Tehdit, Şantaj ve Cebir Suçlarında Ceza Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Tehdit, Şantaj ve Cebir Suçlarında Ceza Sonuçları

Tehdit, şantaj ve cebir aynı fiil olarak cezalandırılmaz. Tehdit, belirli bir saldırının veya kötülüğün gerçekleşeceğinin bildirilmesine; şantaj, bir hak ya da yükümlülüğün veya şeref ve saygınlığa ilişkin bir açıklamanın baskıya dönüştürülmesine; cebir ise bir davranışı yaptırmak, yaptırmamak ya da yapılmasına izin vermek için zor kullanılmasına bağlanır. Hangi cezanın uygulanacağı ve şikâyetin gerekip gerekmediği, her düzenlemenin kendi fıkrasına göre belirlenir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun
kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
d) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında
iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme,
kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
Cebir
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 108Kaynağı aç
Madde 108- (1) Bir şeyi yapması veya yapmaması
ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir
kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin birinci fıkrası, bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücuduna ya da cinsel dokunulmazlığına saldırılacağı söylenerek tehdit edilmesini altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına bağlar. Aynı fıkraya göre suç kadına karşı işlendiğinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Bu ağır tehdit biçiminin yazımında şikâyet şartı aranmaz. Buna karşılık, büyük bir malvarlığı zararı verileceğinin veya başka bir kötülük yapılacağının söylenmesi farklı sonuç doğurur. Bu ikinci biçimde ceza, mağdurun şikâyeti bulunursa iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Şikâyetin hangi sürede ve biçimde yapılacağı 106. maddede gösterilmez.

Tehdidi ağırlaştıran işleniş biçimleri

Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin ikinci fıkrası dört ağırlaştırıcı işleniş sayar: silah kullanılması; failin tanınmayacak hâle gelmesi, imzasız mektup veya özel işaretler kullanması; birden fazla kişinin birlikte hareket etmesi; var olan ya da var sayılan suç örgütünün yarattığı korkudan yararlanılması. Bu hâllerden biri varsa hapis cezası iki yıldan yedi yıla çıkar.

Tehdidi gerçekleştirmek üzere kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçu işlenirse tehdit hükmü bu fiilleri ortadan kaldırmaz. 106. maddenin üçüncü fıkrası, bu suçların her biri için ayrıca ceza verilmesini öngörür.

Şantajın iki hareket biçimi

Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesinin birinci fıkrası, kişinin sahip olduğu bir hakkı kullanacağını veya üzerindeki yükümlülüğü yerine getirmeyeceğini ileri sürerek başkasını hukuka aykırı ya da yükümlü olmadığı bir davranışa veya haksız bir menfaate zorlamasını düzenler. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır. Bu fıkrada şikâyet şartı yazılmaz.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, kendisi veya bir başkası için yarar elde etmek amacıyla, bir kişinin şerefini ya da saygınlığını zedeleyecek bir hususun açıklanacağı veya ona isnat edileceği yönündeki tehdidi de birinci fıkradaki cezaya tabi kılar. Burada hem yarar amacı hem de şeref veya saygınlığa yönelik açıklama ya da isnat tehdidi bulunur.

Ayrım, söylenen baskının içeriğindedir. 106. madde hayat, vücut, cinsel dokunulmazlık, büyük malvarlığı zararı veya sair bir kötülük tehdidini ele alır. 107. madde ise hak veya yükümlülüğün araç yapılmasıyla hukuka aykırı davranışa, yükümlülük dışındaki bir işe ya da haksız çıkara zorlamayı ve yarar amaçlı şeref tehdidini kapsar.

Cebir kullanmanın sonucu

Türk Ceza Kanunu'nun 108. maddesi cebir için ayrı bir hapis aralığı kurmaz. Bir kişiyi bir şeyi yapması, yapmaması veya yapılmasına izin vermesi için zorlamak, kasten yaralama suçundan verilecek cezanın üçte birinden yarısına kadar artırılması sonucunu doğurur. Artırım, cebirle yönlendirilmek istenen bu üç davranıştan birine bağlıdır.

Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma

Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir kimsenin bir yere gitme veya bir yerde kalma hürriyeti hukuka aykırı biçimde engellenirse faile bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Suç, yalnızca bir yere kapatmayla sınırlı olmayıp gitme hürriyetinin engellenmesini de kapsar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı
olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan
kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya
işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe
karşı,[52]
f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda
bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat
artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması
halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten
yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Etkin pişmanlık

Fiili gerçekleştirmek için veya gerçekleştirirken cebir, tehdit ya da hile kullanılırsa ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Artırım bu üç araçtan birinin kullanılmasına bağlıdır. Ayrıca mağdur ekonomik yönden önemli bir kayba uğrarsa bin güne kadar adlî para cezasına da hükmolunur.

Suç cinsel amaçla işlenirse önceki fıkralara göre belirlenecek cezalar yarı oranında artırılır. Fiilin amacı veya işlenişi sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri ortaya çıkarsa, bu yaralama için ayrıca ilgili hükümler uygulanır. Ek ceza, her yaralanmaya değil, ağırlaşmış sonucun gerçekleşmesine bağlıdır.

Soruşturma başlamadan serbest bırakma

Türk Ceza Kanunu'nun 110. maddesi, bir önceki maddede tanımlanan suçu işleyen kişinin soruşturma başlamadan önce mağduru kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakmasını indirim sebebi sayar. Bunun için mağdurun şahsına zarar verilmemiş olmalıdır. İndirim sabit bir oran değildir; cezanın üçte ikisine kadar yapılabilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu
suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı
dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa
cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Konut dokunulmazlığının ihlali

Türk Ceza Kanunu'nun 116. maddesinin birinci fıkrası, konuta veya konutun eklentilerine rıza olmaksızın girmeyi ve rızayla girdikten sonra çıkmamayı birlikte düzenler. Mağdur şikâyet ederse ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Böylece suç, yalnızca kapıdan izinsiz girişle sınırlanmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 116Kaynağı aç
Madde 116- (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine
rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan
kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci fıkra kapsamına
giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan
yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde,
mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik birliğinde aile
bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak
kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar
hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca
yönelik olması gerekir.
(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi
halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali

Aynı fiiller, herkesin serbestçe girmesinin olağan olduğu yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri bakımından işlenirse sonuç değişir. Mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası uygulanır.

Evlilik birliğindeki aile bireylerinden birinin veya konutu ya da işyerini birlikte kullananlardan birinin rızası, önceki fıkraların uygulanmasını engelleyebilir. Rızanın meşru bir amaca yönelmesi şarttır. Ortak kullanıcılardan birinin her açıklaması değil, bu amaca uygun rızası koruma sağlar.

Fiil cebir veya tehditle ya da gece vakti işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Bu fıkrada ağırlaştırma sebepleri cebir, tehdit ve gece vaktiyle sınırlıdır.

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali

Türk Ceza Kanunu'nun 117. maddesinin birinci fıkrası, iş ve çalışma hürriyetine cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla müdahale edilmesini şikâyete bağlar. Şikâyet varsa altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilebilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 117Kaynağı aç
Madde 117- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı
başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun
şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi
veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde
orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru
ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı
aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası
verilir.
(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi
tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza
verilir.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri
azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında
anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya
durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi

İkinci fıkra, kişinin çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını birlikte sömürmeyi ele alır. Kişi ücretsiz çalıştırılabilir veya verdiği hizmetle açıkça orantısız derecede düşük bir ücret alabilir; ayrıca insan onuruyla bağdaşmayan çalışma ve konaklama koşullarına tabi tutulabilir. Cezası altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmayacak adlî para cezasıdır. Bu fıkrada şikâyet şartı yer almaz.

Üçüncü fıkra, kişiyi ikinci fıkradaki duruma düşürmek üzere tedarik eden, sevk eden veya bir yerden başka bir yere nakleden kişiye de aynı cezayı uygular. Sorumluluk yalnız fiilen çalıştıran kişiyle sınırlı değildir.

Dördüncü fıkra, cebir veya tehditle işçinin ya da işverenlerin ücreti azaltmaya veya artırmaya ya da daha önce kabul edilenden başka koşulları kabule zorlanmasını düzenler. Aynı ceza, bu araçlarla bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın sürmesine neden olan kişi için de geçerlidir ve altı aydan üç yıla kadar hapistir.

Huzur ve sükûnun bozulması

Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesi, yalnız huzur ve sükûnu bozmak amacıyla bir kişiye ısrarla telefon edilmesini, gürültü yapılmasını veya aynı amaçla hukuka aykırı başka davranışta bulunulmasını düzenler. Mağdur şikâyet ederse ceza üç aydan bir yıla kadar hapistir. Bu hüküm, ısrarlı takip suçundan ayrıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 123Kaynağı aç
Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir
kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka
aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine
faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Israrlı takip

Israrlı takip

Türk Ceza Kanunu'nun 123/A maddesi, ısrarlı fiziki takibi ve haberleşme araçları, bilişim sistemleri veya üçüncü kişiler aracılığıyla ısrarla temas kurmaya çalışmayı düzenler. Bu davranış bir kişide ciddi huzursuzluk veya kendisinin ya da yakınlarından birinin güvenliği konusunda endişe doğurursa ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 123/AKaynağı aç
MADDE 123/A- (Ek:12/5/2022-7406/8 md.)
(1) Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim
araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya
çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da
kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan
faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Suçun;
a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı
işlenmesi,
b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu
veya işini bırakmasına neden olması,
c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama
tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi,
hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlıdır.
Haberleşmenin engellenmesi

Ceza, çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenirse bir yıldan üç yıla çıkar. Aynı aralık, mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesi ya da okulunu veya işini bırakması hâlinde ve fail hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbiri bulunuyorsa da uygulanır. Ağırlaştırma bu sayılan hâllerle sınırlıdır.

123/A maddesindeki suçun hem soruşturulması hem kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Şikâyetin süresi ve şekli bu maddede düzenlenmez.

Sık sorulan sorular

Hayata yönelik tehdidin cezası nedir?

Kendisinin veya yakınının hayatına, vücuduna ya da cinsel dokunulmazlığına saldırılacağı söylenen kişi bakımından ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Suç kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydan az olamaz.

Malvarlığına yönelik tehdit şikâyete bağlı mıdır?

Evet. Büyük bir malvarlığı zararı veya başka bir kötülük tehdidinde, mağdur şikâyet ederse iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

Şantaj hangi davranışları kapsar?

Şantaj, bir hak veya yükümlülüğün yapılacağı ya da yapılmayacağı söylenerek kişiyi hukuka aykırı veya yükümlü olmadığı davranışa ya da haksız çıkara zorlamaktır. Yarar amacıyla şeref veya saygınlığı zedeleyecek bir hususun açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidi de aynı cezaya girer.

Cebir kullanmak ayrı hapis cezası öngörür mü?

Hayır. Bir davranışı yaptırmak, yaptırmamak veya yapılmasına izin vermek için cebir kullanılırsa kasten yaralama cezası üçte birinden yarısına kadar artırılır.

Hürriyeti kısıtlamada cebir veya hile cezayı değiştirir mi?

Evet. Temel ceza bir yıldan beş yıla kadardır. Fiil için veya fiil sırasında cebir, tehdit ya da hile kullanılırsa ceza iki yıldan yedi yıla çıkar.

Konuta girdikten sonra çıkmamak suç mudur?

Evet. Konuta veya eklentilerine rıza dışında girmek gibi, rızayla girildikten sonra çıkmamak da şikâyet üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası doğurur.

Israrlı takip hangi sonucu gerektirir?

Israrlı fiziki takip veya iletişim araçları, bilişim sistemleri ya da üçüncü kişiler yoluyla temas kurmaya çalışma, ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi doğurmalıdır. Suçun soruşturması ve kovuşturması şikâyete bağlıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu