Teminat Amaçlı Alacak Temliki ve Geçerlilik Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Teminat Amaçlı Alacak Temliki ve Geçerlilik Şartları

Teminat amaçlı alacak temliki sözleşmesi, borcun ifası yerine geçen bir ödeme işlemi niteliği taşımamakta; güvence altına alınan borçlar tamamen ifa edilene kadar alacak üzerinde alacaklı lehine teminat tesis etme işlevi görmektedir. Bu kapsamda yapılan devir işlemi, borcun sona ermesini değil, asıl borç eksiksiz yerine getirilinceye dek alacaklıya teminat güvencesi sunulmasını sağlar.

Teminat Amaçlı Temlikin Niteliği ve Kapsamı

Teminat amacıyla yapılan temlik, taraflarca kararlaştırılan ana sözleşmeden doğan borçların güvencesini oluşturur. Ana sözleşmenin kapsamı dışındaki bağımsız ve ilgisiz borçlar bakımından temlik edilen tutarın kullanılması mümkün değildir.

Temlik edilen alacağın kapsamına ilişkin olarak, taraflarca sözleşmede aksi belirtilmedikçe, devredilen alacak tutarına bağlı faiz ve semereler de temlik kapsamına dâhildir.

Alacağın Devrinde Şekil Şartı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 184/1 hükmü uyarınca alacağın devrinin geçerliliği, devir işleminin yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Yazılı şekil kuralı alacağın devrinin kurucu geçerlilik şartını oluşturur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 184Kaynağı aç
MADDE 184- Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir. II. Yasal veya yargısal devir ve etkisi

Buna karşılık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 184/2 gereğince, alacağın devri sözü verme taahhüdü herhangi bir şekil şartına tabi tutulmamıştır. Alacağın devredileceğine ilişkin taahhüt işlemi şekil serbestisi kapsamında değerlendirilir.

Borçluya Bildirim ve İfa Güvenliği

Alacağın devrinde kural olarak borçlunun rızasının alınması aranmaz. Buna karşın borcun doğru kişiye ödenmesi ve ifa güvenliğinin sağlanması bakımından borçluya devir işleminin bildirilmesi önem taşır.

Borçluya temlik bildiriminin yapılmış olmasına karşın borçlunun ödemeyi temlik edene yapması, temlik edenin sözleşmeden doğan hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Borçlunun Savunma Hakları ve Takas İmkanı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 188/1 uyarınca borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunma haklarını devralana karşı da ileri sürebilir. Borçlunun temlik anında mevcut olan savunmaları devir sebebiyle ortadan kalkmaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 188Kaynağı aç
MADDE 188- Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir. Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir. II. Öncelik hakları ve bağlı hakların geçişi

Borçlunun takas hakkı bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 188/2 özel bir imkan tanımaktadır. Buna göre borçlu, devri öğrendiği anda henüz muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.

Tahsilatın Mahsubu ve Alacağın İadesi

Temlik alan tarafından gerçekleştirilen tahsilatların borca mahsubunda, aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça tahsil edilen tutar öncelikle masraflara, ardından faiz ve fer'i alacaklara, en son ise asıl borca mahsup edilir.

Teminat altına alınan borçların tamamının temlik eden tarafından eksiksiz, süresinde ve gereği gibi yerine getirilmesi halinde temlikin teminat amacı sona erer. Bu durumda temlik alan, devredilen ana para tutarını temlik edene iade etmek veya alacağı yeniden temlik edene devretmekle yükümlüdür.

Delil Sözleşmesi ve İspat Sınırları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 193/1 uyarınca taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla delil sözleşmesi yapabilirler. Bu kapsamda kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delillerle ispatı kararlaştırılabileceği gibi belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delillerle kanıtlanması kararlaştırılabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 193Kaynağı aç
MADDE 193- (1) Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler. (2) Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir. Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi

Delil sözleşmesinin geçerliliği kanunla sınırlandırılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 193/2 uyarınca taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir.

Teminat amaçlı alacak temliki borcu kendiliğinden söndürür mü?

Teminat amaçlı alacak devri bir ödeme işlemi olmayıp borçlar tamamen ifa edilene kadar teminat sağlama niteliğindedir; bu nedenle borcu kendiliğinden sona erdirmez.

Alacağın devri sözleşmesi resmi şekilde mi yapılmalıdır?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 184/1 gereğince devrin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır; alacağın devri sözü verme taahhüdü ise aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca herhangi bir şekle tabi değildir.

Borçlu henüz muaccel olmayan alacağını devralana karşı takas edebilir mi?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 188/2 uyarınca, borçlunun devir işlemini öğrendiği sırada henüz muaccel hale gelmemiş alacağı, devredilen alacaktan önce ya da onunla eş zamanlı olarak muaccel olduğu takdirde takasa konu edilebilir.

Teminat altına alınan asıl borç ödendiğinde devredilen alacağın akıbeti ne olur?

Teminat altındaki borçların eksiksiz, vaktinde ve gereği gibi ödenmesi halinde, temlik alan alacağı veya ana para tutarını temlik edene iade etmek ya da alacağı yeniden devretmekle yükümlüdür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu