Sahte Eskort Dolandırıcılığı Şantaj ve Tehdit Eylemleri

by Avukat Erdal Ersoy
Sahte Eskort Dolandırıcılığı Şantaj ve Tehdit Eylemleri

İnternet ortamında sahte veya gerçek eskort ilanları üzerinden temas kuran şahısların, müstehcen fotoğraf, ses kaydı ya da yalnızca gerçekleşen telefon aramasını gerekçe göstererek kişileri korkutması ve para talep etmesi dolandırıcılık, tehdit ve şantaj suçlarını oluşturur.

Sahte Eskort Tuzağının İşleyişi ve Kullanılan Tehditler

Bu yöntemde failler, ilk temasın ardından mağduru sindirmek amacıyla yakınlarına görsel iletme, adli soruşturma açtırma ve hapis cezası aldırma gibi asılsız iddialar ileri sürer. Şüpheliler kimi zaman mağdur bir yakınının darp edildiği veya hastaneye kaldırıldığı yönünde kurgular üretmekte; kimi zaman da kendilerini avukat ya da uzlaştırmacı olarak tanıtıp meselenin dava aşamasına taşınmadan uzlaşma bedeliyle kapatılabileceğini söyleyerek haksız menfaat temin etmeye çalışmaktadır.

Korkutma ve baskı ortamında talep edilen paranın ödenmesi bu süreci sona erdirmemektedir. Aksine ödeme yapılması, faillerin mağdurun endişesini istismar ederek sürekli yeni bahanelerle tekrar para talep etmesine zemin hazırlamaktadır.

Türk Ceza Kanunu Kapsamında Dolandırıcılık Yaptırımı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158'inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca, failin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması veya bu kuruluşlarla bağlantılı olduğunu bildirmesi suretiyle hileli hareketlerle menfaat sağlaması durumunda üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmedilir. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması ile kamu görevlisi veya finans kurumu unvanının haksız kullanılması hallerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise suçtan elde edilen yararın iki katından az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

Türk Ceza Kanunu'nun 158'inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından el birliğiyle işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek amacıyla kurulan bir örgütün faaliyeti çerçevesinde icra edilmesi durumunda ise bir kat artırılır.

Şantaj ve Tehdit Suçlarının Yasal Çerçevesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107'nci maddesinde şantaj suçu düzenlenmiştir. Failin, hakkı olan veya yükümlü bulunduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından söz ederek bir kişiyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir eylemi yerine getirmeye ya da haksız menfaat sağlamaya zorlaması halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası tatbik edilir. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında, kendisine veya bir başkasına menfaat sağlamak amacıyla bir kimsenin şeref ya da saygınlığına halel getirecek durumların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması da şantaj kapsamında aynı ceza ile yaptırıma bağlanmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
Cebir

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106'ncı maddesinin birinci fıkrasına göre bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesi halinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüş olup eylemin kadına karşı işlenmesi durumunda alt sınır dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı yönünden büyük bir zarara uğratılacağı veya sair bir kötülük edileceği iddiasıyla tehditte bulunulması ise mağdurun şikayetine bağlı olarak iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun
kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
d) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında
iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme,
kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj

Tehdit suçunun silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hale koymasıyla, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte ya da suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi halinde Kanun'un 106'ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası uygulanır. Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mala zarar verme suçlarının işlenmesi halinde ise fail hakkında bu suçlardan ötürü ayrıca ceza tayin edilir.

Cinsel Suç İsnatları ve Uzlaştırma Engeli

Failler mağdurları korkutmak amacıyla cinsel taciz veya çocuğun cinsel istismarı suçlamalarını öne sürerek dosya kapatma ya da uzlaşma adı altında para istemektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103'üncü maddesine göre çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi sekiz yıldan on beş yıla kadar, istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapisle cezalandırılır. Kanun'un 105'inci maddesi kapsamında cinsel taciz eyleminin temel şekli üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirmekte, posta veya elektronik haberleşme araçlarının kolaylığından yararlanılarak işlenmesi cezanın yarı oranında artırılmasını doğurmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 103Kaynağı aç
Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)
(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13
md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde
kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması
hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş
yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması
hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin
şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; [48]
a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin
hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı
gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen
başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
anlaşılır.
(2) (Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.) Cinsel istismarın
vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi
durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz
yıldan az olamaz.
(3) Suçun;
a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu
ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan
bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen
tarafından,
d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti
veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
e) Kamu görevinin veya hizmet
ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı
cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak
suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama
suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Reşit olmayanla cinsel ilişki
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 105Kaynağı aç
Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı
olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla
kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi
hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[50]
(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61
md.) Suçun;
a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı
kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti
veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan
faydalanmak suretiyle,
e) Teşhir suretiyle,
işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden
ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hürriyete Karşı Suçlar
Tehdit[51]

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253'üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile Türk Ceza Kanunu'nun 106'ncı maddesinin birinci fıkrasındaki tehdit ve 157'nci maddesindeki basit dolandırıcılık fiillerinde kural olarak uzlaştırma usulü tatbik edilir. Buna karşın aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa dahi cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez. Ayrıca uzlaştırma kapsamındaki bir suçun, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi durumunda da uzlaşma hükümleri uygulanmaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma

Yasal uzlaştırma sürecinde görevlendirilen uzlaştırmacı tarafından yapılan teklife karşı tarafların tekliften itibaren yedi gün içinde karar bildirmemesi durumunda teklif reddedilmiş sayılır. Süreç kapsamındaki müzakereler gizli yürütülmekte olup bu aşamada yapılan beyanlar soruşturma, kovuşturma veya davalarda delil olarak kullanılamaz.

Mağdurların İzlemesi Gereken Yasal Adımlar

Bu tür aramalar veya mesajlarla karşılaşan kişilerin şüphelilerle iletişimi kesmesi, arayan telefon numaralarını ve gelen tehdit içerikli yazışmaları silmeden delil olarak kaydetmesi ve emniyet birimlerine ya da adli makamlara başvurarak şikayette bulunması gerekir.

Kendilerini avukat olarak tanıtan kişilerin unvan ve mesleki bilgileri resmi baro levhaları üzerinden teyit edilebilir. Mağdura ait kişisel veya özel içeriklerin internet ortamına yüklenmesi halinde ise ilgili mercilere müracaat edilerek erişim engeli talep edilebilir.

Eskort dolandırıcılarına para yatırılırsa şantaj biter mi?

Para yatırılması şantaj sürecini sonlandırmaz; aksine failler mağdurun korkusunu kullanarak sürekli yeni gerekçelerle tekrar para talep etmeyi sürdürür.

Cinsel suç iddialarında telefonla uzlaşma sağlanabilir mi?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253/3 uyarınca cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma kapsamı dışındadır ve bu suç isnatlarıyla telefon üzerinden para istenerek yürütülen uzlaşma iddiaları hukuki dayanaktan yoksundur.

Kendisini uzlaştırmacı veya avukat olarak tanıtan kişi nasıl kontrol edilir?

Kişinin avukatlık sıfatı ve sicil bilgileri şüpheli durumlarda kayıtlı olduğu baro levhası üzerinden teyit edilebilir.

İnternete yüklenen fotoğraflar için ne yapılabilir?

Özel fotoğraf veya içeriklerin failler tarafından internet ortamına yüklenmesi durumunda yetkili mercilerden erişimin engellenmesi istenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu