WhatsApp Mesajlarının Hukuki Niteliği ve Delil Yasakları
WhatsApp uygulaması, internet tabanlı iletişimi sağlayan, bireysel veya grup hâlinde haberleşmeye imkân tanıyan, kendi içinde korunan ve üçüncü kişilere kapalı bir sistemdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesi uyarınca taraflar kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir; ancak hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delillerle ispat olunamaz ve gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir. Taraflarca sunulan delillerin hukuka aykırı yollarla elde edildiğinin tespiti hâlinde, karşı tarafça bu hususta bir itiraz ileri sürülmese dahi delillerin elde ediliş biçimi mahkemece re'sen gözetilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/10718, K. 2019/559Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/14742, K. 2017/2577Kaynağı aç
Sosyal medya ve mesajlaşma ortamlarında yapılan paylaşımlar, kural olarak yalnızca hesap sahibi veya aynı paylaşım ortamında bulunan kişilerce delil olarak sunulabilir. Kişi profillerinde hesap sahibinin bilgisi, izni ve muvafakati olmaksızın temin edilen paylaşımlar veya sahte profil oluşturularak elde edilen veriler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 189. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında hukuka aykırı delil teşkil eder. Bu tür yöntemlerle elde edilen yazışmalar yargılamada hükme esas alınamaz.
İşçilerin WhatsApp Grubu Kurması ve Kişisel Verilerin Korunması
İş akışını bozmadığı ve çalışmaları etkilemediği sürece işçilerin kendi aralarında bir grup kurarak iletişim içinde bulunmaları yasak değildir. WhatsApp sisteminin kendi içinde korunan ve üçüncü kişilere kapalı bir nitelik taşıması nedeniyle işçilerin bu kapsamdaki yazışmalarının kişisel veri olarak korunması esastır. Gizlilik içeren kişisel veri niteliğindeki bu iletilerin nasıl temin edildiği anlaşılamıyorsa, salt bu yazışmalara dayanılarak iş sözleşmesinin feshedilmesi haksızdır. Böyle bir fesihte işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekir.
İşveren, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 399. maddesi gereğince işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapabilir ve özel talimatlar verebilir. İşçiler ise bu düzenleme ve talimatlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymakla yükümlüdür. İşverenin yönetim yetkisi, işçilerin iş akışını aksatmayan ve kapalı devre yürüttükleri kişisel haberleşmelerinin gizliliğini ortadan kaldırmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 399Kaynağı aç
Feshin Geçerli Sebebe Dayandırılması ve İspat Yükü
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi ise feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İşveren feshin geçerliliğini kanıtlarken öncelikle fesih işlemini yazılı yapmak, belli durumlarda işçinin savunmasını almak ve fesih gerekçesini açık ve somut biçimde belirtmek gibi biçimsel koşulları yerine getirmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/14638, K. 2018/2329Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen nedenin geçerli olmadığı iddiasında bulunan çalışan, fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde işe iade istemiyle arabuluculuğa başvurmalıdır. Arabuluculuk müzakerelerinde uzlaşmaya varılamaması durumunda, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süre zarfında iş mahkemesinde dava açılması gerekir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca, iş sözleşmesinin haklı fesih nedenlerine dayanılarak sona erdirildiği hallerde de işçi, feshin anılan maddede gösterilen sebeplere uygun bulunmadığı gerekçesiyle aynı yasal güvenceler çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebepleri kural olarak işçinin kusurlu bir davranışının varlığını şart koşar. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı hareket etmesi ve bu durumun iş ilişkisini olumsuz yönde etkilemesi hâlinde geçerli fesih söz konusu olur. Bu nedenler 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinde sayılan derhal fesih ağırlığında olmasa dahi, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkiliyorsa ve iş ilişkisinin sürdürülmesi makul ölçülerde beklenemiyorsa feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2019/7066, K. 2020/357Kaynağı aç
WhatsApp yazışmalarının çalışan aleyhine fesih gerekçesi yapılabilmesi için yalnızca hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması yetmez. Ahlak, iyi niyet ve nezaket kuralları ile bağdaşmayan ifadelerin aynı zamanda iş akışını aksatması veya işyerinde olumsuzluklara yol açması aranır. İşçi ile amiri arasındaki WhatsApp ve e-posta yazışmalarında kullanılan üslup ve içeriğin ast-üst ilişkisini ihlal etmesi, amire çalışma düzenini bozacak sıklıkta şikâyet iletilmesi ve bu durumun işin yürütümüne engel oluşturması geçerli fesih gerekçesi sayılmaktadır.
Hakaret, Sataşma ve Mesajın Yöneldiği Kişinin Belirsizliği
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (d) bentleri kapsamında, işçinin işverene veya aile üyelerine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi, asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması ya da işverene, aile üyelerine yahut başka bir işçiye sataşması haklı fesih sebepleri arasında düzenlenmiştir. Bu nitelikteki eylemleri gerçekleştiren işçi düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamaz.
Sataşma niteliğinde bulunmayan ancak iş arkadaşlarıyla sürekli ve gereksiz tartışmaya girişmek ya da geçimsizlik göstermek geçerli fesih sebebi oluşturur. Ayrıca işveren temsilcisine yönelik haklı fesih ağırlığında olmayan aleyhe sözler ile işverenin yakını ya da ortağı olan kişilere yönelik hakaret veya asılsız isnatlar da çalışma düzenini bozuyorsa geçerli fesih nedeni olarak değerlendirilir.
Çalışanların bulunduğu WhatsApp grubunda küfürlü veya sinkaflı bir mesaj paylaşıldığı bilgi, belge ve tanık anlatımlarıyla kanıtlanmış olsa dahi, bu iletinin kime yöneldiği tam olarak belirlenemiyorsa iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi kabul edilmez. Ancak bu durum grubun kapalı olması nedeniyle eylemin sonuçsuz kaldığı anlamına gelmez. Muhatabı belirlenemeyen hakaret içerikli mesajların işyerinde olumsuzluğa yol açtığı sabit olduğunda, yapılan fesih haklı nedene dayanmasa da geçerli nedene dayalı sayılır.
İşçilerin kendi aralarında kurduğu WhatsApp grubundaki mesajlar delil olur mu?
WhatsApp sistemi kapalı ve korunan bir nitelik taşıdığından mesajlar kişisel veri sayılır; nasıl elde edildiği kanıtlanamayan veya rıza dışı ele geçirilen yazışmalar Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 189 uyarınca hukuka aykırı delil teşkil eder ve ispatta dikkate alınamaz.
WhatsApp mesajları sebebiyle işten çıkarmada feshin geçerliliğini kim ispatlar?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığını ve feshin yazılı yapılması gibi usul şartlarına uyulduğunu ispatlama yükümlülüğü işverene aittir; işçi feshin başka bir nedene dayandığını ileri sürerse bunu kendisi ispatlar.
Grupta paylaşılan muhatabı belirsiz küfürlü mesaj haklı fesih sebebi midir?
Grupta yazılan küfürlü iletinin kime yöneldiği tam olarak saptanamıyorsa 4857 sayılı İş Kanunu m. 25 kapsamında haklı fesih oluşmaz; ancak davranış işyerinde olumsuzluk yaratmışsa feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

