Güvenlik Tedbirlerinin Hukuki Temeli ve Kanunilik İlkesi
Türk Ceza Kanunu'nun güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümleri, ceza hukukunun kanunilik ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır. TCK m. 2/1 gereğince kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz; kanunda yazılı olanlar dışında bir güvenlik tedbirine de hükmolunamaz. Bu çerçevede güvenlik tedbirleri, mahkûmiyete bağlı hak yoksunlukları, müsadere, akıl hastalığı ile bağımlılığa dayalı tedavi tedbirleri, tekerrür halindeki özel infaz rejimi, yabancı uyrukluların bildirim yükümlülüğü ve tüzel kişilere yönelik tedbirler olmak üzere birbirinden işlev ve uygulama koşulları bakımından ayrışan kategorilere ayrılmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 2Kaynağı aç
ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve
güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas
yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş
yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi
Mahkûmiyete Bağlı Hak Yoksunlukları (TCK m. 53)
TCK m. 53/1 kapsamındaki hak yoksunluğu, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucudur; taksirli suçlar bu fıkranın genel hak yoksunluğu kapsamına alınmamıştır. Hak yoksunluğu, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam eder. Kanun bu genel kurala önemli istisnalar getirmiştir: hapis cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiriyle cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından hak yoksunluğu hükümleri uygulanmaz. Aynı koşullardaki hükümlü hakkında, izne tabi meslek veya sanat icrası hak yoksunluğunun uygulanmamasına da karar verilebilir; bu husus mahkemenin takdirine bırakılmıştır, zorunlu değildir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13]
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu
kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye,
köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca
verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette
bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket,
kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi
olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun
iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek
erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının
infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası
ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya
da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve
kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm
olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak
cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın
(e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.[14]
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.[15]
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye
kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet
halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın
yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına
karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle
işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde,
hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya
konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından
itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya
da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık
dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç
yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya
da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma
hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından
itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi
Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler ile fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış bulunanlar hakkında TCK m. 53/1'deki hak yoksunlukları hiç uygulanmaz. Öte yandan bu maddede sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlarda, cezanın infazından sonra işlemek üzere ek bir yasaklama öngörülmüştür: hapis cezasına mahkûmiyet halinde hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar, yalnızca adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar söz konusu hak veya yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Adli para cezasına bağlı yasaklama hükmün kesinleşmesiyle icraya konulur; süre ise para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle işlenen taksirli suçlarda mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere meslek ya da sanatın icrasının yasaklanmasına veya sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Bu tedbir ihtiyari niteliktedir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer; süre ise cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
Eşya Müsaderesi (TCK m. 54)
TCK m. 54 kapsamında eşya müsaderesi, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, suça tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyayı kapsar. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere yalnızca hazırlanmış eşya ise kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan yasak eşya her hâlde müsadere edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 54Kaynağı aç
kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen
ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde
kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel
ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde
iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması
hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren
eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin
başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para
tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran
daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı
anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç
oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı
ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece
suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi
Eşya üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine sınırlı ayni hak kurulmuşsa müsadere kararı bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşyada yalnızca suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur. Bir eşyanın sadece belirli kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tüme zarar verilmeksizin o kısmı ayırmak mümkünse yalnızca o kısım müsadere edilir.
TCK m. 54/1 kapsamına giren eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi ya da başka surette müsaderesinin imkânsız kılınması halinde eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. Müsaderenin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve hakkaniyete aykırılık oluşturacağı anlaşıldığında ise hâkim müsadereye hükmetmeyebilir; bu düzenleme hâkimin takdirine bırakılmıştır.
Kazanç Müsaderesi (TCK m. 55)
Kazanç müsaderesi, suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançları kapsar. Bu müsadereye karar verilebilmesi için söz konusu maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir; mağdura iade mümkünse müsadere yoluna gidilemez. Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamamış ya da bunlar merciine teslim edilmemişse karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmolunur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 55Kaynağı aç
oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların
değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların
müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi
için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.
(2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya
bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan
değerlerin müsaderesine hükmedilir.
(3) (Ek: 26/6/2009 – 5918/2 md.) Bu madde kapsamına giren eşyanın
müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin
hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
Kazanç müsaderesi kapsamındaki eşyanın sonradan üçüncü bir kişiye devredilmesi durumunda müsadere kararı verilebilmesi için bu kişinin Türk Medenî Kanunu'nun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamaması şarttır. İyiniyetli üçüncü kişi kazanç müsaderesine karşı bu yolla korunmaktadır.
Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri (TCK m. 56)
TCK m. 56, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu ve nasıl uygulanacağını ilgili özel kanuna bırakmaktadır; bu tedbirlerin içeriği TCK bünyesinde düzenlenmemiştir. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmamakta, bu kişiler hakkında ceza kovuşturması yapılamamakta; yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 56Kaynağı aç
ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri[16]
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 31Kaynağı aç
çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması
yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki
yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak
bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği
fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında
suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan
onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan
yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.
Akıl hastalığı
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi, bu Kanun'da düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağını belirtmektedir. Bu düzenleme uyarınca söz konusu tedbirler ceza sorumluluğu bulunan çocuklar hakkında uygulanamaz; Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/21267, K. 2021/20404 sayılı kararında suç tarihinde on beş yaşını doldurmuş ve on sekiz yaşını doldurmamış çocuk sanık hakkında 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki danışmanlık tedbirine hükmedilmesini kanuna aykırı bularak bozma kararı vermiştir.
5395 sayılı ÇOCUK KORUMA KANUNU m. 11Kaynağı aç
suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü
güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.
Akıl hastalığı
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/21267, K. 2021/20404Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
1- Hükümlerden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1 maddesinin birinci fıkrasına eklenen (c ) bendi uyarınca, suça sürüklenen çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen atılı suçların uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- Suça sürüklenen çocuğun hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle, birden fazla müştekiye karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen … hakkında belirlenecek temel cezaların sadece TCK'nın 43/2. maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı ikişer kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
3- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2012/9-1468 esas, 2013/101 karar sayılı ve 26/03/2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan çocukların kural olarak kusur yeteneğine sahip oldukları, yani ceza sorumluluklarının bulunduğu kabul edilir. Bu yaş grubundaki çocukların suçun anlam ve sonuçlarını kavrayamadıkları iddiası, tam ve kısmi akıl hastalığına ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş ve fakat henüz on sekiz yaşını tamamlamamış çocuklar, normal koşullarda, gerçekleştirdikleri davranışların hukukî anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğine sahip olmakla birlikte; bu kişilerin, davranışlarını yönlendirme yetenekleri yeterince gelişmemiş olabilmektedir. Bu nedenle, bu yaş grubunda suç yoluna girmiş olan çocukların, işledikleri suçlar bağlamında irade yeteneğinin zayıf olduğu normatif olarak kabul edilmiştir. Azalmış kusur yeteneğine sahip bulunan bu çocuklar hakkında kural olarak indirilmiş cezaya hükmedilir.
TCK sadece fiili işlediği tarihte 12 yaşını doldurmamış ve 12-15 yaş grubu içinde olup da işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen çocuklar için, diğer bir anlatımla sadece ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için güvenlik tedbiri öngörmüş, ceza sorumluluğu bulunan … sanıklar hakkında indirilmiş cezaya hükmolunmasını kabul etmiş, ceza yerine veya ceza ile birlikte güvenlik tedbiri uygulanmasını ise kabul etmemiştir.
TCK’nın 56. maddesinde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacaklarının ilgili kanunda gösterileceği belirtilmiş olup, bu kanun 5395 sayılı … Koruma Kanunudur.
5395 sayılı … Koruma Kanununun 5. maddesinde korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanabilecek “koruyucu ve destekleyici tedbirler” gösterilmiştir. Kanunun 11. maddesinde bu koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağı belirtilmiştir. Böylelikle ceza sorumluluğu bulunan … sanıklar hakkında 5. maddede belirtilen tedbirlerin uygulanamayacağı vurgulanmıştır.
Nitekim öğretide de; "…TCK'nun 31/2. maddesinde 12-15 yaş grubundaki kişilere işledikleri fiilin anlam ve sonuçlarını algılamaları ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin bulunması halinde tedbir yerine ceza uygulaması öngörülmüştür" (…, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Ankara, 2012, s. 494), "12-15 yaş arasındaki çocukların işlediği fiili algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği varsa, bunlar hakkında yalnızca cezada indirime gitmekte, tedbir öngörülmemektedir" (…, Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler, Ankara, Ekim 2012, s. 306; ), "…Türk Ceza Kanunu, 'normatif olarak' azalmış kusur yeteneği bulunduğunu kabul ederek, ceza sorumluluğu bulunan … için, sadece ‘indirimli ceza’ öngörmekte ceza yanında çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanmasını kabul etmemektedir." (… …, Mukayeseli Hukuk Açısından Ceza Sorumluluğu Yaşı Ceza Sorumluluğu Olmayan Çocuklar ve Gençler İçin Ceza Hukukunda Uygulanan Alternatif Yaptırımlar, UNICEF raporu, 07/05/2007)
Bu açıklamalar ışığında; suç tarihinde on beş yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen … hakkında 5395 sayılı … Koruma Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen danışmanlık tedbirine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen … … müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
TCK'nın sistemi incelendiğinde, kanunun ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için güvenlik tedbiri öngördüğü, ceza sorumluluğu bulunan çocuklar hakkında ise indirilmiş cezaya hükmedilmesini benimsediği anlaşılmaktadır. Ceza sorumluluğu bulunan çocuklar bakımından ceza yerine veya ceza ile birlikte güvenlik tedbiri uygulanması TCK kapsamında kabul edilmemiştir.
Akıl Hastalığı ve Bağımlılığa Dayalı Tedavi Tedbirleri (TCK m. 57)
Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu kişiler yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınır. Yerleştirilen kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda kişinin toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir; serbest bırakma zorunlu değil, ihtiyaridir. Bununla birlikte, TCK m. 57/2 uyarınca TCK m. 32/1 kapsamında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları bakımından kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 57Kaynağı aç
koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik
tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında
koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine
hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca
düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya
önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest
bırakılabilir. (Ek cümle:24/12/2025-7571/15
md.) Ancak, hakkında
32 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen akıl
hastaları için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet
hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis
cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.
(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin
niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip
gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda
gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik
donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin
akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı
anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, infaz hâkimliğince yeniden
koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir
ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) (Mülga:24/12/2025-7571/15 md.)
(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı
kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir.
Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği
kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine infaz hâkimi kararıyla
serbest bırakılabilir.
Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Serbest bırakma kararının ardından tıbbi kontrol ve takip sürecinde kişinin tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak infaz hâkimliğince yeniden koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbirine hükmolunur; bu durumda önceki fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır. Sağlık kurulu raporu, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre tıbbi kontrol ve takibin gerekip gerekmediğini, gerekiyorsa süre ve aralıklarını da içermektedir.
Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişiler hakkında güvenlik tedbiri olarak bu bağımlılığa özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmalarına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi bağımlılıktan kurtulmalarına kadar devam eder; serbest bırakma, kurumun sağlık kurulunca düzenlenecek rapor üzerine infaz hâkimi kararına bağlıdır.
Suçta Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi (TCK m. 58)
Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki suçtan verilen hükmün kesinleşmiş olması yeterli olup cezanın infaz edilmiş olması aranmaz. Bununla birlikte tekerrür, önceki mahkûmiyete konu cezanın infazından itibaren belirli süreler geçtikten sonra işlenen suçlarda uygulanmaz: beş yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyette bu süre infazdan itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkûmiyette ise üç yıldır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 58Kaynağı aç
kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri
uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın
infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet
halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik
olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar
arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma,
dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya
kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke
mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin
işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza,
mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında
cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz
rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı
belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik
tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya
örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Sınır dışı edilme
Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunur. Tekerrür halinde hükmolunan ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir; cezanın infazından sonra ayrıca denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Mahkûmiyet kararında bu hususların açıkça belirtilmesi zorunludur. Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması kanunda gösterilen şekilde yapılır.
Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında ve sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler kural olarak tekerrüre esas olmaz; ancak kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları bu kuralın istisnasını oluşturmakta ve bu suçlarda yabancı mahkeme hükümleri de tekerrüre esas alınmaktadır. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla ise tekerrür hükümleri hiç uygulanmaz. Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanır.
Yabancılar Hakkında Bildirim Yükümlülüğü (TCK m. 59)
İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı uyruklu kişinin durumu, denetimli serbestlik tedbiriyle cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine karar verildikten ve her hâlde cezanın infazı tamamlandıktan sonra sınır dışı işlemleri yönünden değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir. TCK m. 59, bu bildirim yükümlülüğünü düzenlemektedir; sınır dışı etme kararını verme yetkisi ve buna ilişkin usul bu maddede ayrıca düzenlenmemiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 59Kaynağı aç
(1) İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı,
denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine
karar verildikten ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu,
sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri
Bakanlığına bildirilir.[17]
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri (TCK m. 60)
Bir kamu kurumunun iznine dayalı olarak faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştiraki ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçtan mahkûmiyet halinde iznin iptaline karar verilir. Bunun yanı sıra müsadere hükümleri, yararına suç işlenen özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır. İzin iptali ve müsadere tedbirlerinin işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar doğurabileceği durumlarda ise hâkim bu tedbirlere hükmetmeyebilir; bu ihtiyari bir düzenlemedir. TCK m. 60'taki tüzel kişi tedbirleri yalnızca kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 60Kaynağı aç
faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin
iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel
kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline
karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel
kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran
daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere
hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Cezanın
Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi
Cezanın belirlenmesi
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Sonrası Müsadere
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilmiş olsa dahi, denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlenmesi üzerine hüküm açıklandığında söz konusu eşyaların müsaderesi hakkında olumlu veya olumsuz ayrı bir karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2021/5564, K. 2021/11815 sayılı kararında bu hususta karar verilmemesini bozma nedeni saymıştır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2021/5564, K. 2021/11815Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısı ile herkesi ikna edecek ve denetim muhakemesine imkan tanıyacak biçimde gerekçeli olması gerekir.
Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm olguların, bu olgular değerlendirilerek mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi beyanın ne gerekçe ile diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesinde gösterilmesi ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç olarak kabul edildiği açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki değerlendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre;
Açıklanması geri bırakılan hükümde suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmesine rağmen denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklandığında suça konu ürünlerin müsaderesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 28.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sıkça Sorulan Sorular
Hapis cezası ertelenen hükümlünün çocukları üzerindeki velayet hakkı devam eder mi?
Evet. Hapis cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiriyle cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından TCK m. 53'teki hak yoksunluğu hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin çocukları üzerindeki velayet hakkı hukuken devam eder.
Suçta tekerrür için önceki cezanın infaz edilmesi şart mıdır?
Hayır. TCK m. 58/1 gereğince önceki suçtan verilen hükmün kesinleşmesi tekerrür hükümlerinin uygulanması için yeterlidir; cezanın infaz edilmiş olması aranmamaktadır.
Yabancı ülke mahkemesinde mahkûm olmak tekerrüre yol açar mı?
Kural olarak yabancı mahkeme hükümleri tekerrüre esas olmaz. Ancak kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları bu kuralın istisnasını oluşturur; bu suçlarda yabancı mahkeme hükümleri de tekerrüre esas alınır.
Müsadere edilmesi gereken eşya elden çıkarılmışsa ne olur?
TCK m. 54/1 kapsamına giren eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi ya da müsaderesinin başka biçimde imkânsız kılınması halinde eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir.
Akıl hastalığı nedeniyle uygulanan güvenlik tedbirinin sona erdirilmesi nasıl gerçekleşir?
Kişinin yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığı veya önemli ölçüde azaldığı belirtildiğinde infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir; serbest bırakma kararı ihtiyaridir ve kurulun raporu zorunlu koşuldur. Ayrıca TCK m. 57/2 uyarınca belirli ağırlıktaki suçlarda kurumda geçirilecek asgari süreler öngörülmüştür: ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bu süre bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.
Suç işleyen uyuşturucu bağımlısının tedavisi ne zaman sona erer?
TCK m. 57/7 uyarınca tedavi, kişinin bağımlılıktan kurtulmasına kadar devam eder. Kurumun sağlık kurulunca bu yönde rapor düzenlenmesi üzerine infaz hâkiminin kararıyla serbest bırakılma gerçekleşebilir.
Kazanç müsaderesi iyiniyetli alıcıyı etkiler mi?
Etkilemez. Kazanç müsaderesi kapsamındaki eşyayı sonradan iktisap eden kişi, Türk Medenî Kanunu'nun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanabiliyorsa müsadere kararı bu kişi bakımından uygulanamaz.
On sekiz yaşından küçükler hakkında tekerrür hükümleri uygulanır mı?
Hayır. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. Aynı şekilde bu kişiler hakkında TCK m. 53/1'deki hak yoksunlukları da uygulanmaz.
Ceza sorumluluğu bulunan çocuk hakkında güvenlik tedbiri uygulanabilir mi?
TCK kapsamında, ceza sorumluluğu bulunan çocuklar hakkında ceza yerine veya ceza ile birlikte güvenlik tedbiri uygulanması kabul edilmemiştir. Bu çocuklar bakımından indirilmiş cezaya hükmedilmesi öngörülmüştür. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler ise yalnızca ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

