Tebligat Kanunu’nun 21/2. Maddesine Göre Tebliğ

by Avukat Erdal Ersoy
Tebligat Kanunu'nun 21/2. Maddesine Göre Tebliğ

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası, gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi ise muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi evrakın muhtar, ihtiyar heyeti üyesi ya da zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edilmesini, ihbarnamenin kapıya yapıştırılmasını ve yapıştırma tarihinin tebliğ tarihi sayılmasını düzenler. Tebliğin nerede başlayacağı ise 10. maddede ayrıca belirlenir. Bu maddeye göre tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen en son adres kabul edilir ve tebligat oraya yapılır.

7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde 21 – (Değişik: 6/6/1985 – 3220/7 md.) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (1) (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (Ek: 19/3/2003-4829/5 md.) Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.[7] Yaş ve ehliyet şartı:
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. Vekile ve kanuni mümesile tebligat:

Bilinen en son adres

Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi, tebliğin bilinen en son adreste yapılmasını esas alır. Aynı maddede, kendisine tebliğ yapılacak kişinin başvurusu veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması da caizdir. Yerleşim yeri adresinin bilinen en son adres sayılması, bilinen adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılmasına veya tebligat yapılamamasına bağlıdır.

Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16. maddesinin birinci fıkrasına göre tebligat öncelikle bilinen en son adreste yapılır. Bu adresin tespitinde tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır. İkinci fıkra, bilinen adres elverişsizse veya tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin kullanılacağını, ayrıca adres araştırması yapılmayacağını ve tebligatın bu adrese yapılacağının zarfta meşruhatla belirtileceğini düzenler.

15828 sayılı TEBLİGAT KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK m. 16Kaynağı aç
MADDE 16 – (1) Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir. Adresten başka yerde tebligat

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 28.02.2017 tarihli, E. 2015/8857, K. 2017/1524 sayılı kararında, 6099 sayılı Kanun değişikliğinden sonra gerçek kişiye tebligatta iki aşamalı bir yol bulunduğu belirtilmiştir. Karara göre muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Bildirilen adres ile adres kayıt sistemindeki adres, 10. maddenin birinci fıkrası kapsamında bilinen adrestir. Bildirilen adrese çıkarılan tebligat bila tebliğ dönerse, Yönetmelik'in 16. maddesinin ikinci fıkrası dikkate alınarak yerleşim yeri adresine 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebligat çıkarılır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/8857, K. 2017/1524Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2015/8857 E.  ,  2017/1524 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06/02/2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/03/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, İİK’nın 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’ten boşandığını, boşanma ilamında yer alan iştirak ve yoksulluk nafakası ve diğer fer’ilerinin tahsili için davalı … aleyhine … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/19475 esas sayılı ilamlı icra takibine geçtiklerini, borçlunun babası olan miras bırakanı … adına tapuda kayıtlı olan 853, 421, 599, 430, 435, 631, 376 ve 420 parsellere haciz konulduğunu, … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nden 17/01/2013 tarihinde yetki belgesi aldıklarını, ortaklığın satış yoluyla giderilmesini, mirasçılık belgesine göre borçluya isabet edecek olan kısmın icra dosyasına gönderilmesini talep etmiştir. Davalılar tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalılardan …, …, …, …, …, …, … ve … duruşmaya katılarak, davalı … Çetin ise beyan dilekçesi sunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı … temyiz etmiştir. I- Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davalarda birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek kadar (sayıda) taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddi gerekir. II- Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. III- 7201 sayılı Tebligat Kanununun; 1- "Bilinen Adreste Tebligat" kenar başlıklı 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." 2- "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" kenar başlıklı 21. maddesinde, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.", IV- Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin; "Bilinen adreste tebligat" kenar başlıklı 16. maddesinde; (1) Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir." Hükümlerine yer verilmiştir. Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Bu değişikliğe göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, bilinen veya gösterilen adresine yapılacaktır. Buna göre, ilk defa bildirilen adresin muhatabın (davalının) adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adres olması arasında fark yoktur. Her iki adres de Tebligat Kanununun 10/1. maddesi kapsamında bilinen adrestir. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi de nazara alınarak muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılacaktır. Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesine ve Tebligat Kanununun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır. Tebligat Kanununda değişiklik öngören maddelerin gerekçelerine göre, tebliğ işleminin iki veya üç tebligatla yapılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Tebligat Kanununda yapılan değişiklikten sonraki hükümlerde ve bu değişikliğe uygun olarak çıkarılan uygulama yönetmeliği hükümlerinde, muhatabın sadece adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adres olarak bildirilmesi halinde ilk tebliğin 21/2'ye göre yapılacağına imkan tanınmamış, aksine bildirilen adres, adres kayıt sistemindeki adres olsa dahi tebligatın 10/1 ve 21/1 maddelere göre yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, ikinci tebliğin 21/2'ye göre yapılabileceği belirtilmiştir. Ayrıca Yönetmeliğin 79. maddesinde, Kanunun 21/2. maddesine göre çıkarılacak tebligatların açık mavi renkli zarflarla yapılacağı belirtilerek, bu usulün hemen başvurulacak bir yol olmadığına, istisna olarak ve belirli şartların oluşması halinde başvurulacak bir tebligat şekli olduğuna da işaret etmektedir. İlk defa bildirilen adres, adres kayıt sistemindeki adres olsa dahi, tebliğ evrakının Kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılması, Kanunun 20 ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesince muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir. Somut olaya gelince; davalılardan …’ın dava dilekçesi tebligatının, yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak TK'nın 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, davalı adına önceden bilinen adrese tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece, davalıya dava dilekçesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması, daha sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Birinci ve ikinci fıkranın ayrımı

21. maddenin birinci fıkrası, muhatap veya kendisine tebligat yapılabilecek kişilerin adreste bulunmaması ya da tebellüğden kaçınması halinde uygulanır. Tebliğ memuru evrakı muhtar, ihtiyar heyeti üyesi veya zabıta amir ya da memurlarına imza karşılığında teslim eder; tesellüm edenin adresini içeren ihbarnameyi binanın kapısına yapıştırır. Adreste bulunmama halinde mümkün oldukça komşu, yönetici veya kapıcıya bildirim de bu fıkrada yer alır. Yapıştırma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

İkinci fıkra, gösterilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olmasına bağlanmıştır. Muhatabın o adreste hiç oturmamış veya adresten sürekli ayrılmış olması, evrakın yetkiliye teslimine ve ihbarnamenin kapıya yapıştırılmasına engel değildir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Komşuya bildirim, ikinci fıkranın metninde yer almaz. Muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri ile zabıta amir ve memurları, bu fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabul etmek zorundadır.

14. Hukuk Dairesi, yalnız adres kayıt sistemindeki adresin bildirilmesini ilk tebligatın 21. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılması için yeterli görmemiştir. Kararda, bildirilen adres bu adres olsa dahi tebligatın 10. maddenin birinci fıkrası ile 21. maddenin birinci fıkrasına göre yapılacağı; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde ikinci tebliğin 21. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılabileceği belirtilmiştir.

Mazbata, meşruhat ve zarf rengi

Tebligat Kanunu'nun 23. maddesi, 21. maddedeki durum gerçekleşmişse mazbatada buna ilişkin işlemin yapıldığının, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebin gösterilmesini ister. Adres kayıt sistemindeki adrese tebligatta buna ilişkin kayıt da mazbatada yer alır. Mazbatanın diğer unsurları aynı maddede sayılır.

7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 23Kaynağı aç
Madde 23 – Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir. Bu mazbatanın: 1. Tebliği çıkaran merciin adını, 2. Tebliği istiyen tarafın adını, soyadını ve adresini, 3. Tebliğ olunacak şahsın adını, soyadını ve adresini, 4. Tebliğin mevzuunu, 5. Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğunu, 6. Tebliğin nerede ve ne zaman yapıldığını, 7. 21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi, 8. (Ek: 11/1/2011-6099/6 md.) Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı, 9. (Değişik: 19/3/2003-4829/7 md.) Tebliğ evrakı kime verilmiş ise onun imzası ile tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını, İhtiva etmesi lazımdır. İmza edemiyecek durumda olmak:

Yönetmelik'in 79. maddesinin ikinci fıkrasına göre ekli örneklere göre bastırılacak evrak beyaz renktedir. 16. maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfı ise açık mavi renkte bastırılır. 14. Hukuk Dairesi, açık mavi zarf düzenlemesini, 21. maddenin ikinci fıkrasındaki yolun hemen başvurulacak bir yol olmadığına; istisna olarak ve belirli şartların oluşması halinde başvurulacak bir tebligat şekli olduğuna işaret saymıştır.

15828 sayılı TEBLİGAT KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK m. 79Kaynağı aç
MADDE 79 – (1) Ek-1’de yer alan (2) ve (7) numaralı örnek basılı evrağı, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü, diğerleri ise tebliği çıkaran merciler tarafından temin edilir. (2) Bu Yönetmeliğe ekli örneklere göre bastırılacak evrakın beyaz renkte olması gerekir. Ancak, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfı açık mavi renkte bastırılır. Atıflar

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 01.03.2017 tarihli, E. 2016/11780, K. 2017/2991 sayılı kararında incelenen evrakta adresin başında yalnız “mernis adresi” ibaresi bulunmuştur. Bu şerh dışında, tebligatı çıkaran merci tarafından zarfa, Kanun'un 23. maddesinin birinci fıkrasının 8 numaralı bendi ve Yönetmelik'in 16. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşruhat verilmemiştir. Adresin yerleşim yeri adresi olduğu ve bu adrese 21. maddenin ikinci fıkrası uyarınca tebligat yapılacağı belirtilmemiş, zarf da beyaz renkli kalmıştır. Daire bu eksiklikleri usulsüzlük nedeni saymıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/11780, K. 2017/2991Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2016/11780 E.  ,  2017/2991 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu tarafından, icra mahkemesine yapılan başvuruda; sair şikayetlerinin yanında ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu da ileri sürülerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi talep edilmiş, mahkemece; tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle usulsüz tebliğ şikayetinin, süre aşımı nedeniyle de diğer şikayetlerin reddine karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebliğ İmkansızlığı ve Bilinen Adreste Tebligat" başlıklı 21/2.maddesi; ''Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır'' hükmünü, "Usulüne Aykırı Tebliğin Hükmü" başlıklı 32. maddesi de; ''Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur'' hükmünü içermektedir. Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 16/2. maddesinde; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebliğ zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir” düzenlemesi, yine aynı Yönetmeliğin 79/2. maddesinde de; “Bu yönetmeliğe ekli örneklere göre bastırılacak evrakın beyaz renkte olması gerekir. Ancak 16. maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfı açık mavi renkte bastırılır” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, mernis adresine çıkartılan tebligat evrakında, sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında, tebligatı çıkaran mercii tarafından tebliğ zarfı üzerine, 7201 sayılı Kanunun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında; “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, bu adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” verilmediği, ayrıca tebliğ zarfının beyaz renkli olduğu, dolayısıyla yapılan tebliğin, 7201 sayılı Kanunun 23/1-8. ve Tebligat Yönetmeliğinin 16/2. maddelerine aykırı olup usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Usule aykırı tebliğin hükmü ise yukarıda yer aldığı gibi 7201 sayılı Kanunun 32. ve benzer düzenlemenin yer aldığı Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 53. maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan maddelerde; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir. O halde mahkemece, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca muhatabın beyan ettiği ıttıla tarihinin, tebliğ tarihi olarak kabulü ile, tebligat tarihinin buna göre düzeltilerek, borçlunun diğer şikayetlerinin esaslarının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Araştırma, geri gönderme ve yeni adres

Yönetmelik'in 30. maddesinin birinci fıkrası, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç, muhatap veya adına tebligat yapılabilecek kişiler adreste sürekli bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini araştırmasını öngörür. Araştırma komşu, yönetici, kapıcı, muhtar veya kolluk aracılığıyla yapılır ve beyan mazbataya yazılır. Bu istisna, metinde meşruhat verilerek çıkarılan adres kayıt sistemi tebligatlarına bağlanmıştır.

15828 sayılı TEBLİGAT KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK m. 30Kaynağı aç
MADDE 30 – (1) Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. (2) Muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten sürekli olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca tespit edilememişse tebligat evrakı, tebligatı çıkaran mercie geri gönderilir. (3) Yeni adres, tebliğ memuru tarafından tespit edilmişse bu adres, tebliğ mazbatasındaki mahsus yerine ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu tarafa yazılır. (4) Yeni adres, tebliğ memurunun tevzi bölgesi dâhilinde bulunduğu takdirde tebligat o adrese yapılır. Yeni adres, aynı PTT merkezinin diğer bir tevzi bölgesinde veya başka bir PTT merkezinin mıntıkası içinde bulunursa, tebliğ evrakı yeni adreste tebliğinin temini için memur tarafından bağlı olduğu merkeze iade olunur. (5) 15 inci maddede yer alan hususlar göz önünde bulundurulduğunda tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması veya yeni adresin yabancı bir ülkeye ait olması durumunda PTT merkezi tebliğ evrakını tebligatı çıkaran mercie geri gönderir. Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden kaçınma ile adres kayıt sistemindeki adreste bulunamama halinde yapılacak işlem

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten sürekli ayrılmış ve yeni adresi tebliğ memurunca tespit edilememişse tebligat evrakı, çıkaran mercie geri gönderilir. 21. maddenin ikinci fıkrası ise adres kayıt sistemindeki adres bakımından, hiç oturulmamış veya sürekli ayrılmış olunsa dahi evrakın teslimini ve kapıya yapıştırmayı düzenler. Geri gönderme sonucu ile ikinci fıkradaki teslim ve yapıştırma sonucu aynı olayın tek hükmü gibi birleştirilmemelidir; hangi olayda hangi hükmün uygulanacağı bu iki metinden kesin bir sıraya bağlanamaz.

Yeni adres tebliğ memurunca tespit edilmişse bu adres, tebliğ mazbatasındaki mahsus yere ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu tarafa yazılır. Memurun tevzi bölgesindeyse tebligat oraya yapılır; değilse evrak ilgili merkeze iade olunur.

Usulsüz tebliğde öğrenme

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebliğ muteber sayılır ve muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur. Yönetmelik'in 53. maddesinin birinci fıkrası da usulüne aykırı tebliğin muhatap öğrenmişse geçerli olduğunu, aksi takdirde yapılmamış sayılacağını; evrakın veya davetiyenin alınması ya da içeriğinin öğrenilmesini tebliğin öğrenilmesi sayar. Aynı maddenin üçüncü fıkrası ise usulüne aykırı tebliğde muhatabın tebliği öğrendiğinin ve bunun tarihinin iddia ve ispatının mümkün olmadığını düzenler. Öğrenmeye ve tarihe ilişkin bu iki ölçü yan yana durduğundan sonuç tek bir kurala bağlanamaz.

7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur. Resmi ve adli tatil günlerinde tebligat:
15828 sayılı TEBLİGAT KANUNUNUN UYGULANMASINA DAİR YÖNETMELİK m. 53Kaynağı aç
MADDE 53 – (1) Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerlidir. Aksi takdirde tebligat yapılmamış sayılır. Muhatap, her ne şekilde olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyeyi alırsa ya da bunların içeriğini öğrenirse tebliği öğrenmiş sayılır. (2) Muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. (3) Tebliğin usulüne aykırı yapılmış olması halinde, muhatabın tebliği öğrendiğinin ve bunun tarihinin iddia ve ispatı mümkün değildir. Gece vakti tebligat

12. Hukuk Dairesi, incelediği icra şikâyetinde 32. madde uyarınca muhatabın beyan ettiği ıttıla tarihinin tebliğ tarihi kabul edilmesini ve tebligat tarihinin buna göre düzeltilmesini gerekli görmüştür. Düzeltmeden sonra borçlunun diğer şikâyetlerinin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasını isabetli bulmamıştır.

İki dosyada görülen hukuki sonuç

14. Hukuk Dairesi, başka adres bilinmediği gerekçesiyle adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebligat çıkarılmasını, savunma hakkını kısıtlayacağı için Anayasa'nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesine ve belirttiği Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı saymıştır. Ortaklığın giderilmesi davasında ilgili davalı adına önceden bilinen adrese tebligat çıkarılmadan ve yasal şartlar oluşmadan bu fıkraya göre yapılan dava dilekçesi tebliği usulsüz bulunmuştur.

Daire, dava dilekçesinin Tebligat Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine göre tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve daha sonra işin esasına yönelik karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesini doğru görmemiştir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

21/2 tebliği ilk tebligatta çıkarılır mı?

Adres kayıt sistemindeki adresin bildirilmiş olması, ilk tebligatın 21. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmasına imkân vermez. 14. Hukuk Dairesine göre bu adres olsa bile ilk tebligat 10. maddenin birinci fıkrası ve 21. maddenin birinci fıkrasına göre yapılır. İkinci fıkra, bilinen en son adresin elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde sonraki tebliğde uygulanabilir.

Kapıya yapıştırma tarihi tebliğ tarihi olur mu?

21. maddenin ikinci fıkrasına göre ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Birinci fıkrada da ihbarname kapıya yapıştırılır ve bu tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Birinci fıkranın uygulanması, adreste bulunmama veya tebellüğden kaçınma haline bağlıdır.

Mernis adresi yazısı yeterli midir?

12. Hukuk Dairesinin incelediği evrakta adresin başına yalnızca “mernis adresi” yazılması yeterli görülmemiştir. Yerleşim yeri adresine 21. maddenin ikinci fıkrası uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhatın bulunmaması ve zarfın beyaz olması usulsüzlük nedeni sayılmıştır. Adres kayıt sistemine göre düzenlenecek zarfın açık mavi olması ayrıca Yönetmelik'te düzenlenmiştir.

Usulsüz tebliğ hiç geçerli olmaz mı?

Kanun'un 32. maddesi, usulüne aykırı tebliğde muhatap tebliğe muttali olmuşsa tebliği muteber sayar ve beyan edilen tarihi tebliğ tarihi kabul eder. Yönetmelik'in 53. maddesinin birinci fıkrası da öğrenmeyi ve beyan edilen tarihi esas alır. Aynı maddenin üçüncü fıkrası ise öğrenmenin ve tarihinin iddia ve ispatının mümkün olmadığını düzenler. Bu iki ölçü birlikte durduğundan öğrenmenin sonucu tek bir kurala bağlanamaz. 12. Hukuk Dairesi, incelediği olayda 32. madde uyarınca beyan edilen ıttıla tarihinin tebliğ tarihi kabul edilmesini gerekli görmüştür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu