Deepfake Cinsel Görüntülerin Hukuki ve Cezai Boyutu

by Avukat Erdal Ersoy
Deepfake Cinsel Görüntülerin Hukuki ve Cezai Boyutu

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte Cinsel İçeriklerin Ceza Sorumluluğu

Deepfake teknolojisi vasıtasıyla bireylerin yüz veya beden hatları kopyalanarak gerçeğe aykırı cinsel görüntüler oluşturulması, ceza mevzuatında düzenlenen farklı suç tiplerini harekete geçirmektedir. Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bireylerin özel yaşam gizliliğini ihlal edenler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmekte, bu ihlalin ses veya görüntü kaydı alınarak gerçekleştirilmesi yaptırımı bir kat artırmaktadır. İkinci fıkra doğrultusunda ise kişilerin gizli alanına ilişkin görüntü veya ses kayıtlarını hukuka aykırı şekilde yayan ya da ifşa eden kimseler iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile karşılaşmakta, ifşanın basın ve yayın araçlarıyla icrası da aynı cezai yaptırımı gerektirmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.[59] (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. Kişisel verilerin kaydedilmesi

Bununla birlikte fail tarafından mağdura ait gerçek bir cinsel mahremiyet kaydı kullanılmaksızın, yalnızca kamuya açık olağan fotoğraflar birleştirilerek tamamen kurgusal biçimde üretilen yetişkin deepfake içeriklerin her durumda otomatik biçimde Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin ikinci fıkrasındaki ifşa suçunu oluşturduğu söylenemez. Ceza hukukundaki kanunilik ilkesi, eylemin niteliğinin ve somut malzemenin hukuki sınırlarının titizlikle tahlil edilmesini gerektirir.

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi ve Yayılması Suçları

Deepfake materyallerin üretiminde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi cezai sorumluluk doğurur. Türk Ceza Kanunu'nun 135. maddesinin ilk fıkrası gereğince kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydeden şahsa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. İlgili maddenin ikinci fıkrasına göre kaydedilen kişisel verinin ahlaki eğilimlere veya cinsel yaşama ilişkin olması durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60] (2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61] Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Üretilen sahte görsel veya işitsel verilerin üçüncü şahıslarla paylaşılması ve dijital ağlarda dolaşıma sokulması da bağımsız bir yaptırıma bağlanmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişisel verileri hukuka aykırı yollarla başkasına ileten, yayan veya ele geçiren fail hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Bu suçun konusunu Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 236. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları doğrultusunda adli süreçte kayda bağlanan ifade ve görüntülerin oluşturması hâlinde ceza miktarı bir kat artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[62] (2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır. Nitelikli haller

Çocukları Konu Alan Deepfake Ürünler ve Müstehcenlik Yaptırımları

Yapay zekâ araçları kullanılarak çocukların ya da çocuk görünümündeki figürlerin cinsel içerikli sahte görüntülerinin oluşturulması kanun koyucu tarafından en ağır yaptırımlara tabi kılınmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müstehcen nitelikteki görsel, işitsel veya yazılı materyallerin üretim sürecinde çocukları, temsili çocuk tasvirlerini yahut çocuk izlenimi veren kimseleri kullanan fail beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Aynı fıkra hükmü uyarınca bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa sunan, devreden, taşıyan, depolayan, ihraç eden, nezdinde bulunduran veya başkalarının kullanımına arz eden şahıslar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası yaptırımıyla karşılaşır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 226Kaynağı aç
Madde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten, b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten, c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden, d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren, e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan, f) Bu ürünlerin reklamını yapan, Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.[93] (4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz. Fuhuş

Temsili çocuk tasvirlerini içeren yapay zekâ ürünlerinin kitlelere ulaştırılması bakımından daha caydırıcı bir düzenleme getirilmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, bu tür temsili çocuk görüntülerini barındıran ürünlerin basın ve yayın kanallarıyla yayımlanması veya yayımına aracılık edilmesi ya da çocukların erişimine sunulması hâlinde faile altı yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir. Kanun, görüntünün biyolojik bir kayda dayanmayıp sentetik ve kurgusal yöntemlerle üretilmiş olmasını sorumluluktan kurtaran bir etken olarak görmemektedir.

Sahte İçerikler Aracılığıyla Şantaj Suçu

Kurgusal cinsel materyallerin mağduru zor durumda bırakmak veya belirli bir menfaat elde etmek maksadıyla baskı unsuru yapılması şantaj suçunu oluşturur. Türk Ceza Kanunu'nun 107. maddesinin ikinci fıkrasına göre failin kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak kastıyla, muhatabın onur, şeref veya saygınlığını lekeleyecek hususları ifşa edeceği yahut isnat edeceği tehdidinde bulunması durumunda bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası tatbik edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Cebir

Deepfake görüntünün gerçekte yaşanmamış ve tamamen yapay zekâ kurgusu bir senaryodan ibaret olması şantaj suçunun unsurlarını ortadan kaldırmaz. Failin gerçeğe aykırı bu materyali mağdurun sosyal itibarına ve saygınlığına zarar vereceğinden bahisle bir baskı ve menfaat vasıtası kılması, isnadın tehdit boyutuna ulaşması için yeterlidir.

Kişilik Haklarının Zedelenmesi ve Hukuki Koruma Yolları

Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse hâkimden korunmasını isteyebilir; rıza, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. Bir kişinin daha önce belirli bir fotoğrafını rızasıyla paylaşmış veya iletmiş olması, o fotoğraf kullanılarak pornografik deepfake içeriği üretilmesine verilmiş genel ve sınırsız bir rıza olarak kabul edilemez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. 2. Davalar

Saldırıya uğrayan birey Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkimden henüz gerçekleşmemiş saldırı tehlikesinin önlenmesini, devam eden saldırıya son verilmesini yahut neticeleri süren ihlalin hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Bununla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca davacı, düzeltme metninin yayımlanmasını, kesinleşen kararın üçüncü kişilere bildirilmesini veya kamuoyuna ilan edilmesini talep etme hakkına da sahiptir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır. Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. III. Ad üzerindeki hak 1. Adın korunması

Kişilik hakları ihlal edilen kişi, Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca hissettiği manevi acı ve yıpranmanın giderilmesi amacıyla manevi tazminat davası açabilir. Yargılamayı yürüten hâkim, para tazminatının yanı sıra veya bunun yerine saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kınama kararının yayımlanmasına hükmedebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesinin dördötüncü fıkrasına göre manevi tazminat talebi borçlu tarafından açıkça kabul edilmedikçe başkasına devredilemez ve mirasbırakan tarafından sağlığında dava yoluyla ileri sürülmedikçe mirasçılara intikal etmez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. 4. Ayırt etme gücünün geçici kaybı

Özel Hayatın Gizliliğine Dayalı İçeriğin Kaldırılması ve Erişim Engelleme Usulü

İnternet ağlarında paylaşılan sahte cinsel görsellerin yayılımının süratle durdurulması amacıyla 5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesindeki idari ve yargısal usul uygulanır. İnternet yayınları sebebiyle özel hayatının gizliliği ihlal edilen bireyler doğrudan Kuruma müracaat ederek erişimin engellenmesini talep edebilir. Başvuru dilekçesinde ihlale sebep olan tam internet adresinin (URL), ihlalin gerekçelerinin ve kimlik ispat verilerinin eksiksiz yer alması şarttır; bu unsurlardaki eksiklik talebin işleme alınmasını engeller.

5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9/AKaynağı aç
MADDE 9/A- (Ek: 6/2/2014-6518/94 md.) (1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Kuruma doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. (2) Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz. (3) Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir. (4) Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır. (5) Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. (6) Hâkim tarafından verilen bu karara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. (7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. (8) Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır. (Mülga cümle: 26/2/2014-6527/18 md.) (9) (Ek: 26/2/2014-6527/18 md.) Bu maddenin sekizinci fıkrası kapsamında Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, (…)35 yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar. İdarî yapı ve görevler[36][37]

Başkan kendisine iletilen talebi derhâl Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirir ve erişim sağlayıcılar engelleme tedbirini en geç dört saat içerisinde tatbik eder. Söz konusu engelleme kural olarak tüm siteyi değil, yalnızca hakkın ihlaline yol açan resim, video, kısım veya bölümü kapsayacak şekilde URL temelinde uygulanır.

Kuruma müracaat eden birey, tedbir başvurusunda bulunduğu andan itibaren yirmi dört saat içinde talebini sulh ceza hâkiminin onayına sunmakla yükümlüdür. Sulh ceza hâkimi özel hayatın gizliliğinin zedelenip zedelenmediğini inceleyerek kararını en geç kırk sekiz saat içinde verir ve doğrudan Kuruma ulaştırır; aksi takdirde erişim engelleme tedbiri kanunen kendiliğinden ortadan kalkar. Sulh ceza hâkimi kararına karşı Başkan tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca itiraz edilebilirken içeriğin yayından çıkarılması durumunda hâkim kararı hükümsüz kalır. Gecikmesinde sakınca bulunan acil durumlarda ise erişimin engellenmesi doğrudan Başkanın talimatı üzerine tatbik olunur.

İnternet ortamındaki içeriklerin engellenmesi sürecinde, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde düzenlenen genel kişilik hakları ihlaline dayalı içerik çıkarma ve erişim engelleme usulü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu sebeple güncel başvurularda özel hayatın gizliliğine ilişkin özel mekanizma önem kazanmaktadır.

5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
MADDE 9- (Değişik: 6/2/2014-6518/93 md.) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.: 2020/76; K.: 2023/172 sayılı Kararı ile) Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi[34][35]

Failin Kimliğinin Belirlenmesi ve Soruşturma İşlemleri

Pornografik deepfake içeriklerin soruşturulmasında failin gerçek isminin bilinmemesi suç duyurusunda bulunulmasına engel teşkil etmez. Soruşturma kapsamında olayın özelliklerine göre hesap bilgileri, iletişim verileri, para hareketleri ve dijital materyaller üzerinden failin tespit edilmesine yönelik işlemler yapılabilir.

Deepfake cinsel içeriklerde temsili çocuk görüntüsü kullanılması suç mudur?

Evet, Türk Ceza Kanunu m. 226/3 uyarınca temsili çocuk görüntülerini müstehcen ürün üretiminde kullananlara beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir; bu ürünlerin basın ve yayın kanallarıyla yayımlanması hâlinde m. 226/5 uyarınca altı yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası tatbik edilir.

Görüntünün sahte veya kurgusal olması şantaj suçunu engeller mi?

Hayır, deepfake görüntünün yapay zekâ ürünü ve gerçeğe aykırı olması, failin bu materyali mağdur üzerinde baskı kurup yarar sağlama amacıyla kullanması durumunda Türk Ceza Kanunu m. 107 kapsamındaki şantaj suçunun teşekkül etmesini engellemez.

Kişinin önceden paylaştığı fotoğrafların montajlanması rıza kapsamında sayılır mı?

Hayır, bir fotoğrafın geçmişte rızayla paylaşılmış olması o fotoğrafın cinsel içerikli deepfake materyalinde kullanılmasına izin verildiği anlamına gelmez ve Türk Medeni Kanunu m. 24 gereğince hukuka aykırı kişilik hakkı saldırısı oluşturur.

Deepfake mağdurları manevi tazminat ve kınama talep edebilir mi?

Evet, Türk Borçlar Kanunu m. 58 gereğince manevi tazminat talep edilebilir ve hâkim saldırıyı kınayan bir kararın yayımlanmasına karar verebilir; Türk Medeni Kanunu m. 25/2 uyarınca kararın üçüncü kişilere duyurulması veya ilanı da istenebilir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal eden deepfake görüntüler için hangi hızlı tedbir uygulanır?

5651 sayılı Kanun m. 9/A uyarınca doğrudan Kuruma başvurularak URL bazlı erişim engelleme talep edilebilir; sağlayıcılar tedbiri en geç dört saatte uygular ve başvuran kişi yirmi dört saat içinde talebi sulh ceza hâkiminin onayına sunar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu