Türk Ceza Kanunu Madde 80 Kapsamında İnsan Ticareti

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Ceza Kanunu Madde 80 Kapsamında İnsan Ticareti

Türk Ceza Kanunu Madde 80 Düzenlemesi ve Suçun Tanımı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesi insan ticareti suçunu ve bu fiile bağlanan cezai yaptırımları düzenler. Kişilerin iş gücünden zorla faydalanma, hizmet ettirme, fuhşa yönlendirme, esarete tabi kılma veya vücut organlarını temin etme gayesiyle hareket edilmesi bu suçun temelini oluşturur. Failin sayılan amaçlara ulaşmak üzere tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma yahut bireyin çaresizliğinden ve denetim olanaklarından yararlanarak görünüşte rızasını elde etmesi; ardından mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere nakletmesi, sevk etmesi veya barındırması suçun maddi unsurlarını oluşturur. Kanun koyucu bu fiilleri gerçekleştiren kimse hakkında sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası öngörmüştür.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 80Kaynağı aç
Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir. (2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir. (3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir. (4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur. İKİNCİ KISIM Kişilere Karşı Suçlar BİRİNCİ BÖLÜM Hayata Karşı Suçlar Kasten öldürme

Söz konusu suç tipi, Türk Ceza Kanunu'nun Özel Hükümler Kitabı altında Uluslararası Suçlar kısmının Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti başlıklı ikinci bölümünde düzenlenmiştir.

İnsan ticareti suçu, Türkiye'nin taraf olduğu Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'ne ek İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına ve Cezalandırılmasına İlişkin Protokol yükümlülüklerini karşılamak üzere kanunlaştırılmış olup, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'na 4771 sayılı Kanun ile eklenen 201/b maddesindeki esaslardan aktarılmıştır.

5237 sayılı Kanun'un TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilen ilk metninde fuhuş yaptırma maksadı ile kişileri ülkeye sokma veya ülke dışına çıkarma seçimlik hareketleri yer almamaktaydı. Bu fiiller 5560 sayılı Kanun değişikliğiyle madde metnine dahil edilmiştir. Ayrıca kanun tasarısı gerekçesinde suçun örgüt marifetiyle işlenmesi hali bir kat artırım sebebi olarak öngörülmüşken, yasalaşan metinde maddenin dördüncü fıkrası tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması esasına tahsis edilmiştir.

Suçun Oluşumu ve Araç Hareketlerin Zamanı

İnsan ticareti suçunun vücut bulabilmesi için kanunda sayılan araç hareketlerden en az biri ile amaç hareketlerden en az birinin bir arada gerçekleşmesi zorunludur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/41598 Esas ve 2022/13312 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, araç hareketlerin asıl veya amaç hareketlerden önce ya da en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak icra edilmesi gerekir. Fail öncelikle tehdit, cebir veya çaresizlikten yararlanma gibi araç fiillerle mağdurun iradesini kırarak görünüşte rızasını temin etmekte, sonrasında bu durumdan faydalanarak suçu oluşturan asıl icra hareketlerini gerçekleştirmektedir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/41598, K. 2022/13312Kaynağı aç
4. Ceza Dairesi         2021/41598 E.  ,  2022/13312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : İnsan ticareti, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar, mağdur vekili KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre,fuhuş suçundan sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulabileceği belirlenerek, dosya görüşüldü: A-Temyiz eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın, duruşma gününden yöntemince haberdar edilmesine karşın duruşmaya gelmediği ve yöntemince kamu davasına katılmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, B-Sanıklar … ve … hakkında insan ticareti, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde ; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1-Sanıklara yükletilen insan ticareti eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanıklar … ve …’ın, ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2- Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve fuhuş suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; a-CMK'nın 170. maddesinin 3, 4 ve 6. fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanunun 225. maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 21/02/2012 gün 4/570-51 sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, CMK'nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, … İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır. Bu sebeple, bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermeyecek, dava konusu yapılacak eylemin iddianamede bağımsız olarak anlatılması ve sevk maddesinin belirtilmesi gerekecektir. Somut olayda insan ticareti ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı fuhuş eyleminden bahsedilmesinin kamu davasının açılması için yeterli sayılamayacağı, CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, dava konusu edilmeyen fuhuş suçundan hükümler kurularak, 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesine aykırı davranılması, b- Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinde düzenlenen insan ticareti suçunun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik olarak "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisi bir arada bulunmalıdır. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir. İnsan ticareti ve fuhuşa aracılık etme suçları birbirinden bağımsız olduğundan, fuhuş yaptırmak maksatlı insan ticareti suçunda, insan ticareti suçunun unsurunu oluşturan araç fiiller ile fuhuş halini teşkil eden fiillerin bulunup bulunmadığı her suç açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda; oluş, dosya kapsamı ve mahkeme kabulüne göre, sanıkların kanıtlanan eylemlerinin TCK'nın 80/1. madde ve fıkrasında belirtilen "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak" şeklinde gerçekleşen insan ticareti ile TCK'nın 227/4. maddesinde düzenlenen fuhuş suçlarını oluşturduğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun ise insan ticareti suçunun unsuru olduğu, bu nedenle ayrıca ceza verilemeyeceği, ayrıca amaç fiillerin tamamlanmasıyla insan ticareti suçunun oluşacağı,yerinde olmayan gerekçeyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıkların ayrıca cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar … ve …’ın, temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/05/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İnsan ticareti suçu amaç fiillerin tamamlanmasıyla oluşur. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/35622 Esas ve 2016/6429 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, failin gerçekleştirmeyi hedeflediği fuhuş suçunun fiilen işlenmesi insan ticareti suçunun tamamlanması bakımından zorunlu bir unsur değildir. Buna karşılık hedeflenen bağımsız suçun fiilen işlenmesi halinde fail bu eylemlerinden ötürü de ayrıca cezalandırılır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/35622, K. 2016/6429Kaynağı aç
18. Ceza Dairesi         2015/35622 E.  ,  2016/6429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi KATILANLAR : …, …, … SUÇLAR : İnsan ticareti, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEMYİZ EDENLER : O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar … müdafii, … müdafii, … müdafii, … müdafii, … müdafii, … müdafii, katılanlar … vekili ve … vekili KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık … hakkında, hükmün gerekçe kısmında mağdur …’ya karşı fuhuş suçuna yönelik bir eyleminin bulunmadığının kabulü ve toplanan delillere göre, bir eyleminin bulunmadığının da belirlenmesi karşısında, bu suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken, mağdur …’ya yönelik fuhuş suçundan açılan davada hüküm kurulmamış ise de zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği ve bu konuda temyiz denetimine konu bir hüküm bulunmadığı anlaşılarak dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: A- Sanık … hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ise suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak; TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması, Kanuna aykırı ve sanıklar … müdafii, … müdafii, … müdafii, … müdafii, … müdafii ve … müdafiinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, “TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması" biçiminde HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B- 1- Sanıklar …, …, …, …’in katılanlar Nergiz, Kübra ve Gamze’ye yönelik fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık …’nın katılan …’ya yönelik fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ilişkin mahkumiyet hükümleri ile sanık …’in katılan …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinde düzenlenen insan ticareti suçunun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik olarak "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisi bir arada bulunmalıdır. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir. İnsan ticareti ve fuhuşa aracılık etme suçları birbirinden bağımsız olduğundan, fuhuş yaptırmak maksatlı insan ticareti suçunda, insan ticareti suçunun unsurunu oluşturan araç fiiller ile fuhuşun nitelikli halini teşkil eden fiillerin bulunup bulunmadığı her suç açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda; oluş, dosya kapsamı ve mahkeme kabulüne göre, sanıkların kanıtlanan eylemlerinin TCK'nın 80/1. madde ve fıkrasında belirtilen "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak" şeklinde gerçekleşen insan ticareti ile TCK'nın 227/4. maddesinde düzenlenen fuhuş suçlarını oluşturduğu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun ise insan ticareti suçunun unsuru olduğu, bu nedenle ayrıca ceza verilemeyeceği, ayrıca amaç fiillerin tamamlanmasıyla insan ticareti suçunun oluşacağı, sanıkların hedeflediği fuhuş suçunun işlenmesinin zorunlu olmadığı, ancak bu hedef suçların işlenmesi halinde sanıkların bu suçlardan da ayrıca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, sübuta eren ve unsurları yönünden oluşan insan ticareti ile fuhuş suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetleri yerine, yerinde olmayan gerekçeyle fuhuş suçu ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, 2- Sanık …’nun mağdur …’e yönelik fuhuş suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde, Sanığın katılan …’i fuhuşa teşvik ettiği, bunun yolunu kolaylaştırdığı, bu maksatla tedarik ettiği veya barındırdığı ya da katılanın fuhuşuna aracılık ettiğine dair cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından yetersiz ve yerinde olmayan gerekçeyle sanığın fuhuş suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Bunun yanında, sanığın katılan …’e karşı insan ticareti suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın bu eylemi nedeniyle hakkında bir karar verilmeden sadece fuhuş suçundan cezalandırılmasına hükmedilmesi, 3- Sanık … hakkında katılan …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik temyize gelince, Sanığın dosya kapsamından, katılan …’nın kaçırılması eylemine iştirak ettiği ve bu itibarla insan ticareti suçunu işlediği anlaşıldığından, bu suçtan cezalandırılması gerektiği ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun insan ticareti suçunun unsuru olduğu, bu nedenle ceza verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 4- Kabule göre, Sanıklar …, …, …, …’in katılanlar Kübra ve Gamze’ye yönelik, sanık …’nın katılan …’ya yönelik fuhuş suçunu farklı tarihlerde birden fazla kez işlediğinin anlaşılması karşısında haklarında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı ve ve sanıklar … müdafii, … müdafii, … müdafii, … müdafii, … müdafii ve … müdafiinin, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile katılanlar … vekili ve … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Mağdurun Rızasının Hukuki Durumu

Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, maddede sayılan amaçlarla girişilen ve insan ticareti suçunu oluşturan fiillerin varlığı halinde mağdurun gösterdiği rıza hukuken geçersizdir. Mağdurun bu süreçteki irade beyanı veya rızası failin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Çocuk Mağdurlar Bakımından Özel Düzenleme

Kanun koyucu çocukların korunması amacıyla 80. maddenin üçüncü fıkrasında özel bir düzenleme getirmiştir. Onsekiz yaşını doldurmamış kişilerin kanunda belirtilen maksatlarla tedarik edilmesi, kaçırılması, bir yerden diğer bir yere götürülmesi, sevk edilmesi veya barındırılması durumunda, tehdit, baskı, cebir ya da kandırma gibi araç fiillerden hiçbirine başvurulmamış olsa dahi faile birinci fıkrada öngörülen sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası uygulanır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/7373 Esas ve 2018/5000 Karar sayılı ilamına göre, suç tarihi itibarıyla henüz onsekiz yaşını doldurmamış bir çocuğu fuhuş yaptırmak gayesiyle tedarik ederek bir yerden diğer bir yere nakleden fail, araç fiillere başvurmamış olsa bile insan ticareti suçunu işlemiş kabul edilir. Bu durumda Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uygulanamaz.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/7373, K. 2018/5000Kaynağı aç
18. Ceza Dairesi         2017/7373 E.  ,  2018/5000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : İnsan ticareti, fuhuş HÜKÜMLER : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü. Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre ve TCK’nın 80. maddesinde düzenlenen “insan ticareti” suçunun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik olarak "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir. Bu durumun tek istisnası, TCK'nın 80/3. maddesindeki “on sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verileceği” yönündeki düzenlemedir. Bu açıklamalar ışığında, suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını bitirmeyen çocuk mağduru, fuhuş yaptırmak amacıyla tedarik ederek onu bir yerden diğer bir yere götüren sanık …’nin, suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurmamış olsa dahi, eyleminin ayrıca TCK’nın 80/1. maddesinde düzenlenen “insan ticareti” suçunu da oluşturabileceği, bu durumda TCK'nın 44. maddesi uyarınca fikri ictimadan söz edilemeyeceği değerlendirilmekle, mahkeme tarafından dava zamanaşımı süresinde “insan ticareti” suçu nedeniyle de sanık … hakkında “suç duyurusunda” bulunabileceği öngörülerek, yapılan incelemede: Sanıklar … ile …e yükletilen insan ticareti ve fuhuş, sanık …’ye yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile uygulanma olanağı ortadan kalkmış ise de, bu hususun infaz aşamasında resen gözetilebileceği, Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar …, …müdafii ile …’nin sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 04/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri

Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca, insan ticareti suçlarının işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında da bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Suçların İçtimaı ve Yargılama Usulü

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu insan ticareti suçunun bünyesinde bir unsur teşkil eder. Bu sebeple Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/41598 Esas ve 2022/13312 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, insan ticareti suçunun tamamlanması durumunda sanık hakkında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza verilemez.

İnsan ticareti ile fuhuşa aracılık etme suçları birbirinden bağımsız niteliktedir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/41598 Esas, 2022/13312 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/35622 Esas, 2016/6429 Karar sayılı ilamı uyarınca; fuhuş yaptırmak maksatlı insan ticareti suçunda, insan ticaretinin unsurunu oluşturan araç fiiller ile fuhuş suçunu veya fuhşun nitelikli halini oluşturan eylemler her iki suç yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ceza yargılamasında davanın sınırları iddianameye bağlıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/41598 Esas ve 2022/13312 Karar sayılı kararına göre, iddianamede insan ticareti ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı hallerde anlatım kısmında fuhuş fiilinden bahsedilmesi bu suçtan kamu davası açıldığı anlamına gelmez. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun biçimde açılmış bir dava olmadan aynı Kanun'un 225. maddesine aykırı olarak fuhuş suçundan hüküm kurulamaz.

İnsan ticareti suçunda mağdurun rızası cezayı ortadan kaldırır mı?

Hayır, TCK m. 80/2 gereğince kanunda tanımlanan amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan hareketlerin mevcudiyeti durumunda mağdurun rızası hukuken geçersiz sayılır.

Çocuk mağdurlar bakımından araç fiillerin bulunması zorunlu mudur?

Hayır, TCK m. 80/3 uyarınca onsekiz yaşını ikmal etmemiş bireylerin kanundaki amaçlarla sevk edilmesi veya barındırılması hallerinde tehdit veya kandırma gibi araç hareketlere başvurulmamış olsa dahi fail aynı ceza yaptırımına tabi tutulur.

İnsan ticareti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı anda ceza verilir mi?

Hayır, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu insan ticareti suçunun bir unsuru niteliğinde kaldığından Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/41598 Esas ve 2022/13312 Karar sayılı ilamı gereğince fail hakkında ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayin edilemez.

Fuhuş fiili gerçekleşmeden de insan ticareti suçu tamamlanır mı?

Evet, suç amaç hareketlerin icrasıyla vücut bulur; Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/35622 Esas ve 2016/6429 Karar sayılı ilamına göre hedeflenen fuhuş suçunun fiilen işlenmesi insan ticareti suçunun tamamlanması için zorunlu olmayıp, işlenmesi halinde fail bu suçtan da ayrıca cezalandırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu