Telefon İncelemesi ve WhatsApp Mesajlarının Tespiti

by Avukat Erdal Ersoy
Telefon İncelemesi ve WhatsApp Mesajlarının Tespiti

HTS Kayıtları ile Telefon İncelemesi Arasındaki Temel Farklar

HTS kayıtları iletişimin içeriğini değil yalnızca trafik bilgilerini gösterir. Buna karşılık telefon üzerinde mevzuata uygun biçimde gerçekleştirilen adli bilişim incelemesi, gerekli yasal ve teknik koşulların bulunması durumunda WhatsApp mesajlarının doğrudan içeriğine ulaşılmasını sağlayabilir.

HTS kayıtlarında telefon görüşmelerinin ses kaydı veya kısa mesajların (SMS) yazılı metin içeriği yer almaz. Bu kayıtlar temel olarak görüşmenin hangi tarihte, hangi saatte ve ne kadar süreyle yapıldığını gösteren bağlantı verilerinden ibarettir. Dolayısıyla iki kişi arasındaki iletişim tespit edilebilse dahi görüşmede ne konuşulduğu HTS kayıtlarından anlaşılamaz.

WhatsApp üzerinden gerçekleştirilen iletişim, klasik telefon görüşmesi veya SMS hizmetinden farklı biçimde internet bağlantısı üzerinden sağlanır. Bu teknik nitelik sebebiyle yalnızca telekomünikasyon operatörlerinden temin edilen HTS kayıtlarına bakılarak WhatsApp mesajlarının yazılı içeriğine ulaşılamaz.

WhatsApp Mesaj İçeriklerine Cihaz Üzerinden Erişilmesi

WhatsApp uygulamasının uçtan uca şifreleme yöntemi kullanması, mesajların telefonun kendisinde bulunmadığı anlamına gelmez. İletilen mesajlar gönderici ve alıcının cihazında okunabilir hale geldiğinden, telefon üzerinde usulüne uygun bir adli bilişim incelemesi yapılması durumunda cihazda yer alan mesaj kayıtlarına ulaşılması mümkün olabilir.

Bununla birlikte telefon üzerinde teknik inceleme yapılması, daha önce silinmiş tüm WhatsApp verilerinin geri getirilebileceği anlamına gelmez. Silinen verilerin üzerine yeni veri yazılmış olması, mobil cihaz şifrelemeleri veya teknik sınırlamalar verilerin kurtarılmasını engelleyebilir. Bu nedenle telefon incelendiğinde silinmiş verilerin kesin olarak bulunacağı söylenemez.

Geçmiş Verilerin Aranması ile İletişimin Denetlenmesi Ayrımı

Ceza Muhakemesi Kanunu sistematiğinde dijital cihazlardaki geçmiş kayıtların tespiti ile telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi farklı usullere bağlanmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134, telefon veya başka bir dijital aygıt içinde daha önceden kaydedilmiş verilerin aranması, kopyalanması ve incelenmesini kapsar; geçmiş WhatsApp yazışmaları, fotoğraflar ve ses kayıtları bu kapsamdadır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 135 ise telekomünikasyon yoluyla gerçekleştirilen iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin tedbirleri düzenler.

Akıllı cep telefonları hukuken Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134 kapsamında bilgisayar kütüğü vasfındadır. Bilgisayar kütükleri kavramı yalnızca masaüstü veya dizüstü bilgisayarlarla sınırlı olmayıp telefonlar ve mobil cihazlardaki dijital verileri ve geçmiş internet yazışmalarını da kapsar. Bu aygıtların incelenebilmesi için kanunda öngörülen arama ve inceleme kararının alınması zorunludur.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/6893, K. 2024/418Kaynağı aç
3. Ceza Dairesi         2022/6893 E.  ,  2024/418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1128 E., 2020/1391 K.
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarih, 2018/372 Esas ve 2019/60 sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.07.2020 … ve 2019/1128 Esas 2020/1391
sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.02.2022 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, 25.04.2018 tarihinde Konak ilçesi Anafartalar Polis Merkezi Amirliği önünde yapılan uygulama sırasında durumundan şüphelenilerek durdurulan sanık …’ın herkese açık sosyal medya hesabında PKK/KCK terör örgütünü övücü propaganda yaptığının tespiti üzerine; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü TEM şube müdürlüğü tarafından 28.04.2018 tarihli “internet inceleme- tespit ve değerlendirme tutanağı” düzenlenerek; sanık …’ın … kullanıcı isimli/rumuzlu facebook hesabından: 03.08.2016 tarihli paylaşımının "Amerika'da üç çocuğunu baba evinde bırakıp, YPG saflarına İşitle savaşmaya giden bu onurlu yoldaşı paylaşmak onurdur … için (kalp emojisi)" şeklinde olduğu ve silahlı terör örgütü mensubuna ait fotoğrafa yer verildiği, 24/10/2014 tarihli paylaşımlarının Kobane için profilini kapat … BIJİ BERXWEDANA KOBANE (YAŞASIN KOBANE DİRENİŞİ) Lutfen Arkadaslar kampanyamıza destek" – "DİREN KÜRDİSTAN KAHROLSUN IŞİT ÇETELERİ" şeklinde olduğu, 22.03.2016 tarihli paylaşımınında terör örgütü mensubuna ait fotoğrafa yer verildiği, 17.12.2015 tarihli paylaşımının "Burası IRAK yada SURIYE değil. Burası Diyarbakır / Silvan. Medya bunları neden göstermiyor?" şeklinde olduğu ve fotoğrafa yer verildiği yönünde tespitleri yapılmıştır. Sanık …’ın üzerine atılı silahlı terör örgütlerinin propagandasını yapmak suçunu işlediğini ispatlar mahiyette, cezalandırılmasına yetecek, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmiş olduğu, sanık …’ın üzerine atılı silahlı terör örgütlerinin propagandasını yapmak suçundan uyan 3713 sayılı Kanun'un 7/2-1 inci cümle maddesinde belirlenen temel ceza ile teşdit uygulanmadan ceza tayin edilmesinin usul ve kanunun amacı ve düzenleme gereklerine uyacağı kanaati ile; İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarih, 2018/372 Esas ve 2019/60 nolu kararında “Sanıktan rızaen teslim alınan cep telefonu üzerinde, yukarıda zikredilen 5271 sayılı CMK’nın 134 üncü maddesi uyarınca hakim kararı alınmadan ve Cumhuriyet savcısının talimatı olmaksızın inceleme yapıldığı,” gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de; gerekçenin eylem ve delil elde etme sürecinin tümünü kapsamadığı, sanık …’ın üzerine atılı silahlı terör örgütlerinin propagandasını yapmak suçundan ilk tespitinin rızaen verilen cep telefonu olduğu ancak, bu soruşturma başlangıcı için delil başlangıcı olduğu, soruşturmanın devamında; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube müdürlüğü tarafından 28.04.2018 tarihli “internet inceleme- tespit ve değerlendirme tutanağı” düzenlenerek, eylem varlığının tespiti ve delillendirilmesi ile eylem ve eylem faili irtibatının sağlanmasına yönelik internet açık kaynak araştırması mevcut olduğundan, elde edilen delilin “yasak-yasaya aykırı delil” niteliğinde olmadığı kanaati ile temyiz isteminin kabulüne ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca üzerine atılı terör örgütü propagandası yapma suçundan beraatine yönelik hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın sosyal medya paylaşımlarına ilişkin delilin CMK'nın 224 üncü maddesi uyarınca hukuka uygun olmadığı gözetilerek sanığın silahlı terör örgütü propagandası yapma suçundan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesini talep eden görüşe iştirak edilmemiştir.
CMK'nın 134 üncü maddesinde açıklandığı, üzere ''Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek … hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır'' hükmü gereğince sanığın sosyal medya hesabındaki paylaşımların tespitinde kullanılan, sanığa ait cep telefonunun hukuken bilgisayar kütüğü vasfında olduğu ve incelenmesi için gerekli mahkeme kararının alınmadığı, sanığın sosyal medya hesabı herkese açık olsa dahi şüphe üzerine durdurulması üzerine yalnızca rızaen teslim tutanağı ile incelenen telefondan elde edilen propaganda içerikli paylaşımların, sanığın cezalandırılması içim hükme esas alınabilecek hukuka uygun delil olmadığının kabulü ile, atılı suçtan beraat verilmesinde bir hata bulunmaması karşısında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanığın delil yetersizliğinden beraatine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.07.2020 … ve 2019/1128 Esas 2020/1391 sayılı kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Bilgisayar Kütüklerinde Arama, Kopyalama ve Elkoyma Usulü

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134/1 kapsamında, bir suç soruşturmasında şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama gerçekleştirilebilmesi, verilerin kopyalanabilmesi ve çözümlenerek metne dönüştürülebilmesi için kuvvetli şüphe sebeplerini gösteren somut delillerin varlığı ile başka yoldan delil temin edilememesi şarttır. Bu tedbire kural olarak hâkim tarafından, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısınca karar verilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada,
somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette
delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına,
bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin
hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet
savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına
sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve
çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar
programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere
ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi
ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan
cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında,
sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye
veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki
verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan
veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer
tarafından imza altına alınır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134/1 uyarınca Cumhuriyet savcısınca verilen arama ve kopyalama kararı yirmi dört saat zarfında yetkili hâkimin onayına sunulur. İncelemeyi yapan hâkim en geç yirmi dört saat içerisinde kararını verir; bu sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi halinde elde edilen kopyalar ve çözümlenen metinler gecikmeksizin imha edilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134/2 uyarınca aygıtlara şifre engeli nedeniyle erişilememesi, saklanan verilere ulaşılamaması ya da inceleme sürecinin uzun sürecek olması durumunda gerekli kopyaların temini ve şifrelerin açılması amacıyla cihazlara elkonulabilmektedir. Şifre çözme ve kopyalama işlemleri tamamlandıktan sonra elkonulmuş bulunan aygıtlar gecikme olmaksızın iade edilir.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134/4 uyarınca alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu durum tutanağa geçirilerek imza altına alınır.

Cihaza fiilen elkonulmaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134/5 uyarınca kopyası alınan bu veriler kâğıda yazdırılarak tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imzalanır.

Telekomünikasyon Yoluyla İletişimin Tespiti Şartları

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 135/6 doğrultusunda şüpheli veya sanığa ait telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti, soruşturma evresinde hâkim ya da gecikmesinde sakınca görülen durumlarda Cumhuriyet savcısı kararıyla, kovuşturma evresinde ise mahkeme kararına dayanılarak icra edilir. Söz konusu kararda yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak ilgilinin kimliği, iletişim aracının niteliği, telefon numarası ya da bağlantıyı belirlemeye yarayan kod ile tedbirin süresi açıkça yer alır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135 – (1) (Değişik: 21/2/2014–6526/12 md.) Bir suç
dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil
elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim
veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla
şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda
alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını
derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir.
Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine
karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.[38]
(Mülga son iki cümle: 24/11/2016-6763/26 md.)
(2) (Ek: 21/2/2014–6526/12 md.) Talepte bulunulurken hakkında bu
madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini
ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir.
(3) Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki
iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun
anlaşılması hâlinde, alınan kayıtlar derhâl yok edilir.[39]
(4) Birinci fıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü,
hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon
numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü,
kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu
süre, bir ay daha uzatılabilir. (Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Ancak,
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi
halinde, hâkim yukarıdaki sürelere ek olarak
her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere
uzatılmasına karar verebilir.
(5) Şüpheli veya sanığın
yakalanabilmesi için, mobil telefonun yeri, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden tespit edilebilir. Bu
hususa ilişkin olarak verilen kararda, mobil telefon numarası ve tespit
işleminin süresi belirtilir. Tespit işlemi en çok iki ay için yapılabilir; bu
süre, bir ay daha uzatılabilir.[40]
(6) (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Şüpheli ve sanığın
telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet
savcısı, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır.
Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği,
iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite
imkân veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir. (Ek cümleler:
24/11/2016-6763/26 md.) Cumhuriyet savcısı
kararını yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç
yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine
karar verilmesi hâlinde kayıtlar derhâl imha edilir.
(7) Bu madde hükümlerine göre alınan karar ve yapılan işlemler, tedbir
süresince gizli tutulur.
(8) Bu madde kapsamında dinleme, kayda
alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak aşağıda
sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91),
2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
3. İşkence (madde 94, 95),
4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
6. (Ek: 21/2/2014 – 6526/12 md.) Nitelikli hırsızlık (madde 142)
ve yağma (madde 148, 149) ile nitelikli
dolandırıcılık (madde 158),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Parada sahtecilik (madde 197),
9. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/12 md.; Yeniden düzenleme:
24/11/2016-6763/26 md.) Suç işlemek amacıyla
örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),
10. (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Fuhuş (madde 227),
11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
12. (Ek: 24/11/2016-6763/26 md.) Tefecilik
(madde 241),
13. Rüşvet (madde 252),
14. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),
15. (Değişik: 2/12/2014-6572/42 md.) Devletin
birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302) ,
16. (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin
İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
17. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331,
333, 334, 335, 336, 337) suçları.
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda
tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Bankalar Kanununun 22 nci
maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,[41]
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü
maddelerinde tanımlanan suçlar.
(9) Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir
başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz.
Müdafiin bürosu ve yerleşim yeri

Cumhuriyet savcısı tarafından verilen iletişimin tespiti kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde vermekle yükümlüdür. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde elde edilen kayıtlar derhâl imha edilir.

Hukuka Aykırı Delil Yasağı ve Rızaen Teslimin Geçerliliği

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 217 uyarınca yüklenen suç ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir. Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir ve delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve
huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî
kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir
şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Ceza mahkemelerinin ek yetkisi

Kolluk görevlilerine şüphelinin sözlü izin vermesi veya rıza göstermesi tek başına hukuka uygun bir telefon adli bilişim incelemesi yapılması için yeterli değildir. Nitekim Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/6893 Esas ve 2024/418 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hâkim kararı veya yetkili mercinin usulünce verilmiş inceleme kararı bulunmaksızın yalnızca rızaen teslim tutanağına dayanılarak cep telefonundan elde edilen dijital veriler hukuka aykırı delil niteliğindedir ve mahkûmiyete esas alınamaz.

WhatsApp ekran görüntüleri, telefon üzerinde yapılan teknik inceleme sonucu düzenlenen adli bilişim raporuyla aynı delil gücüne sahip değildir. Ekran görüntüleri kırpılabilir, mesaj sırası değiştirilebilir veya uygulamalarla sahte yazışmalar kurgulanabilir. Bu nedenle ekran görüntülerine itiraz edilmesi durumunda yazışmaların doğruluğu ancak telefonun aslı ve veri tabanları incelenerek saptanabilir.

HTS kayıtlarından WhatsApp mesajları ve ses kayıtları tespit edilebilir mi?

Hayır, HTS kayıtlarından WhatsApp mesaj içeriklerine veya ses kayıtlarına ulaşılamaz. HTS kayıtları yalnızca iletişimin tarihi, saati ve süresi gibi bağlantı bilgilerini gösterir; internet üzerinden iletilen WhatsApp mesajlarının yazılı içeriğini barındırmaz.

Telefonda silinen WhatsApp mesajları incelemede kesin olarak kurtarılır mı?

Hayır, silinmiş WhatsApp verilerinin kesin olarak kurtarılacağı söylenemez. Silinen verinin üzerine yeni veri yazılması, cihaz şifrelemesi ve teknik sınırlamalar mesajların kurtarılmasını engelleyebilir.

WhatsApp ekran görüntüsü bilirkişi adli bilişim raporuyla aynı delil gücünde midir?

Hayır, WhatsApp ekran görüntüsü adli bilişim raporuyla aynı delil değerinde değildir. Ekran görüntülerinde manipülasyon ve kurgulama ihtimali bulunduğundan, itiraz halinde telefonun aslı ve veri tabanları incelenir.

Şüphelinin rızasıyla telefonunu teslim etmesi incelemeyi hukuka uygun kılar mı?

Hayır, şüphelinin sözlü izni veya rızaen teslim tutanağı tek başına hukuka uygun adli bilişim incelemesi yapılması için yeterli değildir. Hâkim veya yetkili merci kararı bulunmadan yapılan incelemeden elde edilen dijital veriler Ceza Muhakemesi Kanunu m. 217 gereğince hükme esas alınamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu