Müstehcenlik Suçu Nedir? Dekolte Giymek Suç Sayılır Mı?

by Avukat Erdal Ersoy
Müstehcenlik Suçu Nedir? Dekolte Giymek Suç Sayılır Mı?

Müstehcenlik suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinde düzenlenen ve cinsel içerikli yazı, ses veya görüntülerin hukuka aykırı yöntemlerle yayılmasını, ticaretini veya sergilenmesini engelleyen bir suç tipidir. Kanun koyucu bu düzenlemeyle özellikle çocukların korunmasını ve kamusal ahlak düzenini güvence altına almayı hedefler. Giyim kuşam ve dekolte tercihi ise ceza mevzuatında bağımsız bir suç olarak tanımlanmamıştır; kanunilik ilkesi gereği bir fiilin cezalandırılabilmesi için Türk Ceza Kanunu'nun 225. maddesinde yer alan alenen cinsel ilişki veya teşhircilik ya da 226. maddedeki müstehcenlik unsurlarını somut olarak taşıması gerekir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 226Kaynağı aç
Madde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri
içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya
dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği
yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan,
okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya
arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında,
satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz
olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile
yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi
görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan,
çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi,
iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.[93]
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya
doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya
görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki
ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına
aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan
kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve
çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler
hakkında uygulanmaz.
Fuhuş

Müstehcen Ürünlerin Ticareti, Dağıtımı ve Reklamı

Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d), (e) ve (f) bentleri gereğince, müstehcen ürünlerin niteliği anlaşılabilecek biçimde satışa veya kiraya çıkarılması suçtur. Bu materyallerin yalnızca bu amaca özgülenmiş dükkanlar haricinde satışa sunulması, satılması veya kiralanması yasaktır. Ayrıca söz konusu ürünlerin başka bir mal veya hizmetin yanında karşılıksız dağıtılması ya da tanıtım ve reklamlarının yapılması halinde, fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasına hükmolunur.

Müstehcen nitelikteki ses, yazı veya görsel içeriklerin kitle iletişim araçları, internet veya basın ve yayın araçlarıyla kamuoyuna aktarılması ya da bu iletime aracılık edilmesi Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 2. fıkrasında müstakil bir suç sayılmıştır. Bu eylemleri gerçekleştiren şahıslara altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.

Çocukların Araç Olarak Kullanılması ve Nitelikli Haller

Cinsel içerikli ürünlerin üretim sürecinde çocukların, gerçeği yansıtmayan temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk izlenimi veren kişilerin kullanılması en ağır yaptırımlara bağlanmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 3. fıkrasına göre bu ürünleri üreten failler beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Bahse konu çocuk içerikli ürünleri ülkeye getiren, kopyalayan, satış için depolayan, satan, nakleden, yurt dışına çıkaran, elinde bulunduran veya üçüncü kişilerin erişimine sunanlar hakkında ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası uygulanır.

Şiddet eylemleriyle, hayvanlarla, vefat etmiş kişilerin bedeni üzerinde veya doğal kabul edilmeyen yollarla gerçekleştirilen cinsel temaslara ait ürünler de ceza yaptırımına tabidir. Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bu tür ses, yazı veya görüntüleri üreten, ithal eden, depolayan, nakleden, satan, başkalarına ulaştıran veya zilyetliğinde tutan kişiler hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası kararlaştırılır.

Çocukların dahil edildiği veya şiddet ve doğal olmayan temalar içeren ürünlerin basın ve yayın kanallarıyla yayımlanması cezanın artırılmasını gerektirir. Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 5. fıkrası doğrultusunda, bu fıkralardaki materyalleri yayınlayan, yayılmasına vasıta olan veya çocukların bu materyallere ulaşmasını, bunları görmesini, dinlemesini ya da okumasını temin eden kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.

Bilimsel ve Edebi İstisnalar ile Tüzel Kişiler Hakkında Tedbirler

Ceza kanunundaki müstehcenlik düzenlemeleri sanatsal ve akademik faaliyetleri mutlak bir biçimde engellemez. Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 7. fıkrası uyarınca bilimsel nitelik taşıyan çalışmalar bu maddedeki yaptırımlardan muaftır. Ayrıca çocukların yer aldığı içerikler kesin olarak istisna dışında bırakılmak ve çocukların erişiminin önüne geçilmek kaydıyla, sanatsal veya edebi kıymete haiz eserler hakkında da müstehcenlik hükümleri uygulanmaz.

Müstehcenlik kapsamına giren fiillerin bir tüzel kişinin işleyişi ve faaliyet alanı dahilinde işlenmesi durumunda, şahsi cezaların yanında Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 6. fıkrası gereğince bu tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.

Dekolte, Teşhircilik ve Kişisel Veri İhlali Ayrımı

Toplumsal yaşamda giyim tarzı veya dekolte kıyafet tercihi kanunen suç değildir. Kamusal alanda sınırları aşan ve cinsel mahremiyeti ihlal eden fiiller Türk Ceza Kanunu'nun 225. maddesinde hayasızca hareketler olarak tanzim edilmiştir. Buna göre herkesin görebileceği şekilde alenen cinsel münasebette bulunan veya teşhircilik yapan kimseler altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Dolayısıyla cinsel organların kasti teşhiri niteliğinde olmayan kıyafet tercihleri teşhircilik veya müstehcenlik kapsamına girmez.

Bir kimsenin mahrem veya özel görüntülerinin rızası dışında paylaşılması durumunda ise kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması suçu gündeme gelir. Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesi uyarınca hukuka aykırı olarak kişisel verileri yayan, veren veya ele geçiren faile iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülür. Failin tek bir fiille hem kişisel veri ihlali hem de müstehcenlik suçunu oluşturması halinde, Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesindeki fikri içtima prensibi uygulanarak en ağır cezayı öngören suç tipinden ceza tayin edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.[62]
(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Nitelikli haller
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 44Kaynağı aç
Madde 44- (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun
oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan
dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Cezalar
Cezalar

İnternetteki Müstehcen İçeriklerin Engellenmesi ve Usulü

İnternet ortamında paylaşılan içeriklerin müstehcenlik suçunu oluşturduğuna yönelik yeterli şüphe görüldüğünde idari ve adli tedbirler devreye girer. 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1-a bendi gereğince erişimin engellenmesi kararı alınabilir. Bu karar, 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrası gereğince soruşturma aşamasında hâkim, kovuşturma safhasında ise yetkili mahkeme tarafından verilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da erişimin engellenmesine veya içeriğin çıkarılmasına karar verebilir. Savcının verdiği tedbir kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç yirmi dört saat içinde onaylamazsa tedbir derhal kalkar.

5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8- (1)
İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli
şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin
engellenmesine
karar verilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununda yer alan;
1) İntihara yönlendirme (madde 84),
2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103,
birinci fıkra),
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma (madde 190),
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde
194),
5) Müstehcenlik (madde 226),
6) Fuhuş (madde 227),
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama
(madde 228),
suçları.
b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk
Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
c) (Ek:25/3/2020-7226/32
md.) 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis
ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
ç) (Ek:13/10/2022-7418/32
md.) 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli
İstihbarat Teşkilatı Kanununun 27 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında
yer alan suçlar.
(2) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin
engellenmesi kararı,
soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir.
Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından
da içeriğin
çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine
karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet
savcısı kararını yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını
en geç yirmidört saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde
tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. (Ek cümle: 6/2/2014-6518/92
md.) Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse
belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen
içeriğin
çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine
ilişkin karara 4/12/2004 tarihli ve 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.
(3) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı
tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının
birer örneği, gereği yapılmak üzere Kuruma gönderilir.
(4) İçeriği birinci fıkrada
belirtilen suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak (…)[21]  erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkan tarafından verilir. (Değişik cümle:29/7/2020-7253/4
md.) Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına
bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.[22][23][24][25]
(5) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin
engellenmesi kararının
gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde
yerine getirilir.[26]
(6) Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya
erişimin engellenmesi kararının
konusunu oluşturan yayını yapanların kimliklerinin belirlenmesi halinde, Başkan
tarafından, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.
(7) Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı
kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda Cumhuriyet savcısı, hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya
erişimin engellenmesi kararına
konu internet adresini belirtmek suretiyle, kovuşturmaya yer olmadığı kararının
bir örneğini Kuruma gönderir.
(8) Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi
halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı
kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya
erişimin engellenmesi kararına
konu internet adresini belirtmek suretiyle, beraat kararının bir örneği Kuruma gönderilir.
(9) Konusu birinci fıkrada sayılan suçları
oluşturan içeriğin yayından çıkarılması halinde; erişimin engellenmesi kararı, soruşturma
evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılır.
(10) Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya
erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer
veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka
bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası
ile cezalandırılır.[27]
(11) İdarî tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya
erişimin engellenmesi kararının
yerine getirilmemesi halinde, Başkan tarafından (…)[28] onbin
Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
İdarî para cezasının verildiği andan itibaren yirmidört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın
yerine getirilmemesi halinde (…)19
Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.
(12) Bu Kanunda tanımlanan kabahatler dolayısıyla
(…)19
Kurum tarafından verilen idarî para cezalarına ilişkin kararlara karşı, 6/1/1982
tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna
başvurulabilir.
(13) (Ek: 5/11/2008-5809/67 md.) İşlemlerin
yürütülmesi için Kuruma gönderilen hakim ve mahkeme kararlarına 4/12/2004 tarihli
ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre Kurum tarafından itiraz edilebilir.
(14) (Ek: 12/7/2013-6495/47
md.) 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi,
Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(ç) bendinde tanımlanan kurum ve kuruluşlar, kendi görev alanına giren suçların
internet ortamında işlendiğini tespit etmeleri hâlinde, bu yayınlarla ilgili olarak
erişimin engellenmesi kararı alabilirler. Erişimin engellenmesi kararları uygulanmak
üzere Kuruma gönderilir.[29]
(15) (Ek: 26/2/2014-6527/17 md.) Bu maddeye göre soruşturma aşamasında
verilen hâkim kararı ile 9 uncu ve 9/A maddesine göre verilen hâkim kararı birden
fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından
belirlenen sulh ceza mahkemeleri tarafından verilir.
(16) (Ek: 10/9/2014-6552/127
md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151
sayılı Kararı ile.)
(17) (Ek:17/10/2019-7188/36
md.) Bu maddenin ikinci, dördüncü ve ondördüncü fıkraları kapsamında verilen
erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili
olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak,
teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili
içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet
sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde içeriğin
çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi[30][31][32]

Erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması yönündeki koruma tedbirlerine karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri dairesinde itiraz kanun yoluna başvurulabilir. Verilen kararlar, 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasına göre bildirimin yapıldığı andan itibaren derhal ve en geç dört saat içinde yerine getirilmelidir. 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 17. fıkrası uyarınca kural olarak engelleme tüm siteye değil yalnızca ihlalin yaşandığı URL adresiyle sınırlı yapılır; ancak teknik imkansızlık veya ihlalin bu yolla önlenememesi halinde internet sitesinin tamamı erişime kapatılabilir. Tedbirin gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcı yetkilileri fiil daha ağır cezayı gerektirmiyorsa Kanun'un 8. maddesinin 10. fıkrası uyarınca beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

Dekolte giyinmek ceza hukukunda suç teşkil eder mi?

Dekolte kıyafet giymek Türk Ceza Kanunu'nda bir suç olarak tanımlanmamıştır. Cezai yaptırım uygulanabilmesi için TCK'nin 225. maddesinde yer alan alenen cinsel ilişkide bulunma veya cinsel organların kasti teşhiri ya da 226. maddedeki ürün ticareti fiillerinin somut olarak gerçekleşmesi gerekir.

Müstehcen yayınları internetten paylaşmanın cezası nedir?

Müstehcen nitelikteki görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayan veya aracılık eden kişiler Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 2. fıkrası uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Çocukların yer aldığı müstehcen materyalleri bulundurmanın cezası nedir?

Çocukların kullanıldığı müstehcen ürünleri depolayan, elinde bulunduran, ülkeye sokan veya satan şahıslar Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin 3. fıkrası gereğince iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası alır.

Müstehcenlik suçu nedeniyle internet sitelerine nasıl müdahale edilir?

5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca soruşturmada hâkim veya gecikmesinde sakınca varsa savcı, kovuşturmada mahkeme tarafından içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı verilir. Savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkime sunulur; onaylanmayan kararlar derhal kalkar ve kararın uygulanması en geç dört saat içinde sağlanır.

Müstehcen bir fotoğraf başkasına ait olduğunda hangi ceza verilir?

Kişinin rızası dışında verilerinin yayılması TCK 136 uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis gerektirir. Tek eylemle birden fazla suçun oluşması halinde ise TCK 44 gereğince faile bu suçlar arasındaki en ağır ceza uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu