Tehdit Suçunun Tanımı ve Cezası
Bir kimsenin kendisinin veya bir yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit edilmesi halinde, fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu suçun kadına karşı işlenmesi durumunda verilecek hapis cezasının alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun
kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
d) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında
iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme,
kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj
Mağdurun malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağından veya sair bir kötülük edileceğinden bahisle tehdit edilmesi durumunda ise soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlı tutulmuştur. Bu eylem nedeniyle fail iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Tehdit eyleminin suç teşkil edebilmesi için muhatabının belirli kişi veya kişiler olması zorunludur. Muhatabı belirli olmayan tehdit eylemleri bu suçu oluşturmaz. Belirli olmayan kimselerden oluşan kitlelere yönelik eylemler ise koşullarının bulunması halinde Türk Ceza Kanunu'nun 213. maddesinde düzenlenen halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçu kapsamında değerlendirilir.
Tehdit ile Uyarı Arasındaki Ayrım
Failin söz ve hareketlerinin uyarı niteliğinde kaldığı durumlarda, ifadelerin ağırlığı ne olursa olsun tehdit suçu meydana gelmez. Tehdit ile uyarı arasındaki temel fark, mağdur üzerinde gerçekleştirilecek zararın kaynağında toplanır. Tehditte bildirilen zarar tehdit eden kimse tarafından oluşturulacakken, uyarıda bahsi geçen zararın ortaya çıkması failin irade ve etkisinden bağımsızdır.
Tehdit Suçunun Nitelikli Halleri
Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin ikinci fıkrasına göre tehdit suçunun; silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Silahla tehdit nitelikli halinin uygulanabilmesi için failin yalnızca silahlı bulunması yeterli görülmeyip, silahın suçun icrasında kullanılmış olması aranır. Korku yaratma kabiliyetine sahip olması şartıyla silahın boş bulunması, kurusıkı olması veya gerçeğe benzeyen sahte bir tabanca niteliği taşıması bu nitelikli halin tatbikine engel teşkil etmez.
Failin kendisini tanınmayacak hale koyması suretiyle tehditte bulunması nitelikli hali yüze karşı işlenen fiiller bakımından geçerlidir. Yapılan değişikliğe rağmen suçun icrası sırasında mağdurun faili tanımış olması halinde bu artırım maddesi uygulanmaz.
İmzasız mektupla tehdit halinin uygulanabilmesi için mağdurun mektup içeriğinden failin kim olduğunu anlayamaması veya kesin olarak teşhis edememesi gerekir. Mektubun kim tarafından gönderildiği taraflar arasındaki ilişkiden veya metinde geçen ifadelerden anlaşılabiliyorsa, mektup imzasız ya da sahte imzalı olsa dahi bu nitelikli hal uygulanamaz.
Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hali, faillerin en az iki kişi olarak suçun icra hareketlerini müşterek fail sıfatıyla beraberce gerçekleştirmesini gerektirir. Tehdit fiilinin bir başkasını azmettirmek suretiyle veya yardım eden sıfatıyla iştirak edilerek işlenmesi durumunda bu nitelikli hal nedeniyle ceza artırımı yapılamaz.
Teşebbüs ve Suçların İçtimaı
Tehdit beyanının çeşitli araçlarla muhataba ulaştırılmak istendiği durumlarda, söz veya yazının failin iradesi dışındaki nedenlerle mağdurun bilgisine ulaşamaması halinde icra hareketleri tamamlanamadığından suça teşebbüs hükümleri uygulanabilir. Örneğin gönderilen tehdit içerikli mektubun mağdurun eline geçmeden kaybolması halinde teşebbüs gündeme gelebilir.
Failin bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı tehdit suçunu birden fazla kez işlemesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanır ve ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Aynı fiille birden fazla mağdurun aynı anda tehdit edilmesi halinde de aynı neviden fikri içtima hükümleri gereği cezada aynı oranda artırım yapılır. Buna karşılık failin aynı suç işleme kararıyla da olsa değişik zamanlarda farklı kimseleri tehdit etmesi halinde mağdur sayısınca ayrı suç oluşur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir
cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru
belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi
durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama,
işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.[5]
Fikri içtima
Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde gerçek içtima kuralları uygulanır. Fail hakkında hem tehdit suçundan hem de gerçekleşen kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçlarından dolayı ayrı ayrı ceza tayin edilir.
Hukuki Alacağın Tahsili ve Seçimlik Yaptırımlar
Bir kimsenin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit veya cebir kullanması durumunda yağma suçuna ilişkin hükümler tatbik edilmez. Türk Ceza Kanunu'nun 150. maddesinin birinci fıkrası uyarınca fail hakkında eylemine göre yalnızca tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Malvarlığı itibarıyla zarara uğratılacağından veya sair kötülük edileceğinden bahisle işlenen tehdit suçunda kanunda öngörülen hapis veya adli para cezası yaptırımlarından hapis cezası tercih edildiğinde, Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu kısa süreli hapis cezası sonradan adli para cezasına çevrilemez.
Tehdit suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 111. maddesi uyarınca tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Failin sözlerinin uyarı niteliğinde olması tehdit suçunu oluşturur mu?
Failin söz ve hareketleri uyarı niteliğindeyse tehdit suçu oluşmaz. Uyarının tehditten farkı, ifade edilen zararın ortaya çıkmasının failin irade ve etkisinden bağımsız bulunmasıdır.
Alacağını tahsil etmek için borçlusunu tehdit eden kişi yağmadan mı cezalandırılır?
Hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdide başvuran kişi hakkında yağma hükümleri uygulanmaz, fail yalnızca tehdit suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.
Gönderilen mektup mağdura ulaşmadan kaybolursa tehdit suçu tamamlanır mı?
Tehdit içerikli yazının failin iradesi dışındaki nedenlerle mağdurun bilgisine ulaşamaması durumunda icra hareketleri tamamlanamadığından eyleme suça teşebbüs hükümleri uygulanabilir.
Malvarlığına yönelik tehdit suçunda seçilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir mi?
Seçimlik yaptırımlardan hapis cezası tercih edildiğinde, Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

