu kanıtlanamamışsa, hakkın varlığı veya edimin bedeli çekişmeli ise tevdi mahalli tayini istenemez; bu tür uyuşmazlıkların açılacak asıl davada incelenmesi gerekir.
İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/123, K. 2024/488Kaynağı aç
İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/1700, K. 2022/92Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Yargılama Usulü
Tevdi mahallinin belirlenmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382/2-d-3 uyarınca Borçlar Hukukundan kaynaklanan çekişmesiz yargı işleri arasında yer alır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 383/1 gereğince, aksine kanuni bir düzenleme bulunmadığı sürece çekişmesiz yargı işlerinde genel görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Ancak özel kanununda açık görev kuralı bulunan durumlarda sulh hukuk mahkemesi değil, kanunun yetkili kıldığı mahkeme görev yapar; örneğin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 76/1 uyarınca bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklanan tevdi mahalli tayini taleplerinde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevlidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 383Kaynağı aç
Yetkili mahkemenin tayininde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 107/1 hükmü tevdi yerini ifa yerindeki hâkimin belirleyeceğini açıkça düzenlemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 384 hükmü ise aksine hüküm bulunmadıkça çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesini yetkili kıldığından, yetki kuralı değerlendirilirken ifa yeri esası öncelikli olarak gözetilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 384Kaynağı aç
Tevdi mahalli tayini talepleri çekişmesiz yargı niteliğinde olduğundan dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk sürecine tabi değildir. Talep, sulh hukuk mahkemesinde değişik iş esası üzerinden kayda alınır; basit yargılama usulüne tabi olan bu inceleme kural olarak duruşma açılmaksızın evrak üzerinden yürütülerek karara bağlanır.
Ticari Mallar ve Kambiyo Senetlerinde Tevdi Usulü
Genel olarak tevdi yerinin belirlenmesi hâkim kararına bağlı tutulmuşken, ticari mallar bakımından 6098 sayılı Kanun m. 107/2 ile istisnai bir kolaylık sağlanmıştır. Buna göre ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir.
Kambiyo senetlerinde de özel tevdi imkanları öngörülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 778/c yollamasıyla bonolara uygulanan m. 708 gereğince hamil, senedi ödeme gününde veya onu takip eden iki iş günü içinde ödenmek üzere ibraz etmekle yükümlüdür. Bu süre zarfında senet ibraz edilmediği takdirde borçlu, TTK m. 712 uyarınca gideri ve riski hamil üzerinde kalmak üzere bono bedelini bir bankaya tevdi edebilir. Buna karşılık talep tarihi itibarıyla vadesi gelmemiş ve tahsili için icra takibi veya noter ihtarnamesi gibi bir hukuki yol işletilmemiş olan, alacaklı kimliğinde de tereddüt veya temerrüt bulunmayan bonolar için tevdi mahalli tayini talep edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 708Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 712Kaynağı aç
Borçlunun tevdi ettiği şeyi geri alması kanunda belirli sınırlamalara tabi kılınmıştır. Alacaklı tevdi edilen edimi kabul ettiğini bildirmişse ya da yapılan tevdi işlemi bir rehnin ortadan kalkması neticesini doğurmuşsa borçlu tevdi ettiği edimi geri alamaz. Bu iki durum dışında borçlu tevdi edilen şeyi geri alma hakkına sahiptir; tevdi edilen şey geri alındığında alacak tüm ferileri ve yan haklarıyla birlikte varlığını devam ettirir (TBK m. 109).
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 109Kaynağı aç
Kira İlişkisinde Tevdi Yeri Tayini ve Anahtarın Teslimi
Kira sözleşmesinde kiracının temel borcu kira bedelini ödemektir (TBK m. 313). 328 Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca konut kiralarında herhangi bir tutar sınırı olmaksızın tüm kira ödemelerinin ve tahsilatlarının banka veya PTT kanalıyla tevsik edilmesi zorunlu kılınmıştır. Bu doğrultuda ev sahibinin banka hesabını kapatması veya bedeli almaktan kaçınması halinde kiracının kira tutarını PTT aracılığıyla konutta ödemeli olarak göndermesi ve bu ödemenin ev sahibi tarafından kabul edilmeyerek geri dönmesi, alacaklının temerrüde düştüğünü kanıtlayan güçlü bir delil teşkil eder. Kiracının temerrüt iddiasıyla açtığı tevdi mahalli tayini talebi mahkemece karara bağlanana kadar geçen dönemde kiracının kira ödeme borcu devam eder.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 313Kaynağı aç
Kira ilişkisinin fiilen sona ermesinin ardından kiraya verenin kiralanan taşınmazın anahtarını teslim almaktan imtina etmesi halinde kiracı, anahtarın tevdi edileceği yerin belirlenmesini sulh hukuk mahkemesinden isteyebilir. Mahkeme tarafından belirlenen tevdi yerine anahtarın teslim edilmesiyle birlikte taşınmazın zilyetliği hukuken kiraya verene devredilmiş sayılır.
Tevdi Mahalli Kararlarına Karşı Kanun Yolu
Sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen tevdi mahalli tayini kararlarına karşı, kararın ilgililere tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 387 çerçevesinde Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabilir. İstinaf incelemesinde ilk derece mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun görüldüğü takdirde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 353/1-b-1 uyarınca istinaf isteminin esastan reddine karar verilir.
Tevdi mahalli tayini başvurusunda zorunlu arabuluculuk var mıdır?
Tevdi mahalli tayininde arabuluculuğa gitmek zorunlu değildir; dava açılabilir.
Ev sahibi kirayı kabul etmezse temerrüt nasıl ispatlanır?
Kiraya verenin kira bedelini almaktan kaçınması halinde tutarın PTT konutta ödemeli olarak gönderilmesi ve alıcı tarafından kabul edilmeyip geri dönmesi temerrüdün ispatında güçlü bir delildir.
Tahliye edilen taşınmazın anahtarı alınmadığında ne yapılmalıdır?
Kiraya verenin anahtarı teslim almaktan kaçınması durumunda sulh hukuk mahkemesinden anahtarın teslim edileceği tevdi yerinin belirlenmesi talep edilebilir; anahtarın bu yere bırakılmasıyla zilyetlik hukuken kiraya verene geçer.
Borçlu tevdi ettiği şeyi geri alabilir mi?
Alacaklı edimi kabul ettiğini bildirmedikçe veya tevdi işlemi rehnin kalkması sonucunu doğurmadıkça borçlu edimi geri alabilir; geri alındığında alacak tüm yan haklarıyla devam eder.
Tevdi mahalli kararına karşı istinaf başvuru süresi ne kadardır?
Sulh hukuk mahkemesince verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

